<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Röportajlar &#8211; Bisektör</title>
	<atom:link href="https://www.bisektor.com/roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bisektor.com</link>
	<description>Perakende İletişim Platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 09:24:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2022/03/bisektor-harf-logo.png</url>
	<title>Röportajlar &#8211; Bisektör</title>
	<link>https://www.bisektor.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan: “Yeni İnci’yi Yaşam Tarzı ve Konfor Markası Haline Getiriyoruz”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/yeni-inci-yonetim-kurulu-baskani-furkan-atakan/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/yeni-inci-yonetim-kurulu-baskani-furkan-atakan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gurbet Kınık]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:24:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Furkan Atakan]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni İnci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=55301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Perakende sektörü, ürün odaklı yapıdan deneyim ve uzmanlık odaklı bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık yalnızca kaliteyi değil, markaların sunduğu deneyimi ve güven duygusunu da önemsiyor. Yeni İnci, 60 yılı aşkın üretim tecrübesi, 40 ülkeye ulaşan ihracat ağı ve deneyim odaklı mağazacılık yatırımlarıyla dönüşümünü sürdürüyor. Marka, ulaşılabilir kalite anlayışını kategori genişlemesi, cadde mağazacılığı ve yeni nesil [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/yeni-inci-yonetim-kurulu-baskani-furkan-atakan/">Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan: “Yeni İnci’yi Yaşam Tarzı ve Konfor Markası Haline Getiriyoruz”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Perakende sektörü, ürün odaklı yapıdan deneyim ve uzmanlık odaklı bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık yalnızca kaliteyi değil, markaların sunduğu deneyimi ve güven duygusunu da önemsiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni İnci, 60 yılı aşkın üretim tecrübesi, 40 ülkeye ulaşan ihracat ağı ve deneyim odaklı mağazacılık yatırımlarıyla dönüşümünü sürdürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Marka, ulaşılabilir kalite anlayışını kategori genişlemesi, cadde mağazacılığı ve yeni nesil mağaza konseptleriyle destekleyerek iç giyimin ötesinde bir yaşam tarzı ve konfor markası olmayı hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan</strong> ile gerçekleştirdiğimiz röportajda;<strong> kalite-fiyat dengesini, küresel büyüme stratejisini, deneyim mağazacılığını, kategori genişlemesini ve iç giyim sektörünün geleceğini konuştuk.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Perakendede son dönemde fiyat odaklı tüketimin güçlenmesine rağmen tüketicilerin kalite beklentisinden vazgeçmediğini görüyoruz. İç giyim gibi rekabetin yoğun olduğu bir kategoride, kalite-fiyat dengesini korumak markalar açısından nasıl bir önem taşıyor? Yeni İnci bu dengeyi nasıl yönetiyor?</strong></h2>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="447" height="447" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/06/images-1.jpg" alt="images 1" class="wp-image-55302" style="width:239px;height:auto" title="Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan: “Yeni İnci’yi Yaşam Tarzı ve Konfor Markası Haline Getiriyoruz” 1" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/06/images-1.jpg 447w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/06/images-1-400x400.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/06/images-1-250x250.jpg 250w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/06/images-1-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 447px) 100vw, 447px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">İç giyim, insan tenine doğrudan temas eden ve doğası gereği hem sağlık hem de yüksek konfor gerektiren, perakendenin en hassas kategorilerinden biri. Dolayısıyla ekonomik konjonktür ne olursa olsun, tüketicinin bu kategoride kaliteden ödün vermesi çok zor. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir pazarda kalite-fiyat dengesini koruyamayan markaların kalıcı olması mümkün değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni İnci olarak biz bu dengeyi <strong>&#8220;ulaşılabilir kalite&#8221;</strong> felsefesiyle yönetiyoruz. 60 yılın getirdiği üretim tecrübemiz ve güçlü tedarik zincirimiz sayesinde ham madde tedariğinden son ürüne kadar tüm süreçte ölçek ekonomisinin avantajlarını kullanıyoruz. Tasarımdan üretime her aşamayı kendi bünyemizde optimize ederek, maliyet verimliliğini fiyatlarımıza yansıtıyoruz. Tüketicimiz biliyor ki, Yeni İnci’den aldığı bir ürün uzun ömürlüdür, formunu kaybetmez ve sağlığa zararlı hiçbir materyal barındırmaz. Kaliteden ödün vermeden rasyonel fiyat politikamızı sürdürmek, sadık müşteri kitlemizin bize olan güveninin en büyük teminatıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Türk hazır giyim ve tekstil sektöründe markalaşma artık yalnızca üretim gücüyle değil, tasarım, hız ve global erişim kapasitesiyle de ölçülüyor. Yeni İnci’nin bugün 40 ülkeye ulaşan yapısına baktığınızda, uluslararası pazarlarda Türk markalarının rekabet avantajını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Türk tekstil ve hazır giyim sektörü, geçmişteki <strong>&#8220;fason üretici&#8221; </strong>kimliğini çoktan geride bıraktı. Bugün dünya genelinde tasarım gücü yüksek, trendleri belirleyen ve lojistik hızıyla fark yaratan bir konumdayız. Yeni İnci olarak biz de üretim gücümüzü tasarım inovasyonu ve küresel vizyonumuzla birleştirerek bugün 40 ülkeye ihracat gerçekleştiren küresel bir yapıya ulaştık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uluslararası pazarlarda Türk markalarının en büyük avantajı, Avrupa standartlarında yüksek kaliteli tasarımı, coğrafi yakınlığın getirdiği hız ve esneklikle sunabilmesidir. Biz Yeni İnci olarak, farklı coğrafyaların ve kültürlerin beden tipolojilerine, kalıp alışkanlıklarına ve tasarım tercihlerine hızla adapte olabilen çok esnek bir Ar-Ge ve tasarım ekibine sahibiz. Küresel pazardaki rekabet gücümüz, sadece bir ürünü ihraç etmekten değil, o pazardaki tüketicinin ihtiyacını en hızlı ve en doğru estetikle karşılayabilme kabiliyetimizden geliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Birçok perakende markasının AVM yatırımlarını gözden geçirerek yeniden cadde mağazacılığına yöneldiğini görüyoruz. Sizce bu dönüşümün arkasındaki temel dinamikler neler? Yeni İnci’nin cadde mağazacılığı odağını artırma kararında hangi faktörler etkili oldu?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Perakendede çok ciddi bir tüketici davranışı değişimi yaşanıyor. AVM’ler uzun yıllar boyunca sundukları konforla öne çıksa da günümüz tüketicisi artık daha hızlı, daha pratik ve <strong>&#8220;açık havada&#8221;</strong> sosyalleşebileceği alışveriş deneyimlerini tercih ediyor. Yüksek işletme maliyetleri, çalışma saatlerinin katılığı ve tüketicinin caddelerin o kendine has, organik ruhunu özlemesi perakendeyi yeniden sokaklara taşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni İnci olarak bizim cadde mağazacılığına olan odağımızı artırmamızda hem bu sektörel dönüşüm hem de doğrudan tüketiciye dokunma arzumuz etkili oldu. Cadde mağazaları, markamızın kimliğini ve ruhunu herhangi bir sınırlandırma olmadan sergileyebildiğimiz özgür alanlar sunuyor. Müşterimizle daha samimi, daha lokal ve ayak üstü uğranabilecek kadar hayatın içinde bir bağ kurmamızı sağlıyor. Stratejik lokasyonlarda açtığımız ve açacağımız cadde mağazalarıyla hem marka görünürlüğümüzü pekiştiriyor hem de alışverişi bir zorunluluktan ziyade keyifli bir cadde yürüyüşünün parçası haline getiriyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Fiziksel mağazaların yalnızca satış noktası değil, marka deneyiminin yaşandığı alanlara dönüştüğü bir dönemdeyiz. Eminönü’nde açmayı planladığınız deneyim mağazasıyla müşterilere nasıl bir değer sunmayı hedefliyorsunuz? Bu yatırımın marka algısına nasıl katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Eminönü projesi bizim için sadece ticari bir yatırım değil, Yeni İnci’nin vizyonunu ve perakendeye getirdiği yeni soluğu temsil eden çok prestijli bir adım. Eminönü, İstanbul’un, ticaretin ve tekstil tarihinin kalbi. Bu kadar köklü bir lokasyonda, geleneksel ticaretin tam ortasında modern bir &#8220;deneyim mağazası&#8221; açmak başlı başına heyecan verici.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüketiciler artık karmaşık ve sıkışık alışveriş alanları yerine daha ferah, organize ve odaklanmış alanları tercih ediyor. Biz de Eminönü deneyim mağazamızda <strong>&#8220;katlı kategori&#8221; </strong>konseptini hayata geçiriyoruz. Mağazamızın her katını tamamen bağımsız bir kategoriye (iç giyim, çorap, ev giyimi/seamless vb.) adayarak, her katta o ürün grubunun kendine has dünyasını ve zenginliğini sergileyeceğiz. Müşterilerimiz bir kata adım attığında, o kategoriye dair aradığı her şeyi başka hiçbir ürünle dikkatleri dağılmadan, derinlemesine ve konforla inceleyebilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alışverişi katlar arasında tematik bir yolculuğa dönüştüren bu model, hem süreci çok daha pratik hale getirecek hem de Yeni İnci’nin ürün çeşitliliğindeki gücünü ve kategorilerdeki uzmanlığını en net şekilde gözler önüne serecek. Bu yatırım, Yeni İnci’nin köklü geçmişini geleceğin perakende trendleriyle harmanlayarak marka algımızı çok daha yenilikçi, uzman ve tüketici odaklı bir noktaya taşıyacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>İç giyimden sonra çorap kategorisine giriş yapmanız, tüketicinin tek bir markadan daha geniş ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir strateji olarak da okunabilir. Sizce perakendede kategori genişlemesi markalar için nasıl bir büyüme fırsatı yaratıyor?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüz dünyasında zaman en değerli sermaye. Tüketici, güvendiği ve kalitesinden emin olduğu bir markanın çatısı altında, birbiriyle ilişkili diğer ihtiyaçlarını da tek seferde çözmek istiyor. İç giyimdeki uzmanlığımızı çorap kategorisine taşımamız, tamamen bu tüketici içgörüsünün ve pazar talebinin bir sonucu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kategori genişlemesi, eğer markanın ana DNA’sıyla uyumluysa, muazzam bir büyüme ve sadakat fırsatı yaratır. İç giyim ve çorap, birbirini tamamlayan, aynı sepeti büyüten ikiz kategoriler. Bu hamleyle hem mevcut müşterilerimizin yaşam boyu değerini artırıyoruz hem de markamıza yeni tüketici segmentleri kazandırıyoruz. Yeni İnci kalitesini çorap kategorisinde de gören tüketicimizle olan bağımız daha da derinleşiyor. Bu tür stratejik genişlemeler markayı sadece bir <strong>&#8220;ürün markası&#8221;</strong> olmaktan çıkarıp, bütünsel bir <strong>&#8220;yaşam tarzı ve konfor markası&#8221;</strong> haline getiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Üretim kapasitesini artıran, ihracat ağını genişleten ve yeni mağazacılık modellerine yatırım yapan markaların öne çıktığı bir dönemdeyiz. Önümüzdeki birkaç yıl içinde hem iç giyim sektöründe hem de perakende tarafında hangi dönüşümlerin belirleyici olacağını düşünüyorsunuz? Yeni İnci bu geleceğe nasıl hazırlanıyor?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Gelecek birkaç yılın perakende şifreleri; sürdürülebilirlik, dikişsiz/seamless teknolojiler, akıllı tekstiller önemini arttıracak. İç giyimde artık sadece şıklık yetmiyor, fonksiyonellik, vücut pozitifliği, her beden tipine uygun kusursuz kalıplar ve gün boyu yokmuş gibi hissettiren dikişsiz teknolojiler ön planda. Tüketici artık çevreye duyarlı, sürdürülebilir üretim süreçlerinden çıkan ürünleri talep ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni İnci olarak biz bu geleceğe dünün başarılarına yaslanarak değil, sürekli yatırım yaparak hazırlanıyoruz. Üretim tesislerimizde teknolojik dönüşümü ve otomasyonu önceliklendirerek kapasitemizi ve hızımızı artırıyoruz. Ar-Ge merkezimizde sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ipliklerle üretilen koleksiyonlar, tenle bütünleşen dikişsiz (seamless) ve lazer kesim serilerimiz üzerine aralıksız çalışıyoruz. 40 olan ihracat ülke sayımızı artırarak küresel ağımızı genişletirken, Eminönü gibi deneyim odaklı fiziksel mağazalarımızla dijital kanallarımızı tam entegre hale getiriyoruz. Özetle Yeni İnci, üretimiyle güçlü, tasarımıyla yenilikçi, mağazacılığıyla deneyim odaklı yapısını koruyarak geleceğin perakende dünyasında da öncü rolünü sürdürmeye hazır.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/yeni-inci-yonetim-kurulu-baskani-furkan-atakan/">Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan: “Yeni İnci’yi Yaşam Tarzı ve Konfor Markası Haline Getiriyoruz”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/yeni-inci-yonetim-kurulu-baskani-furkan-atakan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>D&#038;R Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı  Taner Bandırma: “Mağazalar; Kültür, Keşif ve Deneyim Ekonomisinin En Güçlü Temas Noktalarından Biri”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/dr-magazacilik-taner-bandirma-roportaj/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/dr-magazacilik-taner-bandirma-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gurbet Kınık]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 07:33:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[d&r]]></category>
