Coach, 1941 yılında New York’ta kurulmuş, dünyaca ünlü bir lüks moda ve aksesuar markasıdır. Özellikle deri çantaları, ayakkabıları ve aksesuarları ile tanınır. Yıllar içinde klasik ve modern çizgiyi birleştiren tasarımlarıyla hem genç hem de olgun kitlelere hitap etmeyi başarmıştır. Şimdi ise marka, moda dünyasındaki başarısını farklı bir deneyim alanına taşıyarak kahve dükkanları üzerinden genç tüketicilere, özellikle de Z kuşağına ulaşmayı hedefliyor.
Coach, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’de açtığı kahve dükkanlarıyla yeni bir müşteri deneyimi yaratıyor. Marka, alışverişin yalnızca ürün satın almakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda sosyal bir deneyim olması gerektiğini vurguluyor. Kahve dükkanları da bu yaklaşımın somut örneği olarak öne çıkıyor. Bu adım, özellikle Z kuşağının alışveriş alışkanlıkları dikkate alınarak atıldı. Genç tüketiciler, artık markalarla sadece ürün üzerinden değil, yaşadıkları deneyim üzerinden bağ kurmak istiyor. Coach’un kahve konsepti de bu beklentiyi karşılamayı amaçlıyor.
COACH’un Z Kuşağına Yönelik Stratejileri
Markanın yeni mağazalarında son çıkan çanta artık kek hamurundan yapılmış, rengarenk beyaz çikolata kaplı bir tatlıya dönüşmüş durumda. Ünlü deri çanta üreticisinin son girişimi, Coach Coffee Shop adını taşıyor. Bu mağazalarda Tabby çanta şeklinde tatlılar, tiramisu ve balkabaklı kahveler, matcha içecekleri ve çok daha fazlası sunuluyor. Her kahve dükkanı, Coach’un çantalar, spor ayakkabılar, kıyafetler ve aksesuarlar sattığı mağazalarına doğrudan bağlı olarak açılıyor.
Geçtiğimiz Cuma günü Coach, New York City’nin yaklaşık 25 km güneybatısındaki Jersey Gardens Outlet’te üçüncü Coach Coffee Shop şubesini açtı. 3 Ekim’de ise yine New York bölgesinde yer alan Woodbury Common Premium Outlets’te dördüncü şube açılacak. Şirket, her yıl dünya genelinde 12 ila 15 yeni kahve dükkanı açmayı planlıyor. Ayrıca menüyü mevsimsel yiyecek ve içeceklerle çeşitlendirmek ve yalnızca bu dükkânlara özel tote çantalar ile ürünler satmak da planın bir parçası haline geldi.
Şirketin sahibi olan Tapestry, bu girişimle özellikle Gen Z tüketicilerinin ilgisini daha da artırmayı hedefliyor. Coach CEO’su Todd Kahn, “Bugünün tüketicisi deneyim istiyor. Gençler, özellikle de Z kuşağı, yalnızca ürün değil tam bir deneyim arıyor,” diyerek bu stratejinin temelini açıklıyor.
Müşteri Bağlılığını Arttıracak Hamleler
Coach, kahve dükkânlarını yalnızca deneyimsel bir alan olarak değil, aynı zamanda satışları ve müşteri bağlılığını artıran stratejik bir unsur olarak görüyor. İlk kahve dükkânını Endonezya’da açan marka, burada yükselen orta sınıf ve genç nüfus sayesinde konsepti test etti. Bugün Çin, Japonya, Güney Kore ve Endonezya’da toplam 16 kahve dükkânı var. ABD’de ise New Jersey, Austin (Texas) ve diğer eyaletlerde hızla büyüyor.

Kahve dükkanları mağazalara doğrudan bağlanıyor. Böylece müşteriler kahvelerini alırken Coach’un ünlü Tabby ve Brooklyn çantaları gibi koleksiyonları da görebiliyor. North America Başkanı Leigh Manheim Levine, kahve dükkânlarının bağımsız olarak kâr getirdiğini ve satışlarının %30’unun kahve konseptine özel ürünlerden geldiğini söylüyor. Bu ürünler arasında tote çantalar, sweatshirtler, su şişeleri gibi yalnızca kahve dükkânlarında satılan özel parçalar var. Örneğin, üzerinde Lil Miss Jo isimli, New York diners kültüründen ilham alan karikatür karakterin bulunduğu 95 dolarlık tote çanta büyük ilgi görüyor.
Coach, kahve konseptiyle yalnızca gençleri ve sosyal medya kuşağını kendine çekmekle kalmıyor, aynı zamanda mağazalarında geçirilen zamanı ve satışları da artırıyor. Moda ve kahveyi birleştiren bu yenilikçi strateji, şirketin 10 milyar dolarlık bir global marka olma hedefinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
