Hailey Bieber tarafından 2022’de kurulan güzellik markası rhode, 30 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye’de tüketiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Marka, Avrupa’daki genişleme kapsamında Sephora’nın online kanalları ve mağazaları üzerinden 19 yeni ülkede satışa sunulacak. Türkiye de bu genişleme listesinde yer alıyor.
rhode’un Türkiye’ye gelişi, yalnızca global bir beauty markasının yeni bir pazara girmesi açısından değil, sosyal medyada büyüyen bir markanın fiziksel perakendeye nasıl taşındığını göstermesi açısından da dikkat çekiyor.
Rhode’un Büyüme Modelinde Sosyal Medya Baştan Beri Merkezde

rhode, cilt bakım ürünleriyle başlayan yolculuğunu zaman içerisinde hibrit makyaj ürünleriyle genişletti. Glazing Milk, Peptide Lip Treatment, Pocket Blush, Pocket Bronze ve Highlight Milk gibi ürünler markanın bugün öne çıkan ürünleri arasında bulunuyor.
Ancak rhode’un büyümesini yalnızca ürün portföyüyle açıklamak yeterli değil. Hailey Bieber’ın kişisel marka gücü, sosyal medya topluluğu, ürünlerin yarattığı içerik etkisi ve markanın minimalist görsel dili birlikte çalışan bir yapı oluşturuyor.
Bu nedenle markanın Sephora üzerinden fiziksel perakendeye geçişi önemli. rhode, 2025’te ABD, Kanada ve Birleşik Krallık’ta Sephora ile fiziksel mağazalara girerek dijitalde oluşturduğu talebi fiziksel satış noktalarına taşımaya başlamıştı. Şimdi Avrupa’daki genişleme bu modelin daha büyük bir coğrafyaya yayılması anlamına geliyor.
Sephora’nın mağazalarında rhode’un karakteristik görsel dünyasını yansıtan özel alanların kullanılması da bu geçişi yalnızca ürün dağıtımı olmaktan çıkarıyor. Marka, dijitalde oluşturduğu estetiği fiziksel mağazada da devam ettirmeye çalışıyor.
“Önce Topluluk, Sonra Mağaza” Modeli Türkiye’de Test Ediliyor

Türkiye açısından rhode’un girişini ilginç hale getiren noktalardan biri, markanın Türkiye’ye fiziksel olarak gelmeden önce dijital dünyada belirli bir bilinirlik oluşturmuş olması.
Tüketici ürünü ilk kez mağazada keşfetmek zorunda değil. TikTok, Instagram ve YouTube üzerinden ürünün nasıl kullanıldığını görebiliyor, yorumları takip edebiliyor ve markanın yarattığı estetik dünyayla daha önce tanışabiliyor.
Bu noktada mağazanın rolü de değişiyor. Sephora, rhode için yalnızca ürünlerin satıldığı bir kanal değil; sosyal medyada oluşan merakın fiziksel deneyime dönüştüğü temas noktalarından biri haline geliyor.
Bu model beauty sektöründe giderek daha önemli hale gelen bir tüketici yolculuğuna işaret ediyor: İçerik ilgiyi yaratıyor, topluluk güven oluşturuyor, mağaza ise deneyimi ve satın almayı tamamlıyor.
Türkiye Beauty Perakendesinde Yeni Bir Rekabet Alanı
rhode’un Türkiye lansmanı, global beauty markalarının pazara giriş stratejileri açısından da farklı bir örnek ortaya koyuyor. Geleneksel modelde marka önce fiziksel dağıtım ve mağaza varlığı üzerinden bilinirlik oluştururken, sosyal medya merkezli markalarda süreç tersine dönebiliyor.
Üstelik burada yalnızca influencer iletişiminden söz etmek yeterli değil. Creator ekonomisi, topluluk yönetimi, ürün tasarımı, görsel kimlik, içerik üretimi ve fiziksel mağaza deneyimi aynı marka sisteminin parçaları haline geliyor.
Türkiye’de beauty kategorisinin giderek daha rekabetçi hale geldiği düşünüldüğünde, rhode’un performansı dijitalde güçlü bir topluluğa sahip olmanın fiziksel perakendede ne ölçüde karşılık bulabildiğini görmek açısından da takip edilebilir bir örnek olacak.
Çünkü rhode Türkiye’ye yalnızca ürünlerini getirmiyor. Dijitalde kurulmuş bir marka topluluğunu fiziksel mağazaya taşıyor. Beauty perakendesinde asıl test de tam burada başlıyor.