		<category><![CDATA[röportraj]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Bandırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=55039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Perakende sektörü, ürün odaklı mağazacılıktan deneyim odaklı mağazacılığa doğru güçlü bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık mağazaları yalnızca alışveriş yapılan noktalar olarak değil; keşif, sosyalleşme ve ilham alanları olarak görüyor. Bu değişim, fiziksel mağazaların rolünü yeniden tanımlarken markaların müşteri deneyimine yaptığı yatırımları da hızlandırıyor. D&#38;R, kitap, teknoloji, oyun, hobi ve yaşam kategorilerini bir araya getiren yapısıyla [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/dr-magazacilik-taner-bandirma-roportaj/">D&amp;R Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı  Taner Bandırma: “Mağazalar; Kültür, Keşif ve Deneyim Ekonomisinin En Güçlü Temas Noktalarından Biri”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Perakende sektörü, ürün odaklı mağazacılıktan deneyim odaklı mağazacılığa doğru güçlü bir dönüşüm geçiriyor. Tüketiciler artık mağazaları yalnızca alışveriş yapılan noktalar olarak değil; keşif, sosyalleşme ve ilham alanları olarak görüyor. Bu değişim, fiziksel mağazaların rolünü yeniden tanımlarken markaların müşteri deneyimine yaptığı yatırımları da hızlandırıyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full"><img decoding="async" width="312" height="250" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/06/dr-logo.jpg" alt="D&amp;R Mağazacılık Direktörü Taner Bandırma: “Mağazalar; Kültür, Keşif ve Deneyim Ekonomisinin En Güçlü Temas Noktalarından Biri”" class="wp-image-55103" title="D&amp;R Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı  Taner Bandırma: “Mağazalar; Kültür, Keşif ve Deneyim Ekonomisinin En Güçlü Temas Noktalarından Biri” 2"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">D&amp;R, kitap, teknoloji, oyun, hobi ve yaşam kategorilerini bir araya getiren yapısıyla bu dönüşümün önemli oyuncularından biri olarak öne çıkıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Marka, mağazalarını yalnızca satış noktaları değil; kültür, deneyim ve etkileşim merkezleri olarak konumlandırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>D&amp;R Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı Taner Bandırma</strong> ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; deneyim odaklı mağazacılığı, omnichannel dönüşümünü, veri kullanımını ve perakendenin geleceğini konuştuk.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bugün tüketicinin mağazadan beklentisi yalnızca ürün satın almak değil; keşfetmek, vakit geçirmek ve deneyim yaşamak haline geldi. Sizce D&amp;R’ın çok kategorili mağaza yapısı değişen müşteri davranışları içinde nasıl bir konumda duruyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">D&amp;R olarak kendimizi yalnızca bir perakende markası ya da ürün satan bir mağaza zinciri olarak konumlandırmıyoruz. Bizim için mağazalar; kültür, keşif ve deneyim ekonomisinin en güçlü temas noktalarından biri. Değişen tüketici artık mağazaya sadece bir ihtiyaç için değil, ilham almak, vakit geçirmek ve bağ kurabileceği bir atmosfer deneyimlemek için geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kitap, müzik, teknoloji, hobi, oyun ve yaşam kategorilerini bir araya getiren çok katmanlı yapımız da tam olarak bu yeni beklentiye karşılık veriyor. D&amp;R mağazaları bugün yalnızca alışveriş yapılan alanlar değil; insanların kendi ilgi alanlarını keşfettiği, kendine ait hissettiği yaşam alanlarına dönüşüyor. Çünkü artık başarılı mağazacılığın temelinde yalnızca ürün çeşitliliği değil, insanın içinde zaman geçirmek isteyeceği bir deneyim yaratabilmek yatıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Perakendede fiziksel ve dijital deneyimin giderek iç içe geçtiği bir dönemdeyiz. Omnichannel yapı D&amp;R’ın mağazacılık stratejisini nasıl dönüştürüyor? Fiziksel mağazaların rolü sizce nasıl değişiyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Omnichannel stratejimizde dijital ve fiziksel dünyayı birbirine rakip değil, birbirini besleyen iki güçlü yapı olarak görüyoruz. Bugün müşterilerimizin bir ürünü online’da keşfedip mağazada deneyimlediğini ya da mağazada gördüğü bir ürünü daha sonra dijital kanaldan satın aldığını çok net gözlemliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık müşteri açısından kanal ayrımı değil, deneyimin kesintisiz olması önemli. Biz de tüm yatırımlarımızı müşterinin D&amp;R ile temas ettiği her noktayı tek bir deneyim gibi hissedeceği şekilde kurguluyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dijitalleşme hızlanırken fiziksel mağazaların rolü de dönüşüyor. Mağazalar artık yalnızca satış noktaları değil; deneyim, etkileşim ve kültürel buluşma alanları haline geliyor. Biz de online ve offline kanalların birbirini kusursuz tamamladığı, ilham veren bir alışveriş yolculuğu sunmaya odaklanıyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kitap, teknoloji, oyun, plak ve hobi gibi kategorilerde tüketici davranışlarının hızlı değiştiğini görüyoruz. Siz mağaza tarafında bugün hangi kategori dönüşümlerini daha net gözlemliyorsunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Mağaza içi dinamiklerde gerçekten çok güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Kitap kategorisinde yeni türlerin yükselişinin yanı sıra özellikle plak, kutu oyunları, koleksiyon ürünleri, hobi ve teknoloji aksesuarları gibi alanların artık dönemsel trendler olmaktan çıkıp kalıcı yaşam tarzlarına dönüştüğünü görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle pandemi sonrası dönemde tüketicinin yalnızca tüketmeye değil, iyi hissettiren deneyimlere ve kişisel ilgi alanlarına daha fazla yöneldiğini gözlemliyoruz. Plak, kutu oyunu ve hobi kategorilerindeki büyüme de biraz bu duygusal ihtiyaçtan besleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda “kendine alma” ve “hediye etme” motivasyonlarının da yeniden şekillendiğini görüyoruz. Biz de değişen trendleri ve özel gün dinamiklerini çok yakından takip ederek mağaza içi kurgularımızı, yerleşimlerimizi ve kategori önceliklerimizi oldukça çevik bir şekilde güncelliyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Perakendede artık yalnızca satış verisi değil; ziyaretçi davranışı, mağaza içi hareket ve sepet yapısı gibi veriler de operasyonları şekillendiriyor. Veri kullanımı D&amp;R’ın mağaza yönetiminde nasıl bir rol oynuyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün mağazacılıkta sezgi hâlâ çok önemli ancak artık tek başına yeterli değil. Veri; doğru ürünü, doğru lokasyonda, doğru zamanda müşteriye ulaştırabilmenin en kritik unsurlarından biri haline geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">D&amp;R olarak yalnızca neyin satıldığına değil; sepet yapısına, müşteri davranışlarına, dönemsel talep değişimlerine ve mağaza içi eğilimlere çok yakından bakıyoruz. Özellikle yapay zeka destekli analizler sayesinde mağaza dinamiklerini çok daha hızlı okuyabiliyor, operasyonlarımızı daha çevik ve verimli şekilde yönetebiliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım bize hangi mağazada hangi kategorinin öne çıkarılması gerektiğinden stok optimizasyonuna, müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe kadar pek çok konuda daha doğru karar alma imkânı sağlıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sadakat programlarının kampanya odaklı yapıdan çıkıp daha kişiselleştirilmiş bir modele geçtiğini görüyoruz. D&amp;R müşterisinin beklentileri bu tarafta nasıl değişiyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bugünün tüketicisi artık herkese aynı şekilde sunulan kampanyalardan çok, kendi ilgi alanlarına ve alışkanlıklarına hitap eden deneyimler bekliyor. Okur, koleksiyoner, oyuncu ya da hobi tutkunu… Her müşterinin D&amp;R ile kurduğu ilişki farklılaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz de sadakat yaklaşımımızı yalnızca indirim ve kampanya ekseninde değil, müşteriyi gerçekten anlayan bir deneyim modeli üzerine kuruyoruz. Çünkü sadakat artık puan biriktirmekten çok, müşterinin tutkularını anlayabilmekle ilgili.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amacımız kitapsever bir müşterimize sevdiği bir yazarın imza gününü duyurabilmek, koleksiyoner bir müşterimize ilgisini çekecek özel serileri ulaştırabilmek ya da bir oyuncuya tam aradığı deneyimi sunabilmek. Yani müşterimizi yalnızca alışveriş yapan biri olarak değil, kendi ilgi alanları etrafında oluşan bir topluluğun parçası olarak görüyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bugün mağazalar aynı zamanda marka deneyimi ve içerik üretim alanlarına dönüşüyor. Sizce önümüzdeki dönemde mağazacılık tarafında hangi dönüşümler öne çıkacak? D&amp;R bu gelecekte kendisini nasıl konumlandırıyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki dönemin en büyük dönüşümü, mağazaların tamamen deneyim ve sosyalleşme alanlarına evrilmesi olacak. Artık insanlar mağazalara yalnızca ihtiyaç için değil, zaman geçirmek, ilham almak ve kendilerini iyi hissettiren atmosferlerin parçası olmak için geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz de D&amp;R mağazalarını yalnızca birer perakende noktası olarak değil; kahve, kültür, keşif ve sosyalleşmenin iç içe geçtiği yaşam alanları olarak yeniden tasarlıyoruz. Bu vizyonun en somut adımlarından biri de D&amp;R Cafe açılımımız oldu. Kitap ve kahvenin yarattığı doğal sinerji, mağazalarımızda geçirilen zamanı artırırken ziyaretçilerimizi yalnızca alışveriş yapan değil, orada vakit geçirmek isteyen bir topluluğa dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki dönemde de mağazalarımızı atölyelerle, özel etkinliklerle, içerik ve deneyim alanlarıyla yaşayan kültür platformları olarak geliştirmeye devam edeceğiz. Çünkü gelecekte kazanan mağazalar, müşterinin yalnızca alışveriş yaptığı değil; tekrar tekrar dönmek istediği mekanlar olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/dr-magazacilik-taner-bandirma-roportaj/">D&amp;R Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı  Taner Bandırma: “Mağazalar; Kültür, Keşif ve Deneyim Ekonomisinin En Güçlü Temas Noktalarından Biri”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/dr-magazacilik-taner-bandirma-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gusto COO’su Emir Mete: “Perakendede Zamansız Tasarım ve Yerli Üretimle Güçlü Bir Model Kurduk”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/gusto-coosu-emir-mete-guclu-bir-model-kurduk/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/gusto-coosu-emir-mete-guclu-bir-model-kurduk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hande Özuygun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 07:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Fashion]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Markalar]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[emir mete]]></category>
		<category><![CDATA[gusto]]></category>
		<category><![CDATA[mağaza]]></category>
		<category><![CDATA[perakende]]></category>
		<category><![CDATA[seda bakan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=52946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>1970 yılından bu yana Türkiye moda perakendesinde istikrarlı bir yolculuk sürdüren Gusto, zamansız tasarım anlayışı ve yerli üretim yaklaşımıyla sektörde kendine özgü bir konum oluşturuyor. 55 yıllık bu köklü markanın bugününü ve geleceğini, değişen perakende dinamiklerini ve omnichannel stratejilerini markanın 3. Kuşak yöneticisi Gusto COO’su Emir Mete ile konuştuk. 1970’ten bu yana faaliyet gösteren bir marka [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/gusto-coosu-emir-mete-guclu-bir-model-kurduk/">Gusto COO’su Emir Mete: “Perakendede Zamansız Tasarım ve Yerli Üretimle Güçlü Bir Model Kurduk”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">1970 yılından bu yana Türkiye moda perakendesinde istikrarlı bir yolculuk sürdüren Gusto, zamansız tasarım anlayışı ve yerli üretim yaklaşımıyla sektörde kendine özgü bir konum oluşturuyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">55 yıllık bu köklü markanın bugününü ve geleceğini, değişen perakende dinamiklerini ve omnichannel stratejilerini markanın 3. Kuşak yöneticisi <strong>Gusto COO’su Emir Mete ile konuştuk.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>1970’ten bu yana faaliyet gösteren bir marka olarak Gusto’nun bugün Türkiye moda perakendesindeki konumunu nasıl tanımlıyorsunuz? 55 yıllık bu yolculukta sizi ayakta tutan temel perakende stratejileri neler oldu?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.bisektor.com/?s=gusto">Gusto</a>, bugün Türkiye moda perakendesinde erişilebilir premium segmentte, kalite ve güven üzerine inşa edilmiş güçlü bir marka konumuna sahip. 55 yıl boyunca ayakta kalabilmemizin en temel nedeni, modayı geçici bir tüketim alanı değil, uzun soluklu bir ilişki olarak görmemiz oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz hiçbir zaman sadece sezonluk trendlerin peşinden koşmadık. Müşterimizi dinleyen, onun hayatına gerçekten dokunan ürünler geliştirmeyi önceliklendirdik. Zamansız tasarım anlayışı, güçlü kalıp bilgisi ve perakendede istikrar; Gusto’nun temel yapı taşlarını oluşturdu. Bugün hâlâ bu yaklaşımın karşılığını görüyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye’de moda perakendesi son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçiriyor. Değişen tüketici beklentileri ve ekonomik koşullar, Gusto’nun mağaza ve kanal stratejisini nasıl etkiledi?</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" width="1024" height="817" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-1024x817.jpg" alt="Gusto x Seda Bakan 3 e1773649238580" class="wp-image-52950" style="aspect-ratio:1.2533865378557176;width:405px;height:auto" title="Gusto COO’su Emir Mete: “Perakendede Zamansız Tasarım ve Yerli Üretimle Güçlü Bir Model Kurduk” 3" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-1024x817.jpg 1024w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-400x319.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-768x612.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-1536x1225.jpg 1536w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-527x420.jpg 527w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-696x555.jpg 696w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580-1068x852.jpg 1068w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-3-e1773649238580.jpg 1605w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de tüketici artık çok daha bilinçli. Sadece fiyat değil; ürünün değeri, kullanım ömrü ve markanın duruşu sorgulanıyor. Bu dönüşüm, Gusto olarak bizi daha odaklı ve daha disiplinli bir perakende modeline yönlendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mağazacılıkta nicelikten çok nitelik, kanallarda ise ayrışmadan çok entegrasyon ön plana çıktı. Bugün her mağazamızı; bulunduğu lokasyon, müşteri profili ve metrekare verimliliği açısından detaylı şekilde ele alıyoruz. Aynı zamanda online ve offline kanalların birbiriyle uyumlu ilerlemesine büyük önem veriyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Gusto’nun %100 yerli üretim yaklaşımı ve zamansız tasarım anlayışı, operasyonel yapı ve maliyet yönetimi açısından nasıl bir model ortaya koyuyor? Bu tercihlerin perakende tarafında avantajları ve zorlukları neler?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">%100 yerli üretim, Gusto’nun DNA’sında yer alan stratejik bir tercih. Bu yapı bize hız, esneklik ve kalite kontrolü sağlıyor. Ürün geliştirmeden mağazaya kadar olan süreci yakından yönetebiliyoruz. Zamansız tasarım anlayışı ise perakende tarafında önemli bir denge unsuru yaratıyor. Sezon baskısının azaldığı, ürünlerin daha uzun süre raflarda kalabildiği bir yapı söz konusu. Elbette yerli üretimin maliyet baskıları var; ancak biz kısa vadeli avantajlar yerine uzun vadeli marka güvenini tercih ediyoruz. Bu da perakendede sürdürülebilir bir model oluşturuyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bugün mağazacılık tarafında nasıl bir yapılanma içindesiniz? Fiziksel mağaza deneyimini güçlendirmek adına hangi alanlara yatırım yapıyorsunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün mağazacılığı yalnızca satış yapılan bir alan olarak değil, marka deneyiminin yaşandığı bir temas noktası olarak ele alıyoruz. Bu nedenle mağaza yatırımlarımızda sadelik, netlik ve fonksiyonellik ön planda. Ürünün doğru sunumu, beden çeşitliliğinin rahatça deneyimlenmesi ve satış ekibinin müşteriye rehberlik eden bir rol üstlenmesi bizim için çok önemli.