Kurumsal esenliği teknoloji, veri ve kişiselleştirmeyle yeniden tanımladıklarını söyleyen Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, çalışan sağlığının artık bir yan hak değil; bağlılık, verimlilik ve sürdürülebilir iş gücü açısından stratejik bir başlık olduğunu vurguluyor. Abacıoğlu, Wellbees’in çıkış noktasını, Türkiye’den globale uzanan büyüme yolculuğunu ve hedeflerini anlattı.
Kar Ve Amacı Birlikte Düşünen Zebra Olacağız
Yurt dışında matematik ve sanat eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Annem ve babam cerrah olduğu için 5 yıl sağlık alanında çalıştım. Zamanla hastalar üzerinden para kazanılan bu iş modelini sorgulamaya başladım. Bireyler daha hasta olmadan onlarla çalışmak bana daha heyecan verici geliyordu. Sağlık tecrübemle hareket tutkumu birleştirebileceğim bir iş hayal ettim ve Hollanda’dan adımsayar saatler getirdim. Ancak, işler beklediğim gibi gitmedi, 2 bin saatten yalnızca 10’unu satabildim.
Bu saatler için şirketlerle görüştüğümde başka bir ihtiyaçla karşılaştım. Benden koşu gibi spor aktiviteleri organize etmemi isteyen çok sayıda şirket vardı. Bu bana iş dünyasında ‘esenlik’ alanında ciddi bir boşluk olduğunu gösterdi. O dönem bu pazar ABD’de 45 milyar dolarlık hacme sahipti, şimdi dünya genelinde 65 milyar dolara ulaştı. Ben de bu kavramın peşinden gitmeye karar verdim ve 2013 yılında Wellbees’i kurdum. İlk 4 yıl esenlik danışmanlığı hizmeti verdim, bir yandan da MBA tezimi kurumsal esenlik üzerine yazdım. Stanford Üniversitesi’nde davranış değişimi ve alışkanlıklar üzerine eğitimler aldım. COO’muz Seçil Gürcüoğlu ve CTO’muz Kerem Gönülkırmaz’ın ortak olarak ekibe katılmasıyla Wellbees’i hızla büyüttük.
Sektörde Yarattığımız Fark

Türkiye’de bu alanda hizmet veren ilk ve tek şirketiz. En büyük farkımız, bu alandaki uzmanlığımız ve bütüncül yaklaşımımız. Sadece iş hayatına değil, ebeveyn-çocuk ilişkilerinden uyku problemine kadar çalışanların tüm hayat yolculuğuna eşlik ediyoruz. Hizmetimiz de yalnızca teknolojik bir platformdan ibaret değil; kurumsal etkinlikleri ve şirketlerin ihtiyaç duyduğunda destek alabileceği bir esenlik partnerliğini de kapsıyor.
Bir diğer farkımız, uygulamayı şirkete göre özelleştirebilmemiz. Sekmelerin modüler olarak değiştirilebilmesi, insan kaynakları ekiplerinin ve çalışanların kendi ihtiyaçlarına göre uygulama üzerinde değişiklik yapabilmesi ve müşteri başarı ekibimizin her şirketle tek tek ilgilenmesi bizi ayrıştırıyor. Gartner vaka çalışmalarına baktığımızda, benzer uygulamaların globalde yüzde 10-15 gibi bir yükleme ve kullanım oranına sahip olduğunu görüyoruz. Biz bu oranı yüzde 64’e kadar çıkardık.
Büyük gurur duyduğumuz bir diğer farkımız ise esenliği sosyal bir iyilik hareketine dönüştürmemiz. 2021’den bu yana düzenlediğimiz ‘global adım meydan okuması’ olan Wellbees Challenge’a Kanada’dan Endonezya’ya, Brezilya’dan Etiyopya’ya binlerce çalışan katıldı. Attıkları adımlarla yüz binlerce çocuğun UNICEF Türkiye Milli Komitesi aracılığıyla besin takviyesine ulaşmasını sağladık.
