Tüketici verisi toplamak, artık e-ticaretle ilgilenen perakendeciler ve AVM’ler için hem ekonomik kazanç açısından hem de müşteri memnuiyeti açısından büyük önem arz ediyor. Capgemini Enstitüsü tarafından yapılan on farklı ülkeden toplam 10.000 müşterinin katıldığı bir anket, müşterilerin %45’inin alışveriş yaparken veri paylaşımında bulunmaktan rahatsız olmadığını gösteriyor. Anketin su yüzüne çıkardığı bir başka veri ise yeni jenerasyonların direkt olarak markaların kendi mağazalarında alışveriş yapmak istedikleri üzerine odaklanıyor. Z ve Y jenerasyonları bunun daha iyi bir müşteri tecrübesi olduğunu belirtiyorlar.
Tüketici verisi toplamanın e-ticaret için vazgeçilmez olduğu kesin, ancak konu fiziksel perakendecilik olduğunda da veri toplamak oldukça önemli. Geçmişte, kiracılar ve yatırımcılar veri olarak mağazaya giren çıkan müşteri sayısından fazlasına sahip değildi. Ama artık AVM’lerde en basitinden ücretsiz kablosuz internet hizmeti ve AVM’lerin kendi mobil uygulamaları sayesinde perakendecilerin veri toplama fırsatı her zamankinden daha fazla. Tabi bundan çok daha çeşitli yollarla ziyaretçi verisi toplanabiliyor.
Son zamanlarda e-ticaret özelinde gerçekleşen gelişmeler, sadece fiziksel ortamda satış yapan perakendecilerin e-ticarettekilerle aralarında büyük bir fark açılmasına neden oldu. Bu nedenle fiziki perakendenin online kanalla birleşmemesi gibi bir durum bugünün perakendesinde çok da mümkün değil.
Dünyanın en büyük alışveriş merkezi yatırımcılarından biri olan Unibail-Rodamco-Westfield, AVM markalarının kiralarına katkı sağlamak amacıyla ek gelir olarak hedefli reklamlar için 550 milyon ziyaretçisinden gelen verileri kullanmaya çalışıyor. Bu eğer gerçekleştirilebilirse ciddi bir veri kullanımı ve kazanç anlamına geliyor.

E-Ticaret devleriyle yarışabilmek için AVM’lerin de dijital ortamda bir ayağı olmalı
Placer.ai’nin ABD’de AVM‘lerin müşteri akışını konu alan bir raporuna göre AVM’ler hala pandemi öncesi doluluk seviyelerine ulaşamadı. Bu da demek oluyor ki pandemi döneminde dijital alışveriş platformlarına kayan müşteri yoğunluğu geçici olmayabilir. Ülkemizde de durum çok farklı değil. Eğer AVM’ler perakendede bir sonraki adıma geçmek istiyorsa, kiracılarına daha cazip olabilmek adına e-ticaretin bir parçası olabilir.
Daha doğrusu alışveriş merkezleri, kiracılarının yararına e-ticaret ekonomisinin bir parçası haline gelebilir. Eğer yapmazlarsa, fiziksel harcamalar karşısında çevrimiçi tüketici harcamalarının payı artmaya devam ettikçe etkileri zamanla daha da azalacaktır.
Veri toplamak geliri artırıyor ve müşterilere daha iyi bir alışveriş tecrübesi sunuyor
Dijitalleşme yoluna giderken AVM’lerin göz ardı edemeyecekleri bazı şeyler var. Öncelikle işe başlarken, ellerindeki bütün müşteri verilerini gözden geçirip yatırımcılarına ve kiracılara ne kadar müşteri akışı sağlanabileceğinin ve ne tür müşterilere sahip olduklarının bir ön izlemesini çıkarmalılar. Böylece kiracılar müşterilerine daha iyi özelleştirilmiş bir alışveriş tecrübesi sunabilirler.
Alışveriş merkezlerinin dijitalleştirilmesi, çok kanallı gayrimenkul deneyiminin de başlangıcıdır. Bu bir tezat gibi görünebilir, ancak perakende markaları çevrimiçi ve gerçek hayatta ortaya çıkıyorsa, gayrimenkul de bunun içinde olmalıdır.
Gelecekte bu, metaverse de gerçekleşebilir ancak şimdilik, alışveriş merkezlerinde teknoloji ve veri toplamayı geliştirmek, onların canlılığının ve geleceğinin bir anahtarıdır.