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda teknolojiyi, mağaza içi operasyonları kolaylaştıran ve müşteri deneyimini destekleyen bir unsur olarak konumlandırıyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Omnichannel perakende artık sektörün temel gündemlerinden biri. Gusto’nun online ve offline kanallar arasındaki dengesi nasıl şekilleniyor? Bu iki kanalın birbirini beslediğini düşünüyor musunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Biz online ve offline kanalları birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan yapılar olarak görüyoruz. Müşteri bugün ürünü online’da keşfedip mağazada deneyimleyebiliyor ya da mağazada gördüğü ürünü online’dan satın alabiliyor.Bu nedenle fiyatlama, stok yönetimi ve iletişim dili tüm kanallarda tutarlı ilerliyor. Omnichannel yaklaşım bizim için bir tercih değil, günümüz perakendesinin doğal bir gerekliliği.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>55.yılda Seda Bakan ile yapılan iş birliğini perakende perspektifinden nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tür marka yüzü iş birlikleri mağaza trafiği ve marka algısında nasıl bir etki yaratıyor?</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-1024x683.jpg" alt="Gusto x Seda Bakan 2 1" class="wp-image-52960" style="aspect-ratio:1.4993091320185907;width:419px;height:auto" title="Gusto COO’su Emir Mete: “Perakendede Zamansız Tasarım ve Yerli Üretimle Güçlü Bir Model Kurduk” 4" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-400x267.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-768x512.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-1536x1025.jpg 1536w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-2048x1366.jpg 2048w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-630x420.jpg 630w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-696x464.jpg 696w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-1068x712.jpg 1068w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/Gusto-x-Seda-Bakan-2-1-1920x1281.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">55.yıl iş birliğini, sadece bir reklam çalışması olarak değil; marka değerlerini temsil eden bir birliktelik olarak ele aldık. Seda Bakan, Gusto’nun zamansız, güçlü ve modern kadın kimliğiyle doğal bir uyum içindeydi. Perakende tarafında bu iş birliğinin mağaza trafiğine ve marka algısına net bir katkısı oldu. Doğru isimle yapılan iş birlikleri, yalnızca görünürlük değil, güven ve samimiyet de kazandırıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Önümüzdeki dönemde Gusto’nun büyüme planında hangi başlıklar öne çıkıyor? Yeni mağaza yatırımları, yeni pazarlar ya da farklı perakende modelleri gündeminizde mi?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki dönemde Gusto’nun büyüme stratejisi, sağlıklı ve kontrollü büyümeyle birlikte marka gücünü derinleştirmeye odaklanıyor. Bugün önceliğimiz; mevcut mağazalarımızın verimliliğini artırmak, ürün ve mağaza deneyimini daha da güçlendirmek. Yeni mağaza yatırımlarında seçici davranıyoruz. Lokasyon, müşteri profili ve uzun vadeli potansiyel bizim için belirleyici kriterler. Bunun yanında online kanalın hem Türkiye’de hem de yurt dışında daha güçlü bir yapıya kavuşması, büyüme planımızın önemli bir parçası. Farklı perakende modelleri tarafında ise temkinli ilerliyoruz. Gusto’nun DNA’sına uymayan hızlı ya da kontrolsüz modellerden özellikle kaçınıyoruz. Amacımız; köklü geçmişimizden aldığımız güçle, sürdürülebilir, kârlı ve uzun vadeli bir büyüme sağlamak.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/gusto-coosu-emir-mete-guclu-bir-model-kurduk/">Gusto COO’su Emir Mete: “Perakendede Zamansız Tasarım ve Yerli Üretimle Güçlü Bir Model Kurduk”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/gusto-coosu-emir-mete-guclu-bir-model-kurduk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CreatorDen CEO’su Merve Deşen: “Influencer Marketing Artık Bir Keşif Süreci Değil, Veriyle Kurulan Bir Eşleşme Modeli”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/creatorden-ceosu-merve-desen-roportaj/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/creatorden-ceosu-merve-desen-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[creatorden]]></category>
		<category><![CDATA[merve deşen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=52040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Influencer marketing, son yıllarda dijital pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelirken, sektörün yapısı da önemli bir dönüşüm geçiriyor. Bir dönem daha çok sezgiye, kişisel ilişkilere ve takipçi sayısına dayalı ilerleyen influencer iş birlikleri, bugün giderek daha fazla veri analizi, ölçümleme ve stratejik eşleşme modelleriyle şekilleniyor. Bu dönüşüm, markaların influencer marketing’i yalnızca görünürlük sağlayan [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/creatorden-ceosu-merve-desen-roportaj/">CreatorDen CEO’su Merve Deşen: “Influencer Marketing Artık Bir Keşif Süreci Değil, Veriyle Kurulan Bir Eşleşme Modeli”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Influencer marketing, son yıllarda dijital pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelirken, sektörün yapısı da önemli bir dönüşüm geçiriyor. Bir dönem daha çok sezgiye, kişisel ilişkilere ve takipçi sayısına dayalı ilerleyen influencer iş birlikleri, bugün giderek daha fazla veri analizi, ölçümleme ve stratejik eşleşme modelleriyle şekilleniyor. Bu dönüşüm, markaların influencer marketing’i yalnızca görünürlük sağlayan bir iletişim aracı olarak değil; ölçülebilir sonuçlar üreten bir pazarlama disiplini olarak konumlandırmasına da zemin hazırlıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CreatorDen CEO’su&nbsp;Merve Deşen </strong>ile, influencer marketing’de veri odaklılığın ne ölçüde içselleştirildiğini, büyük veri setlerinin karar süreçlerini nasıl değiştirdiğini ve sektörün önümüzdeki dönemde hangi yapısal dönüşümlerle karşılaşacağını konuştuk.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Influencer marketing artık sezgilerden çok veriye dayalı ilerliyor. Sizce sektörde “veri odaklılık” gerçekten içselleştirildi mi, yoksa hâlâ çoğu marka için bir pazarlama söylemi olarak mı kullanılıyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Influencer marketing’te veri odaklılık kavramı artık herkesin sözlüğünde var; ancak uygulama düzeyinde hâlâ tam anlamıyla içselleştirildiğini söylemek zor. Pek çok marka, veri kullanıyor; fakat veriyi stratejik bir karar katmanı olarak değil, raporlama aracı olarak konumlandırıyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="155" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-1024x155.jpg" alt="CreatorDen CEO’su Merve Deşen: “Influencer Marketing Artık Bir Keşif Süreci Değil, Veriyle Kurulan Bir Eşleşme Modeli”" class="wp-image-52778" style="aspect-ratio:6.607251591475229;width:717px;height:auto" title="CreatorDen CEO’su Merve Deşen: “Influencer Marketing Artık Bir Keşif Süreci Değil, Veriyle Kurulan Bir Eşleşme Modeli” 5" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-1024x155.jpg 1024w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-400x61.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-768x116.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-1536x233.jpg 1536w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-696x105.jpg 696w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo-1068x162.jpg 1068w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/03/CreatorDen_logo.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Gerçek veri odaklılık; kampanya sonunda performansı ölçmekten çok, kampanya başlamadan önce doğru eşleşmeyi yapmak, bağlamı analiz etmek ve olası sonucu öngörebilmekle başlar. Bugün hâlâ influencer seçiminde sezgisel tercihler, yüzeysel metrikler ve takipçi büyüklüğü belirleyici olabiliyor. Oysa asıl dönüşüm, verinin “kanıt” olmaktan çıkıp “rehber” hâline gelmesiyle mümkün. Sektör bu eşiğe geldi; ancak içselleştirme süreci henüz tamamlanmış değil.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>CreatorDen Hub’da 400.000’den fazla influencer kartını analiz ettiğinizi söylüyorsunuz. Bu ölçekte bir veri havuzu, markaların influencer seçiminde ve karar alma süreçlerinde neyi kökten değiştiriyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ölçekte bir veri havuzu, influencer marketing’i bir keşif sürecinden sistematik bir eşleştirme modeline dönüştürüyor. Geleneksel yaklaşımda influencer seçimi çoğunlukla manuel tarama, kişisel referans ve sınırlı metrik analiziyle ilerlerdi. Geniş ve yapılandırılmış bir veri seti ise karar sürecini sezgiden çıkarıp öngörülebilirliğe taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Markalar artık yalnızca “bu influencer’ın kitlesi kim?” sorusunu değil; “bu içerik hangi bağlamda, hangi ilgi kümeleriyle kesişiyor ve geçmişte nasıl bir etki üretmiş?” sorusunu da sorabiliyor. Bu da riskin azalması, bütçenin daha isabetli kullanılması ve performansın kampanya öncesinde daha gerçekçi projekte edilmesi anlamına geliyor. Ölçekli veri, influencer marketing’i kreatif bir deneme alanından, optimize edilebilir bir performans disiplinine yaklaştırıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Markalar influencer marketing yatırımlarında en sık hangi yanlış varsayımlarla hareket ediyor? Verinin, bugüne kadar düzelttiği en kritik hatalar neler oldu?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">En yaygın yanlış varsayım, yüksek takipçi sayısının yüksek etki anlamına geldiği düşüncesi. Oysa algoritmaların ilgi alanı temelli çalıştığı bir düzende, kitlenin büyüklüğünden çok içerik bağlamı ve hedef kitleyle örtüşme düzeyi belirleyici oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer yaygın hata ise demografik kırılımların yeterli olduğu varsayımı. “25–34 yaş kadın” hedeflemesi, ilgi kümeleri ve niyet bazlı tüketim davranışı karşısında çoğu zaman yetersiz kalıyor. Veri analizi, bu varsayımları kırarak; daha küçük ama daha ilgili toplulukların çoğu zaman daha yüksek geri dönüş sağladığını gösterdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Verinin düzelttiği en kritik hata ise, influencer marketing’in yalnızca üst-funnel bir “görünürlük” kanalı olduğu algısı oldu. Doğru eşleşmeyle kurgulanan kampanyalar, doğrudan satış ve dönüşüm etkisi yaratabiliyor. Bu da yatırımın konumunu bütçe kalemleri içinde yeniden tanımlıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Son dönemde performans pazarlaması ile influencer marketing arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor. Sizce bu iki alan artık iç içe mi ilerliyor, yoksa markaların hâlâ net bir denge kurması mı gerekiyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün influencer marketing ile performans pazarlaması arasındaki sınır belirgin biçimde incelmiş durumda. Influencer içerikleri artık yalnızca marka algısını güçlendiren değil, doğrudan dönüşüm üreten varlıklar hâline geliyor. Özellikle algoritmaların içerik tüketim davranışına göre dağıtım yaptığı bir düzende, doğru bağlamda üretilmiş bir influencer içeriği performans kampanyası kadar ölçülebilir sonuçlar verebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte tamamen iç içe geçmiş bir yapıdan söz etmek yerine, stratejik bir entegrasyon yaklaşımından bahsetmek daha doğru. Influencer marketing güven ve bağ kurma katmanını güçlendirirken; performans pazarlaması ölçek ve optimizasyon avantajı sağlar. Markalarımıza bu iki alanı ayrı disiplinler olarak değil, birbirini besleyen bir etki sistemi olarak konumlandırmaya yönlendiren stratejiler sunuyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong><em>Influencer marketing tarafında şeffaflık, ölçümleme ve güven başlıkları sıkça gündeme geliyor. Sizce sektörün bugün en acil çözmesi gereken temel problem hangisi?</em></strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün sektörün en kritik problemi, standartlaşmış ve karşılaştırılabilir ölçümleme eksikliği. Erişim, etkileşim ve görüntülenme metrikleri tek başına gerçek iş çıktısını yansıtmıyor. Markaların influencer marketing yatırımlarını diğer pazarlama kanallarıyla aynı çerçevede değerlendirebilmesi için daha bütüncül ve iş sonuçlarına bağlı ölçüm modellerine ihtiyaç var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şeffaflık ve güven başlıkları önemli; ancak bunların sürdürülebilir biçimde güçlenmesi, ölçümleme disiplininin netleşmesiyle mümkün. Ortak metrik dili oluştuğunda, influencer marketing yatırımları daha sağlıklı planlanabilir ve sektörün kredibilitesi daha da artar.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong><em>Önümüzdeki 2–3 yıl içinde influencer marketing’i gerçekten dönüştüreceğini düşündüğünüz bir kırılma noktası ya da yapısal değişim var mı?</em></strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki dönemin en belirleyici kırılma noktası, influencer marketing’in tamamen ilgi ve bağlam temelli bir dağıtım sistemi içinde konumlanması olacak. Algoritmaların giderek daha nişleşmesi ve içerik tüketim davranışlarının daha detaylı analiz edilebilmesi, influencer seçiminde demografiden çok semantik eşleşmeyi ön plana çıkaracak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna paralel olarak yapay zekâ, yalnızca operasyonel destek değil; karar ve öngörü katmanı hâline gelecek. Kampanya performansının önceden modellenmesi, içerik tiplerinin hangi ilgi kümelerinde daha iyi çalıştığının tahmin edilmesi ve bütçe dağılımının dinamik olarak optimize edilmesi, influencer marketing’i daha öngörülebilir ve ölçeklenebilir bir disipline dönüştürecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle, önümüzdeki 2–3 yıl; influencer marketing’in “yaratıcı iş birliği” alanından çıkarak, veriyle yönetilen bir medya ve performans mimarisine evrildiği dönem olacak</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/creatorden-ceosu-merve-desen-roportaj/">CreatorDen CEO’su Merve Deşen: “Influencer Marketing Artık Bir Keşif Süreci Değil, Veriyle Kurulan Bir Eşleşme Modeli”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/creatorden-ceosu-merve-desen-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer: “Bizim için Büyüme Bir Hedef Değil, Doğru Kurgulanmış Bir Yapının Doğal Sonucu”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/zsa-zsa-zsu-genel-muduru-gokhan-sezer-roportaj/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/zsa-zsa-zsu-genel-muduru-gokhan-sezer-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:53:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan sezer]]></category>
