Boyner Büyük Mağazacılık Giyim Dışı Kategoriler Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ: “Okula dönüş, satışın ötesinde uzun vadeli stratejiler için kritik bir dönem.”

spot_img

Okulların açılmasına sayılı günler kala, perakende sektörü yılın en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Alışveriş merkezlerinden online platformlara kadar her noktada hareketlilik artarken, aileler bütçelerini yeniden şekillendiriyor, markalar ise hem kısa vadeli satış hedeflerini hem de uzun vadeli müşteri bağını gözeterek stratejilerini devreye alıyor. Bu dönemin sektör için ne anlama geldiğini ve Boyner’in yaklaşımını, Boyner Büyük Mağazacılık Giyim Dışı Kategoriler Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ ile konuştuk.

Okula dönüş dönemi perakendeciler için satış artışının ötesinde ne ifade ediyor? Bu dönemin hangi göstergeleri stratejik planlama açısından kritik hale geliyor?

boyner büyük mağazacılık orçun kızıldağ: "okula dönüş, satışın ötesinde uzun vadeli stratejiler için kritik bir dönem."

Okula dönüş, perakende sektörü için yalnızca satışların artışı değil, müşteri davranışlarını derinlemesine analiz etme fırsatı sunan bir dönem. Alışverişin hızlanmasıyla birlikte sektör genelinde hareketlilik artıyor ve tüm perakendeciler bu döneme özel olarak hazırlanıyor.

Bu süreçte özellikle üç gösterge öne çıkıyor. Öncelikle, ailelerin bütçe öncelikleri daha net görülüyor; eğitim harcamaları ön plana çıktığı için kategoriler arası kaymalar stratejik planlamada yol gösterici oluyor. İkinci olarak, okula dönüş alışverişi, anne-babalar ile çocukların birlikte karar verdikleri nadir dönemlerden biri. Bu deneyim, markaların duygusal bağ kurması ve müşteri sadakatini artırması açısından büyük önem taşıyor. Son olarak, bu dönem yeni sezon trendlerini ve müşteri tercihlerini okumak için önemli bir veri kaynağı. CRM’den stok yönetimine kadar pek çok alanda stratejik sinyaller üretiyor. Dolayısıyla okula dönüş, yalnızca kısa vadeli satış ivmesi değil, aynı zamanda perakendecilerin uzun vadeli stratejilerini şekillendiren bir dönem olarak öne çıkıyor.

Son yıllarda okula dönüş alışverişlerinde hangi yapısal değişimleri gözlemliyorsunuz? Özellikle online–offline dengesi, sepet kompozisyonu veya tüketici segmentlerinde farklılıklar dikkatinizi çekiyor mu?

Son yıllarda ailelerin okula dönüş alışverişlerini daha planlı ve bilinçli yapmaya başladığını gözlemliyoruz. Öncelikle online–offline dengesi farklılaştı; tüketiciler ihtiyaç listesini büyük ölçüde online’da araştırıyor, fiyat karşılaştırmalarını yapıyor ama mağaza deneyimi, özellikle çocuklarla birlikte alışverişin keyfi önemini koruyor. Bu nedenle hibrit bir alışveriş davranışı söz konusu demek mümkün.

Sepet kompozisyonunda da dönüşüm var. Geleneksel kırtasiye ürünleri hâlâ merkezde olsa da giyim, ayakkabı, spor malzemeleri ve teknoloji ürünlerinin sepet içindeki payı artıyor. Bu da ailelerin okula dönüşü sadece ‘kırtasiye alışverişi’ değil, bütünsel bir hazırlık dönemi olarak gördüğünü gösteriyor.

Tüketici segmentleri açısından baktığımızda ise özellikle Z kuşağının alışverişe daha aktif katıldığını görüyoruz. Çocuklar ve gençler kendi seçimlerinde daha fazla söz sahibi olurken, aileler de bütçe yönetimini buna göre esnek hale getiriyor. Dolayısıyla markalar için hem dijital deneyimi hem de mağaza içi deneyimi gençlere hitap edecek şekilde tasarlamak stratejik bir gereklilik haline geliyor.

