Chery Group bünyesinde faaliyet gösteren AiMOGA Robotics, ev yaşamına yönelik geliştirdiği ilk insansı robotu Mobo’yu tanıtarak küresel ön sipariş sürecini başlattı. Çin’in Wuhu kentinde düzenlenen lansmanda tanıtılan robot; çocuklara hikâye anlatma, İngilizce öğrenme etkinlikleri sunma, yaşlılara günlük görevleri hatırlatma ve aile bireyleriyle sohbet etme gibi işlevlerle öne çıkıyor. Şirket, otomotiv sektöründeki mühendislik, üretim ve kalite yönetimi deneyimini robotik teknolojilere aktararak insansı robotları günlük yaşamın bir parçası hâline getirmeyi hedefliyor.
Otomotivden Robotik Teknolojilere Uzanan Dönüşüm
90 santimetre boyundaki Mobo, 22 serbestlik dereceli hareket sistemiyle yürüyebiliyor ve çeşitli fiziksel hareketleri gerçekleştirebiliyor. 20’den fazla dilde iletişim kurabilen robot, aile bireylerini tanıma ve geçmiş etkileşimleri hatırlama özellikleriyle kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı amaçlıyor.
Robotun merkezinde, AiMOGA tarafından geliştirilen MoAgent yapay zekâ sistemi bulunuyor. Sistem; çevreyi algılama, görev planlama, hareketleri yönetme ve değişen koşullara yanıt verme gibi yetenekleri bir araya getiriyor. Şirketin açıklamasına göre Mobo, aynı anda 16 görevi yönetebiliyor ve kesintilere 0,2 saniyenin altında yanıt verebiliyor. Bu özellikler, insansı robotların yalnızca komutları yerine getiren cihazlar olmaktan çıkarak birden fazla görevi yönetebilen sistemlere dönüşme hedefini yansıtıyor.
Robotik Teknolojilerde Yeni Bir Kullanım Alanı
Mobo’nun lansmanı, yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin otomotiv üretimi dışındaki alanlara taşınmasına yönelik girişimlerin bir örneği. Chery, üretim ve tedarik zinciri deneyimini kullanarak robotik sistemleri daha geniş kullanıcı gruplarına ulaştırmayı hedefliyor. Ancak bu teknolojilerin günlük yaşamda yaygınlaşması; güvenilirlik, kullanım kolaylığı, kişisel verilerin korunması ve fiyat erişilebilirliği gibi unsurlara bağlı olacak.
Perakende sektörü açısından bu gelişme, insansı robotların gelecekte mağaza içi müşteri deneyimi ve hizmet süreçlerinde nasıl kullanılabileceğine ilişkin yeni sorular ortaya çıkarıyor. Müşterileri karşılayan, ürünler hakkında bilgi veren, farklı dillerde iletişim kuran veya belirli görevleri yerine getiren robotlar; özellikle teknoloji mağazaları, alışveriş merkezleri ve deneyim odaklı mağazalarda değerlendirilebilir. Bununla birlikte Mobo’nun ev kullanımına yönelik tasarlanmış olması, bu uygulamaların doğrudan ticari kullanıma hazır olduğu anlamına gelmiyor.
Türkiye’deki perakendeciler için önemli olan, robot teknolojilerini yalnızca dikkat çeken bir yenilik olarak değil, belirli bir müşteri ihtiyacını veya operasyonel sorunu çözüp çözmediği üzerinden değerlendirmek. Teknolojinin maliyeti, çalışanlarla iş birliği ve müşteri kabulü, olası yatırımların geri dönüşünü belirleyen temel faktörler arasında yer alacak.
Mobo, insansı robotların günlük yaşama girişine yönelik yeni bir adımı temsil ederken perakende için de yapay zekânın fiziksel dünyadaki kullanım alanlarını yeniden düşünme fırsatı sunuyor.

