Walmart, dijital raf etiketlerini yalnızca fiyat güncellemek için değil, müşterilerin ve mağaza çalışanlarının ürünleri daha hızlı bulabilmesi için kullanmaya başladı. “Shop to Light” özelliğiyle müşteri, Walmart uygulamasında aradığı ürünü bulduğunda ilgili koridora yönlendiriliyor ve dijital raf etiketi ışıklandırılarak ürünün raftaki konumu gösteriliyor. Sistem aynı zamanda çalışanlar için “Pick to Light” ve “Stock to Light” özellikleriyle dijital siparişlerin hazırlanması ve ürünlerin raflara yerleştirilmesini de destekliyor.
Dijital Raf Etiketi Artık Sadece Fiyat Göstermiyor
Walmart’ın yaklaşımı, dijital raf etiketlerinin mağaza operasyonundaki rolünün genişlediğini gösteriyor. Şirketin yaklaşık 120 bin farklı ürün bulunduran mağazalarında müşterinin aradığı ürünü hızlı şekilde bulması, özellikle büyük mağaza formatlarında doğrudan müşteri deneyimini etkileyen bir konu. Bu nedenle dijital etiket, yalnızca fiyat bilgisinin gösterildiği bir ekran olmaktan çıkarak mağaza içi navigasyonun bir parçasına dönüşüyor.
Aynı teknoloji çalışanların operasyonlarını da destekliyor. Pick to Light dijital siparişlerin hazırlanmasını, Stock to Light ise ürünlerin doğru noktaya yerleştirilmesini kolaylaştırıyor. Üç özelliğin de yıl sonuna kadar Walmart mağazalarında yaygınlaştırılması planlanırken, Shop to Light uygulamasının sınırlı lokasyonlarda kullanıma açılmasından bu yana müşteriler tarafından 5 milyon kez kullanıldığı belirtiliyor.
Mağaza ve E-Ticaret Aynı Operasyonun Parçası Oluyor

Walmart’ın dijital raf etiketi yatırımı, fiziksel mağaza ile e-ticaret operasyonunun giderek daha fazla iç içe geçtiğini de ortaya koyuyor. Şirketin 4.300’den fazla mağazasında dijital raf etiketi bulunuyor ve sistemin yıl sonuna kadar tüm mağaza ağına yayılması bekleniyor. Fiyatların merkezi sistem üzerinden güncellenebilmesi operasyonel verimlilik sağlarken, ürün bulma ve sipariş hazırlama özellikleri mağazayı aynı zamanda bir e-ticaret fulfillment noktası olarak güçlendiriyor.
Türkiye’deki büyük metrekareli marketler ve çok sayıda mağazaya sahip perakendeciler açısından da bu yaklaşım dikkat çekici. Özellikle mağaza içi ürün bulma, hızlı teslimat, mağazadan teslim alma ve online sipariş hazırlama süreçlerinde dijital raf etiketlerinin yalnızca fiyat değişikliği için değil, mağaza operasyonunu yöneten bir altyapı olarak kullanılması mümkün olabilir. Ancak Walmart örneğinde olduğu gibi bu teknolojinin değer yaratması, yalnızca kurulmasına değil mevcut mobil uygulama, stok sistemi ve operasyonel süreçlerle entegre çalışmasına bağlı.
Walmart ayrıca sistemde insan kontrolünü koruduğunu ve fiyatlandırmada müşteri verilerini kullanmadığını özellikle vurguluyor. Bu nokta önemli; çünkü dijital raf etiketlerinin yaygınlaşması, dinamik fiyatlandırma ve kişiye özel fiyat tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Walmart’ın örneği, fiziksel mağazanın dijitalleşmesinin yalnızca daha fazla teknoloji eklemek değil, müşterinin ürünü bulmasından çalışanın siparişi hazırlamasına kadar aynı altyapıyı farklı ihtiyaçlar için kullanabilmek olduğunu gösteriyor.
