Sinoz Kozmetik CEO’su Yasin Çörekci: “Amacımız kozmetik ve kişisel bakım sektörüne dair Türkiye’den bir dünya markası yaratmak.”

spot_img

Kozmetik sektörü, son yıllarda tüketiciler gözünde daha doğal ve dermo kanallarına ciddi yönelim göstermiş durumda. Peki markalar tarafında oranlar nasıl? 2008 ekonomik krizinde sektörle tanışmış olan Sinoz Kozmetik CEO’su Yasin Çörekci ile kozmetik sektörünün bugünü ve geleceğini konuştuk.

Sinoz Kozmetik’in kuruluş hikayesi ile başlayalım öncelikle. Nasıl başladı hikaye biraz anlatabilir misiniz?

Sinoz Kozmetik, 2008 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz sürecinde kurulmuş bir markadır. 2008 yılında ülkemizde üretilen kaliteli bir dermo kozmetik markanın olmadığını, bu alandaki ürünlerin ithal edildiğini keşfettik ve Türkiye’den kozmetik alanında bir dünya markası yaratmak istedik. Markamızı ilk olarak, TV’lerde doğrudan satış reklamları ile tanıtırken, 2012 yılında sosyal medya ve dijital dünya ile tüketicilerimize daha hızlı ulaşabileceğimizi düşünerek, pazarlama stratejilerimizi tamamı ile dijital üzerine konumlandırdık. 15 yıldır olduğu gibi her evde bir Sinoz idealiyle hareket ediyoruz.

Sinoz dijitalde doğan bir marka. Neden fiziksel perakende değil de dijital? Bu özellikle bir seçim olarak mı değerlendirildi?

Sürekli gelişen ve ileriye doğru giden bir dünyamız var. Bu her sektörü etkileyebiliyor. Fiziksel parakende yerine en başından dijitale yönelerek bu alanın ilkleirnden birisi olmak istedik. İhracat başarısı olan bir firma olarak zaten e-ihracata da yöneldik. Global bir marka olma hedefimiz varken adımlarımızı her zaman çağın ilerisinde atarak geride kalmak yerine her zaman öncü firmalardan biri olmayı hedefledik.

Sinoz müşteri bilinirliği tarafından da oldukça güçlü bir marka. Kozmetik sektörünün geleceği ile ilgili bir değerlendirme istesek neler söylersiniz?

Tüketicilerimizin bu sadakatine minnettarız. Bu bilinirlilik kendi kendine oluşan bir şey değil. Ürünlerimizi her zaman müşterilerimizle empati kurarak onların ihtiyaçlarına yönelik geliştirmeler yaparak üretiyoruz. Amacımız bu sektörde her zaman temiz ve kaliteli içeriği çıkarmak. Ardından empati ve samimiyet kavramlarını ekleyerek ilerlemek. Sektörde bu denli emin ve güvenli adımlar atmak ortam ne olursa olsun sizi ayakta tutuyor. Amacımız bu ilkelere bağlı kalarak Türkiye’den dünya markası çıkarmak ve sektördeki öncü konumumuzu tüm dünyada pekiştirmek.

Global pazarda durumlar nasıl, Sinoz’un dünya pazarı üzerindeki konumundan da biraz bahsedebilir misiniz?

Yurt içi satışların yanı sıra dünyada 5 kıtada 50’nin üzerinde ülkede varız. 15 yıldır bu doğrultuda attığımız yatırım adımlarıyla büyümeye devam ediyoruz. 2020 yılından bu yana ihracat konusuna eğilmiş durumdayız. Sürdürülebilir satış, sürdürülebilir üretim konusuna önem veriyoruz. Avrupa ve Kuzey Afrika’da geniş bir varlığa sahibiz ve aynı şekilde Ortadoğu’da da güçlü bir konuma sahibiz. Irak ve Hollanda’da mağazalarımız bulunmaktadır. Pandemi döneminde %300’lük bir büyüme kaydederek ihracatımız ivme kazandı. Ayrıca yılda 2-3 kez uluslararası sektör fuarlarına katılıyoruz. Amacımız Kozmetik ve Kişisel bakım sektörüne dair Türkiye’den bir dünya markası yaratmak. Ciromuzun %20’si ihracat ama bunu %50’ye çıkarmayı hedefliyoruz, büyük ölçüde ihracata odaklanacağız.