		<category><![CDATA[Zsa Zsa Zsu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=52074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Perakendede büyümenin tanımı değişiyor. Artık yalnızca yeni mağazalar açmak ya da hacim artırmak değil; markanın kimliğini koruyarak, doğru pazarlarda ve doğru deneyimle var olabilmek ön plana çıkıyor. Özellikle yaşam stili markalarında, ürün kadar duygusal bağın ve marka dünyasının tutarlılığı belirleyici hale gelirken; müşteriyle kurulan ilişkinin derinliği, büyümenin en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Zsa [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/zsa-zsa-zsu-genel-muduru-gokhan-sezer-roportaj/">Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer: “Bizim için Büyüme Bir Hedef Değil, Doğru Kurgulanmış Bir Yapının Doğal Sonucu”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Perakendede büyümenin tanımı değişiyor. Artık yalnızca yeni mağazalar açmak ya da hacim artırmak değil; markanın kimliğini koruyarak, doğru pazarlarda ve doğru deneyimle var olabilmek ön plana çıkıyor. Özellikle yaşam stili markalarında, ürün kadar duygusal bağın ve marka dünyasının tutarlılığı belirleyici hale gelirken; müşteriyle kurulan ilişkinin derinliği, büyümenin en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer </strong>ile; markanın global büyüme stratejisinden müşteri deneyimine, değişen tüketici davranışlarından 2026’nın öne çıkan dinamiklerine kadar uzanan bütüncül bir perspektifi ele aldık.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2026 başındayken şirketinizin en önemli 3 önceliği nedir?</strong></h2>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="524" height="600" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza.jpg" alt="Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer: “Bizim İçin Büyüme Bir Hedef Değil, Doğru Kurgulanmış Bir Yapının Doğal Sonucu”" class="wp-image-50074" style="aspect-ratio:0.8733594089526293;width:413px;height:auto" title="Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer: “Bizim için Büyüme Bir Hedef Değil, Doğru Kurgulanmış Bir Yapının Doğal Sonucu” 6" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza.jpg 524w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza-349x400.jpg 349w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza-367x420.jpg 367w" sizes="auto, (max-width: 524px) 100vw, 524px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">2026’ya girerken odağımız üç net başlıkta toplanıyor. İlk olarak,<a href="https://www.bisektor.com/?s=Zsa+Zsa+Zsu" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> Zsa Zsa Zsu</a>’nun yurt dışı büyümesini başlatıyoruz. Ocak ayında Paris’te gerçekleşen Maison &amp; Objet fuarında markamızın global sahnedeki lansmanını yaptık. Şimdi odağımız, Dubai’de açacağımız ilk yurt dışı mağazamızda. Türkiye’den doğan bir tasarım ve yaşam stili markası olarak, global pazarlarda daha görünür, daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Amacımız yurt dışına açılmak değil, kalıcı olmak. Mart ayında Dubai’de ilk mağazamızı açıyoruz; 2026 yılı içinde Dubai’de üç mağazaya ulaşmayı planlıyoruz. Suudi Arabistan ve Kıbrıs da genişleme planlarımız arasında yer alıyor. ABD’de ise şirket kurulumumuzu tamamladık. Yakın dönemde seçili noktalarda satışa başlayacak, devamında kendi e-ticaret sitemiz ve fiziksel mağazalarımızla pazarda yer alacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci önceliğimiz, müşteriyle kurduğumuz ilişkiyi daha derin ve anlamlı hale getirmek. Müşterimizi alışveriş anıyla sınırlı görmüyoruz. Markayla temas ettiği her noktada onu daha iyi anlamayı önemsiyoruz. 2026’da odağımız, doğru zamanda doğru deneyimi sunabilen, samimiyetini kaybetmeyen bir ilişki modeli kurmak. Büyüdükçe mesafe koyan değil, büyüdükçe yakınlaşan bir marka olmayı hedefliyoruz. Üçüncü ve tüm bu stratejilerin merkezinde yer alan başlık ise müşteri deneyimi. Mağazadan e-ticarete, üründen servise kadar Zsa Zsa Zsu ile kurulan her temasın markanın renkli, ilham verici ve karakterli dünyasını birebir yansıtması bizim için vazgeçilmez. Bu doğrultuda CRM altyapımızı güçlendirerek müşterilerimizi daha yakından tanıyan, onlarla daha doğru ve anlamlı bağlar kuran bir yapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda kendi depomuz üzerinden yaptığımız yatırımlarla lojistik ve operasyon süreçlerimizi daha hızlı, daha kontrollü ve ölçeklenebilir bir yapıya taşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki dönemde önceliğimiz; büyümek kadar, bu büyümeyi tutarlı, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapı içinde devam ettirmek. Bu yaklaşım, Zsa Zsa Zsu Yönetim Kurulu Başkanı Soykan Kurtulmuş liderliğinde şekillenen uzun vadeli stratejimizin temelini oluşturuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bu yıl büyümeyi hangi kaldıraçlarla tanımlıyorsunuz? Bu önceliklerin arkasındaki temel gerekçeleri nasıl yorumluyorsunuz?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yıl büyümeyi hızla değil, doğru yerde ve doğru derinlikle var olabilmekle tanımlıyoruz. Zsa Zsa Zsu, bir ürün ihtiyacından değil, evle kurulan ilişkinin tek tipleşmesine karşı ortaya çıkan bir bakıştan doğdu. Bugün genişlemeyi, bu bakışı farklı coğrafyalara ve temas noktalarına taşıyabilmek olarak görüyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında açılacak yeni mağazalar bu yaklaşımın doğal sonucu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mağaza sayısını bir hedef olarak koymuyoruz. Her açılışı verimlilik, operasyonel denge ve deneyim kalitesi üzerinden değerlendiriyoruz. Yüksek büyüme oranları bir iddia değil, doğru zamanda yakalanmış bir ivme. Gerektiğinde tempoyu ayarlayabilmek, bizim için gücün en net göstergesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yapıyı ileri taşıyan esas unsur, temasın niteliği. Fiziksel alanlardan dijital kanallara kadar Zsa Zsa Zsu ile kurulan her karşılaşmanın aynı hissi taşımasını önemsiyoruz. Ürün, mekân ve deneyim arasındaki tutarlılık, büyümenin en önemli kaldıraçlarından biri.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim için büyüme bir hedef değil. Kendi sesini koruyan, çizgisi net ve uzun vadede ayakta kalabilen bir yapının doğal sonucu. Zsa Zsa Zsu’yu bugün de yarın da bu bakışla büyütüyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>2026’da müşterinizin karar anlarını en çok değiştirecek  davranış kırılımı sizce ne olacak?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">2026’da müşterimizin karar anlarını en çok etkileyecek kırılımın, ekonomik daralmanın yarattığı daha seçici ve bilinçli tüketim refleksi olacağını düşünüyoruz. Tüketiciler artık değer algısını ve uzun vadeli faydayı birlikte değerlendiriyor. Bu dönemde fiyat tek başına belirleyici olmaktan uzaklaşıyor. Ürünün sunduğu deneyim ve kalite kadar, müşteriyle kurulan duygusal bağ ve müşterinin kendi anlam arayışına karşılık bulması, markaya duyulan güveni çok daha kritik hale getiriyor. Müşteri yaptığı harcamanın karşılığını net biçimde görmek istiyor ve markalardan daha şeffaf, daha tutarlı bir değer önerisi bekliyor. Bu nedenle 2026’ya giderken, müşterinin karar anında “iyi ki” dedirtecek ürün ve deneyimlere odaklanıyoruz. Ekonomik daralmanın markalar için bir yavaşlama değil, değerini doğru anlatabilenler için güçlü bir ayrışma alanı yarattığına inanıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sektör açısından 2026’yı tanımlayan ana tema sizce ne? Bu noktada kazananları ayrıştıracak en önemli yetkinlik ne olacak?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">2026’yı sektör açısından tanımlayan ana tema, kârlılık ve verimlilik baskısının müşteri deneyimiyle yeniden dengelendiği bir yıl olacak. Artan müşteri edinme maliyetleri, operasyonel giderler, tedarik zinciri baskıları ve yoğun dijital rekabet; markaları niceliksel büyümeden çok sürdürülebilir ve seçici bir yapıya yöneltiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dönemde kazananları ayrıştıracak en önemli yetkinlik, müşteriyi gerçekten tanıyabilen ve onunla uzun vadeli bir ilişki kurabilen markalar olmak olacak. Zsa Zsa Zsu perspektifinden baktığımızda, en güçlü fırsat alanının kişiselleştirme ve sadakat olduğunu görüyoruz. CRM’in kampanya yönetiminin ötesine geçerek, müşterinin ihtiyacını, ruh halini ve dönüşüm beklentisini anlayan bir deneyim platformuna dönüşmesi bu sürecin temelini oluşturuyor. Yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş kurgular ve iyi hissetmeye odaklanan içerikler bu yapının önemli parçaları arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugünün müşterisi yalnızca ürün satın almak istemiyor; kendine iyi gelmesini ve hayatına küçük ama anlamlı dokunuşlar eklenmesini bekliyor. Zsa Zsa Zsu olarak bu beklentiye güçlü bir karşılık sunuyoruz. Mağazalarımız ilham veren, iyi hissettiren ve günlük hayata nefes alan mekânlar olarak konumlanıyor. Sadakat yaklaşımımızı da bu anlayışla, destekleyici ve uzun vadeli bir yapı olarak kurguluyoruz.2026’ya yönelik strateji ve yatırım planlarımızda; müşteri deneyimini derinleştiren dijital altyapılar, kişiselleştirilmiş içerikler, yapay zekâ destekli sistemler ve marka iş birlikleri önemli bir yer tutuyor. Baskıların arttığı bir dönemde müşterisiyle güçlü bir bağ kuran, ona iyi gelen ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olarak net biçimde ayrışıyoruz.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/zsa-zsa-zsu-genel-muduru-gokhan-sezer-roportaj/">Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer: “Bizim için Büyüme Bir Hedef Değil, Doğru Kurgulanmış Bir Yapının Doğal Sonucu”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/zsa-zsa-zsu-genel-muduru-gokhan-sezer-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan: “Veri Üretiyoruz Ama Aksiyona Dönüştüremiyoruz. Asıl Kopukluk Burada”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/robosme-kurucu-ortagi-engin-alan/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/robosme-kurucu-ortagi-engin-alan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Alan]]></category>
		<category><![CDATA[robosme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=52038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Türkiye’de CRM ve yapay zekâ yatırımları hız kazanırken, bu dönüşümün şirketlerin gerçek iş yapış biçimlerine ne ölçüde yansıdığı hâlâ önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Veri üretiminin arttığı ancak veriden aksiyona geçişin her zaman aynı hızda ilerlemediği bu dönemde, CRM’in yalnızca bir takip aracı değil, karar mekanizmasının merkezine yerleşen bir yapı haline gelmesi kritik [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/robosme-kurucu-ortagi-engin-alan/">Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan: “Veri Üretiyoruz Ama Aksiyona Dönüştüremiyoruz. Asıl Kopukluk Burada”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de CRM ve yapay zekâ yatırımları hız kazanırken, bu dönüşümün şirketlerin gerçek iş yapış biçimlerine ne ölçüde yansıdığı hâlâ önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Veri üretiminin arttığı ancak veriden aksiyona geçişin her zaman aynı hızda ilerlemediği bu dönemde, CRM’in yalnızca bir takip aracı değil, karar mekanizmasının merkezine yerleşen bir yapı haline gelmesi kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. <strong>Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan </strong>ile; Türkiye’nin CRM ve yapay zekâ olgunluk seviyesinden, KOBİ ve büyük şirketler arasındaki yaklaşım farklarına, veri-aksiyon kopukluğunun nedenlerinden müşteri deneyiminde yaratılan somut etkilere kadar pek çok başlığı ele aldık.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye’de CRM ve yapay zekâ teknolojileri son birkaç yılda ciddi bir ivme kazandı. Sizce bugün Türkiye bu alanda hangi olgunluk seviyesinde? Şirketler yapay zekâyı CRM süreçlerinde en çok hangi noktalarda doğru kullanıyor, nerelerde hâlâ eksik kalıyor?</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="538" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-1024x538.jpg" alt="Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan: “Veri Üretiyoruz Ama Aksiyona Dönüştüremiyoruz: Asıl Kopukluk Burada”" class="wp-image-52053" style="aspect-ratio:1.9048075004987033;width:461px;height:auto" title="Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan: “Veri Üretiyoruz Ama Aksiyona Dönüştüremiyoruz. Asıl Kopukluk Burada” 7" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-1024x538.jpg 1024w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-400x210.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-768x403.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-800x420.jpg 800w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-696x365.jpg 696w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme-1068x561.jpg 1068w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/02/robosme.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de <a href="https://www.bisektor.com/?s=CRM" target="_blank" rel="noreferrer noopener">CRM</a> ve yapay zekâ tarafında ivme çok net; ancak ben olgunluk seviyesini “orta seviyede, hızla adapte olmaya çalışan” bir noktada görüyorum. Farkındalık ve niyet yüksek ama uygulama çoğunlukla operasyonel verimlilik ekseninde ilerliyor. Şirketlerin yapay zekâyı CRM süreçlerinde en doğru kullandığı alanlar; saha aktivitelerinin yönetimi, çağrı merkezi operasyonlarının takibi ve ihtiyaç analizi ile teklif süreçlerinin iyileştirilmesi. Özellikle görüşmelerin otomatik notlanması/özetlenmesi, sahadan gelen verinin standardize edilip anlamlandırılması ve buradan öngörü üretme konusu şu an en çok talep edilen ihtiyaçlardan biri. Buna karşılık eksik kalan taraf, yapay zekânın “karar üretme ve aksiyona dönüştürme” zincirinin tam merkezine oturtulamaması. Veri disiplininin yeterince oturmaması, farklı kaynaklarda dağınık veri, süreçlerin standardize olmaması ve değişim yönetimi zayıflığı, teknolojinin potansiyelini sınırlayan başlıca faktörler.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yapay zekâ destekli CRM çözümleri, şirketlerin müşterileriyle kurduğu ilişkiyi köklü biçimde dönüştürüyor. Robosme projelerinde, KOBİ’ler ile büyük ölçekli şirketler arasında yaklaşım farklarını en net hangi alanlarda gözlemliyorsunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Robosme projelerinde KOBİ’ler ile büyük ölçekli şirketler arasındaki yaklaşım farkını en net karar alma reflekslerinde ve dönüşümün nasıl konumlandığında görüyoruz. KOBİ ölçeğinde CRM hâlâ yeni doğuyor; birçok sektör için yeni bir trend ve çoğu zaman “müşteriyi kaybetmeyelim, satış ekibinin takibini güçlendirelim” motivasyonuyla başlıyor. Bu nedenle daha yalın, daha hızlı ve sonuç odaklı ilerleyebiliyorlar; doğru kurgu ile kısa sürede ölçülebilir fayda üretmeleri mümkün. Büyük ölçekli şirketlerde ise CRM daha geniş bir organizasyonun içine yerleştiği için veri hacmi, kaynaklar ve süreç tanımları avantaj sağlasa da; silo yapısı, iç koordinasyon maliyeti, değişim direnci ve yönetişim katmanları dönüşümü yavaşlatabiliyor. Özetle KOBİ’lerde temel ihtiyaç hızlı fayda ve pratiklik iken, büyük şirketlerde ihtiyaç daha çok entegrasyon, standardizasyon ve değişimi yönetebilmek oluyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Veriye dayalı satış ve pazarlama stratejileri bugün neredeyse bir zorunluluk. Buna rağmen birçok şirkette veri ile aksiyon arasında hâlâ ciddi bir kopukluk var. Sizce bu sorunun temel nedeni nedir ve doğru kurgulanmış bir CRM yapısı bu kopukluğu nasıl aşabilir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok şirkette veri ile aksiyon arasındaki kopukluğun temel nedeni, verinin “izlenen” bir şey olarak kalıp “yönetilen” bir şeye dönüşmemesi. Dashboard’lar ve raporlar üretiliyor ama “Bugün kime ne yapacağız, hangi fırsata nasıl müdahale edeceğiz, hangi müşteri riskte?” gibi net aksiyon soruları sistematik olarak cevaplanmıyor. Doğru kurgulanmış bir CRM yapısı bu kopukluğu; süreçleri ve sorumlulukları netleştirerek, ölçüm setini doğru tanımlayarak ve veriyi tetikleyici mekanizmalara bağlayarak aşar. Yani sadece rapor üretmez; görev üretir, uyarı üretir, öneri üretir ve ekipleri doğru aksiyona iter. Ancak burada çoğu zaman gözden kaçan kritik bir konu var: bu modelin çalışması için şirketlerde yöneticilerin karar vermede yetisi ve fiilen karar alma otoritesi sorgulanmalı. Çünkü CRM doğru kurgulansa bile, karar alınmıyorsa ve aksiyon sahiplenilmiyorsa sistem yalnızca bir kayıt aracı olarak kalır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yapay zekâ, müşteri deneyiminde kişiselleştirmeyi bambaşka bir seviyeye taşıyor. Robosme olarak hayata geçirdiğiniz projelerden, müşteri deneyimini somut biçimde dönüştüren bir örnek paylaşabilir misiniz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekânın müşteri deneyiminde somut dönüşüm yarattığı örneklerde en güçlü etki, sahadan ve görüşmelerden gelen bilginin “kişiselleştirilmiş aksiyona” dönüşmesinde ortaya çıkıyor. B2B tarafta hayata geçirdiğimiz bir projede, saha satış ekiplerinin müşteri ziyaretleri ve teklif süreçleri yapay zekâ destekli hale getirildi; görüşmelerden otomatik özetler çıkarıldı, kritik sinyaller işaretlendi ve müşteri bazlı öneriler üretildi. Bu sayede satış temsilcileri her ziyaret öncesi daha hazırlıklı gidip daha isabetli teklif kurgulamaya başladı; ekipler “görüşme yaptım” seviyesinden “görüşmeden değer ürettim” seviyesine taşındı. Ancak bu iyileştirmelerde en önemli bariyer satış temsilcilerinin tutumuydu: ilk etapta faydadan çok “sorgulanıyoruz, takip ediliyoruz” duygusu baskındı. Zamanla faydayı gördükçe bir miktar yakınlaştılar, ama bu duygu tamamen kaybolmuyor; bu da bize şunu gösteriyor: Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen en kritik konu, teknoloji kadar değişim yönetimi ve güven inşası.