H & M Hennes & Mauritz AB, 2025 Yıllık ve Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımlayarak hem finansal performans hem de çevresel hedefler açısından dikkat çekici ilerlemeler kaydettiğini ortaya koydu. Rapora göre şirket, kârlılığı artırırken aynı zamanda emisyon azaltımı ve sürdürülebilir malzeme kullanımında önemli adımlar attı.
Şirket CEO’su Daniel Ervér, büyüme, kârlılık ve emisyon azaltımının birlikte ilerleyebileceğini vurgularken; satış trendlerinin olumlu seyrettiğini ve CO₂ emisyonlarında düşüş sağlandığını belirtti. Sürdürülebilirlik tarafında ise geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının artırılması ve kaynak verimliliği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Sürdürülebilirlik Performansı Öne Çıkıyor

Rapora göre 2025 itibarıyla kullanılan malzemelerin %91’i geri dönüştürülmüş veya sürdürülebilir kaynaklardan elde edildi. Geri dönüştürülmüş malzeme oranı %32’ye ulaşarak hedeflerin üzerine çıktı.
Emisyon tarafında ise Scope 1 ve 2 emisyonlarında %41, Scope 3 emisyonlarında %34,6 azalma kaydedildi. Ayrıca karbonsuzlaştırma ve malzeme inovasyonuna 2,8 milyar SEK yatırım yapıldı.
Su tüketimi tarafında tatlı su kullanımında %22,8 azalma sağlanırken, tedarik zincirinde kömür kazanı kullanımını azaltmaya yönelik ilerleme kaydedildi.
Yeni Büyüme Alanı: İkinci El ve Döngüsel Modeller
H&M Group’un ikinci el ve yeniden satış (resale) stratejisi de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Sellpy ve grup markaları üzerinden yürütülen yeniden satış operasyonları 26 pazara yayıldı ve toplam cironun %0,8’ini oluşturdu. Bu segmentin %31 büyümesi, döngüsel moda modelinin önemini ortaya koyuyor.
Finansal Performans ve Operasyonel Gelişmeler
2026 ilk çeyrek sonuçlarına göre net satışlar 49.607 milyon SEK seviyesinde gerçekleşirken, faaliyet kârı %26 artarak 1.512 milyon SEK oldu. Brüt kâr marjı %50,7 olarak kaydedildi.
Stok yönetiminde de iyileşme dikkat çekti; stoklar %16 azalarak 34.608 milyon SEK seviyesine geriledi.
Sektörel Çıkarım
H&M’in 2025 raporu, perakende sektöründe sürdürülebilirlik ile kârlılığın birlikte ilerleyebileceğini gösteriyor. Malzeme inovasyonu, döngüsel iş modelleri ve emisyon azaltımı; yalnızca çevresel sorumluluk değil, aynı zamanda uzun vadeli rekabet avantajı olarak konumlanıyor.
