Ekonomik belirsizlik ve artan maliyet baskılarına rağmen fiziksel mağazalar, perakendecilerin büyüme stratejisindeki önemini koruyor. CBRE’nin European Retail Occupier Survey 2026 araştırmasına göre, Avrupa’daki büyük perakendecilerin yüzde 65’i mağaza portföyünü genişletmeyi planlıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 90’dan fazlası fiziksel mağazaların işlerinin temel parçası olmaya devam edeceğini belirtirken, yüzde 93’ü mağaza alanlarını korumayı veya artırmayı planlıyor.
CBRE’nin 11 sektörden, toplamda yaklaşık 150 bin mağazayı yöneten 76 Avrupalı ve global perakendeciyle gerçekleştirdiği araştırma, ekonomik baskılara rağmen mağaza yatırımlarının geri planda kalmadığını ortaya koyuyor. Bu tablo, e-ticaretin büyümesine rağmen fiziksel mağazaların perakende büyümesindeki rolünü koruduğunu gösteriyor.
Mağaza Artık Sadece Satış Noktası Değil

Perakendecilerin mağaza ağlarını büyütme eğilimi, fiziksel mağazanın rolünün yeniden değerlendirildiği bir döneme işaret ediyor. Tüketicinin ürünü deneyimlemesi, markayla fiziksel temas kurması, sipariş teslimatı ve iade gibi omnichannel süreçlerin desteklenmesi, mağazayı yalnızca satış yapılan bir alanın ötesine taşıyor. Bu nedenle ekonomik belirsizlik döneminde mağaza yatırımı yapmak, yalnızca daha fazla metrekareye ulaşmak değil, doğru lokasyonda doğru formatla daha fazla müşteri temas noktası oluşturmak anlamına gelebilir.
Burada önemli olan nokta, araştırmanın tüm perakendecilerin koşulsuz biçimde mağaza açacağını göstermemesi. Aksine, mağazaların korunması veya büyütülmesi yönündeki eğilim, fiziksel kanalın hâlâ stratejik değer taşıdığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde rekabet, yalnızca kaç mağaza açıldığı üzerinden değil, bu mağazaların ne kadar verimli çalıştığı ve diğer kanallarla nasıl entegre edildiği üzerinden şekillenebilir.
Mağaza Büyürken AI Kullanımı da Artıyor
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise fiziksel mağaza yatırımlarıyla teknolojik dönüşümün birbirinin alternatifi olarak görülmemesi. Ankete katılan perakendecilerin yarısından fazlası operasyonları ve müşteri deneyimini desteklemek için yapay zekâ kullanıyor. AI kullanımının 2024’ten bu yana iki katına çıkması, şirketlerin mağaza yatırımlarını teknoloji yatırımlarıyla birlikte ele aldığını gösteriyor.
Bu yaklaşım Türkiye’deki perakendeciler açısından da dikkat çekici bir karşılık taşıyor. Özellikle yeni mağaza yatırımlarında yalnızca lokasyon ve metrekare değil; veri, kişiselleştirme, operasyonel verimlilik, dijital entegrasyon ve mağaza deneyiminin birlikte tasarlanması daha önemli hale gelebilir. Ekonomik belirsizlik ortamında mağaza açmak başlı başına bir büyüme stratejisi olmaktan çıkarken, mağazanın şirketin omnichannel yapısına ne kattığı daha belirleyici olabilir.
Perakendenin geleceği fiziksel mağaza mı, dijital kanal mı sorusundan çok, bu iki yapının ne kadar verimli bir sistem olarak çalışabildiği üzerinden şekilleniyor.