Boyner olarak güçlü omni yapımızla okula dönüş yolundaki çocuklar ve gençler için  geniş marka ve ürün seçkisini aynı çatı altında sunuyoruz. Okula dönüş alışverişinin belirgin şekilde arttığı bu dönemde en çok satılan ürünlerin başında sneaker, sırt çantası, eşofman altı, tişört geliyor. Sadece sneaker kategorisinde geçtiğimiz aya göre % 43 artış gerçekleşti. 

Ekonomik koşullar ailelerin bütçe yönetimine nasıl yansıyor? Bu tablo, fiyat–performans arayışı ile marka–kalite beklentisi arasında nasıl bir denge oluşturuyor?

boyner dynamic teen 3

Ekonomik koşullar ailelerin bütçe yönetimine doğrudan yansıyor. Ebeveynler okul harcamalarını daha planlı yapıyor, öncelikleri netleştiriyor ve sepetlerine girecek ürünleri daha titizlikle seçiyor. Bu noktada iki güçlü eğilim öne çıkıyor: fiyat–performans arayışı ve marka–kalite beklentisi.

Bir yandan aileler bütçeyi korumak için avantajlı fiyatları, kampanyaları ve çoklu ürün fırsatlarını tercih ederken, diğer yandan özellikle çocuklarının güvenliği, konforu ve uzun vadeli kullanımı söz konusu olduğunda markalı ve kaliteli ürünlerden vazgeçmiyor. Bu da aslında tüketicilerin ‘en uygun fiyatlı ürünü’ değil, ‘fiyatına göre en doğru ürünü’ aradıklarını gösteriyor. Dolayısıyla bugünkü tablo, markalar açısından yalnızca fiyat rekabeti değil, güven, dayanıklılık ve değer vaadinin de ön plana çıktığı, hassas bir dengeyi yönetmeyi gerektiriyor.

Biz de bu dönemde hem marka ve ürün seçkimizle hem de ayrıcalıklı kampanya ve hizmet kurgularımızla müşterilerimizin hayatlarına değer katmaya odaklanıyoruz. Sanat, deneyim ve teknoloji odaklı mağazalarımız, pazar yeri özelliği ile daha da büyüyen, yüzlerce marka ve binlerce ürünü bir araya getiren boyner.com. tr, farklı beden seçeneklerini sipariş edebilme, bulunduğun yerde deneme ve 90 dakikada teslimat özellikleriyle öne çıkan Boyner Now ile ayrıcalıklı ve konforlu alışveriş imkanı sunuyoruz. 

Müşterilerimizi fiyat değişimlerine karşı koruyan, “Aldığım ürünün fiyatı ya düşerse” sorusunu ortadan kaldıran İndirim Korumalı Alışveriş gibi uygulamalarımızla müşterilerimizin her zaman yanında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Perakende sektörüne yeni bir güven standartı getiren “İndirim Korumalı Alışveriş ile Boyner mağazaları, boyner. com.tr ve Boyner Now’dan alınan bir ürünün fiyatının 30 gün içinde düşmesi durumunda aradaki fiyat farkı iade ediliyor. Amacımız; müşterilerimizle uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurmak. 

Tekstil, kırtasiye, elektronik, ayakkabı gibi farklı kategoriler arasında hangi alanlarda büyüme ivmesi görüyorsunuz? Aileler hangi kategorilerde daha rasyonel davranıyor, hangilerinde ise duygusal/marka odaklı karar veriyor?

Okula dönüş döneminde farklı kategorilerde farklı dinamikler öne çıkıyor. Tekstilde ve ayakkabıda ailelerin davranışları daha çok marka ve kalite odaklı. Çocukların gün boyu kullandığı bu ürünlerde konfor, dayanıklılık ve stil beklentisi nedeniyle duygusal ve marka bağlılığı yüksek kararlar görüyoruz. Boyner’de okula dönüş döneminde en güçlü büyüme ivmesini ayakkabı kategorisinde görüyoruz. Sneaker’lar zirvede yer alırken, kız ve erkek çocuklarında yürüyüş ayakkabıları en çok tercih edilen ürünler arasında. Çanta kategorisinde ise karakter baskılı, işlevsel ve dayanıklı modeller öne çıkıyor. Farklı renk ve model seçenekleriyle küçük-büyük herkesin favorisi olan aynı zamanda fonksiyonelliğiyle dikkat çeken Stanley de yine yükselen bir satış grafiği ortaya koyuyor. Stanley termos satışlarımız Temmuz ayına göre yüzde 60artarken, çok yakın zamanda Stanley’in sadece Boyner’e özel bir serisini müşterilerimize sunacağımızın da haberini vermek isterim. 