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Büyük ölçekli şirketlerde CRM yatırımları çoğu zaman yüksek bütçelere rağmen beklenen etkiyi yaratamıyor. Üst yönetim seviyesinde sizce en sık yapılan stratejik hatalar neler?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük ölçekli şirketlerde CRM yatırımlarının yüksek bütçelere rağmen beklenen etkiyi yaratamamasının arkasında çoğunlukla üst yönetim seviyesinde yapılan birkaç stratejik hata var. En yaygını CRM’i bir IT projesi gibi görmek; oysa CRM, iş yapış biçimini ve karar alma düzenini dönüştüren bir yönetim sistemidir. İkinci hata, süreç netleşmeden teknoloji seçimine ve geliştirmeye yüklenmek; “önce sistemi kuralım, sonra oturur” yaklaşımı sahada benimsemeyi ve standardizasyonu zorlaştırır. Üçüncü kritik hata ise kullanıcıyı, özellikle de satış ve müşteri ekiplerini, tasarımın ve hedeflerin içine yeterince dahil etmemek; sonuçta CRM, sahada sahiplenilmezse ne kadar iyi olursa olsun çalışmaz. Başarıyı belirleyen şey yazılımın yeteneklerinden çok, hedeflerin netliği, sahiplik modeli ve organizasyonel disiplin oluyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Önümüzdeki 3–5 yıl içinde CRM, yapay zekâ ve müşteri deneyimi ekseninde şirketleri hem en çok zorlayacak hem de en büyük fırsatı yaratacak başlıca trendler sizce neler olacak?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki 3–5 yılda şirketleri hem zorlayacak hem de büyük fırsat yaratacak ana trendin, CRM’in raporlama sisteminden çıkıp “otonom aksiyon” üreten bir yapıya evrilmesi olacağını düşünüyorum. Yapay zekâ sadece analiz yapan değil, doğru zamanda doğru kişiye doğru işi atayan, riskleri erken işaretleyen ve fırsatları hızla öne çıkaran bir karar katmanına dönüşecek. Buna paralel olarak gerçek zamanlı kişiselleştirme daha da kritik hale gelecek; müşterinin davranışı, etkileşimi ve niyeti anlık okunup teklif ve iletişim anlık şekillenecek. Bir diğer önemli eksen ise veri yönetişimi ve regülasyonlar: KVKK ve benzeri çerçeveler sıkılaştıkça, veri kalitesi, güvenlik ve etik yapay zekâ konusu rekabet avantajına dönüşecek. Bu dönemde en büyük fırsat, müşteri yaşam boyu değerini sistematik biçimde artırmak; en büyük risk ise teknolojiye yatırım yapıp kültürel dönüşümü, yetki-sorumluluk düzenini ve karar alma disiplinini ihmal etmek olacak.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/robosme-kurucu-ortagi-engin-alan/">Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan: “Veri Üretiyoruz Ama Aksiyona Dönüştüremiyoruz. Asıl Kopukluk Burada”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/robosme-kurucu-ortagi-engin-alan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül: “Gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.”</title>
		<link>https://www.bisektor.com/decathlon-turkiye-kivanc-gul-roportaj/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/decathlon-turkiye-kivanc-gul-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:22:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=51558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Bugün perakende dünyasında kariyer kavramı, klasik unvan ve hiyerarşi çizgilerinin çok ötesine taşınıyor. Özellikle genç yetenekler için “nasıl yükselirim?” sorusunun yerini, “nerede öğrenirim, nasıl gelişirim?” arayışı alıyor. Decathlon ise bu dönüşümü yalnızca söylemde değil, sahada da karşılığı olan bir yaklaşımla ele alıyor. Kariyeri tek yönlü bir merdiven olarak değil, denemeye, keşfetmeye ve birlikte büyümeye açık [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/decathlon-turkiye-kivanc-gul-roportaj/">Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül: “Gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Bugün perakende dünyasında kariyer kavramı, klasik unvan ve hiyerarşi çizgilerinin çok ötesine taşınıyor. Özellikle genç yetenekler için “nasıl yükselirim?” sorusunun yerini, “nerede öğrenirim, nasıl gelişirim?” arayışı alıyor. <a href="https://www.bisektor.com/?s=decathlon" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Decathlon</a> ise bu dönüşümü yalnızca söylemde değil, sahada da karşılığı olan bir yaklaşımla ele alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kariyeri tek yönlü bir merdiven olarak değil, denemeye, keşfetmeye ve birlikte büyümeye açık bir alan olarak tanımlayan Decathlon Türkiye, Kariyer Sahası yaklaşımıyla perakendede insan gelişimine farklı bir perspektif sunuyor. <strong>Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül ile</strong>; bu yaklaşımın arkasındaki felsefeyi, gelişim anlayışını ve oyunun içinde kalmayı gerçekten isteyenler için neler vadettiğini konuştuk.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Decathlon Kariyer Sahası’nı hayata geçirirken sizi harekete geçiren temel ihtiyaç neydi? Bu yapıyı, klasik işe alım süreçlerinden ayrıştıran ve mağazayı merkeze alan bir gelişim modeli olarak nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kariyer Sahası, perakendede sıkça karşılaşılan hız odaklı işe alım anlayışından farklı olarak, geleceğimizi birlikte inşa edeceğimiz takım arkadaşlarına ulaşma motivasyonuyla ortaya çıktı. Bizim için asıl mesele, doğru kişiyi bulmaktan çok, doğru bağlamı kurmaktı. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="353" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon-Gorsel_1.jpg" alt="Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül: “Gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.”" class="wp-image-51565" title="Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül: “Gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.” 8" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon-Gorsel_1.jpg 1000w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon-Gorsel_1-400x141.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon-Gorsel_1-768x271.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon-Gorsel_1-696x246.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption>decathlon türkiye perakendeden sorumlu yönetim kurulu üyesi kıvanç gül: “gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.” 10</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Decathlon’da mağazaları, satış yapılan alanlar olmanın ötesinde; sporun, öğrenmenin ve sorumluluk almanın iç içe geçtiği yaşayan sahalar olarak görüyoruz.&nbsp;Her bir takım arkadaşımız, köklü gelişim merkezine dönüşen akademimizin kapsamlı eğitim müfredatıyla ilk günden itibaren desteklenmektedir. Gelişimi önceliklendiren liderlik kültürümüz ve yöneticilerin sağlayacağı koçluk ve mentorluk ile adayların sistemli bir gelişim fırsatı elde etmesini sağlayacağız.&nbsp;Bu nedenle Kariyer Sahası, sektörde alışık olunan tarzda bir işe alım projesi gibi tasarlanmaktan ziyade, mağazayı merkeze alan, deneyimleyerek öğrenmeye dayalı bir gelişim modeli olarak kurgulandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Perakende sektöründe ekiplerin sürekliliği ve bağlılığı giderek daha kritik hale geliyor. Kariyer Sahası, Decathlon’un sürdürülebilir ekip yapısı oluşturma yaklaşımına hangi açılardan katkı sağlıyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Sürdürülebilir ekip yapısı, bizim için sadece takım arkadaşlarımızın şirkette kalma süresiyle ölçülen bir konu değil. Asıl mesele, insanların kendilerini anlamlı bir yolculuğun parçası olarak hissedip hissetmemesi. Kariyer Sahası, bu yolculuğun en başında güçlü bir çerçeve sunuyor. İnsanlar Decathlon’a adım attıklarında neyi temsil ettiklerini, hangi değerler etrafında hareket ettiklerini ve nasıl bir gelişim alanına girdiklerini net olarak görebiliyor. Bu açıklık da bağlılığı bir “beklenti” olmaktan çıkarıp doğal bir sonuç haline getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün bu yaklaşımın sahadaki karşılığını açıkça görebiliyoruz. Türkiye genelinde 2.441 takım arkadaşımız var ve arkadaşlarımızın yüzde 14’ü, 5 yıldan daha uzun süredir değer yaratıyor. Yüzde 14’lük bu oran, sektördeki kıdem ortalamalarına kıyasla oldukça yüksek ve Decathlon’da ekiplerin birlikte inşa edilen bir yapının parçası olmayı tercih ettiğini gösteren memnuniyet verici bir sayı. Bu yıl yüzde 88,8 seviyesine ulaşan takım arkadaşı memnuniyet ve bağlılık skorumuz ise bu yaklaşımın bir söylem değil, Decathlon’un kurum kültürünün doğal bir sonucu olduğunu ortaya koyuyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kariyer Sahası’nı uzun vadeli bir perspektiften değerlendirdiğinizde, Decathlon’un liderlik ekosistemi içinde nasıl bir rol üstlenmesini hedefliyorsunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Biz Decathlon’da liderliği, pozisyonla gelen bir yetki değil, sahada kazanılan bir güven ilişkisi olarak tanımlıyoruz. Kariyer Sahası bu anlayışın ilk temas noktalarından biri. Burada takım arkadaşları karar almayı, sorumluluk üstlenmeyi ve ekip içinde yön bulmayı deneyimliyor. Uzun vadede Kariyer Sahası’nın, liderliğin doğal olarak filizlendiği bir zemin olmasını hedefliyoruz.&nbsp;Takımımıza dahil ettiğimiz yeni yetenekleri Decathlon’un liderlik kültürüyle buluşturarak, büyüme stratejimizdeki bu yolculuğa birlikte çıkmayı amaçlıyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Önümüzdeki üç yıl içinde planlanan 28 yeni mağaza, organizasyonel olarak da önemli bir ölçeklenme sürecini beraberinde getiriyor. Bu büyüme döneminde kurum kültürünü ve ekipler arasındaki ortak değerleri korumak için nasıl bir yol izleyeceksiniz?</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-1024x576.jpg" alt="Decathlon Gorsel 2" class="wp-image-51563" style="aspect-ratio:1.7775130305286673;width:479px;height:auto" title="Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül: “Gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.” 9" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-1024x576.jpg 1024w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-400x225.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-768x432.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-747x420.jpg 747w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-696x392.jpg 696w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2-1068x601.jpg 1068w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2026/01/Decathlon_Gorsel-2.jpg 1198w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Büyüme her zaman heyecan verici ama aynı zamanda dikkat gerektiren bir süreç. Biz bu dönemi yalnızca ölçeklenme olarak değil, aynı zamanda kültürü çoğaltma ve sporu daha fazla insan için ulaşılabilir kılma fırsatı olarak görüyoruz. Kültürün, doğru araçlarla ve doğru temas noktalarıyla büyüyebileceğine inanıyoruz. Kariyer Sahası da bu noktada ortak bir referans alanı yaratıyor. Yeni mağazalar açıldıkça, aynı değerler farklı sahalara taşınıyor; bu da organizasyonun farklı noktalarında benzer reflekslerin oluşmasını sağlıyor. Böylece büyüme, kimliğimizi koruyan değil, onu güçlendiren ve genişleten bir etki yaratıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Konsept mağazalarda hayata geçirilen İkinci Şans ürün satışı, kişiselleştirme stüdyoları ile bakım ve onarım atölyeleri, Decathlon’un müşteriyle kurduğu ilişkiyi nasıl yeniden tanımlıyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu uygulamalar, Decathlon’un sporla kurduğu ilişkinin yalnızca satış anıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. İkinci şans ürünler, kişiselleştirme stüdyoları, bakım ve onarım atölyeleri ürünlerin ömrünü uzatan, müşteriyi bu sürecin parçası haline getiren yapılar. Mağaza böylece bir “alışveriş noktası” olmaktan çıkıp, sporla ilgili paylaşılan bir deneyim alanına dönüşüyor. Bu yaklaşım, müşteriyle daha uzun soluklu, daha bilinçli ve daha sorumlu bir ilişki kurulmasını sağlıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Decathlon Kariyer Sahası’na ilgi duyan ve bu yolculuğun bir parçası olmayı düşünen adaylar için en önemli mesajınız ne olur?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Decathlon’da kariyer, önceden çizilmiş tek bir yol değil; birlikte şekillenen, yaşayan bir oyun alanı. Kariyer Sahası’na adım atanları, kendi potansiyellerini keşfedebilecekleri ve farklı deneyimlerle yollarını zenginleştirebilecekleri geniş bir alan bekliyor. Burada gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil; farklı sorumlulukları denemek, yeni bakış açıları kazanmak ve zamanla neyi gerçekten yapmak istediğini keşfetmek anlamına geliyor. Sporu hayatının bir parçası olarak gören, merak duygusunu kaybetmeyen ve sorumluluk almaktan çekinmeyen herkes için Decathlon, uzun soluklu bir öğrenme ve gelişim yolculuğu sunuyor. Bu yolculuğa çıkmak isteyenlerden beklentimiz ise net: Oyunun içinde olmayı, denemeyi ve birlikte büyümeyi gerçekten istemeleri.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/decathlon-turkiye-kivanc-gul-roportaj/">Decathlon Türkiye Perakendeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Gül: “Gelişim, yalnızca bir unvana doğru ilerlemekten ibaret değil.”</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/decathlon-turkiye-kivanc-gul-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Perakendede Fark, Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta</title>
		<link>https://www.bisektor.com/perakendede-fark-dogru-veriyi-dogru-anda-kullanmakta/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/perakendede-fark-dogru-veriyi-dogru-anda-kullanmakta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 11:15:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Markalar]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Aylin güllü]]></category>
