Black Friday bu yıl 28 Kasım’da gerçekleşecek ve perakende sektöründeki markalar, Aralık ayında başlayacak yoğun tatil sezonu öncesinde tüketicilerin harcama iştahını erkenden yakalamayı hedefliyor.

Boston Consulting Group (BCG) tarafından yayımlanan “Consumers Are Rewriting the Rules of Year-End Sales Events” raporu, bu yılki Black Friday döneminin hem analizciler hem de perakendeciler için önemli veriler sunacağını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2025’te tüketicilerin alışveriş niyeti artarken, yapay zekâ destekli alışveriş araçlarının (GenAI) perakende ekosisteminde giderek daha fazla yer kazandığı gözlemleniyor.
Makro düzeyde bakıldığında, süregelen jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlik — küresel çatışmalar, ticaret politikalarındaki değişimler ve artan gümrük vergileri gibi faktörler — tüketici güvenini etkilemeye devam ediyor. BCG verilerine göre tüketicilerin %81’i temel ihtiyaç ürünlerindeki fiyat artışlarından endişe duyarken, %71’i ise gümrük vergileri ve tarifelerin fiyatları daha da yükselteceğinden kaygılı.
Bununla birlikte, katılımcıların neredeyse yarısı son aylarda zorunlu olmayan harcamalarını azalttıklarını ve fiyatları çok daha yakından takip ettiklerini belirtiyor. Ancak 2024 yılıyla karşılaştırıldığında, tüketicilerin biraz daha iyimser bir tutum sergilediği görülüyor. Rapora göre, tüketicilerin %38’i indirimli mağazalardan alışveriş yapmayı tercih ederken, %35’i daha uygun fiyatlı markaları, %28’i ise özel markalı ürünleri tercih ediyor. Bu oranlar 2024’e kıyasla düşüş göstermiş durumda. Ayrıca mobilya, mücevher ve giyim gibi kategorilerde harcamalardaki düşüşlerin yavaşlaması, tüketici güveninin ve harcama istekliliğinin yeniden toparlanmaya başladığını işaret ediyor.
GenAI Alışveriş Deneyimi ve Black Friday Döneminde Yeni Tüketici Davranışları
BCG raporuna göre 2025 yılında Kara Cuma, hâlâ tüketiciler için büyük bir ilgi odağı olmaya devam ediyor. ABD’deki tüketicilerin %83’ü bu yıl Black Friday veya Cyber Monday döneminde alışveriş yapmayı planladığını ifade etti; bu oran geçtiğimiz yıla göre %4’lük bir artış anlamına geliyor. Özellikle bütçesi sınırlı tüketiciler, bu yıl sonu indirim dönemlerini daha da önemli bir fırsat olarak görüyor. Gerek hediye alışverişi gerekse kişisel harcamalar açısından, tüketicilerin harcama niyetleri 2024’e kıyasla daha dengeli bir tablo sunuyor. Rapora göre, temel ihtiyaç ve hediye kategorilerinde nispeten güçlü bir talep devam ederken, lüks ve kendine yönelik alışveriş kategorilerinde de yeniden hareketlenme gözlemleniyor.

Yapay zekâ destekli alışveriş araçlarının perakende dünyasındaki yükselişi ise bu yılın en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak öne çıkıyor. ABD’de tüketicilerin %51’i GenAI tabanlı alışveriş teknolojilerini ya hâlihazırda kullandıklarını ya da bu Black Friday döneminde kullanmayı planladıklarını belirtti. Bu oran, 2024’e göre %16’lık bir artışa işaret ediyor. Bu teknolojiler, tüketicilere ürünleri karşılaştırma, indirimleri tespit etme ve kişisel öneriler alma konusunda hız ve kolaylık sağlıyor. Küresel ölçekte ise tüketicilerin en çok aradığı fırsat türü, doğrudan yüzde indirimleri olmaya devam ediyor. Katılımcıların %30’u, makul bir indirim oranının %30 seviyesinde olması gerektiğini düşünüyor. Ücretsiz veya indirimli kargo seçenekleri ikinci sırada gelirken, oyunlaştırılmış veya koşullu kampanyalar sadece %6 oranında ilgi görüyor. Yani tüketiciler, “şartsız ve açık” indirimleri her zamankinden daha fazla tercih ediyor.
Raporun sonunda BCG, Kara Cuma ve yıl sonu indirimlerinin artık perakende dünyasında “kazanılması gereken küresel anlar” haline geldiğini vurguluyor. Başarı için markaların, erken dönemde görünürlük sağlamaktan yapay zekâ tabanlı alışveriş ekosistemlerinde aktif rol almaya, açık iletişim kurmaktan vaat ettikleri indirimleri eksiksiz yerine getirmeye kadar birçok alanda stratejik davranmaları gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca güven, adalet, sadakat programları, doğru teslimat süreçleri ve kolay iade politikaları da markalar için bu dönemin temel başarı kriterleri olarak öne çıkıyor.
2025 yılı Kara Cuma dönemi, sadece indirimlerin değil, aynı zamanda dijital dönüşümün ve yapay zekâ destekli alışveriş deneyimlerinin de yılı olmaya aday görünüyor. Tüketici davranışlarında gözlenen bu değişim, hem küresel hem de yerel perakendeciler için yeni fırsat kapılarını aralarken, markalar açısından da uzun vadeli güven ve sadakat inşa etmenin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