Giyim tarafında ise Jordan koleksiyonundaki tişört, şort ve atletler gençlerin spor kültürünü, günlük yaşamlarına da taşıdığı ortaya koyuyor. Aileler kırtasiye ve dayanıklı ürünlerde daha rasyonel davranırken, giyim ve marka kimliği taşıyan ürünlerde gençlerin duygusal ve stil odaklı tercihlerine alan açıyor.

Boyner olarak bu dönemde tüketiciye nasıl bir iletişim diliyle ulaşıyorsunuz? 

Okula dönüş dönemi bizim için yalnızca bir kampanya süreci değil, A’dan Z’ye tüm ihtiyaçların karşılandığı, aynı zamanda hediyeleşme ritüelinin de öne çıktığı bu dönemde müşterilerimize hız, trendler ve deneyim odağında yaklaşıyoruz. Sneaker’lardan sırt çantalarına, teknolojik aksesuarlardan kıyafetlere kadar geniş bir ürün seçkisini tek bir çatı altında sunarak, alışveriş yolculuğunu konforlu bir hale getiriyoruz. Boyner olarak bu seneki okula dönüş kampanyamızdaki iletişim dilimizi yalnızca ürün tanıtımına değil, yaşam tarzı ve mood’a odaklanarak kurguladık. Okula dönüş dönemini tüm çocuklar, gençler ve ebeveynler için daha keyifli ve anlamlı bir süreç haline getirmek istedik. İletişim kampanyamızda öne çıkan “O Sırada Biz” söylemi gençlerin gündelik hayatına, duygularına ve enerjisine tanıdık bir dille dokunarak onlarla doğal bir bağ kurmamızı sağladı. Kreş, ilkokul-ortaokul ve üniversite öğrencilerine yönelik kurguladığımız bu iletişim kampanyasında her yaştan öğrencinin tarzını ve kişiliğini yansıtan özgün anlardan ilham aldık. “O Sırada Biz” söylemiyle sunulan kampanyamız ile “modaya uyum” yaklaşımını bir kenara bırakıp, gençlerin ve çocukların kendi mood’larına göre seçim yaptığı yeni bir dönemi vurgulamak istedik. 

Müşteri deneyimi tarafında öne çıkan yenilikçi uygulamalar neler? Okula dönüş gibi kısa süreli ve yoğun dönemlerde deneyimi kişiselleştirmek için nasıl çözümler geliştiriyorsunuz?

Özellikle okula dönüş gibi kısa süreli ama yoğun dönemlerde, müşteriye zaman kazandıracak ve alışverişi kolaylaştıracak çözümler kritik hale geliyor. Dijital kanallarda geçmiş alışverişlere göre öneriler sunmak, kişiye özel kampanyalar hazırlamak ya da çocukların yaş gruplarına göre hazır alışveriş listeleri oluşturmak müşterilerin işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Mağaza tarafında ise mobil ödeme, hızlı kasa geçişleri gibi uygulamalar öne çıkıyor

Biz de boyner.com.tr’de akıllı ürün sıralama, yorum özetleme ve hediye asistanı gibi uygulamalarımızla müşterilerimizin alışveriş süreçlerini sadeleştiriyor, onlara kendilerini özel hissettiren deneyimler sunuyoruz. 

Mağazalarımızda alışverişi daha keyifli hale getiren deneyimlerin yanı sıra kasaya gitmeden ödeme yapma imkanı sunan Pass Kasa gibi uygulamalarımızla müşterilerimize kasa sırası beklemeden alışverişini tamamlama imkanı sunuyoruz.  Boyner İstinyePark’ın -2 ve -3. katında hayata geçirdiğimiz Boyner Dynamic Teen mağazamızda yer alan dijital ve teknolojik deneyim alanlarımız ise eğlence ve alışverişi bir araya getiriyor. Dünyada ve Türkiye’de alanında bir ilk olan Boyner Now ile çocukların ve gençlerin okul alışverişlerini, 90 dakikadan daha kısa sürede ulaştırıyoruz. Böylece müşterilerimiz alışveriş sürecinde hız ve kolaylıkla tanışıyor. Boyner Now, özellikle yoğun şehir hayatında ailelerin alışveriş sürecine hız ve kolaylık katıyor..