		<category><![CDATA[Logosoft]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=50120</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Perakende sektörü artık sadece satışla değil, verinin, hızın ve teknolojinin yönetimiyle rekabet ediyor. Bu dönüşümde markalar için en büyük sınav, dijital altyapılarını sadeleştirip veri bütünlüğünü koruyarak çevik kalmak. İşte Logosoft tam da bu noktada devreye giriyor. Microsoft ve Huawei Cloud’un güçlü altyapılarını birleştirerek, perakendecilere yalnızca dijitalleşme değil; anlamlı veri, ölçülebilir verimlilik ve güvenli ölçeklenebilirlik sunuyor. [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/perakendede-fark-dogru-veriyi-dogru-anda-kullanmakta/">Perakendede Fark, Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Perakende sektörü artık sadece satışla değil, verinin, hızın ve teknolojinin yönetimiyle rekabet ediyor. Bu dönüşümde markalar için en büyük sınav, dijital altyapılarını sadeleştirip veri bütünlüğünü koruyarak çevik kalmak. İşte Logosoft tam da bu noktada devreye giriyor. Microsoft ve Huawei Cloud’un güçlü altyapılarını birleştirerek, perakendecilere yalnızca dijitalleşme değil; anlamlı <a href="https://www.bisektor.com/?s=veri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">veri</a>, ölçülebilir verimlilik ve güvenli ölçeklenebilirlik sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bi&#8217;Sektör Dergi Sonbahar 2025 sayısında, <strong>Logosoft Satış ve Pazarlama Direktörü Aylin Güllü</strong> ile, markaların dijital dönüşüm yolculuğunda hangi adımların fark yarattığını, yapay zekâ ve bulut teknolojilerinin perakende süreçlerini nasıl yeniden şekillendirdiğini konuştuk.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Perakende şirketleri dijitalleşme yolculuğunda genellikle çok parçalı altyapılar ve eski ERP sistemleriyle mücadele ediyor. Logosoft, bu karmaşıklığı azaltmak için nasıl bir çözüm yaklaşımı geliştirdi? Özellikle veri bütünlüğü ve süreç optimizasyonunda markalara nasıl bir değer katıyorsunuz?</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="432" height="117" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft-logo.jpg" alt="Perakendede Fark, Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta" class="wp-image-50130" style="width:310px;height:auto" title="Perakendede Fark, Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta 11" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft-logo.jpg 432w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft-logo-400x108.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 432px) 100vw, 432px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Perakende şirketleri dijitalleşme yolculuklarında genellikle eski sistemlerle, yetersiz entegrasyonlarla ve parçalı altyapılarla boğuşuyor. Logosoft olarak biz bu karmaşıklığı gidermek için, çözümün merkezine ERP’den ziyade&nbsp;Microsoft Azure’un esnek, ölçeklenebilir ve yapay zekâ destekli mimarisini&nbsp;yerleştiriyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AI Fabric&nbsp;gibi çözümlerle veri kaynaklarını bir araya getirip, bu verileri sadece raporlayan değil, anlamlandıran ve aksiyona dönüştüren bir yapay zekâ katmanı sunuyoruz.&nbsp;Azure OpenAI&nbsp;ile de markalara; müşteri taleplerine anında yanıt veren, kampanyaları gerçek zamanlı optimize eden ve içgörüye dayalı kararlar alabilen bir dijital zeka kazandırıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amacımız, markaların mevcut sistemlerini yıkmak değil; Azure’un sunduğu modern hizmetlerle, bu sistemlerin üzerine&nbsp;akıllı bir dijital katman&nbsp;inşa etmek. Böylece hem veri bütünlüğü sağlanıyor hem de pazara çıkış süreleri ciddi ölçüde kısalıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sektörlerden örnek vermek gerekirse;&nbsp;<strong>hızlı moda perakendecileriyle </strong>yaptığımız projelerde, Azure’un AI servislerini kullanarak sezonluk <strong>talep tahminlerini %30’a varan oranda</strong> iyileştirdik. Gıda perakendesinde ise Azure Data Factory ile mağaza ve tedarik zinciri verilerini entegre ederek, ürün israfını %15 azalttık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yakın zamanda tamamladığımız projelerden biri, <strong>Türkiye’nin önde gelen çok kanallı elektronik perakende markalarından biriyle yaptığımız dönüşüm oldu.</strong> Mevcut ERP sistemini koruyarak, Azure AI altyapısı üzerine kurulu&nbsp;AI Fabric ve Open&nbsp;teknolojilerini devreye aldık. Sonuç olarak; müşteri hizmetleri süreçlerinde <strong>yanıt süresi %45 hızlandı,</strong> kampanya analitiğinde ise manuel raporlamadan tamamen otomatik içgörü sistemlerine geçildi. Bu da karar alma sürecini günlükten anlığa taşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Logosoft olarak biz teknoloji satmıyoruz;&nbsp;teknolojiyi, perakendecinin iş kasına entegre eden bir iş ortağıyız.Dijitalleşmenin başarılı olması için sadece sistemleri değil, karar mekanizmalarını da dönüştürmek gerektiğine inanıyoruz. <strong>Çünkü perakendede artık mesele sadece dijital olmak değil;&nbsp;</strong>doğru veriyi, doğru zamanda ve akıllıca kullanarak fark yaratmak.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-bisekt-r wp-block-embed-bisekt-r"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="Zzsxb9mdX2"><a href="https://www.bisektor.com/bisektor-dergi-sonbahar-2025-sayisi-yayinda/">Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!</a></blockquote><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!&#8221; &#8212; Bisektör" src="https://www.bisektor.com/bisektor-dergi-sonbahar-2025-sayisi-yayinda/embed/#?secret=xjP8rVhRRT#?secret=Zzsxb9mdX2" data-secret="Zzsxb9mdX2" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Buluta geçiş perakende için kaçınılmaz hale geliyor ama maliyet ve güvenlik endişeleri kararları zorlaştırıyor. Hibrit altyapı burada nasıl avantaj sağlıyor ve Logosoft bu geçişi kolaylaştırmak için hangi adımları öneriyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Hibrit altyapı, perakendede maliyet ve güvenlik dengesini kurar. Trafik yükseldiğinde bulut tarafı kaynak sınırına takılmadan genişler, talep düşününce otomatik küçülür. Mağazalarda bağlantı kesse bile satış sürer, bağlantı gelince veriler merkezle eşitlenir. Hassas ve kişisel veriler doğru yerde tutulur, erişim kuralları net olur. Kurum içi sistemler ile bulut arasında güvenli ve yedekli bağlantı kurulur. Çift internet hattı ve otomatik devretme sürekliliği artırır. Maliyet günlük izlenir, gereksiz harcama hızla kapanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Logosoft’un önerdiği adımlar nettir. Mevcut yapı, süreçler ve veri akışı ayrıntılı incelenir. Mağaza, depo, e-ticaret ve arka ofis için ayrı hedefler belirlenir. Olması gereken mimari yazılı hale getirilir. Hangi sistem kurum içinde kalacak, hangisi buluta taşınacak ve nerede eşitleme yapılacağı açıkça tanımlanır. Kurum içi ile bulut arasındaki bağ güvenli ve yedekli tasarlanır. Plan, tarihler ve görev sahipleriyle paylaşılır. Sınırlı kapsamlı bir uygulama, gerçek mağaza koşullarında başlatılır, sonuçlar ölçülür, başarılı olan model tüm ortama ve kaynaklara yayılır. Ekipler kısa eğitimlerle hazırlanır. Yedekleme ve geri yükleme düzenli olarak denenir. Destek, yazılı yanıt ve çözüm süreleriyle yönetilir. Gecikmede devreye giren yükseltme adımları ve tek iletişim noktası tanımlıdır. Bütçe limitleri, uyarılar ve kota kuralları uygulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaygın kaygılar için somut güvenceler sağlanır. Verinin kurumda kalması tercih edildiğinde hassas ve kişisel veriler kurum içinde tutulur, bulutta yalnızca gerekli kopyalar yer alır. Fidye yazılımı ve virüs riski, çok katmanlı koruma, ağ ayrıştırması, değiştirilemeyen yedekler ve düzenli geri yükleme denemeleriyle sınırlandırılır. Yedeklerin alındığı ve geri yüklendiği raporlarla ispatlanır. Fatura artışı riski bütçe limitleri, uyarılar ve kapatma kurallarıyla yönetilir. Çıkış ve taşıma süreci en başta yazılır. Veri dışa aktarma ve kalıcı silme adımları nettir. Ödeme gecikmesi gibi durumlarda hizmetin durmaması için alternatif barındırma senaryosu hazır tutulur. Veri merkezlerinin niteliği belge ve bağımsız denetimlerle doğrulanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç, indirim dönemlerinde kesintisiz satış, hızlı ödeme adımları, memnun müşteriler ve öngörülebilir bütçe olur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Müşteri verisi artık stratejik bir varlık. KVKK ve global regülasyonlar sıkılaşırken Logosoft’un geliştirdiği çözümler markaların veriyi güvenli ve uyumlu biçimde yönetmesine nasıl destek oluyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Logosoft</strong>&nbsp;olarak Finansal kurumlar özelinde,&nbsp;<strong>BDDK</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>TCMB</strong>&nbsp;düzenlemelerine uygunluk temel önceliklerimizden biri. Bu kapsamda, müşterilerimize Huawei Cloud üzerinde Türkiye sınırları içerisindeki veri merkezlerinde hizmet verme olanağı sunuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca Tier 3 seviyesindeki yerel veri merkezimiz ve Azure Local altyapımız sayesinde, Microsoft servislerini de Türkiye sınırları içerisinde regülasyonlara uygun bir şekilde barındırmanızı sağlıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KVKK</strong>&nbsp;uyumluluğu tarafında ise, Microsoft ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu arasında imzalanan ıslak imzalı uyumluluk anlaşması sayesinde,&nbsp;<strong>M365</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Azure</strong>&nbsp;ortamlarında verilerin yurt dışında da KVKK’ya uygun biçimde barındırılabilmesini sağlıyoruz. Böylece kurumlar, verilerini ister yerel ister uluslararası ortamlarda, tam yasal uyumluluk ve yüksek güvenlik standartlarıyla yönetebiliyorlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Mağaza ve online kanal deneyiminin tutarlılığı perakende için kritik. Bu omni-channel yapıyı hayata geçirirken şirketlerin karşılaştığı teknik zorluklar neler? Logosoft bu engelleri aşmak için nasıl çözümler sunuyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Perakende sektöründe müşteri artık markayla sadece mağazada değil; web sitesinde, mobil uygulamada, sosyal medyada ve pazar yerlerinde etkileşim kuruyor. Bu temas noktalarının her birinde&nbsp;<strong>tutarlı bir alışveriş deneyimi</strong>&nbsp;sunmak, modern perakendenin en büyük sınavlarından biri haline geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Omni-channel yapıyı hayata geçirmek isteyen markalar genellikle&nbsp;<strong>dağınık veri kaynakları, farklı platformların uyumsuzluğu ve anlık bilgi akışının sağlanamaması</strong>&nbsp;gibi teknik engellerle karşılaşıyor. Bu da hem stok doğruluğunu hem de müşteri memnuniyetini olumsuz etkiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Logosoft, bu engelleri aşmak için&nbsp;<strong>SAP Business One’ın merkezi veri yönetimi gücünü</strong>&nbsp;kullanarak tüm satış kanallarını entegre eden ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çözümle birlikte markalar, tüm satış kanallarında&nbsp;<strong>tekilleştirilmiş müşteri ve ürün verisi&nbsp;</strong>yönetebiliyor,&nbsp;<strong>gerçek zamanlı stok görünürlüğü</strong>&nbsp;sayesinde satış kaybını önleyebiliyor. Ayrıca farklı platformlarda yürütülen&nbsp;<strong>kampanyaları senkronize</strong>&nbsp;şekilde yönetebiliyor. En önemlisi, müşteriye nerede olursa olsun&nbsp;<strong>tutarlı bir marka deneyimi</strong>&nbsp;sunabiliyor.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Huawei Cloud’un perakendeye özel güçlü kullanım alanları neler? Özellike müşteri analitiği, talep tahmini ve operasyonel optimizasyonda hangi çözümler öne çıkıyor ve Türkiye’deki markalar bu teknolojilerden nasıl yararlanabilir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Huawei Cloud olarak perakende sektörüne yaklaşımımız, sadece dijitalleşmeyi hızlandırmak değil;&nbsp;maliyetleri akıllı teknolojilerle minimize ederek verimliliği artırmak&nbsp;üzerine kurulu. Özellikle Türkiye gibi rekabetin yüksek, kâr marjlarının dar olduğu pazarlarda bu yaklaşım kritik önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün Huawei Cloud’un perakendeye özel çözümleri; veri analitiğinden talep tahminine, müşteri davranışı analizinden operasyonel süreç otomasyonuna kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ancak tüm bu teknolojilerin ortak paydası şu:&nbsp;ölçeklenebilirlik, hız ve ciddi bir maliyet avantajı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekâ tabanlı müşteri analitiği ve segmentasyon&nbsp;çözümlerimizle, markalar artık herkese aynı kampanyayı yapmıyor; doğru müşteriye, doğru zamanda, doğru teklif sunuyor. Bu sayede <strong>pazarlama bütçelerinde&nbsp;%25’e varan tasarruf&nbsp;sağlarken</strong>, dönüşüm oranlarında da artış görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Talep tahmini ve stok optimizasyonunda, Huawei Cloud’un AI modelleri sayesinde fazla stoktan kaynaklı bağlanan sermaye azalıyor, gereksiz transfer ve lojistik maliyetleri düşüyor. Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz <strong>bir projede, sadece 6 aylık kullanım sonunda&nbsp;stokta %18 azalma, raf doluluk oranlarında ise %12 artış elde edildi.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Operasyonel optimizasyon tarafında&nbsp;ise Huawei Cloud’un IoT, edge computing ve AI tabanlı otomasyon sistemleri sayesinde; enerji tüketiminden depo içi iş gücü kullanımına kadar pek çok kalemde ciddi tasarruflar sağlanıyor. Mağaza içi enerji yönetimi projelerimizde, o<strong>rtalama&nbsp;%15-20 enerji tasarrufu&nbsp;yakaladık.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca Huawei Cloud’un&nbsp;şeffaf fiyatlandırma politikası ve uygun sahip olma maliyeti, Türkiye’deki markalar için büyük bir avantaj. Gelişmiş özellikleri, yüksek performansı ve global rekabet gücüne rağmen, maliyet açısından erişilebilir kalmamız markalarımızın teknolojiye yatırım kararını kolaylaştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak biz Huawei Cloud olarak perakende markalarına şunu söylüyoruz:<br><em>Daha az harcayarak, daha akıllı kararlar almak mümkün.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Teknolojiyi maliyet merkezi değil,&nbsp;verimlilik motoru&nbsp;haline getirdiğinizde; sadece bugünü değil, geleceği de kazanırsınız.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Huawei’nin IoT, ağ ve görüntüleme teknolojileri fiziksel mağazalarda müşteri deneyimini nasıl dönüştürüyor? Ziyaretçi takibi, güvenlik, kişiselleştirme ve satışa etkisi bağlamında hangi yeni fırsatlar ortaya çıkıyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Huawei’nin IoT, ağ ve görüntüleme teknolojileri, fiziksel mağazayı ölçülebilir ve anlık yönetilen bir ortama dönüştürür. Cihazlar ve ekranlar aynı çatı altında çalışır. Mağaza içindeki akış görünür olur. <strong>Kararlar veriye dayanır.&nbsp;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="265" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1-1024x265.jpg" alt="logosoft1" class="wp-image-50124" title="Perakendede Fark, Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta 12" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1-1024x265.jpg 1024w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1-400x103.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1-768x199.