Better Cotton Initiative (BCI), pamuk üretiminde sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendirmek amacıyla rejeneratif tarımı merkeze alan yeni standart sistemine geçti. İzmir’de düzenlenen 2025 Better Cotton Konferansı’nda duyurulan dönüşüm, çiftçilere yönelik desteğin artırılmasını, çevresel ve sosyal etkilerin daha kapsamlı ölçülmesini ve tedarik zincirinde izlenebilirliğin güçlendirilmesini hedefliyor. Yeni sistem, moda markaları ve perakendecilere rejeneratif pamuk tedarikine ilişkin hedeflerini takip etme imkânı da sunuyor.
Bu değişim, Türkiye açısından da önem taşıyor. Pamuk üretimi ve tekstil sanayisiyle küresel tedarik zincirinde yer alan Türkiye, tarımsal üretimden hazır giyime uzanan süreçte sürdürülebilirlik beklentilerinin etkisini hissedebilecek ülkeler arasında. BCI’ın yeni yaklaşımı, yalnızca tarladaki uygulamaları değil, markaların hammadde tedarikini nasıl yönettiğini ve üretimin çevresel etkilerini nasıl takip ettiğini de gündeme taşıyor.
Rejeneratif Tarım Pamuk Üretiminde Neyi Değiştiriyor?

BCI’ın güncellenen standartları, çiftçilerin yerel koşullara uygun rejeneratif tarım uygulamalarını benimsemesini ve çevresel ve sosyal göstergelerde sürekli iyileştirme hedefleri belirlemesini gerektiriyor. Rejeneratif tarım; toprak sağlığını iyileştirmek, biyolojik çeşitliliği desteklemek ve doğal kaynakları daha verimli kullanmak gibi hedeflere odaklanıyor. Pamuk üretiminde bu yaklaşım, iklim koşullarına karşı daha dayanıklı tarım sistemleri oluşturulmasına da katkı sağlayabilir.
Türkiye’de pamuk üretimi açısından su yönetimi, toprak verimliliği ve iklim değişikliğinin etkileri önemli konular arasında yer alıyor. Bu nedenle rejeneratif uygulamaların yaygınlaşması, yalnızca çevresel etkilerin azaltılmasıyla değil, tarımsal üretimin uzun vadeli sürdürülebilirliğiyle de ilişkili. Ancak sonuçların alınması, çiftçilerin gerekli bilgiye, finansmana ve teknik desteğe erişebilmesine bağlı.
BCI’ın Türkiye’deki çalışmaları yeni bir başlangıçtan ibaret değil. Kurumun Türkiye’deki stratejik ortaklarından İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (IPUD), 2013’ten bu yana çiftçilerin Better Cotton standartlarına uygun üretim yapmasını destekliyor. BCI’ın paylaştığı 2022-2023 sezonu verilerine göre Türkiye’de 2.400’den fazla lisanslı çiftçi, 100 bin tonun üzerinde Better Cotton üretimi gerçekleştirdi. Bu veriler, Türkiye’deki üretici ağının rejeneratif tarım yaklaşımının yaygınlaşması açısından mevcut bir altyapı sunduğuna işaret ediyor.
Türkiye’de Rejeneratif Pamuk Üretimi İçin Somut Adımlar

Türkiye’de rejeneratif pamuk üretimine yönelik çalışmalar da yürütülüyor. İzmir’de Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (UTAEM), Egedeniz Tekstil ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) iş birliğiyle rejeneratif organik pamuk üretimini destekleyen bir proje gerçekleştiriyor. Proje kapsamında toprak verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Nisan 2025’te düzenlenen tarla gününde kamu, özel sektör ve çiftçi temsilcileri uygulamaları sahada değerlendirdi.
Egedeniz Tekstil’in proje kapsamında paylaştığı uygulamalar arasında toprağın sürülmeden işlenmesi, malçlama, ekim nöbeti ve örtü bitkilerinden yararlanılması bulunuyor. Bu yöntemler, toprağın yapısını ve tarımsal ekosistemin işleyişini iyileştirmeyi amaçlıyor. Söz konusu çalışmalar, Türkiye’de rejeneratif tarımın yalnızca küresel standartların bir parçası olmadığını, yerel üretim süreçlerinde de uygulama alanı bulduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte, tekil projeler ile sektör genelinde dönüşüm sağlanması arasında önemli bir fark var. Uygulamaların farklı üretim bölgelerine yayılması, sonuçlarının ölçülmesi ve çiftçilerin geçiş sürecinde desteklenmesi gerekiyor. Rejeneratif tarımın uzun vadeli etkisini değerlendirmek için toprak sağlığı, su kullanımı, üretim verimliliği ve çiftçilerin ekonomik koşulları gibi göstergelerin birlikte izlenmesi önem taşıyor.
Markalar ve Tedarikçiler İçin Yeni Bir Tedarik Gündemi
BCI, yeni standart sistemini dijital araçlarla da destekliyor. Kurum, Materra bünyesindeki Co:Farm platformunun ekibini ve teknolojisini bünyesine katarak tarla düzeyinde veri toplama ve izleme kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu altyapının, üretim uygulamalarının takibini kolaylaştırması ve tedarik zincirinde daha fazla görünürlük sağlaması bekleniyor.
BCI’ın Hindistan’ın Gujarat bölgesinde H&M ile yürüttüğü proje de bu yaklaşımın örneklerinden biri. 2025’te başlatılan çalışma kapsamında 12 binden fazla çiftçiye rejeneratif tarım konusunda eğitim ve destek veriliyor. Projenin ilk yılında 1.764 çiftçiye teşvik ödemesi yapılırken, H&M’in tedarik zinciriyle ilişkilendirilen izlenebilir BCI pamuğu miktarı 1.700 metrik tona ulaştı. Bu miktar, projenin başlangıç hedefinin yüzde 50’sine karşılık geliyor.
Türkiye’deki tekstil üreticileri ve tedarikçiler açısından da izlenebilirlik ve üretim standartları giderek daha önemli bir başlık hâline geliyor. Küresel markaların hammadde kaynakları ve üretim süreçleri hakkında daha kapsamlı bilgi talep etmesi, tedarikçilerin veri toplama ve sürdürülebilirlik uygulamalarını geliştirmesini gerektirebilir. Bu dönüşüm, üretim süreçlerinde yatırım ve uyum ihtiyacı yaratırken, ölçülebilir çevresel performans sunabilen tedarikçiler için yeni iş fırsatları da oluşturabilir.
Ancak izlenebilirlik tek başına çevresel iyileşmenin kanıtı değil. Üretim verilerinin, tarımsal uygulamaların gerçek sonuçlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Bu nedenle yeni standartların başarısı, yalnızca kaç çiftçinin sisteme katıldığıyla değil, üretim alanlarında ve çiftçilerin koşullarında zaman içinde ne tür değişimler gerçekleştiğiyle değerlendirilmeli.
BCI’ın rejeneratif tarım standardına geçişi, Türkiye için pamuk üretimiyle tekstil sanayisi arasındaki bağlantıyı daha da önemli hâle getiriyor. Kalıcı ilerleme ise küresel markaların beklentilerinin çiftçiye, üreticiye ve tedarik zincirinin tamamına somut destek ve ölçülebilir sonuçlar olarak yansımasına bağlı.