Global Büyüme Yolculuğu
Yurt dışına açılmamız organik oldu. Türkiye’de hizmet verdiğimiz şirketler, çalışanlarındaki ve kurumlarındaki değişimi görünce bunu yurt dışına taşıdı. 2021’de girdiğimiz Dubai’de bugün bu alandaki ilk 3 şirket içinde yer alıyoruz. 2022’de, 10 ülkede 70 bin çalışana beş dilde kurumsal esenlik hizmeti veriyorduk. Şimdi 100’ü aşkın ülkede, 38 dilde hizmet sunan küresel bir platform haline geldik. Bu hizmet yalnızca çeviriyle sınırlı değil. “Mental iyi oluş”, “beslenme”, “spor ve egzersiz” alanlarında bu dilleri konuşan 2 binden fazla yerel danışmanla çalışıyoruz.2023’te çok uluslu ve 100 binden fazla çalışanı olan bir şirketin müşterilerimiz arasına katılmasıyla bir sonraki kırılım gerçekleşti. Bu iş birliği, operasyonel açıdan zorlu sahalarda dahi esenlik kültürünü başarıyla inşa edebildiğimizi gösterdi. Bugün Dubai, Katar, İngiltere ve ABD’de yurt dışı ofislerimiz var.
Ciromuzun yüzde 50 kadarı yurt dışından geliyor. Katar’da bu alanda ilk ve tek olmamız nedeniyle pazar yapıcı rolünü üstleniyoruz. Bölgedeki etkinliğimizi artırmak için Suudi Arabistan, Umman ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerinde de ekipler kurmayı hedefliyoruz. 2027 hedefimiz ise Uzak Doğu. Özellikle Japonya’da çalışma kültürünün modernleşmesiyle birlikte tükenmişlik sendromu yoğun biçimde tartışılıyor. Bu yıl itibarıyla ABD pazarında yeniden aktif hale geleceğiz. New York ve San Francisco’daki finans ve teknoloji firmalarıyla görüşüyoruz. Bu arada, Afrika pazarından da yoğun talep almaya başladık.
Sıradaki Hedef Ne ?
Wellbees’in büyümesini 3 alanda planlıyoruz: Yapay zeka ile kişiselleştirmeyi derinleştirmek, işverenlerin sağlık ve esenlik harcamalarında daha ölçülebilir sonuçlar almasını sağlamak ve global ölçekte stratejik partnerliklerle güçlenmek. Uzun vadede hedefimiz, Wellbees’i şirketlerin esenlik altyapısı olarak konumlandırmak. Hem çalışana hem işverene esenliği güçlendirecek veriye dayalı öneriler sunan global bir yazılım devine dönüşmek. Ancak bizim için asıl mesele unicorn olmanın bir adım ötesine geçip zebra olabilmek. Zebra, kâr ile amacı birlikte düşünen, büyürken dünyaya da değer katan bir yaklaşımı temsil ediyor. Biz de kurumsal esenlik kategorisine yön veren global bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Esenliği günlük olarak ölçüyoruz. Çalışanların esenliğini tıpkı bir nabız atışı gibi sürekli ölçmek, çok daha doğru aksiyonlar almamızı sağlıyor. Yapay zeka algoritmamız, çalışanlara ihtiyaçlarına göre öneriler sunuyor.
İlk yıl “sıfır sermaye”nin ne demek olduğunu yaşadım. Hesapta sadece 73 kuruş vardı, arabada benzin yoktu. Yürüyerek 1,5 saatte bir şirkete gittim ve hizmetimizi satın aldılar. Bu dönüm noktası oldu. Sonrasında ekip kurmak için arabamı da sattım.
2021’de 2,5 milyon dolar değerleme üzerinden ilk yatırımımızı aldık. İlk melek yatırım turunda 246 kişiyle görüştüm ve hepsinden “Hayır” cevabını duydum. “Evet” cevabını alana kadar pes etmeden devam ettim. 2022’de sık sık Dubai’ye seyahat ederken ikinci çocuğuma hamile olduğumu öğrendim. Doktor kontrolünde uçuşlar için bitiş çizgisine geldiğimde sekizinci aydaydım. Kadınlar için anne-eş-iş denklemi son derece zor.