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1-696x180.jpg 696w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1-1068x276.jpg 1068w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/logosoft1.jpg 1346w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>perakendede fark, doğru veriyi doğru anda kullanmakta 13</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Ziyaretçi takibi netleşir. Sensörler ve kameralarla ısı haritaları oluşur. Hangi girişin, hangi koridorun, hangi kampanya alanının ilgi gördüğü ölçülür. Dolaşım yolları ve bekleme süreleri çıkar. Yerleşim ve vardiya planı bu verilere göre güncellenir. Tıkanmalar azalır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güvenlik daha proaktif hale gelir. Akıllı görüntü analizi terk edilmiş paket, yetkisiz alan girişi, sıra taşması gibi durumları anında bildirir. Kayıplar düşer. Olay kayıtları denetlenir. Ekipler doğru ana odaklanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kişiselleştirme mağaza içinde anlam kazanır. Açık rıza ile toplanan bilgiler ve mağaza içi sinyaller bir araya gelir. Ekran içerikleri ve kampanyalar anlık bağlama uyarlanır. İlgililik artar. Bekleme süresi kısalır. Kasada terk oranı düşer.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Satışa etkisi ölçülebilirdir. Sıcak noktalar netleşir, raf yerleşimi buna göre düzenlenir. Akıllı raflar stok uyarısı verir, eksikler hızla tamamlanır. Çapraz satış alanları doğru konumlanır. Sepet ve dönüşüm oranlarında artış görülür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni fırsatlar ortaya çıkar. Kasasız ödeme kurguları sensör ve kamera birleşimiyle mümkün olur. Deneyim alanları ve küçük format mağazalar, güçlü kablolu ve kablosuz omurga üzerinde hızlıca devreye alınır. Tüm cihazlar tek bir ekran üzerinden izlenir ve yönetilir. Bakım yükü azalır, standartlar zincir genelinde korunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gizlilik çizgisi baştan belirlenir. Kişisel veriler için açık rıza ve bilgilendirme metinleri kullanılır. Anonimleştirme ve saklama süresi kuralları yazılı hale getirilir. Böylece hem güven korunur hem de sürekli iyileştirme mümkün olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerilen yol yalın ve ölçülebilirdir. Hedef KPI’lar belirlenir. Sınırlı kapsamlı bir uygulama ile birkaç mağazada deneme yapılır. Ziyaretçi akışı, güvenlik senaryoları ve ekran içerikleri birlikte test edilir. Etkiler sepet, dönüşüm, bekleme süresi ve kayıp azaltma metrikleriyle raporlanır. Sonuç üreten senaryolar hızla ölçeklenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle, Huawei’nin bu bileşenleri, mağaza içi deneyimi görünür kılar, güvenliği güçlendirir, kişiselleştirmeyi somut hale getirir, satış performansını veriye dayalı olarak iyileştirir.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/perakendede-fark-dogru-veriyi-dogru-anda-kullanmakta/">Perakendede Fark, Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/perakendede-fark-dogru-veriyi-dogru-anda-kullanmakta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Perakendede Deneyimin Ezber Bozan Yeni Standardı: İlhamı Mekâna Dönüştüren Zsa Zsa Zsu Etkisi</title>
		<link>https://www.bisektor.com/ilhami-mekana-donusturen-zsa-zsa-zsu-etkisi/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/ilhami-mekana-donusturen-zsa-zsa-zsu-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 10:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bi'Sektör Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan sezer]]></category>
		<category><![CDATA[Zsa Zsa Zsu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=50069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İlham Ol, Bi’Sektör Dergi’nin perakende dünyasında fark yaratan vizyoner liderleri ağırladığı özel bir köşe. Bu bölümde, markalarıyla sektöre yön veren isimler; dönüşüm hikâyelerini, ilham aldıkları değerleri ve perakendenin geleceğine dair bakış açılarını paylaşıyor. Bi&#8217;Sektör Dergi Sonbahar 2025 sayısında, Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer ile bir araya geldik. Zsa Zsa Zsu’nun sadece bir mağaza [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/ilhami-mekana-donusturen-zsa-zsa-zsu-etkisi/">Perakendede Deneyimin Ezber Bozan Yeni Standardı: İlhamı Mekâna Dönüştüren Zsa Zsa Zsu Etkisi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">İlham Ol, <a href="https://www.bisektor.com/dergi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bi’Sektör Dergi</a>’nin perakende dünyasında fark yaratan vizyoner liderleri ağırladığı özel bir köşe. Bu bölümde, markalarıyla sektöre yön veren isimler; dönüşüm hikâyelerini, ilham aldıkları değerleri ve perakendenin geleceğine dair bakış açılarını paylaşıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-bisekt-r wp-block-embed-bisekt-r"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="Jbd1AdHEwa"><a href="https://www.bisektor.com/bisektor-dergi-sonbahar-2025-sayisi-yayinda/">Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!</a></blockquote><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!&#8221; &#8212; Bisektör" src="https://www.bisektor.com/bisektor-dergi-sonbahar-2025-sayisi-yayinda/embed/#?secret=fHo6rYGpGK#?secret=Jbd1AdHEwa" data-secret="Jbd1AdHEwa" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bi&#8217;Sektör Dergi Sonbahar 2025 sayısında, <strong>Zsa Zsa Zsu Genel Müdürü Gökhan Sezer </strong>ile bir araya geldik. Zsa Zsa Zsu’nun sadece bir mağaza değil, “ilhamın mekâna dönüştüğü” bir marka olarak doğuşunu; estetikle ticareti, tasarımla duyguyu buluşturan vizyonunu konuştuk.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Zsa Zsa Zsu, mağaza konsepti ve atmosferiyle sektörde farklı bir yerde konumlanıyor. Hatta bazı müşteriler mağazaları “Pinterest’ten çıkmış gibi” olarak tanımlayabiliyor. Bu yaklaşımın arkasındaki vizyon nedir ve böyle bir mağaza deneyimi tasarlarken perakendede neyi değiştirmeyi hedeflediniz?</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="524" height="600" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza.jpg" alt="Perakendede Deneyimin Ezber Bozan Yeni Standardı: İlhamı Mekâna Dönüştüren Zsa Zsa Zsu Etkisi" class="wp-image-50074" style="width:400px;height:auto" title="Perakendede Deneyimin Ezber Bozan Yeni Standardı: İlhamı Mekâna Dönüştüren Zsa Zsa Zsu Etkisi 14" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza.jpg 524w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza-349x400.jpg 349w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/zsazsazsu-magaza-367x420.jpg 367w" sizes="auto, (max-width: 524px) 100vw, 524px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Biz yalnızca mağaza açmıyoruz, global standartlarda 360 derece mağazacılık deneyimi tasarlıyoruz.Vitrinlerimiz birer ilham sahnesi, mağaza içindeki sergileme ünitelerimiz küratöryel düzenlenmiş sergi alanları gibi kurgulanıyor. Her ürün, sanat eseri estetiğiyle sunuluyor; renkleriyle, dokusuyla ve hikâyesiyle kendi dünyasını anlatıyor. Zsa Zsa Zsu mağazaları, alışverişin ötesinde ilhamın elle tutulur hâle geldiği benzersiz deneyim alanları. Bu vizyonun merkezinde müşteri deneyimi var. Bizim için mağazaya atılan her adım; ilham veren, ruhu besleyen, insanlara kendilerini daha özgür hissettiren bir yolculuk ve bu yolculuğun başrolünde müşterilerimiz var.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mağazalarımın iç mekân tasarımı ve koleksiyonlarımızın sunduğu renkler, desenler ve dokular ziyaretçileri günlük hayatın temposundan uzaklaştırıyor; tasarımın gücüyle iyi hissetmenin mümkün olduğunu gösteriyor.Müşterilerimizin sıkça dile getirdiği gibi mağazalarımız birer “terapi noktası.” Zsa Zsa Zsu mağazalarında geçirilen zaman, ürün seçmenin çok ötesinde; ilham veren bir kaçış ve yeni bir perspektif kazanma anı. Bu yüzden Pinterest benzetmesi tesadüf değil: Biz ev dekorasyonu ve yaşam stilinde ilhamın görsel hafızasını yeniden kurguluyor, bu dünyaya heyecan dolu Zsa Zsa Zsu hissini katıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Perakendenin ezberlerini bozmak için buradayız.<br>Alışverişi tek yönlü bir satın alma süreci olmaktan çıkarıp, yaratıcı, ilham verici ve ruhu besleyen bir deneyime dönüştürmek konusunda iddialıyız.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye’de deneyim mağazacılığı, başarılı işler olsa da henüz olgunlaşma aşamasında. Zsa Zsa Zsu’nun bu alanda “yeni bir deneyim devi” yaratma potansiyeli hakkında ne düşünüyorsunuz? Sektör için hangi boşluğu doldurmak ana hedefiniz oldu?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Türkiye’de deneyim mağazacılığı yükseliyor ama hâlâ olgunlaşma sürecinde. Zsa Zsa Zsu, bu alanda “oyunun kurallarını değiştirecek” ve yalnızca Türkiye’de değil, global ölçekte ses getirecek bir model olarak doğdu.Amacımız alışverişi duygusal ve estetik bir yolculuğa dönüştürmek ve bu alanda yeni standartlar yaratmak. Biz, seri mağaza açmanın ötesine geçip insanlara ilham veren, hayatlarına yeni bir yön katan mecralar inşa ediyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sektörün en büyük eksiği, alışverişin tek boyutlu bir işlem olarak görülmesiydi. Biz bu algıyı kırıyoruz.Ziyaretçilerimiz mağazalarımıza adım attığında atmosferi, hikâyeyi ve ruhlarını besleyen ilham dolu bir deneyimi yaşıyor. Müşteri geri bildirimleri de bunu doğruluyor: mağazadan ayrılan herkes, ruhuna dokunan ve onu harekete geçiren Zsa Zsa Zsu hissini hayatının her anına taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vizyonumuz, deneyim mağazacılığını Türkiye’de global ölçekte örnek gösterilecek bir seviyeye taşımak.Farkımız; estetik, tasarım vizyonu ve ilhamı bütüncül bir yaşam stili olarak sunmamız. Bunun ilk adımını çok yakında Göktürk’te açılacak Zsa Zsa Zsu Café ile göreceksiniz. Ve vizyonumuzu somut hedeflerle destekliyoruz. Kısa sürede, perakendenin geleceğinde Zsa Zsa Zsu’nun adı bir “deneyim devi” olarak anılacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Zsa Zsa Zsu için önümüzdeki dönem yatırımları nasıl ilerleyecek? Yeni lokasyonlar, konsept genişletme veya iş birlikleri gibi planlarınız var mı?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Zsa Zsa Zsu için yatırımlarımızı üç ana eksende şekillendiriyoruz: yeni mağazalar, konsept genişlemesi ve iş birlikleri. Mağazalaşmada hedefimiz çok net: 5 yıl içinde Türkiye’de 90, yurtdışında 145 mağaza. Global büyümede ilk adımımız MENA bölgesi, ardından ABD olacak. Bodrum’dan İstanbul’a uzanan yolculuğumuz şimdi yeni coğrafyalarla buluşmaya hazırlanıyor. Bu büyüme, “deneyim mağazacılığı” vizyonumuzu somutlaştıran en kritik adım. Önümüzde önemli bir eşik var: Ocak 2026’da Paris’te gerçekleşecek Maison &amp; Objet Fuarı’nda yer alarak uluslararası vitrine çıkıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konsept genişletmede ev dekorasyonu ve yaşam tarzı ürünlerimizi daha da zenginleştiriyor, mobilya ve moda kategorilerinde iddiamızı yükseltiyoruz. Amacımız, mağazalarımızı ziyaret eden herkesin evine ve hayatına dokunan, ruhu yükselten, koleksiyon değerinde tasarımları tek çatı altında buluşturmak. İş birliklerinde ise hem yerel hem de uluslararası tasarımcılarla ortaklıklar kurmaya devam edeceğiz. Çünkü Zsa Zsa Zsu’nun ruhu, farklı kültürlerden ve yaratıcı bakışlardan besleniyor. Önümüzdeki dönemde yalnızca mağazacılıkta değil, dijitalde de ses getiren projeler hayata geçireceğiz. Yurtiçinde kurduğumuz özgün deneyimi aynı güçlü etkiyle online’a taşıyoruz. Hem Türkiye’de hem de yurtdışında e-ticarette sektöre yön verecek adımlar atarak Zsa Zsa Zsu’yu daha geniş kitlelerle buluşturacağız. Üzerinde çalıştığımız yenilikçi CRM platformumuzla, kişiselleştirilmiş ve katma değerli projeler aracılığıyla müşterilerimizle çok daha güçlü ve anlamlı bağlar kurmayı hedefliyoruz. Kampanya dünyasında ise ezberleri bozuyor, oyunun kurallarını yeniden yazacak ve sektöre ilham verecek modeller geliştiriyoruz</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim için yatırım, yalnızca büyüme değil; perakendeye yeni bir soluk kazandırmak, Zsa Zsa Zsu’ca bir perakende dili oluşturmak demek. Attığımız her adım, Zsa Zsa Zsu’yu deneyim odaklı, ezber bozan, herkesin izlediği global bir marka olarak konumlandırma hedefimizin bir parçası. Kısa sürede, perakendenin geleceğinde Zsa Zsa Zsu’nun adı bir “deneyim devi” olarak anılacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Mağaza atmosferi kadar, ürün seçkisi ve kategori kurgusu da perakende stratejisinin kritik unsurları. Zsa Zsa Zsu, ürün portföyünü oluştururken hangi kürasyon kriterlerini ve tedarik stratejilerini önceliklendiriyor? Bu seçimler, mağaza deneyimini nasıl güçlendiriyor?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Zsa Zsa Zsu’da mağaza atmosferi kadar ürün seçkisi ve koleksiyon kurgusu da perakende vizyonumuzun merkezinde. Burada da sıra dışıyız. Bizim için ürün portföyünü oluşturmak, sıradan bir satın alma süreci değil; markamızın ruhunu yansıtan, ilhamı görünür kılan bir kürasyon çalışmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ürün seçiminde üç temel pusulamız var: ilham verme gücü, farklı kültürlerden beslenen çeşitlilik ve dokunduğunuz anda iyi hissettiren kalite. Tasarımlarımızın bir kısmını kendi ekibimiz yaratıyor, bir kısmını ise dünyanın dört bir yanındaki zanaatkârlar ve tasarımcılarla yaptığımız iş birlikleriyle hayata geçiriyoruz. Bu yaklaşım bize yalnızca özgünlük kazandırmıyor; aynı zamanda farklı kültürlerin yaratıcılığını global ölçekte mağazalarımıza taşımamıza imkân veriyor. Tedarik anlayışımızın merkezinde sürdürülebilirlik, el işçiliği ve kalıcılık var. Müşterilerimizin evlerine ve hayatlarına uzun yıllar eşlik edecek, her bakıldığında yeniden heyecan uyandıracak parçaları özenle seçiyoruz. Lokal üreticilerle iş birliği yaparak yerel ekonomiyi destekliyoruz. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sayede Zsa Zsa Zsu mağazalarına adım atan herkes yalnızca estetik açıdan değil, hikâyesi ve dokusuyla ruhuna işleyen ürünlerle karşılaşıyor. Mağaza atmosferi ile ürün portföyü birleşiyor, bütünsel bir deneyime dönüşüyor ve müşterilerimizin sıkça dile getirdiği gibi Zsa Zsa Zsu, bir ilham veren bir “terapi noktası”na dönüşüyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><br><strong>Zsa Zsa Zsu’nun mağazaları kadar şirket kültürü de merak uyandırıyor. Hızlı büyüyen genç bir marka olarak ekip yapınızı, karar alma süreçlerinizi ve saha ekiplerinden gelen geri bildirimleri nasıl organize ediyorsunuz? Bu yaklaşım markanın kısa sürede dikkat çekici bir ivme yakalamasında nasıl bir rol oynadı?