Lululemon, 2026 mali yılının ikinci çeyreğinde 2,42 milyar dolar gelir elde etti; ancak bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %4,3 düşüş anlamına geliyor. Karşılaştırılabilir satışlar da küresel ölçekte %9 gerilerken, şirket yıl geneli gelir ve kâr beklentilerini bir kez daha aşağı çekti. Özellikle markanın en büyük pazarı Amerika kıtasındaki zayıflık, toparlanmanın beklenenden daha uzun sürebileceğine işaret ediyor.
Sorun Sadece Trafik Değil, Ürünle İlgili Bir Soru İşareti
Lululemon’ın Amerika kıtasındaki geliri %8, karşılaştırılabilir satışları ise %12 geriledi. Markanın ikonik tayt kategorisindeki satışların yaklaşık %20 düşmesi, tüketicinin Lululemon’ın en güçlü olduğu temel ürünlere yönelik ilgisinin de zayıfladığını gösteriyor. Aynı dönemde daha bol ve “away-from-body” olarak tanımlanan modellerin daha iyi performans göstermesi ise tüketici tercihindeki değişimin ürün karmasına yansıdığını düşündürüyor.
Bu nedenle Lululemon’ın önündeki mesele yalnızca daha fazla müşteri çekmek değil. Tüketicinin markadan bugün ne beklediğini yeniden anlamak gerekiyor. Şirket de bu doğrultuda Kuzey Amerika mağazalarındaki SKU yoğunluğunu azaltıyor, ürün organizasyonunu kategori yerine aktivite bazında yeniden düzenliyor ve web sitesinin ürün ve kategori sayfalarını yeniliyor.
Çin’de Büyüme Var, Ancak Marka Algısı Baskı Altında
Uluslararası operasyonlar ilk bakışta daha olumlu görünüyor. Çin ana karasında gelir %4 artarken, sabit kur bazında %2 geriledi; karşılaştırılabilir satışlar ise sabit kur bazında %8 düştü. Avrupa ve Asya-Pasifik’in Çin dışındaki pazarlarını kapsayan diğer uluslararası bölgelerde ise gelir %5 arttı.
Çin’deki zayıflık yalnızca ekonomik koşullarla açıklanmıyor. Mayıs ayında Çin Seddi’ndeki bir marka etkinliğinde kullanılan davulun Japon menşeli olduğunun fark edilmesi sosyal medyada tepkiye yol açarken, şirketin Tmall’ın 618 alışveriş festivaline geçen yılın aksine katılmama kararı da e-ticaret performansını etkiledi. Lululemon şimdi farklı platformlarda canlı yayınlar ve yeni kampanyalarla Çin’de marka ilgisini yeniden güçlendirmeye çalışıyor.
Lululemonda Yeni CEO’nun Önündeki Liste Giderek Uzuyor

Lululemon’ın tam yıl gelir beklentisi 10,35–10,50 milyar dolar aralığına indirildi. Önceki beklenti 11–11,15 milyar dolar seviyesindeydi. Şirket ayrıca bu yıl açmayı planladığı net yeni mağaza sayısını yaklaşık 40’tan 35’e düşürürken pop-up mağaza sayısını da azaltacak.
Buna karşılık şirket pazarlama yatırımlarını artırıyor ve özellikle içerik üreticileri, sosyal medya ve sporcular üzerinden daha güçlü bir iletişim kurmaya hazırlanıyor. 8 Eylül’de CEO koltuğuna geçecek olan Heidi O’Neill’ın önündeki temel görev ise markanın özellikle Kuzey Amerika’daki ürün ve marka momentumunu yeniden oluşturmak olacak.
Perakende açısından Lululemon örneği önemli bir noktayı gösteriyor: Güçlü bir marka ve sadık müşteri topluluğu, ürün tüketici beklentisinden uzaklaşmaya başladığında tek başına büyümeyi garanti etmiyor. Ürün inovasyonu, kategori karması, fiyat-performans algısı ve kültürel iletişim aynı anda yeniden ele alınmak zorunda kalabiliyor.
Türkiye açısından doğrudan bir finansal karşılık olmasa da özellikle spor giyim ve lifestyle markaları için mesaj net: Kategori büyürken markanın büyümemesi, pazarın değil markanın tüketiciyle kurduğu değer ilişkisinin sorgulanmasını gerektirebilir.
Asıl değişim burada: Lululemon artık yalnızca yeni müşteriler kazanmak değil, kendi çekirdek ürünlerinin neden yeniden tercih edilmesi gerektiğini anlatmak zorunda.
