Rusya, Nestlé ve Auchan’ın ülkedeki operasyonlarını “geçici yönetim” kapsamına aldı. Vladimir Putin’in 17 Eylül’de imzaladığı kararnameyle Nestlé’nin Rusya’daki şirketleri ile Auchan’ın yerel operasyonlarının yönetimi, Rusya merkezli L.E.V. Management’a devredildi. Karar, eski Leroy Merlin operasyonu Lemana Pro ve bazı FM Logistic şirketlerini de kapsıyor.
Mülkiyet Devri Değil, Ancak Kontrol Değişti

Burada önemli ayrım, şirketlerin hukuken doğrudan kamulaştırıldığına dair bir mülkiyet devrinin henüz gerçekleşmemiş olması. Kararname, söz konusu şirketlerdeki payların ve varlıkların geçici yönetimini L.E.V. Management’a veriyor. Ancak Rusya’da daha önce uygulanan benzer modellerin bazı durumlarda satış veya zorunlu varlık transferleriyle sonuçlanması, gelişmenin gelecekte nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlik yaratıyor.
Nestlé’nin Rusya’da yaklaşık 7 bin çalışanı ve altı fabrikası bulunuyor. Şirket, 2022 sonrasında ülkedeki faaliyetlerini önemli ölçüde daraltmış; reklam, sermaye yatırımları ve zorunlu olmayan ürünlerin satışlarını azaltmıştı. Buna rağmen Rusya’daki operasyonlar devam ediyordu ve ülkenin bugün Nestlé’nin toplam satışlarının yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğu tahmin ediliyor.
Auchan tarafında ise ölçek çok daha farklı. Şirket Rusya’da yaklaşık 230 mağaza ve online operasyon yürütüyor ve yaklaşık 30 bin kişiyi istihdam ediyor. Auchan’ın Rusya birimi, kararnameyle ilgili yetkililerden açıklama istediğini ve mağazaların mevcut durumda normal şekilde çalışmaya devam ettiğini bildirdi.
Rusya’da Operasyon Yapmanın Riski Farklı Bir Aşamaya Geçiyor
Bu gelişme, Rusya’da faaliyetlerini sürdüren global perakende ve FMCG şirketleri açısından yalnızca jeopolitik değil, operasyonel ve varlık yönetimi riski de yaratıyor. 2022’den bu yana Rusya, “dost olmayan” ülkelerden şirketlerin varlıklarına yönelik geçici yönetim mekanizmasını kullanıyor; Danone ve Carlsberg gibi şirketlerin Rusya operasyonlarında da benzer müdahaleler yaşandı.
Nestlé açısından finansal etkinin grubun toplam ölçeği içinde sınırlı kalabileceği değerlendirilse de konu yalnızca gelir kaybıyla sınırlı değil. Fabrika, çalışan, tedarik zinciri, marka ve dağıtım altyapısı gibi fiziksel varlıkların kontrolünün şirket yönetiminin dışına çıkması, uluslararası şirketlerin “pazarda kalmak” ile “pazardan çıkmak” arasındaki kararlarını çok daha karmaşık hale getiriyor.
Perakende açısından bakıldığında ise Rusya örneği, global markaların bir pazardan çıkış kararının yalnızca finansal bir optimizasyon olmadığını gösteriyor. Bir ülkede operasyonu sürdürmek, o ülkedeki mağaza, fabrika, lojistik ağı ve çalışanlar üzerinden uzun vadeli bir varlık pozisyonu taşımak anlamına geliyor. Nestlé ve Auchan gelişmesi de bu riskin yeniden gündemin merkezine geldiğini gösteriyor.
