Belçika’da Delhaize, Carrefour ve Spar mağazalarındaki soğutma sistemlerinde yaşanan kesintiler, gıda perakendesinde siber güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı. 2 Kasım’da ortaya çıkan olayda Delhaize’nin en az 40 mağazası etkilenirken Carrefour Belgium’da da yaklaşık 15 mağazada benzer sorunlar bildirildi. Bazı mağazalarda buzdolabı ve dondurucuların sıcaklığı yaklaşık 15 dereceye kadar yükseldi. Delhaize olayı henüz doğrulanmış bir siber saldırı olarak değil, bilişim sistemi kaynaklı bir olay olarak tanımlarken sistemlerin yeniden devreye alınması için çalışma başlattı.
Soğuk Zincirdeki Kesinti Mağaza Operasyonlarını Etkiliyor

Soğutma sistemlerinde yaşanan sıcaklık artışı, özellikle taze ve dondurulmuş gıda ürünleri açısından ciddi risk oluşturuyor. Bazı mağaza yöneticileri ürünleri koruyabilmek için soğutuculu kamyonlar devreye aldı. Ancak sıcaklık kontrolünün sağlanamadığı noktalarda ürünlerin imha edilmesi gerekebileceği belirtiliyor. Olayın toplam ekonomik zararı henüz açıklanmış değil. Ayrıca Delhaize ve Carrefour’daki kesintilerin aynı teknik nedenden kaynaklandığı da doğrulanmış değil.
Yaşananlar, market operasyonlarında çoğu zaman arka planda kalan teknik altyapının ticari faaliyetler açısından ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Soğutma sistemleri yalnızca enerji tüketimini ve mağaza içi konforu yöneten ekipmanlar değil; ürün güvenliği, stok kaybı ve gıda tedarik zincirinin devamlılığı açısından temel operasyon bileşenleri arasında yer alıyor.
Perakendede Siber Güvenlik Fiziksel Operasyonların da Meselesi
Olayın olası bir siber saldırıyla bağlantılı olabileceği değerlendirilirken, Belçika’daki gelişmeler Avrupa’da daha önce yaşanan benzer vakaları da hatırlatıyor. Ekim ayında Fransa’da gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce süpermarketin soğutma sistemleri etkilenmiş, bazı ekipmanların sıcaklık ayarları uzaktan değiştirilmişti. Uzmanlar, internete açık bırakılan ve güncel güvenlik desteği almayan eski kontrol sistemlerinin bu tür saldırılara karşı daha savunmasız olabileceğine dikkat çekiyor.
Bu gelişme, perakende şirketlerinin dijital güvenliği yalnızca müşteri verileri, ödeme sistemleri ve e-ticaret altyapısıyla sınırlı değerlendirmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Mağaza içindeki soğutma, havalandırma, enerji yönetimi ve depo otomasyon sistemleri de dijital ağlara bağlı çalıştığı için siber risklerin doğrudan fiziksel operasyonlara yansıması mümkün. Özellikle geniş mağaza ağına sahip zincirlerde merkezi sistemlerin güvenliği, bakım süreçleri ve acil durum prosedürleri birlikte ele alınmalı.
Türkiye açısından da soğuk zincirin yoğun kullanıldığı süpermarketler, indirim marketleri ve lojistik merkezleri için bu gelişme önemli bir uyarı niteliğinde. Perakendede siber güvenlik artık yalnızca dijital verileri koruma meselesi değil; ürün güvenliğini, stokları ve mağazaların kesintisiz çalışmasını koruma meselesi.
