20 yıldır şehir yaşamının önemli buluşma noktalarından biri olan Kanyon, alışveriş merkezini deneyim, kültür ve sosyal yaşamın buluştuğu bir ekosistem olarak konumlandırıyor.
Kanyon Genel Müdürü İrem Yücel Kaymak ile değişen perakende dinamiklerini, marka karmasını ve Kanyon’un gelecek vizyonunu Bi’Sektör Dergi İlkbahar 2026 sayısında konuştuk.
Kanyon bugün 20’nci yılını kutluyor. Geçen süre içerisinde Kanyon’un kimliği nasıl şekillendi? Bugün sektöründe ve misafirlerinin hayatında nasıl bir yere sahip?

Kanyon, 20 yıl önce yalnızca alışveriş yapılan bir yer değil, insanların şehir hayatının içinde kendilerine ait bir alan bulabilecekleri bir yaşam merkezi olma fikriyle yola çıktı. Açık hava mimarisi ve sokak kültüründen ilham alan yapısıyla, daha ilk günden buluşmaların, keşiflerin ve güzel anların adresi olmayı hedefledi.
Bugün geriye baktığımızda, Kanyon’un en değerli tarafının da tam olarak bu olduğunu görüyoruz. Perakende, gastronomi, kültür-sanat ve sosyal yaşamı bir araya getirirken, misafirlerimizin yalnızca alışveriş için değil, kendilerini iyi hissetmek ve hayatın ritmine karışmak için de tercih ettiği bir yaşam merkezi olmaya devam ediyoruz.
Yaklaşık 42 bin metrekarelik kiralanabilir alanında 147 mağaza ve restorana ev sahipliği yapan Kanyon, günlük ortalama 35-40 bin misafir ağırlıyor. %100’e yakın doluluk oranı ve metrekare verimlilik endeksindeki enflasyonun üzerindeki performansı da hem markaların hem de misafirlerin Kanyon’a duyduğu güveni ortaya koyuyor. Bizim için başarı yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil; tekrar ziyaret oranı, geçirilen zaman ve kurulan bağlılıkla ölçülüyor. 20 yılın sonunda Kanyon’u farklı kılan en önemli unsurun da tam olarak bu güçlü aidiyet duygusu olduğuna inanıyoruz.
Marka karmasını oluştururken neye dikkat ediyorsunuz? Deneyim ve perakendede çeşitlilik arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
Marka karmamızı oluştururken önceliğimiz, misafir deneyimini zenginleştiren bir kürasyon oluşturmak. Kanyon’da sadece alışveriş yapılmıyor aynı zamanda iyi vakit geçiriliyor, sosyalleşiliyor ve yeni markalar keşfediliyor. Son dönemde Flying Tiger Copenhagen, Imagineer Studio, Joe & The Juice ve Läderach Türkiye gibi global markaların Türkiye’deki ilk duraklarından biri olan Kanyon; Homemade Aromaterapi, Zula, Nappo gibi yerel girişimlere de görünürlük kazandırdı. Amacımız yalnızca mağazaları bir araya getirmek değil, birbirini tamamlayan ve misafirlerimize her gelişlerinde yeni bir keşif sunan bir deneyim oluşturmak.
E-ticaretin ve dijitalleşmenin hayatımızda yarattığı dönüşüm, AVM’lere ve yaşam merkezlerine nasıl yansıyor? Kanyon bu süreci nasıl yönetiyor?
Bugün perakendeyi, AVM’leri ve şehir yaşamını konuşurken dijitalleşmeyi ayrı düşünmek mümkün değil. Biz de dijitalleşmeyi, misafirlerimizle kurduğumuz ilişkinin doğal bir parçası olarak görüyoruz. İnsanlar artık yalnızca alışveriş yapmak için değil; sosyalleşmek, yeni markalar keşfetmek ve zamanlarını daha verimli değerlendirmek için yaşam merkezlerini tercih ediyor. Bu nedenle dijital çözümleri, fiziksel deneyimin yerine geçen değil, onu kolaylaştıran ve zenginleştiren bir unsur olarak ele alıyoruz. Yenilediğimiz mobil uygulamamız, web sitemiz ve yakında hayata geçecek Easy Mall ile misafirlerimizin Kanyon deneyiminin ziyaret öncesinden başlayıp ziyaret sonrasına kadar devam etmesini istiyoruz. Ürünlere kolay erişim, kişiselleştirilmiş öneriler ve yapay zekâ destekli çözümlerle zaman kazandırırken, Kanyon’un sunduğu keşif ve yaşam deneyimini de daha güçlü hale getireceğiz.
Kanyon’un gelecek 20 yılına yönelik vizyonunuzu, hayalinizi özetler misiniz?
Kanyon 20 yılda her zaman misafirleri için değer yaratmanın tanımını yapan bir “ev” oldu. 20. yılımız, geçmişte misafirlerimizle birlikte biriktirdiğimiz anıları kutlamak, aynı zamanda yarattığımız güçlü aidiyeti yeni buluşmalar, yeni keşifler ve yeni nesil hizmetlerle geleceğe taşımak için keyifli bir vesile. Biz de Kanyon’un, geçmişten bugüne taşıdığı ruhu korurken misafirlerimizi yeni deneyimlerle buluşturmayı hedefliyoruz. Türkiye İş Bankası desteği ile hayata geçen çocukların oyun oynarken doğayı keşfedebildiği, İş’te Minik Kaşifler Sokağı gibi projelerle çevre bilincini eğlenceli deneyimlere dönüştürmeye, tiyatro ve interaktif performanslarla buluşturmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda Organikanyon gibi yıllardır devam eden projelerimizle yerel üreticileri desteklemeyi ve sürdürülebilir yaşamı gündelik hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi sürdüreceğiz. 20 yıl önce alışveriş merkezlerine farklı bir bakış açısı getiren Kanyon’un, önümüzdeki 20 yılda da insan dokunuşunu, şehir kültürünü ve küratoryal yaklaşımını koruyarak hayatın doğal bir parçası olmayı sürdürmesini arzu ediyoruz.
