Lokasyon analitiği şirketi Placer.ai, 2027 yılında perakende ve yeme-içme sektörü açısından öne çıkması beklenen beş ABD pazarını belirledi: Stockton, Phoenix, Boise, Nashville ve Ocala. Şirketin “5 Markets to Watch in 2027” başlıklı araştırmasına göre bu beş bölge, 2024-2025 döneminde nüfus artışında ABD metropol ortalamasını aşarken, perakende ve yeme-içme ziyaretlerinde de ülke genelinden daha güçlü bir performans sergiledi.
Araştırma, perakende yatırımlarında yalnızca büyük ve geleneksel ticaret merkezlerine odaklanmanın yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. Nüfus hareketleri, istihdam olanakları, hane oluşumu ve tüketici trafiği; yeni mağaza lokasyonlarının belirlenmesinde giderek daha önemli göstergeler haline geliyor. Placer.ai’nin değerlendirmesi, büyüme fırsatlarının büyük metropollerin dışındaki pazarlarda da oluşabileceğini ortaya koyuyor.
Stockton’dan Phoenix’e: Beş pazarın büyüme dinamikleri
Araştırmada öne çıkan Stockton, özellikle yeme-içme sektöründeki ziyaret artışıyla dikkat çekiyor. San Francisco Körfez Bölgesi’ne kıyasla daha uygun yaşam maliyetleri sunması, bölgeyi çalışanlar ve aileler için alternatif bir yerleşim alanına dönüştürüyor. Stockton’da hızlı servis restoranlarının ziyaretleri yıllık bazda yüzde 1,5 artarken, fast-casual restoranlarda büyüme yüzde 5,2’ye ulaştı. Bu oran, fast-casual segmentinde hem Kaliforniya hem de ABD genelindeki artışın yaklaşık iki katı seviyesinde gerçekleşti.
Phoenix, hızlı nüfus artışı ve güçlü istihdam piyasasıyla öne çıkıyor. Özellikle TSMC’nin bölgede genişleyen yarı iletken yatırımları, yeni istihdam ve hane oluşumunu destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Placer.ai verilerine göre indirim mağazaları, giyim ve elektronik perakendesi gibi kategorilerdeki ziyaret artışları ülke ortalamasının üzerinde. Bu durum, günlük ihtiyaçlara yönelik mağazalar kadar yaşam tarzı odaklı perakendeciler için de büyüme alanı yaratıyor.
Boise, Nashville ve Ocala da nüfus hareketleri ve tüketici trafiği açısından izlenmesi gereken pazarlar arasında yer alıyor. Üç bölgenin de ortak özelliği, büyük metropollerin dışındaki büyüme potansiyelinden yararlanmaları. Araştırma, her pazarın farklı ekonomik dinamiklere sahip olduğunu ve perakende yatırımlarının bu yerel koşullar dikkate alınarak planlanması gerektiğini vurguluyor.
Mağaza lokasyonu seçiminde yeni kriter: Tüketici trafiğinin yönü
Placer.ai’nin bulguları, perakende genişleme stratejilerinde nüfus artışının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını ortaya koyuyor. Yeni hane oluşumu, istihdam yapısı, tüketicilerin alışveriş ve yeme-içme alışkanlıkları ile alışveriş merkezlerine yönelik ziyaret eğilimleri birlikte değerlendirilmeli. Özellikle perakende trafiğinin ülke ortalamasından daha hızlı arttığı bölgeler, yeni mağaza yatırımları için önemli fırsatlar sunabilir.
Türkiye’deki perakende sektörü açısından da bu yaklaşım dikkat çekici. Mağaza açılış kararlarında yalnızca büyükşehirlerin merkezi lokasyonlarına odaklanmak yerine, nüfus hareketlerinin hızlandığı gelişen şehirleri ve ilçeleri de değerlendirmek gerekiyor. Yerel tüketici profili, satın alma gücü, ulaşım bağlantıları ve bölgesel istihdam verileri, mağaza yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından belirleyici olabilir.
Perakendede doğru lokasyon, yalnızca bugün yüksek ziyaretçi trafiğine sahip olan değil, gelecekte tüketici talebinin hangi bölgelerde yoğunlaşacağını öngörebilen markalar için rekabet avantajı yaratıyor.