Öncelikle inovatif ve yenilikçi ürünler üretiyoruz, daha rekabetçi fiyatlar verebilmek adına fabrika yatırımları yapıyoruz.  Her yıl 3-4 uluslararası kozmetik fuarına katılarak birçok yeni müşteriyi portföyümüze ekliyoruz. Güçlü olduğumuz ülkelerde TV, açık hava ve dijital reklamlar yaparak yerimizi sağlamlaştırıyoruz. Özellikle Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde çok güçlüyüz.

Önümüzdeki dönemde yeni coğrafyalar ve genişleme planları var mı, nedir o taraftaki yatırımlar?

Halihazırda 50’nin üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz 5 yıl içinde 150 ülkeye ihracat yapar hale gelmeyi hedefliyoruz.  Şu anda Avrupa’da bir, Irak’ta iki mağazamız var. Avrupa ve ABD’nin en büyük kozmetik zincir marketleri ile görüşmeler halindeyiz, 2024 ün ilk çeyreğinde görüşmelerin sonuçlanmasını umut ediyoruz. 

Global marka olmak çok uzun ve meşakkatli bir yol ama bu yolda gururla yürümeye devam ediyoruz.

2024’ün ilk çeyreğini geride bıraktık, nasıl geçti sizin tarafta yılın ilk çeyreği. Gelecek dönem ile ilgili beklentileriniz nelerdir?

Geçtiğimiz yıl da bu yılın zorlu geçeceğini biliyorduk. Özellikle savaş gündemi, ekonomik kriz derken hem ham maddeye ulaşım zorlaştı hem de iş gücü kaynağı oluşturmakta sıkıntılar çıktı. Sektör için genel olarak zorlu bir çeyrek geçti. Belki önümüzdeki yıl da zor geçebilir. Fakat sonrasının daha parlak olacağını öngörüyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen gelecekte Türkiye’den bir dünya markası çıkarma hedefimizi gerçekleştirmeyi umuyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

Gucci Beauty’de Yeni Dönem: L’Oréal ile 50 Yıllık Stratejik Ortaklık

Kering, lüks moda markası Gucci'nin güzellik operasyonlarında önemli bir değişikliğe gidiyor. Şirket, Gucci Beauty'nin küresel lisans hakları için L’Oréal...

Volkswagen’in Yeni “Çalışanları”: Koyunlar Fabrika Verimliliğini Artırıyor

Volkswagen, Polonya'nın Poznań kentindeki üretim tesisinde sürdürülebilirlik yaklaşımını farklı bir uygulamayla hayata geçirdi. Şirket, güneş enerjisi santralindeki otların bakımında...

Levi’s Dünya Kupası Viralliği 3. Çeyrekte Yükselebilir

Levi Strauss, 2026 mali yılının ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans sergilerken, gözler şimdi Dünya Kupası döneminde büyük ses...

Uniqlo’nun Fransa’daki Büyümesi Çalışan Kriziyle Karşı Karşıya

Fast Retailing güçlü finansal sonuçlar açıklayıp küresel büyümesini sürdürürken, Uniqlo bu kez Fransa'daki çalışan eylemleriyle gündemde. Ülkedeki mağazaların yaklaşık...
spot_img

İlgili Haberler

Decathlon, 700 Mağazada Dijital Fiyat Etiketine Geçti

Decathlon, mağaza operasyonlarını dijitalleştirme stratejisi kapsamında elektronik raf etiketi...

Penti, Plajı Marka Deneyiminin Bir Parçasına Dönüştürüyor

Penti, Bodrum Yalıkavak'ta hayata geçirdiği Penti Summer Club konseptiyle...
spot_img