Penti: Geleceğin Perakendesinde İnsan ve Teknoloji Dengesi

spot_img

Best Workplaces in RetailTM 2026 listesinde yer alan Penti, çalışan deneyimini kurum kültürünün ve dönüşüm yolculuğunun önemli bir parçası olarak ele alıyor. Penti CHRO & COO’su Arda Üçer ile markanın çalışan deneyimi yaklaşımını, kurum kültürünü güçlendiren uygulamalarını, değişen çalışan beklentilerini ve geleceğin perakende organizasyonuna yönelik önceliklerini konuştuk.

Best Workplaces in Retail™ 2026 listesinde yer almak, çalışanların doğrudan deneyim ve değerlendirmelerine dayanan bir başarının sonucu. Penti açısından bu sonuç size kurum kültürünüz ve çalışan deneyiminiz hakkında ne söylüyor? Bu başarıyı mümkün kılan temel unsurları nasıl tanımlarsınız?

Penti olarak bizim için Best Workplaces in Retail™ 2026 listesinde yer almak, doğrudan çalışma arkadaşlarımızın deneyimlerine ve değerlendirmelerine dayanması nedeniyle çok kıymetli bir başarı. Çünkü güçlü bir kurum kültürünün gerçek karşılığının, şirketin kendisini nasıl anlattığından çok, çalışanların kültürü her gün nasıl deneyimlediğiyle ilgili olduğuna inanıyoruz.

Penti’de çalışan deneyimini bütünsel bir yolculuk olarak ele alıyoruz. Kişinin işe başladığı ilk gün deneyiminden kariyer ve gelişim fırsatlarına, liderlik yaklaşımımızdan çalışanlarımızın sesini duyduğumuz mekanizmalara kadar her temas noktasında çalışma arkadaşlarımızın kendilerini değerli, gelişimin bir parçası ve Penti’ye ait hissetmelerini önemsiyoruz. Merkezden mağazalarımıza kadar hepimiz aynı kültürün parçasıyız ve Penti’nin ritmini birlikte oluşturuyoruz.

Bu kültürün temelinde açık iletişim, ortak akıl, gelişim, fırsat eşitliği ve birlikte başarma anlayışı var. Çalışma arkadaşlarımızı yalnızca dinlemekle kalmıyor, onların görüş ve ihtiyaçlarını iş yapış biçimlerimizi geliştiren önemli bir kaynak olarak görüyoruz. Kültürümüzü söylemlerle değil, günlük deneyimlerle yaşatmayı hedefliyoruz.

Best Workplaces in Retail™ 2026 listesinde yer almamız da bu nedenle bizim için bir başarıdan çok daha fazlasını; çalışma arkadaşlarımızdan aldığımız çok değerli bir geri bildirimi ifade ediyor. Doğru yönde ilerlediğimizi gösterirken, çalışan deneyimini sürekli daha ileriye taşıma sorumluluğumuzu da güçlendiriyor.

Çünkü Penti’de iyi bir iş yeri olmayı ulaşılan bir sonuç olarak görmüyor, çalışma arkadaşlarımızla birlikte her gün yeniden geliştirdiğimiz ve büyüttüğümüz bir kültür olarak görüyoruz.

Penti gibi merkez, mağaza ve farklı görevlerdeki büyük ekipleri bir araya getiren bir organizasyonda, çalışanlarla açık ve çift yönlü iletişimi nasıl kuruyorsunuz? Çalışanların sesini yönetime ve karar süreçlerine taşıyan hangi mekanizmalarınız var?

Binlerce çalışma arkadaşımızın farklı lokasyonlarda ve farklı görevlerde çalıştığı büyük bir organizasyonda, iletişimin yalnızca yukarıdan aşağıya ilerlemesini yeterli görmüyoruz. Penti’de açık ve çift yönlü iletişim; çalışma arkadaşlarımızın sesinin duyulması, ihtiyaç ve fikirlerinin anlaşılması ve bu sesin kararlarımızda karşılık bulması anlamına geliyor.

Bu yaklaşımımızı “Takımlarla Yönetim” anlayışımızla güçlendiriyoruz. Bunun en önemli örneklerinden biri Merkez ve Saha Meclislerimiz; meclis üyelerimiz kendi görüşlerinin yanı sıra, birlikte çalıştıkları Pentililerin beklenti, öneri ve ihtiyaçlarını da temsil ederek onların sesi oluyor. Düzenli buluşmalarımızda gündeme gelen konuları ilgili ekiplerimizle doğrudan ele alıyor, alınan kararların ve belirlenen aksiyonların hayata geçmesini takip ediyoruz.