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Karar alma süreçlerinde çevik, sahaya yakın ve vizyoneriz. Yönetim ekibimiz, mağaza operasyonlarından pazarlamaya, e-ticaretten depoya ve kategori &amp; tasarım departmanına kadar her noktadan gelen geri bildirimleri dikkate alıyor. En çok sahadan gelen içgörülere değer veriyoruz; çünkü markanın nabzı mağazalarda atıyor. Müşterilerle doğrudan temas eden ekip arkadaşlarımızın aktardıkları, ürün geliştirmeden mağaza atmosferine kadar her alanda yolumuzu aydınlatıyor. Aynı şekilde e-ticaret kanalımızdan elde ettiğimiz veriler de müşterilerimizin beklenti ve davranışlarını anlamamızda, stratejimizi şekillendirmemizde önemli bir rol oynuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaklaşımımızı markamızın değerleri yönlendiriyor: tutkuyla çalışmak ve değer üretmek, hayallerimizi paylaşarak birlikte fark yaratmak, iz bırakan deneyimler tasarlayıp ezber bozmak ve sürekli kendimizi geliştirerek geleceği kurgulamak. Bu değerler ekiplerimizin kendilerini özgürce ifade etmeleri için alan açıyor, her katkının gerçek bir sahiplenmeye dönüşmesini sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısa sürede yakaladığımız ivmenin ardında stratejik yatırımlar kadar bu ortak ruh var. Zsa Zsa Zsu’nun hızlı büyümesi, değerlerimizden güç alan kültürümüz ve fiziksel ile dijital deneyimi birlikte geliştirme yaklaşımımızın bir sonucu. Bizim için kültür, rakamların ötesinde sürdürülebilir büyümenin en büyük güvencesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye’de perakende sektörü dalgalı bir ekonomik ortamdan geçiyor. Zsa Zsa Zsu, bu zorlu şartlarda sektörde kısa zamanda çok önemli bir yer kazandı. Nedir bu başarının kilit noktası, nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de perakende sektörü zaman zaman dalgalı bir ekonomik iklimden geçse de, Zsa Zsa Zsu’nun kısa sürede elde ettiği başarı tesadüf değil. Bu başarıyı mümkün kılan çok net unsurlarımız var. Her şeyden önce işin mutfağından gelen, perakendeyi en ince detayına kadar bilen güçlü bir yönetim kadrosuna sahibiz. Bu yapı, stratejik kararları hızlı, doğru ve kararlı şekilde almamızı sağlıyor. Markamızı cesaret, girişimcilik ve farklılaşma üzerine kurduk. Ev ve yaşama odaklanmamız, müşterilerin yaşam alanlarına renk ve yenilik katma ihtiyacını en doğru zamanda karşılamamıza imkân verdi. En önemlisi ise, yalnızca ürün sunmakla yetinmeyip ilham veren bütünsel bir deneyim yaratmamız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başarımızı besleyen bir diğer unsur ise kültürümüz ve değerlerimiz. Ekiplerimizin özgürce fikir üretmesi, sahadan gelen geri bildirimlerin hızla karar süreçlerine yansıması ve birlikte fark yaratma inancı, bize benzersiz bir esneklik ve hız kazandırıyor. Biz işimizi tutkuyla yapıyoruz, her aşamada değer üretiyoruz ve sınırları zorlayan yaratıcılığımızla sıradanlıktan uzaklaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısacası, Zsa Zsa Zsu’nun başarısının arkasında; güçlü yönetim, doğru zamanda atılan cesur adımlar, müşterilerin hayatına dokunan deneyimler ve değerlerimizden beslenen güçlü bir şirket kültürü var. Biz yalnızca büyümüyoruz; perakendeye yön veriyor, global ölçekte iz bırakıyor ve Türkiye’deki markalaşma yolculuğumuzla sektöre öncülük etmek için çalışıyoruz. </p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/ilhami-mekana-donusturen-zsa-zsa-zsu-etkisi/">Perakendede Deneyimin Ezber Bozan Yeni Standardı: İlhamı Mekâna Dönüştüren Zsa Zsa Zsu Etkisi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/ilhami-mekana-donusturen-zsa-zsa-zsu-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı</title>
		<link>https://www.bisektor.com/karnaval-medya-dijital-ses-ekosisteminde-markalara-yeni-oyun-alani/</link>
					<comments>https://www.bisektor.com/karnaval-medya-dijital-ses-ekosisteminde-markalara-yeni-oyun-alani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bi'Sektör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 08:08:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bi'Sektör Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[gelincik şenel]]></category>
		<category><![CDATA[karnaval medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bisektor.com/?p=50015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Dijitalleşmenin hızla dönüştürdüğü medya ekosisteminde ses, hem markalar hem de tüketiciler için yeniden yükselen bir iletişim aracı haline geliyor. Radyodan podcast’e, dijital ses platformlarından yapay zekâ destekli reklamcılığa uzanan bu değişimi en yakından yaşayanlardan biri de Karnaval Medya Grubu. Türkiye’nin en çok dinlenen radyo frekanslarının ve öncü dijital ses platformlarının sahibi olan grup, sesli içerik [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/karnaval-medya-dijital-ses-ekosisteminde-markalara-yeni-oyun-alani/">Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com">Bisektör</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Dijitalleşmenin hızla dönüştürdüğü medya ekosisteminde ses, hem markalar hem de tüketiciler için yeniden yükselen bir iletişim aracı haline geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Radyodan podcast’e, dijital ses platformlarından yapay zekâ destekli reklamcılığa uzanan bu değişimi en yakından yaşayanlardan biri de <a href="https://www.bisektor.com/?s=karnaval" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Karnaval</a> Medya Grubu.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="563" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/Karnaval-Alt-Metin-Logo.jpg" alt="Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı" class="wp-image-50023" style="width:287px;height:auto" title="Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı 15" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/Karnaval-Alt-Metin-Logo.jpg 1000w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/Karnaval-Alt-Metin-Logo-400x225.jpg 400w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/Karnaval-Alt-Metin-Logo-768x432.jpg 768w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/Karnaval-Alt-Metin-Logo-746x420.jpg 746w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/Karnaval-Alt-Metin-Logo-696x392.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin en çok dinlenen radyo frekanslarının ve öncü dijital ses platformlarının sahibi olan grup, sesli içerik tüketim alışkanlıklarını veriyle anlamlandırarak markalara yeni fırsatlar sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bi&#8217;Sektör Dergi Sonbahar 2025 sayısında <strong>Karnaval Medya Grubu CSO&#8217;su Gelincik Şenel</strong> ile, dijital ses dünyasının dönüşümünü, podcast ekosistemindeki yükselişi ve perakende markaları için sesli reklamcılığın sunduğu stratejik avantajları konuştuk.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Radyo, podcast ve dijital audio içerikler hızla gelişirken, medya dünyasında dengeler de yeniden şekilleniyor. Karnaval Medya Grubu bu dönüşümün neresinde duruyor? Sizi farklı kılan yaklaşım ne oldu?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Radyo dünyası, gelişen teknolojinin etkisiyle dijital platformlarla güçlenen zengin bir içerik ekosistemine dönüştü. Türkiye’de her iki kişiden biri radyo dinliyor ve bunun yüzde 58’i dijital cihazlar üzerinden gerçekleşiyor. Radyolar, güncel içerik sunma ve kullanıcıları daha önce hiç dinlemedikleri içeriklerle buluşturma özellikleriyle cazibe yaratmaya devam ediyor. Karnaval Medya Grubu olarak biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olduk. Türkiye’nin en çok dinlenen radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a varan dijital radyo frekansımız, podcast yayınlarımız ve farklı müzik türleriyle dinleyicilerinin her anında yanında yer alan bir grup olarak, ses pazarlamasında lider olma hedefine doğru hızla ilerliyoruz.&nbsp;&nbsp;Yenilikçi bir yaklaşımla dijital ses dünyasında hızlı adımlar atıyor, yatırımlarımızı şekillendiriyoruz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dijitalleşen dünyada sesin dönüşümünün izinden gitmeyi sürdürecek, tüketicilerin değişen ses dinleme alışkanlıklarına paralel olarak müzikten iletişime kadar geniş bir yelpazede yenilikler sunarak ses yatırımlarımızı artıracağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Dinleyiciler artık yalnızca “dinlemek” değil, kendilerine özel içerik deneyimi de bekliyor. Türkiye’deki ses içerik tüketimi nasıl bir evrim geçiriyor? Karnaval farklı kuşaklara nasıl yaklaşıyor?</strong></h2>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="324" height="528" src="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/karnaval1.jpg" alt="karnaval1" class="wp-image-50019" style="width:282px;height:auto" title="Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı 16" srcset="https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/karnaval1.jpg 324w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/karnaval1-245x400.jpg 245w, https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/11/karnaval1-258x420.jpg 258w" sizes="auto, (max-width: 324px) 100vw, 324px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">“Sesin Dijital Dönüşümü” araştırmamız, Türkiye’de ses ve müzik dinleme alışkanlıklarının nasıl bir evrim geçirdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Bugün her iki kişiden biri radyo dinliyor ve bu dinleyicilerin yüzde 58’i artık radyoya dijital cihazlar üzerinden ulaşıyor. Radyo, hazır akış sunması, günceli yakalaması ve dinleyicileri daha önce hiç keşfetmedikleri içeriklerle buluşturması sayesinde cazibesini korumaya devam ediyor. Teknolojinin gelişimi, ses deneyimini yalnızca çeşitlendirmekle kalmıyor; aynı zamanda tamamen dijital bir boyuta taşıyor. Araştırmamıza göre, Türkiye’de tüketicilerin yüzde 74’ü dijital ses içeriklerini düzenli olarak dinliyor. Bu kitlenin içinde müzik platformu kullanıcıları, akıllı araçlarda radyo dinleyenler, podcast takipçileri ve sesli kitap dinleyicileri yer alıyor. Ayrıca, nüfusun yüzde 75’i ücretsiz müzik platformlarını tercih ediyor ve günlük ortalama müzik dinleme süresi 2,6 saate ulaşmış durumda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dinleme alışkanlıklarına baktığımızda akıllı telefonların yüzde 75 ile açık ara önde olduğunu görüyoruz. Onu yüzde 17 ile masaüstü ve dizüstü bilgisayar, yüzde 13 ile araç radyosu takip ediyor. Tüm bu veriler bize, sesin artık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve dijital sesin geleceğe yön verdiğini gösteriyor. Karnaval Medya Grubu olarak biz de farklı kuşakların bu beklentilerine yanıt veren içerikler geliştiriyor, kişiselleştirilmiş deneyimlerle dinleyicilerin hayatına dokunuyoruz. Genç kuşak için podcast ve dijital müzik platformlarını öne çıkarırken, daha geleneksel dinleyici kitlesi için güçlü radyo markalarımızla değer yaratıyoruz. Böylece, her kuşağa kendi dilinde seslenerek dijital ses dünyasında öncü rolümüzü pekiştiriyoruz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-bisekt-r wp-block-embed-bisekt-r"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="H72tci4pDv"><a href="https://www.bisektor.com/bisektor-dergi-sonbahar-2025-sayisi-yayinda/">Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!</a></blockquote><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!&#8221; &#8212; Bisektör" src="https://www.bisektor.com/bisektor-dergi-sonbahar-2025-sayisi-yayinda/embed/#?secret=m60QNhI4Rs#?secret=H72tci4pDv" data-secret="H72tci4pDv" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Podcast üretimi artık sadece bireysel değil, markaların ve platformların da stratejik ajandasına girdi. Karnaval bu alanda neleri önceliklendiriyor? Reklamveren tarafında öne çıkan yeni formatlar hangileri?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yine&nbsp;“Sesin Dijital Dönüşümü” araştırması çalışmamızın sonuçlarına göre&nbsp;müzik, konuşma ve sohbet gibi farklı formatlarda spesifik içerikler sağlayan podcastler, katılımcılar arasında yüzde 60 bilinirlik oranına sahipken, podcasti bilen her 5 kişiden 1’inin içerikleri tükettiği görülüyor. Podcast dinleme motivasyonlarının başında yüzde 51’lik oran ile farklı konularda zorlanmadan bilgi edinmek ve yüzde 47 ile ilgi duyulan alanlar hakkında bilgili kişileri dinlemek geliyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Karnaval App uzun süredir kullanıcıyla birebir temas kurduğunuz en aktif kanal. Bugün geldiği noktada, nasıl bir deneyim sunuyor? Uygulama, dijitalses dünyasında nasıl bir rol oynuyor?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Karnaval App, kullanıcılarımızla kurduğumuz en güçlü bağlardan biri. Bugün geldiğimiz noktada uygulamamız, yalnızca radyo dinleme deneyimi değil; dinleyicinin her ruh haline uygun müzik listeleri, podcast serileri ve canlı yayınlarla dijital ses dünyasının en kapsamlı içerik merkezlerinden biri haline geldi. Kullanıcı dostu arayüzü ve sürekli yenilenen içerik çeşitliliğiyle, dijital ses ekosisteminin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olmasını sağlıyoruz. Bu yönüyle, sadece bir uygulama değil, dijital ses dünyasında trendleri belirleyen bir platform rolü üstleniyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Perakende yolculuğu artık çok kanallı: mağaza içinden online alışverişe, mobil uygulamalardan sosyal medyaya kadar her temas noktasında sesli içerikler müşteriyi karşılıyor. Karnaval olarak, sesli reklamların bu bütünsel yolculukta perakende markalarına sağladığı en stratejik avantajları nasıl tanımlarsınız?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sesli reklamların perakende markaları için en güçlü avantajı, tüketiciyle kurduğu doğrudan ve duygusal bağ. Görsel veya metin içerikten farklı olarak ses, anlık olarak dikkat çekiyor ve marka mesajını tüketicinin günlük akışına doğal bir şekilde dahil ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karnaval App ve Web’de yer alan 30’a yakın dijital radyomuz, markalara güçlü bir reklam alanı sunuyor. Sesli reklamlar, ölçülebilirlik ve hedefleme gücü sayesinde perakende markalarının kampanyalarını doğru kitleye ulaştırmasına imkân veriyor. Mağaza içi deneyimden online alışverişe uzanan yolculukta ise ses, markalara her temas noktasında tutarlı ve bütünsel bir kimlik yaratma avantajı sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karnaval’a bağlı ulusal radyolarımız, dijital radyolarımız ve podcastlerimizle bu deneyim, dinleyicinin ruh haline, tercihlerine ve içinde bulunduğu ana uygun şekilde kurgulanabiliyor. Böylece sesli reklamlar yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda satın alma davranışını tetikleyen güçlü bir etkileşim noktası haline geliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Sadece ürün tanıtımı değil, marka hikâyesi anlatmak, doğru kişiye ulaşmak ve bunu ölçümleyebilmek günümüzde daha önemli hale geldi. Siz bu üçalanın önümüzdeki dönemde nasıl evrileceğini öngörüyorsunuz?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, söylediğiniz gibi marka iletişimi artık sadece ‘duyurmak’ değil, ‘anlatmak ve bağ kurmak’ yani hikayeleştirmek üzerine kurulu. Bu döneme hiper kişiselleştirme deniyor. Sesli içerikler, bu hikâyeleri dinleyicinin hayatına doğal bir şekilde entegre etme gücüyle öne çıkıyor. Yapay zeka ile geliştirdiğimiz Voice2B akıllı ses teknolojisi dinleyicinin yaşı, konumu, ilgi alanları ve dinleme alışkanlıklarını analiz ederek en uygun reklam içeriğini sunuyor. Markalar için ise dinamik içerik üretimi ve programatik ses reklamcılığı gibi yenilikçi çözümler sunan bu teknoloji, aynı zamanda reklamların performansını anlık olarak optimize etme imkânı da sağlıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekâ ve veri analitiği sayesinde hiper-hedefleme öne çıkıyor; markalar, tüketiciyi sadece demografik değil, davranışsal olarak da çok daha iyi tanıyacak. Ölçümleme tarafında da sesli reklamların etkinliği daha şeffaf hale geliyor; anlık geri dönüşler, dinleme süreleri ve etkileşim metrikleri markaların yatırım getirisini çok daha net görmesini sağlayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani hikâye, hedefleme ve ölçümleme üçgeni önümüzdeki dönemde sesli reklamcılığı perakende için vazgeçilmez hale getirecek.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://www.bisektor.com/karnaval-medya-dijital-ses-ekosisteminde-markalara-yeni-oyun-alani/">Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bisektor.com/karnaval-medya-dijital-ses-ekosisteminde-markalara-yeni-oyun-alani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