Sürdürülebilir ürünler ve dijitalleşme (örneğin yapay zekâ destekli kişiselleştirme) bu dönemde tüketici davranışlarını nasıl şekillendiriyor? Sektör için gerçekten kalıcı bir dönüşüm yaratıyor mu?

Artık sürdürülebilirlik, tüketici davranışlarında sadece bir tercih değil, karar anını doğrudan etkileyen güçlü bir parametre. PwC’nin araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 67’si sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödeme yapmaya istekli. Bu istatistik, çevre dostu ürünlere yapılan her yatırımın, yalnızca satışları değil, markayla kurulan duygusal bağı da güçlendirdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle Z kuşağı, ürünün yalnızca nasıl göründüğüne değil, nasıl üretildiğine, hangi değerlerle ortaya çıktığına odaklanıyor. Bu da perakende sektöründe yüzeysel değil, kalıcı ve derin bir dönüşümün işareti. Okula dönüş döneminde de bu trend açıkça kendini gösteriyor. Geri dönüştürülmüş materyallerle üretilmiş çantalar, çok kullanım amaçlı paslanmaz çelikten yapılmış termoslar, vegan üretim teknikleriyle tasarlanmış ürünler artık raflarda değil, tercihin merkezinde yer alıyor.

Dijitalleşme cephesinde ise yapay zekâ, alışverişi aynı zamanda kişisel bir deneyime dönüştürüyor. Akıllı öneri sistemleri, dinamik ürün sıralamaları, müşteri verilerini analiz ederek anlamlı içgörülere dönüştüren altyapılar sayesinde artık her tüketiciye “doğru ürünü, doğru anda” sunmak mümkün. Bu da sadece satış rakamlarına değil, müşteri mutluluğuna, güvene ve uzun vadeli sadakate hizmet ediyor.Bugün geldiğimiz noktada çok net bir tablo var. Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme, perakendenin geleceğini şekillendiren geçici trendler değil; sektörün yeni temel taşları. Tüketici beklentileri bu iki alan etrafında yeniden şekilleniyor ve bu dönüşümü zamanında okuyan markalar, yarının kazananları arasında yerini alıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

Gucci Beauty’de Yeni Dönem: L’Oréal ile 50 Yıllık Stratejik Ortaklık

Kering, lüks moda markası Gucci'nin güzellik operasyonlarında önemli bir değişikliğe gidiyor. Şirket, Gucci Beauty'nin küresel lisans hakları için L’Oréal...

Dünya Kupası’nın En Prestijli Sandığı Yine Louis Vuitton’dan

Lüks moda markası Louis Vuitton, 2026 FIFA Dünya Kupası kupasının taşınacağı özel sandığı bir kez daha tasarladı. Markanın ikonik...

Volkswagen’in Yeni “Çalışanları”: Koyunlar Fabrika Verimliliğini Artırıyor

Volkswagen, Polonya'nın Poznań kentindeki üretim tesisinde sürdürülebilirlik yaklaşımını farklı bir uygulamayla hayata geçirdi. Şirket, güneş enerjisi santralindeki otların bakımında...

New York ve Londra’dan Sonra Sıra İstanbul’da: Gap’in Yeni Konsepti

Gap Türkiye, global mağaza konseptini yansıtan yeni nesil mağaza anlayışını Vadistanbul'da hayata geçirdi. Marka, modern tasarım dili, sade mağaza...
spot_img

İlgili Haberler

Levi’s Dünya Kupası Viralliği 3. Çeyrekte Yükselebilir

Levi Strauss, 2026 mali yılının ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde...

Lefties, Inditex’in Yeni Küresel Büyüme Motoru Oluyor

Inditex, uygun fiyatlı moda markası Lefties ile küresel büyümesini...
spot_img