Google’ın Avrupa’daki arama sonuçlarında ürün gösterme biçimi yeniden değişiyor. Avrupa’nın büyük bölümünde Google Shopping’in ücretsiz ürün sonuçlarının görünürlüğü neredeyse sıfıra yaklaşırken, ürün karusellerinin yerini fiyat karşılaştırma servislerinin daha fazla yer aldığı yeni bir yapı almaya başladı. Değişiklik, Avrupa’daki yıl sonu alışveriş döneminin hemen öncesinde gerçekleşiyor.

Gelişme, Avrupa Birliği’nin Google’ın kendi hizmetlerini arama sonuçlarında üçüncü taraf hizmetlere göre avantajlı konumlandırmasına yönelik Dijital Pazarlar Yasası (DMA) uygulamalarıyla bağlantılı. Avrupa Komisyonu, Temmuz 2026’da Google’ın Shopping dahil kendi hizmetlerine aramada ayrıcalıklı davranmasının DMA’yı ihlal ettiğine karar vererek 460 milyon avro ceza vermişti.
Google Shopping’in Yerini Kim Alıyor?

Buradaki değişimin önemli tarafı, ürünlerin Google’dan tamamen kaybolması değil; ürün keşfinin Google tarafından nasıl dağıtıldığına ilişkin modelin değişmesi. Avrupa’daki yeni yapı, karşılaştırmalı alışveriş hizmetlerinin arama sonuçlarında daha fazla görünürlük kazanmasına alan açıyor. Google’ın kendi raporlarında da ürün reklamları yanında Comparison Shopping Services (CSS) reklamlarının kullanılmaya başlandığı ve arama sonuçlarında üçüncü taraf alışveriş hizmetleri için yeni formatlar geliştirildiği belirtiliyor. Bu durum perakendeciler açısından önemli çünkü Google uzun süredir yalnızca bir arama motoru değil, ürün keşfinin başladığı temel dijital vitrinlerden biri olarak çalışıyor. Ücretsiz Shopping görünürlüğünün azalması, özellikle Google Merchant Center ve organik ürün gösterimleri üzerinden trafik alan işletmeler için müşteri kazanım maliyetinin yeniden hesaplanmasını gerektirebilir.
Burada henüz tüm Avrupa ülkelerinde ve tüm arama sorgularında aynı kullanıcı deneyiminin oluştuğunu söylemek için erken. Ancak değişimin yönü, perakendeciler için önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Google üzerinden ücretsiz elde edilen ürün görünürlüğünün yerini zaman içinde daha fazla ücretli veya aracı kanal mı alacak?
Perakendede “Dijital Raf” Yeniden Dağıtılıyor

Fiziksel mağazada rafın hangi markaya ne kadar görünürlük sağladığı nasıl ticari bir karar ise, arama motorunda ürünün nerede ve nasıl gösterildiği de dijital perakendenin benzer bir alanı haline geldi. Google’ın Avrupa’daki değişiklikleri bu nedenle yalnızca teknoloji veya regülasyon başlığı olarak değil, dijital rafın yeniden düzenlenmesi olarak da okunabilir.
Türkiye açısından bakıldığında doğrudan aynı uygulamanın ne zaman ve nasıl hayata geçeceğine ilişkin bu kaynakta bir bilgi bulunmuyor. Ancak Türkiye’de e-ticaret yapan markalar için çıkarılabilecek daha geniş ders oldukça net: tek bir trafik kaynağına veya tek bir algoritmaya bağımlı dijital satış modeli giderek daha kırılgan hale geliyor. Marketplace’ler, sosyal ticaret, perakendecinin kendi uygulaması, arama reklamları ve giderek yapay zekâ destekli alışveriş kanalları aynı müşterinin karşısına çıkıyor. Google’ın Avrupa’daki dönüşümü de bu kanallar arasındaki rekabetin yalnızca tüketici tarafında değil, ürünün tüketiciye nasıl gösterildiği noktasında da yaşandığını gösteriyor.
Dolayısıyla perakendeciler için mesele yalnızca Google Shopping’deki görünürlüğü korumak olmayacak. Asıl stratejik konu, müşterinin ürünü nerede keşfettiğinden bağımsız olarak markaya ulaşabileceği daha dengeli bir dijital dağıtım yapısı kurabilmek olacak.
