Dünyanın en prestijli koşu markalarından Brooks, Türkiye pazarına giriş yapıyor. Yalnızca koşuya odaklanan inovatif yaklaşımı ve yüksek performanslı teknolojileriyle tanınan Brooks, Türkiye’deki koşu kültürünü bir yaşam tarzı olarak yaygınlaştırmayı hedefliyor.

1914 yılından bu yana koşu odaklı ürünler geliştiren Brooks, 100 yılı aşkın deneyimiyle koşucuların ihtiyaçlarına göre tasarladığı inovatif koşu ayakkabılarıyla tanınıyor. ABD ve Avrupa’da kategori liderlerinden biri olan marka, şimdi Türkiye’de koşu tutkunlarını ileri seviye teknolojiyle buluşturacak.
Brooks, kısa mesafeden maratona, yeni başlayandan deneyimli koşucuya kadar herkesin ihtiyacına uygun inovatif modelleriyle dikkat çekiyor. Glycerin Max ve 22, Adrenaline GTS 24, Ghost 16 ve Hyperion gibi son teknolojiye sahip ayakkabılarıyla hem yüksek performans hem de üstün konfor sunuyor. 2025 İlkbahar/Yaz sezonu itibarıyla Türkiye’de satışa sunulmaya başlayan Brooks, premium koşu ayakkabıları ve tekstil ürünleriyle Türkiye’nin dört bir yanındaki koşuculara ulaşmayı hedefliyor.
Türkiye’ye Neptün Spor distribütörlüğünde giriş yapan Brooks, koşuya odaklanan tasarımları ve performans odaklı teknolojileriyle resmi web sitesi brooksrunning.com.tr, seçili Boyner, SPX ve Intersport satış noktalarında spor severleri bekliyor.

Brooks gibi dünyanın en köklü koşu markalarından birinin Türkiye pazarına giriş yapması aslında çok sevindirici bir gelişme. Yıllardır yurtdışından takip edilen, Ghost, Glycerin ve Adrenaline gibi modelleriyle ciddi kullanıcı kitlesine sahip bir marka sonunda resmi olarak Türkiye’de satışa başladı. Ancak böylesine büyük bir markanın Türkiye operasyonuna bakınca maalesef profesyonel bir marka yönetiminden çok, “köy bakkalı mantığıyla” yürütülen amatör bir yapı görüntüsü oluşuyor.
Bugün koşu sektörü artık eski dönemlerdeki gibi değil. İnsanlar ürün teknolojisini, foam yapılarını, destek sistemlerini ve global lansmanları yakından takip ediyor. Buna rağmen Türkiye’de hâlâ sınırlı model seçeneği, eksik numaralar, yetersiz stok ve zayıf iletişim problemi yaşanıyor. Globalde topluluk kültürü oluşturan bir marka, Türkiye’de sadece raflara ürün koyup satış bekleyen bir anlayışla yönetiliyor gibi duruyor.
Brooks’un kalitesine söz yok. Sorun, markanın Türkiye’de temsil ediliş biçiminde. Böyle büyük bir markanın çok daha profesyonel, modern ve kullanıcı odaklı yönetilmesi gerekiyor.