ECE Türkiye’nin ilk sekiz aylık portföy verilerine göre toplam ciro yaklaşık yüzde 30 artış gösterdi. Aynı dönemde ortalama enflasyonun yüzde 31,68 seviyesinde gerçekleşmesi, nominal cirodaki güçlü artışa karşın reel büyümenin sınırlı kaldığına işaret ediyor. Ziyaretçi trafiğinin geçen yılın aynı dönemine paralel seyretmesi ise tüketicinin alışverişten çekilmediğini, ancak harcama tercihlerini ve bütçesini kategoriler arasında yeniden dengelediğini gösteriyor.
ECE Türkiye, ilk sekiz aylık portföy verileri üzerinden perakende sektöründeki gelişmeleri ve değişen tüketici davranışlarını değerlendirdi. Veriler, toplam ciro performansının yanı sıra tüketici harcamalarındaki değişimin de perakende görünümünü şekillendirdiğini ortaya koyuyor.
Değerlendirmelerde; dezenflasyon sürecinin seyri, satın alma gücündeki gelişim, finansmana erişim ve yatırım ortamındaki öngörülebilirliğin sektörün gelecek dönem büyüme kapasitesi açısından belirleyici olacağına dikkat çeken ECE Türkiye Genel Müdürleri Semet Yolaç Canlıel ve Nuri Şapkacı, perakende ekosistemindeki mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini paylaştı.
“Ciro performansında kategori ayrışması öne çıkıyor”
ECE Türkiye portföyünde ilk sekiz ayda moda kategorisinin cirosu yüzde 26, ayakkabı yüzde 17 artış gösterirken, eğlence yüzde 42, yeme-içme yüzde 33, sağlık yüzde 35, gıda ise yüzde 30 arttı. Bu sonuçlar, tüketicinin harcama kararlarında kategoriler arasında belirgin bir farklılaşma olduğunu ortaya koyuyor.
ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, kategori bazındaki farklılaşmanın tüketici davranışındaki değişimi anlamak açısından önemli bir gösterge olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Perakendede toplam ciroyu tek başına değerlendirmek, tüketimin yönünü anlamak açısından artık yeterli değil. Her kategorinin kendi fiyat dinamikleri, tüketici ihtiyacı ve satın alma sıklığı bulunuyor. İlk sekiz aylık verilerimiz de bu farklılaşmayı açık biçimde ortaya koyuyor. Moda ve ayakkabı gibi kategorilerdeki performans ile yeme-içme ve eğlence gibi deneyim odaklı alanlardaki gelişim birbirinden ayrışıyor. Tüketici, harcamalarını tamamen kısmaktan ziyade bütçesini farklı ihtiyaçlar ve deneyimler arasında yeniden dağıtıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde perakende performansını değerlendirirken yalnızca toplam ciro artışına değil, büyümenin niteliğine ve harcamanın hangi alanlara yöneldiğine de bakmak gerekiyor.”
Türkiye’de tüketicilerin yeni markaları ve trendleri takip etmeye devam ettiği, güçlü bir perakende pazarı olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Canlıel, “Sektörün geçmiş dönemlerde yaşanan dalgalanmalardan edindiği deneyim de bu dinamizmi destekliyor”dedi.
“Tüketici davranışındaki değişim perakende ekosistemini etkiliyor”
Sektörün dengelerini değerlendiren ECE Türkiye Genel Müdürü Nuri Şapkacı ise perakendeci, yatırımcı ve tüketici arasındaki üçlü dengeye dikkat çekti. Mevcut ekonomik koşullara rağmen markaların büyüme ve yeni mağaza açma iştahının sürdüğünü belirten Şapkacı, “Perakendeciler açısından büyümeyi sağlıklı bir nakit akışı ve sürdürülebilir operasyon yapısıyla gerçekleştirmek önemli. Diğer taraftan AVM’lerde doluluk oranlarının yüzde 100’e yaklaşması, büyümek veya pazara yeni girmek isteyen markaların uygun lokasyon bulmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle yatırım ortamının güçlenmesi ve ticari gayrimenkulde daha öngörülebilir bir zeminin oluşması, perakendenin fiziksel büyüme kapasitesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
“Perakendeciler için verimlilik ve optimizasyon öne çıkıyor”
Son yıllarda güçlü ciro performansı gösteren perakendeciler açısından önümüzdeki dönemde maliyet baskıları ve operasyonel verimlilik daha fazla önem kazanacak. İş gücü ve enerji maliyetlerinin yanı sıra tedarik süreçlerindeki değişim, markaları mağaza performanslarını ve operasyon yapılarını yeniden değerlendirmeye yöneltiyor.
Bu çerçevede mağaza portföylerinin optimize edilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve büyümenin daha sağlıklı bir nakit akışı yapısıyla desteklenmesi, perakendecilerin öncelikli gündemleri arasında yer alıyor.
2026’nın geri kalanında dengeli seyir, 2027’de verimlilik odağı
Önümüzdeki dönemde sektör açısından en önemli başlıklardan birinin dezenflasyonun kalıcılığı olacağı değerlendiriliyor. Enflasyonun daha düşük ve öngörülebilir bir patikaya oturmasıyla birlikte satın alma gücündeki iyileşmenin tüketici davranışına yansıması, bugün ertelenen harcamaların yeniden hareketlenmesi açısından kritik rol oynayacak. ECE Türkiye, 2026’nın geri kalanında hızlı bir sıçramadan ziyade daha dengeli bir seyir beklerken, yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesini; portföyündeki ciro ve metrekare verimliliğinin de bu seviyeye yakın seyretmesini öngörüyor.
Verimlilik ve maliyet yönetimi sektörün yeni büyüme gündeminde
ECE Türkiye, önümüzdeki dönemde büyümeyi mevcut portföyün verimliliği ve operasyonel performansı üzerinden değerlendirmeyi sürdürecek. Yeni projelerde pazarı doğru okuyarak stratejisini oluşturan firmanın Çekmeköy Park ve Adapalm projeleri de bu yaklaşım doğrultusunda açılışa hazırlanıyor. ECEConnect ile dijitalleşmeye yatırım yapan ECE Türkiye, kaynakların daha etkin kullanılmasına ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlayacak uygulamalara odaklanıyor.

