Yapay zekâ, perakende ve pazarlama dünyasında yalnızca operasyonları değil, reklamcılık ekosistemini de dönüştürmeye devam ediyor. İngiltere merkezli Interactive Advertising Bureau (IAB) tarafından yayımlanan yeni rapora göre, Birleşik Krallık’ta yapay zekâ destekli reklam harcamalarının 2030 yılına kadar 18 milyar sterline ulaşması bekleniyor.
“State of AI in Advertising: Mapping the Shift from Automation to Autonomy” başlıklı araştırma, sektörün artık yalnızca otomasyon odaklı yapay zekâ kullanımından daha otonom ve karar verebilen sistemlere doğru ilerlediğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre IAB üyelerinin yüzde 58’i kurumlarında aktif olarak yapay zekâ uygulamalarını test ederken, yüzde 16’sı ise agentic AI olarak tanımlanan daha gelişmiş yapay zekâ sistemlerini ölçeklendirmeye başlamış durumda.
Reklamcılıkta Yeni Dönem: Otomasyondan Otonomiye

Yapay zekânın reklam sektöründeki ilk kullanım alanları daha çok kampanya optimizasyonu, hedefleme ve içerik üretimi gibi operasyonel süreçlerdi. Ancak rapor, sektörün yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Bugün yapay zekâ yalnızca süreçleri hızlandıran bir araç değil; medya planlaması, kampanya yönetimi, kreatif optimizasyon ve ticari karar alma süreçlerinde daha aktif rol üstlenmeye başlıyor.
IAB üyelerinin yüzde 63’ü, önümüzdeki 12 ay içerisinde yapay zekânın yaratıcı üretim ve büyüme üzerinde dönüştürücü etki yaratacağını düşünüyor.
Bu durum, pazarlama ekiplerinin gelecekte yalnızca içerik üreten değil; aynı zamanda karar veren ve öneriler geliştiren yapay zekâ sistemleriyle birlikte çalışacağını gösteriyor.
Arama Davranışları Değişiyor
Raporun dikkat çeken bulgularından biri de üretken yapay zekâ destekli arama sistemlerinin dijital trafiği değiştirmeye başlaması.
Katılımcıların yüzde 74’ü, Google ve diğer platformlarda yaygınlaşan yapay zekâ özetlerinin marka web sitelerine gelen trafiği azaltabileceğini düşünüyor.
Bu nedenle birçok marka içerik stratejilerini yeniden gözden geçiriyor. Araştırmaya göre reklamverenlerin yaklaşık üçte biri, üretken motor optimizasyonu (Generative Engine Optimization – GEO) nedeniyle içerik ve meta veri stratejilerinde değişikliğe gitmiş durumda.
Bu değişim, SEO’nun yanında GEO’nun da pazarlama ekiplerinin yeni gündemlerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Güven ve Şeffaflık En Büyük Soru İşareti
Yapay zekâ yatırımları hızla artarken, sektörün en büyük çekinceleri de netleşmeye başlıyor.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 47’si yapay zekâ ajanlarına şeffaflık eksikliği nedeniyle temkinli yaklaşıyor. IAB üyeleri arasında bu oran yüzde 67’ye kadar yükseliyor.
Özellikle;
veri güvenliği,
hesap verebilirlik,
karar alma süreçlerinin şeffaflığı,
marka güvenliği
gibi konular, sektörün önümüzdeki dönemde çözmesi gereken kritik başlıklar arasında yer alıyor.
Sektör İçin Stratejik Okuma
IAB raporu, reklam ve perakende sektörlerinde yapay zekânın yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor.
Artık mesele yalnızca içerik üretmek veya kampanya süreçlerini hızlandırmak değil; yapay zekânın ticari karar alma mekanizmalarına ne kadar dahil olacağı. Özellikle agentic AI sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte medya planlama, kreatif optimizasyon ve müşteri etkileşimi süreçlerinde daha otonom modellerin ortaya çıkması bekleniyor.
Perakende açısından bakıldığında ise bu dönüşüm yalnızca pazarlamayı değil, müşteri keşif yolculuğunu da yeniden şekillendiriyor. Tüketiciler ürünleri giderek daha fazla yapay zekâ aracılığıyla keşfederken, markaların görünürlük stratejileri de SEO’dan GEO’ya uzanan yeni bir döneme giriyor.
Önümüzdeki yıllarda rekabet yalnızca kimin daha fazla reklam verdiğiyle değil, yapay zekâ destekli müşteri yolculuklarında kimin daha görünür olduğu üzerinden şekillenebilir.
