Belçika’nın Ghlin kentinde bulunan H&M lojistik merkezinde haftalardır devam eden grev sona erdi. Çalışanlar, yönetim tarafından sunulan yeni sosyal plan teklifini büyük çoğunlukla kabul ederken, dağıtım merkezindeki operasyonlar yeniden başladı.
Grevin sona ermesiyle birlikte H&M’in Avrupa’daki tedarik operasyonlarında yaşanan aksaklıkların kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.
440 Çalışanı Etkileyen Kapanış Süreci Devam Ediyor
H&M, mart ayında Ghlin’deki dağıtım merkezini kapatma planını açıklamıştı. Şirket, Avrupa lojistik ağında yaşanan kapasite fazlası nedeniyle operasyonları İspanya ve İtalya’daki mevcut merkezlere taşımayı hedefliyor.
Bu karar kapsamında yaklaşık 440 çalışanın işini kaybetme riski bulunuyor.
Grev Avrupa Tedarik Zincirini Etkilemişti
Nisan ayında başlayan iş bırakma eylemleri ve sonrasında gerçekleşen tesis blokajları, H&M’in bazı Avrupa pazarlarındaki ürün akışını olumsuz etkiledi.
Özellikle yaz sezonu öncesinde yaşanan operasyonel kesintiler nedeniyle şirketin İspanya ve İtalya’daki stok seviyelerinde baskı oluştuğu belirtilmişti. Hatta Ghlin merkezinden kısa süre içerisinde yüz binlerce ürünün sevk edilmesi yönünde acil talepler gündeme gelmişti.
H&M Avrupa Lojistik Ağını Yeniden Yapılandırıyor
Ghlin dağıtım merkezinin kapanışı, H&M’in Avrupa genelinde yürüttüğü daha geniş ölçekli dönüşüm planının bir parçası olarak görülüyor.
Şirket; değişen tüketici davranışları, e-ticaretin büyümesi ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda lojistik ağını daha merkezi ve maliyet etkin bir yapıya dönüştürmeye çalışıyor. Bu kapsamda Belçika’daki operasyonların İspanya’daki Torrejón ve İtalya’daki Casalpusterlengo merkezlerine aktarılması planlanıyor.
Perakendede Yeni Dönemin İşareti
H&M örneği, perakende sektöründe lojistik ağların yeniden yapılandırılmasının yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda insan kaynakları ve sosyal diyalog açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.
Özellikle e-ticaret hacimlerinin büyüdüğü ve maliyet baskısının arttığı bir dönemde, perakendeciler daha verimli tedarik zincirleri kurmaya çalışırken çalışanlar ve sendikalarla yürütülen süreçler de dönüşümün kritik bir parçası haline geliyor.

