Victoria’s Secret, teknoloji tarafındaki liderlik yapısını yeniden şekillendirerek büyüme stratejisini dijital yetkinliklerle güçlendirmeye hazırlanıyor. Şirket, eski Foot Locker CTO’su Adrian Butler’ı yeni CTO olarak görevlendirirken, daha önce Starbucks’ta aynı pozisyonda görev yapan Gerri Martin-Flickinger’ı yönetim kuruluna dahil etti. İki atama, teknolojinin artık yalnızca destekleyici bir operasyon alanı değil, perakende büyümesinin doğrudan parçası olarak konumlandığını gösteriyor.
Butler, Foot Locker’da şirketin uzun vadeli büyüme planı “Lace Up” sürecinde teknoloji tarafına liderlik etmişti. Martin-Flickinger ise teknoloji, yapay zekâ, dijital ticaret ve tüketici perakendesi alanlarındaki deneyimiyle Victoria’s Secret’ın yönetim kuruluna katılıyor. Şirket, bu değişiklikleri liderlik, yönetişim ve teknoloji uzmanlığını stratejik öncelikleriyle daha güçlü biçimde bir araya getirme adımı olarak değerlendiriyor.
Teknoloji Artık Mağazanın Arkasındaki Sistem Değil

Victoria’s Secret’ın hamlesi, perakende şirketlerinde teknoloji liderlerinin rolündeki değişimi de ortaya koyuyor. Geleneksel yapıda CTO daha çok altyapı, sistemler ve operasyonel verimlilikten sorumlu olurken, bugün teknoloji; müşteri deneyimi, e-ticaret, kişiselleştirme, veri analitiği ve yapay zekâ üzerinden doğrudan ticari sonuçlarla ilişkilendiriliyor.
Victoria’s Secret’ın da hedefi yalnızca teknolojik altyapısını geliştirmek değil. Şirketin “Path to Potential” stratejisi kapsamında satışları canlandırmak, marka kimliğini güçlendirmek ve daha genç tüketicilere ulaşmak öncelikler arasında yer alıyor. Bu nedenle teknoloji liderliğinin yeniden yapılandırılması, dijital kanalların geliştirilmesinden müşteri davranışlarının daha iyi anlaşılmasına kadar geniş bir alana dokunabilir.
Şirketin bünyesindeki Adore Me’nin daha önce üretken yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş iç giyim tasarım aracı geliştirmiş olması da bu yaklaşımın tamamen yeni olmadığını gösteriyor. Perakendede AI kullanımının yalnızca içerik üretimiyle sınırlı kalmayıp ürün geliştirme ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimine kadar genişlemesi, teknoloji yönetiminin neden üst yönetim gündeminde daha fazla yer tuttuğunu açıklıyor.
Perakendede CTO’nun Rolü Yeniden Tanımlanıyor
Victoria’s Secret örneğinde dikkat çeken asıl konu, iki yöneticinin atanmasından çok, teknolojinin şirket stratejisindeki konumunun güçlendirilmesi. NRF’nin Aralık 2025 tarihli araştırmasına göre perakendecilerin %39’u, 2028’e kadar teknoloji harcamalarının %10’dan fazlasının AI’a ayrılmasını bekliyor. Bu da yapay zekânın artık deneysel bir alan olmaktan çıkarak yatırım planlarının daha kalıcı bir parçası haline geldiğine işaret ediyor.
Türkiye’deki perakendeciler açısından da burada doğrudan kopyalanabilecek bir modelden ziyade önemli bir yönetim sorusu bulunuyor: Teknoloji yatırımları hâlâ IT departmanının sorumluluğu olarak mı görülüyor, yoksa mağaza, e-ticaret, müşteri deneyimi ve ticari büyümeyle birlikte mi yönetiliyor?
Victoria’s Secret’ın attığı adım, özellikle fiziksel mağaza ile dijital kanallar arasındaki sınırların giderek inceldiği bir dönemde, teknoloji liderliğinin ticari stratejiyle daha fazla bütünleştiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde perakende şirketleri için fark yaratacak konu yalnızca AI kullanmak değil; AI ve veriyi hangi ticari probleme çözüm üretmek için kullandığını doğru belirlemek olacak.
