Bölgesel gerilimler, turist harcamalarındaki düşüş ve ekonomik belirsizlikler perakende sektörünü yeniden baskı altına alırken, ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, sektörün önümüzdeki dönemde daha zorlu bir rekabet ortamına hazırlanması gerektiğini belirtti.
ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticarette yaşanan aksaklıkların perakende sektörünün dengelerini yeniden değiştirdiğini ifade ederken; ABD ile İran arasındaki gerilim başta olmak üzere bölgedeki gelişmelerin, Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların ve lojistik süreçlerde yaşanan sorunların enerji maliyetlerinin yanı sıra tedarik zincirleri üzerinde de baskı oluşturduğunu belirtti. Sektör adına beklenen toparlanmanın 2027 yılına sarktığına yönelik Ekonomi Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Canlıel’e göre sektörün karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise yabancı ziyaretçilerin alışveriş harcamalarındaki düşüş. Türkiye’nin döviz kuru ve fiyat dengesi açısından yabancı turistler için geçmiş yıllardaki avantajını büyük ölçüde kaybettiğini ifade eden Canlıel, özellikle Rus turistlerin harcamalarında savaşın ilk dönemine göre belirgin gerileme yaşandığını aktardı.
İran-İsrail hattındaki gerilim nedeniyle Nevruz döneminde AVM’lere önemli katkı sağlayan İranlı turist sayısında ciddi azalma yaşandığını belirten Canlıel, Orta Doğu ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısının da uçuş iptalleri ve güvenlik endişeleri nedeniyle düştüğünü kaydetti. Türkiye genelinde tax free işlem adetlerinde yaklaşık yüzde 9’luk gerileme yaşandığını hatırlatan Canlıel, ECE Türkiye’nin güçlü yerel ziyaretçi profili sayesinde bu etkinin portföylerinde daha sınırlı hissedildiğini söyledi.
“Yılın son çeyreğinde mağaza kapanışları görülebilir”
Artan konkordato başvurularını da değerlendiren Canlıel, mevcut portföylerinde önemli bir sorun yaşanmadığını ancak yılın son çeyreğine ilişkin temkinli olduklarını dile getirdi. Perakendecilerin nakit akışını doğru yönetmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Canlıel, birçok markanın küçülerek büyüme stratejisini benimsemek zorunda kalabileceğini belirtti.
Operasyonel verimliliğin belirleyici olacağı yeni dönemde zarar eden mağazaların kapatılmasının gündeme gelebileceğini ifade eden Canlıel, özellikle Ekim, Kasım ve Aralık aylarında bazı sektörlerde mağaza kapanışlarının yaşanabileceğini öngördü.
İstanbul’da dört yeni AVM aynı dönemde açılıyor
Perakende sektöründe talebin yavaşladığı bir dönemde İstanbul’da dört yeni AVM’nin hizmete girecek olması da sektörün gündemindeki başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Eylül ayında Çekmeköy Park AVM’nin açılışına hazırlanan ECE Türkiye, aynı dönemde Koru Florya, İstanbul Finans Merkezi ve havalimanı bölgesindeki yeni projelerin de devreye gireceğine dikkat çekiyor.
Uluslararası markaların Türkiye ilgisi sürüyor
Ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin genç nüfusu ve tüketim potansiyeli sayesinde uluslararası markalar için cazibesini koruduğunu vurgulayan Canlıel, ECE’nin 12 ülkedeki operasyonlarının markaların Türkiye pazarına girişinde önemli rol oynadığını söyledi.
Bu kapsamda İspanyol aksesuar markası Mira Mira’nın ilk Türkiye mağazasının Marmara Park’ta açıldığını hatırlatan Canlıel, ayrıca 2.500-3.000 metrekare büyüklüğünde mağaza arayan uluslararası markalarla da görüşmelerin sürdüğünü aktardı. Sorunun markaların Türkiye’ye gelme isteği değil, uygun büyüklükte ve doğru lokasyonda mağaza bulunabilmesi olduğunu dile getirdi.
AVM’lerde deneyim odaklı dönem güçleniyor
ECE Türkiye verileri, tüketici davranışlarında da önemli bir değişime işaret ediyor. Şirketin portföyündeki AVM’lerde ortalama ziyaret süresi 2022 yılında 99,6 dakika seviyesindeyken, 2025 yılında 124,8 dakikaya yükseldi.
Canlıel, ziyaretçilerin artık yalnızca alışveriş yapmak için değil; sosyalleşmek, vakit geçirmek ve farklı deneyimler yaşamak amacıyla AVM’leri tercih ettiğini belirtti. Bu doğrultuda restoran alanlarının büyüdüğünü, eğlence konseptlerinin çeşitlendiğini, spor, sağlık ve güzellik hizmetlerinin daha fazla yer almaya başladığını ifade eden Canlıel, özellikle genç tüketicilerin ürün satın almaktan çok deneyim odaklı bir yaklaşım benimsediğini söyledi. Bu dönüşümün mağaza tasarımlarına da yansıdığını belirterek spor mağazalarında deneyim alanlarının arttığını, kitapçıların kafe konseptleriyle büyüdüğünü ve yaşam odaklı mağaza formatlarının giderek yaygınlaştığını dile getirdi.

