Beykoz Kundura, 2026–2027 döneminde endüstriyel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması odağında sinema, sahne sanatları, müzik, araştırma ve öğrenme programlarını sürdürüyor. Kundura Hafıza, Kundura Sinema, Kundura Sahne ve KunduraLab çatısı altında farklı disiplinleri bir araya getiren Beykoz Kundura, yeni dönemde de tarihi yerleşkesini kültürel üretim ve etkileşim alanı olarak yaşatıyor.

İstanbul’un sanayi tarihine tanıklık eden Beykoz Kundura, 1800’lerin başına uzanan geçmişiyle kentin önemli endüstriyel miras alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzun yıllar Sümerbank Deri ve Kundura Sanayi Müessesesi olarak üretimin sürdüğü tarihi fabrika, bugün özgün mimarisini ve endüstriyel kimliğini koruyarak kültür-sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapıyor. Geçmişin üretim belleğini günümüzün sanatsal üretimleriyle buluşturan Beykoz Kundura, 5 Kasım’da düzenlediği basın toplantısında 2026–2027 dönemine ilişkin programını ve yeni sezonun öne çıkan başlıklarını basın mensuplarıyla paylaştı. Toplantı kapsamında misafirler, Beykoz Kundura’nın endüstriyel geçmişini ve üretim belleğini yansıtan Kundura Hafıza sergisini de gezdi.

Beykoz Kundura Kültür ve Sanat Direktörü Buse Yıldırım, yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde, “Beykoz Kundura’da kültür-sanat yaklaşımımızı, buranın endüstriyel mirasını ve üretim belleğini koruyarak geleceğe taşımak üzerine kuruyoruz. Hafıza, Sinema ve Sahne programlarımızla geçmişin birikimini bugünün sanatsal üretimleriyle buluştururken farklı disiplinlerden sanatçıları, araştırmacıları ve izleyicileri aynı çatı altında bir araya getirmeyi önemsiyoruz.” dedi.
Kundura Hafıza ile endüstriyel miras geleceğe taşınıyor

Beykoz Kundura’nın kültür politikası, tarihi yapıların korunmasının yanı sıra fabrikanın üretim geçmişini, çalışanlarının hikâyelerini ve ortak belleğini yaşatmayı da kapsıyor. Bu yaklaşımın merkezinde yer alan Kundura Hafıza, 2015 yılından bu yana yürüttüğü arşiv, araştırma ve sözlü tarih çalışmalarıyla fabrikanın endüstriyel ve toplumsal tarihini kayıt altına alıyor. Bugüne kadar 200’ü aşkın fabrika çalışanı ve ailesiyle gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda yaklaşık 5 bin fotoğraf, belge ve obje arşive kazandırıldı.
Ekim 2025’te araştırmacıların kullanımına açılan Kundura Hafıza Kütüphanesi de sanayi tarihi, emek tarihi ve kültürel miras alanlarındaki yayın koleksiyonuyla araştırmacılara kaynak sunuyor. Arşiv ve araştırma çalışmalarını farklı yaş gruplarına yönelik öğrenme programlarıyla destekleyen Kundura Hafıza; çocuk ve yetişkin atölyeleri, Kültürel Miras Yaz ve Kış Okulları, öğretmen eğitimleri ve Çocuk Kültür Festivali gibi programlarla kültürel miras bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Hafıza Konuşmaları, Vardiya ve Yerli Malı Haftası ise araştırma ve üretimi kamusal buluşmalarla bir araya getiriyor.
Sinema, sahne ve müzik programları yeni dönemde de devam ediyor

Eski kazan dairesinin dönüştürülmesiyle açılan Kundura Sinema, restore klasiklerden belgesellere, sessiz sinema örneklerinden özel gösterimlere uzanan repertuvarıyla sinema mirasını izleyiciyle buluşturuyor. Kundura Sahne ise tiyatro, dans, performans ve müzik alanlarında ulusal ve uluslararası sanatçıların çalışmalarına ev sahipliği yapıyor. Uluslararası ortak yapımlar ve yeni üretimlere alan açan sahne, farklı disiplinler arasında yaratıcı iş birliklerini destekliyor.
Sinema ve performans sanatlarında araştırma ve geliştirme süreçlerini destekleyen KunduraLab çatısı altındaki DocLab programı da belgesel sinemacıları uluslararası profesyonellerle buluşturarak proje geliştirme, mentorluk ve yaratıcı üretim süreçlerine katkı sunuyor.
Yeni dönemin programında konserler, söyleşiler ve üretim buluşmaları var

Beykoz Kundura’nın 2026–2027 dönemi programında farklı yaş gruplarına yönelik atölyeler, söyleşiler, film gösterimleri ve konserler öne çıkıyor. 7 Kasım’da düzenlenecek “Hafıza Konuşmaları V: Beyazperdede Atatürk” buluşması, sinema ve toplumsal hafıza ekseninde izleyicileri bir araya getiriyor. 26 Eylül–13 Aralık tarihleri arasında devam eden “Beykoz Kundura’da Bir Akşamüstü” konser serisi ise Sinafi Trio, Telli Davul ve Coşkun Karademir Trio gibi farklı müzisyen ve projeleri ağırlıyor.
Programın öne çıkan buluşmalarından biri de 12–13 Aralık tarihlerinde beşinci kez düzenlenecek Tutum, Yatırım ve Yerli Malı Haftası. Programda, pamuk ve tekstil üretiminin tarihsel ve ekonomik boyutlarını ele alan panellerin yanı sıra Üretici Pazarı, çocuk ve yetişkin atölyeleri, Yerli Yerinde Masallar sözlü anlatı buluşması, Yerli Bağ Rotaları tadım etkinliği, Sümerbank’ın görsel belleğine odaklanan film gösterimleri ve konserler yer alıyor. Rattan sepet örme, dokuma ve deri tasarım atölyeleri de geleneksel üretim pratiklerini katılımcılarla buluşturuyor.
Kültürel sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik odağı

Beykoz Kundura, sürdürülebilirliği tarihi yapıların korunması, mevcut kaynakların değerlendirilmesi ve kültürel üretimin devamlılığı üzerinden ele alıyor. Kundura Hafıza’nın arşiv ve öğrenme çalışmalarıyla kültürel sürdürülebilirliği desteklerken, sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen Askıda Bilet uygulaması aracılığıyla kültür ve sanata erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor.
Tarihi yerleşkenin sosyal yaşamına katkı sağlayan Demirane Restaurant ve Yağhane de gastronomi ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapıyor. Kundura Bostan’dan gelen taze ürünlerle hazırlanan lezzetleriyle öne çıkan Demirane, tüm gelirini Birebir Eğitim Vakfı’na bağışlayarak gastronomiyi sosyal faydayla buluşturuyor.
Beykoz Kundura, 2026–2027 döneminde de endüstriyel mirası koruma ve yaşatma yaklaşımını kültür-sanat üretimiyle bir arada ele alarak farklı disiplinleri ve kuşakları aynı çatı altında buluşturmayı sürdürüyor.
