Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması, e-ticarette yeni bir dolandırıcılık dalgasını da beraberinde getirdi. Sosyal medya platformlarında ve internette hızla çoğalan yapay zekâ destekli sahte perakendeciler, gerçek mağaza izlenimi veren web siteleri, yapay görseller, sahte müşteri yorumları ve duygusal hikâyelerle tüketicileri alışverişe yönlendiriyor.
Özellikle Facebook gibi sosyal medya platformlarında bu tür reklamların sayısı hızla artıyor. Wall Street Journal’ın aktardığı verilere göre, Meta platformlarında yayınlanan yeni reklamların önemli bir bölümü dolandırıcılık, düşük kaliteli ürünler veya yasa dışı ürünlerle ilişkili içeriklerden oluşuyor. Uzmanlara göre yapay zekâ sayesinde sahte bir e-ticaret sitesi artık çok kısa sürede ve düşük maliyetle oluşturulabiliyor.
“Hayalet Mağazalar” Tüketicilerin Güvenini Hedef Alıyor
Son dönemde öne çıkan yöntemlerden biri ise “hayalet mağazalar” olarak tanımlanan sahte e-ticaret siteleri. Bu platformlar kendilerini yerel aile işletmesi veya kapanmak üzere olan küçük bir mağaza gibi tanıtırken, yapay zekâ ile oluşturulan mağaza sahipleri, ürün fotoğrafları ve müşteri yorumları kullanıyor.
Uzmanlara göre bu siteler yalnızca indirim vaadiyle değil, tüketicilerin empati duygusuna hitap eden hikâyelerle de güven oluşturmaya çalışıyor. Ancak sipariş detayları incelendiğinde ürünlerin çoğunlukla farklı ülkelerdeki depolardan gönderildiği veya mağazaya ilişkin bilgilerin gerçeği yansıtmadığı görülüyor.
Yapay Zekâ Dolandırıcılığı Tespit Etmeyi Zorlaştırıyor
Bazaarvoice araştırmasına göre tüketicilerin yaklaşık %97’si artık satın alma kararı vermeden önce birden fazla kaynağı kontrol ediyor. Buna rağmen uzmanlar, yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerin giderek daha gerçekçi hale gelmesi nedeniyle sahte perakendecileri ayırt etmenin zorlaştığını belirtiyor.
KwikCx Kurucusu Chris Emmins, bu tür dolandırıcılıkların internetin kalıcı sorunlarından biri haline geldiğini ifade ediyor. Emmins’e göre ücretsiz yapay zekâ araçları sayesinde sahte mağazalar çok kısa sürede oluşturulabiliyor ve farklı ülkelerde faaliyet göstermeleri nedeniyle hukuki yaptırımlar da oldukça güçleşiyor.
Yapay zekâ, perakendede müşteri deneyimini geliştiren önemli bir teknoloji olarak öne çıkarken, aynı zamanda güven sorununu da yeniden gündeme taşıyor. Markalar için güvenilir dijital kimlik oluşturmak, tüketiciler için ise satın alma öncesinde kaynağı doğrulamak her zamankinden daha kritik hale geliyor.