Bizim için çalışma arkadaşlarımızı yalnızca dinlemek yeterli değil, onları çözümün ve karar süreçlerinin aktif bir parçası haline getirmek önem verdiğimiz konulardan biri. Bu nedenle farklı ihtiyaçlar etrafında çalışma grupları ve proje takımları oluşturuyor; işi en iyi bilen çalışma arkadaşlarımızın çözümün tasarımına dahil olmasını önemsiyoruz. Merkezden sahaya, farklı fonksiyon ve deneyimlerden Pentilileri bir araya getirerek ortak akılla ilerliyoruz.

CEO buluşmaları, stratejik gündemlerimizi paylaştığımız toplantılar, anonim soru-cevap kanalları, çalışan araştırmaları ve farklı geri bildirim mekanizmaları da bu iletişimi sürekli kılmamızı sağlıyor. “Penti Plus” gibi dijital kanallarımızla ise çalışma arkadaşlarımızın bilgiye ve şirket içindeki sistemlere daha hızlı ve kolay erişmesini sağlayarak iletişimi destekliyoruz.

Çünkü Penti’de çalışan sesi, belirli dönemlerde aldığımız bir geri bildirimden çok daha fazlasını ifade ediyor. Merkezden ve sahadan gelen her görüş, iş yapış biçimlerimizi geliştiren ve kararlarımızı besleyen değerli bir kaynak. Bu nedenle dinlemek kadar, duyduğumuzu aksiyona dönüştürmeyi ve çalışma arkadaşlarımızın kendi katkılarının yarattığı değişimi görebilmesini de önemsiyoruz. Penti kültürünü de tam olarak bu birlikte düşünme, birlikte karar verme ve birlikte geliştirme anlayışıyla büyütüyoruz.

Penti’de çalışanların kendilerini değerli, desteklenmiş ve markanın bir parçası hissetmeleri için nasıl bir deneyim tasarlıyorsunuz? Kariyer gelişimi, eğitim, esenlik ve aidiyet tarafında öne çıkan uygulamalarınız neler?

Penti’de çalışan deneyimini, çalışma arkadaşlarımızın kendilerini değerli hissettikleri, gelişebildikleri ve kendi geleceklerini görebildikleri bütünsel bir yolculuk olarak ele alıyoruz. Çünkü perakendede güçlü bir müşteri deneyiminin, öncelikle güçlü bir çalışan deneyiminden geçtiğine inanıyoruz. Temas ettiğimiz her noktada Penti deneyimini yaşatabilmenin yolu da çalışma arkadaşlarımızın bu kültürü önce kendilerinin deneyimlemesinden geçiyor.

Bu nedenle çalışma arkadaşlarımızın Penti’de yalnızca bugünkü rollerini değil, bundan sonraki kariyer yolculuklarını da görebilmelerini önemsiyoruz. Kariyer Rotam yaklaşımımızla kariyer yollarını daha görünür hale getiriyor; terfi, görev değişikliği ve farklı deneyimlerle gelişimi destekliyoruz. Penti’nin büyüme yolculuğuyla birlikte farklı rollerin ve ülkelerin sunduğu kariyer fırsatlarını da çalışma arkadaşlarımız için önemli bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Misafir Çalışan Programımız ile farklı ekipleri ve rolleri deneyimleme, yeni yetkinlikler kazanma ve Penti’yi farklı açılardan tanıma fırsatı yaratıyoruz.

Gelişim tarafında ise her kariyer aşamasının ihtiyacının farklı olduğuna inanıyoruz. Mağaza ekiplerimizin mesleki gelişiminden genç yeteneklerimizin kariyer yolculuğuna, uzmanlık gelişiminden liderliğe kadar farklı ihtiyaçlara yönelik öğrenme deneyimleri tasarlıyoruz. Being Maestro Liderlik Okulumuz da yöneticilerimizin kendi liderlik yetkinliklerine ek olarak ekiplerini geliştirme ve güçlendirme becerilerini desteklediğimiz önemli programlarımızdan biri.

Çalışan deneyimini elbette yalnızca kariyer ve eğitimle sınırlamıyoruz. Esenlik, aidiyet, takdir edilmek, sesini duyurabilmek, fırsatlara eşit şekilde erişebilmek ve kendini güvende hissetmek de bu deneyimin ayrılmaz parçaları. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık alanında attığımız adımlarla da herkesin kendisi olabildiği, potansiyelini ortaya koyabildiği bir çalışma ortamını güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Tüm bu yaklaşımın sonunda çalışma arkadaşlarımızın Penti’ye baktıklarında bugün yaptıklarına ek olarak, burada kendileri için yaratabilecekleri geleceği de görmelerini istiyoruz. Bizim için güçlü bir çalışan deneyiminin en güzel karşılığı, her Pentilinin “Penti’de benim için bir gelecek var ve ben bu geleceğin bir parçasıyım” diyebilmesi.

Önümüzdeki dönemde Penti’nin çalışan deneyimi ve kurum kültürü açısından öncelikleri neler olacak? Sizce geleceğin perakende organizasyonlarını çalışan tarafında hangi yaklaşımlar ayrıştıracak?

