Hazır giyim perakendesi dünyada ve ülkemizde hızla değişiyor ve başkalaşıyor. Değişimin beraberinde getirdiği bir takım zorunluluklar markalar için elbette kaçınılmaz. 1986 yılından beri Türk hazır giyim perakendesinde hizmet veren Ayaydın-Miroglio Grup yani marka olarak bildiğimiz isimleri ile İpekyol, Twist ve Machka’nın Perakende Direktörü Köksal Kaysı ile geçmişten bugüne hazır giyim perakendesinin yaşadığı krizleri ve beklentileri konuştuk.
“Türk perakendesinde oldukça eski bir marka olan İpekyol açısından 2021 yılı nasıl geçti? Geçmişteki perakende krizlerine göre karşılaştırdığınızda pandemi etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?”
2020 yılında birçok değişkenin Pandemi ile birlikte hayatımıza etki ettiğini gördük. Açıkçası alışveriş merkezlerinin kapanması burada önemli bir unsurdu ama bir çok farklı stresi de beraberinde getirdi. Örneğin; tedarik ve lojistik süreçlerinde yaşanan tıkanmalar, turizm sektöründe yaşanan daralma gibi…
Bu çerçevede baktığımızda 2021 yılı benzer zorlukları beraberinde getirse ve belirsizlikleri sürekli gündemimizde tutsa bile aslında 2020’nin ardından toparlandığımız bir yıl oldu. Belki de bu belirsizliklere göre yönetmeyi öğrendiğimiz için yılın ikinci yarısında daralan piyasaya rağmen iyi işler apma fırsatı bulduk.
Geçmiş yıllarda yaşadığımız krizlerin hemen hepsi aşırı üretim, plansız büyüme ve ekonomik zıplamaların ardından yaşadığımız daralmalardı. Kasalarımızı sıfırla kapadığımız günler oluyordu. Pandemi döneminde ziyaretçi sayılarımız düştü ve bu bizi zorladı, Pandemi’nin ardından ise çoğunlukla yerli ve yabancı müşteri taleplerini mevcut stoklarla karşılayamadığımız bir süreç yaşadık.
“Ayaydın-Miroglio Grup markaları Türk moda perakendesine farklı yön veren bir çizgiye sahip. Bu doğrultuda moda perakendesini Türkiye’de nasıl değerlendiriyorsunuz?”
Aslında son birkaç yıl içinde burada ciddi bir doğrultu değişikliği yaşanıyor. Özellikle e-ticaret kanallarının kendi markaları ile birer oyuncu haline gelmesi, küçük butiklerin bile bu kanallarda kendilerine bir müşteri yaratıyor olması, bir süre önce başlayan ama 2020 ile birlikte gerçekliği iyice kendini hissettiren yeni bir kültürü de bize gösteriyor.
Trendler çok daha hızlı değişiyor, artık bir yıl sonrasının ihtiyaç ve taleplerini tahmin etmek çok daha zorlaşıyor. Bu çerçevede temel hareket noktası korunsa bile öne çıkan yeni birkaç unsur var. Stratejik nokta tabii ki müşteri ihtiyaçları ve pazar trendlerine uygun üretim yapabilmektir. Ama artık çok daha hızlı, bir ürünü bir noktadan diğerine en çabuk şekilde taşıyıp tüketici ile buluşturabilen sistemler ayakta kalacaktır.
“Pandemi ile birlikte ivmesi yükselen E-ticaretin Türkiye’de perakendedeki rolü önümüzdeki 5 yıl içerisinde sizce nasıl olacak? Fiziki perakendenin E-ticarete karşı Türkiye’de geleceği konumu nasıl görüyorsunuz?”
Burası çok daha net olarak karşımızda duruyor. Doğru yaklaşım aslında bu iki kanalı birbirinin karşısında koymak yerine iç içe ele alabilmek olacaktır. Bizim geçen birkaç yılda attığımız adımların temelinde bu var. Müşterilerimizi her kanalın satış alanını bir arada görecek şekilde karşılamak.
Bugün e ticaret ile rekabet etmek odaklı perakende sistemlerinin günün ihtiyaçlarına cevap verebileceğini sanmıyorum. Tersine birbirinden farklı hatta yurt dışı ayakları olan bu kanalları tek bir havuz olarak görmek ve hibrid modeller ile ilerlemeye çalışmak önemli. Açıkçası son 2 yılda bu noktada attığımız adımların etkilerini de pozitif olarak bugün görüyoruz.
“2022 yılı içerisinde markanızın yeni genişlemeleri olacak mı, yatırım planlarınız nelerdir?”
Bir kere yeni mağaza açılışlarımıza devam edeceğiz. Burada uzun zamandır söylendiği gibi Türkiye bir doyum noktasına ulaştı. Pandemi’nin bence satış alanlarını konsolide eden olumlu bir yapısı da oldu. Sürece uyum sağlayamayan bazı Alışveriş Merkezleri devreden çıkarken, yerine, özellikle globalleşen dünyada turizmi de barındıran yeni AVM modelleri gelmeye başladı.
Bu sene içerisinde yeni açılışlarımızda bu dengeyi gözeteceğiz. Her noktada olmak yerine somut katma değeri yüksek yerlerde, daha kitlesel olan alanlarda büyüyeceğiz.
Bunun dışında yeni ürün kategorileri yatırımlarımız olacak. Geçen sene buna plaj giyim ile başlamıştık. Burayı büyütmeyi önemsiyoruz.
Bunun dışında marka algımızı yükseltecek hem kimlik inovasyonları planlıyoruz hem de amiral gemisi olan lokasyonlarımızda yeni yatırım ve konseptlerle tüketicilerin karşısına çıkacağız.
“2021 yılında markalarınızın ciro ve karlılık oranları nasıl gerçekleşti? 2022 yılı için bir tahminde bulunuyor musunuz?”
2021’e başlarken beklediğimizden çok daha iyi bir noktada kapattık. Tüm ekiplerimiz de 2020’de kaybettiklerimizi yakalamak için büyük bir çaba gösterdi.
2022 yine birçok yönetim zorluğu ile birlikte gelecek. Bir kere yüksek enflasyon yerli müşterinin alım gücünü zorlayacak. Burada öngörüler ve yeni stratejiler geliştirmeye çalışıyoruz.
Diğer bir zorluk noktası ise henüz tedarik ve lojistik zincirlerinin kendi dengesine kavuşmamış olması. Eğer bu alanları yönetmede yeterli ustalık ve çevikliği gösterirsek istediğimiz sonuçları alırız diye düşünüyorum.
“Global perakende ile karşılaştırıldığında, Türk perakendesini nasıl konumlandırıyorsunuz?”
Tabi burada bir genelleme yapmak çok zor. Çok başarılı uluslararası zincirler olduğu gibi bizim yerelde çok daha iyi yönettiğimiz alanlarda var. Nereye odaklanmak gerekir? Yerli piyasa dinamiklerini çok daha iyi analiz edebilir ve çok daha büyük sermayelerin üretim alanında kendilerine yarattıkları avantajı, bu yerel dengeleri çözümleyerek kendi lehimize çevirebiliriz.
Bunu başaran Türk markalarının yurt dışında da başarılı olduğunu görüyoruz. Hızla büyüdüklerini. Önemli olan doğrultuyu iyi yapmak, aşırılıkları dengeleyerek müşteriye yakın olma avantajımızı kullanmak.