Çalışan beklentilerinin hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün insanlar yalnızca nerede çalıştıklarına önem vermiyorlar; nasıl bir liderle çalıştıklarına, ne kadar gelişebildiklerine, fikirlerinin ne ölçüde karşılık bulduğuna ve yaptıkları işin yarattığı etkiye de bakıyorlar. Perakendede ise buna, sahada ve müşterilerimizle doğrudan temas eden çalışma arkadaşlarımızın değişen ihtiyaçlarını doğru anlamak ve onlara daha iyi bir deneyim sunmak da ekleniyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde odağımız; çalışan sesini karar mekanizmalarımıza daha güçlü şekilde taşımak, kariyer ve gelişim fırsatlarını daha görünür hale getirmek, liderlik kültürümüzü güçlendirmek ve teknolojiyi çalışan deneyimini kolaylaştıran bir araç olarak daha etkin kullanmak olacak.

Yapay zekâ ve dijitalleşme de bu dönüşümün önemli bir parçasını temsil ediyor. YZ bugün operasyonlardan müşteri deneyimine, karar alma süreçlerinden günlük iş yapış biçimlerimize kadar pek çok alanı yeniden şekillendiriyor. Ancak biz bu dönüşümü yalnızca yeni teknolojileri hayata geçirmek olarak görmüyoruz. Asıl önemli olanın, çalışma arkadaşlarımızın yeni yetkinlikler kazanması ve teknolojinin sağladığı imkânlarla potansiyellerini daha fazla ortaya koyabilmeleri olduğuna inanıyoruz.

Penti’de YZ ve otomasyonu, insanın yaptığı işi ortadan kaldıran bir araç yerine, insanın katma değerli işlere zaman ayırmasını sağlayan bir fırsat olarak görüyoruz. YZ ajanlarını çalışma arkadaşlarımızın yerine değil, yanına konumlandırıyoruz. Rutin işleri teknolojiyle kolaylaştırırken; yaratıcılık, problem çözme, iş birliği, liderlik ve üye deneyimi gibi insana özgü yetkinlikleri daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Geleceğin perakende organizasyonlarını ayrıştıracak yaklaşımın da tam olarak burada olduğuna inanıyoruz. Teknolojiyi yalnızca kullanan değil, teknolojiyle birlikte insanını da geliştiren organizasyonlar güçlü şekilde var olmaya devam edecek. Çünkü teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, perakendenin merkezinde insan olmaya devam edecek. Çalışanını dinleyen, ona güvenen, gelişmesi için alan açan ve değişimi çalışanlarıyla birlikte tasarlayan organizasyonların geleceği şekillendireceğine inanıyoruz.

Biz de Penti’de geleceği; teknolojinin gücünden yararlanan, veriden beslenen ama odağında her zaman insanı tutan bir organizasyon olarak tasarlıyoruz. Penti’nin ritmini de insan, teknoloji ve gelişim arasındaki bu dengeyle birlikte oluşturmaya devam edeceğiz.

Son Haberler

Cumhuriyet Coşkusuna Ortak Olan Markalar!

Cumhuriyet’in 103. yılına özel olarak 29 Ekim 2026’da Türkiye’nin önde gelen markaları yeniden sahnede. Her yıl olduğu gibi bu...

Interbrand 2026 Sıralaması Moda Sektöründeki Kazananları ve Kaybedenleri Ortaya Koydu

Interbrand’in 2026 yılı küresel marka sıralaması, moda sektöründe marka değerlerinin farklı yönlerde ilerlediğini ortaya koyuyor. Hermès yükselişini sürdürürken Nike’ın...

McDonald’s Asya’da 4.000 Mağazaya Ulaştı: 2030 Hedefi 5.000

McDonald’s’ın Asya operasyonları yalnızca fiziksel mağaza yatırımlarıyla sınırlı değil. Şirket, bölgeyi aynı zamanda menü inovasyonu, yerel tüketici alışkanlıklarına uyum...

Mediamarkt ve Saturn’ün Çinlilere Satışına Onay Çıktı

Çin merkezli e-ticaret ve teknoloji şirketi JD.com’un, MediaMarkt ve Saturn markalarının sahibi Alman perakende grubu Ceconomy’yi yaklaşık 2,2 milyar...
spot_img

İlgili Haberler

Carter’s, Kârlılığını Artırırken Mağazacılık ve Ürün Yönetimini Yeniden Yapılandırıyor

ABD merkezli çocuk giyim perakendecisi Carter’s, 2026’nın üçüncü çeyreğinde...

Forrester: ABD’de 2027 Perakende Sektöründe Reel Büyüme Sıfıra Yaklaşabilir

Araştırma şirketi Forrester, 2027 yılı perakende tahminlerinde ABD’de reel...
spot_img