Levis, Birleşik Krallık ve İrlanda’da online olarak Marks & Spencer’ın “Brands at M&S” platformunda satışa sunulmaya başladı. İş birliğiyle Levi’s’ın kadın ve erkek koleksiyonlarından seçili denim ve lifestyle ürünleri M&S müşterileriyle buluşurken, iki köklü marka farklı müşteri topluluklarını aynı platformda bir araya getiriyor.
Yeni iş birliği kapsamında Levi’s’ın 501, 511 ve Ribcage gibi ikonik jean modellerinin yanı sıra elbiseler, sweatshirt’ler ve denim dışı ürünleri de satışa sunuluyor. Ürün fiyatları 25 sterlinlik pamuklu tişörtlerden 130 sterlinlik 501 jeanlere kadar uzanıyor. Böylece M&S’nin mevcut müşteri tabanına yalnızca denim değil, Levi’s’ın daha geniş lifestyle ürün gamı da taşınıyor.
DTC-First Artık DTC-Only Anlamına Gelmiyor

Levi’s Avrupa Genel Müdürü Lucia Marcuzzo’nun “DTC-first doesn’t mean DTC-only” yaklaşımı, iş birliğinin stratejik tarafını özetliyor. Markalar kendi dijital kanallarını güçlendirmeye devam ederken, doğru müşteriye ulaşmak için güçlü üçüncü taraf platformlardan yararlanma eğilimi de yeniden önem kazanıyor.
Bu açıdan M&S seçimi dikkat çekici. 150 yılı aşan geçmişe sahip Levi’s ile güçlü bir müşteri güvenine sahip M&S’nin bir araya gelmesi, klasik bir toptan satış anlaşmasından ziyade iki markanın sahip olduğu toplulukların birbirine açılması şeklinde değerlendirilebilir.
Özellikle Levi’s açısından kadın tüketiciye erişim önemli bir fırsat oluşturuyor. Şirket, M&S’nin kadın müşteri kitlesi ve güvenilir perakende konumunun bu segmentte yeni erişim alanları yaratabileceğini belirtiyor.
Buradaki önemli değişim, markaların “kendi mağazam ve kendi sitem yeterli” yaklaşımından, tüketicinin zaten bulunduğu güçlü ekosistemlerde görünür olmayı da kapsayan daha esnek bir dağıtım modeline yönelmesi.
M&S İçin de Platform Stratejisinin Yeni Bir Testi

İş birliği yalnızca Levi’s için yeni bir erişim kanalı yaratmıyor. M&S de “Brands at M&S” platformundaki marka çeşitliliğini artırarak müşterilerine kendi ürünlerinin dışında daha geniş bir moda seçkisi sunuyor.
Bu model, özellikle fiziksel mağaza yatırımı yapmadan farklı markaları dijital kanala dahil etme açısından M&S’ye esneklik sağlıyor. Levi’s gibi global bilinirliği yüksek bir markanın platforma eklenmesi ise M&S’nin yalnızca kendi koleksiyonlarını satan bir perakendeci olmaktan çıkarak daha geniş bir moda destinasyonuna dönüşme stratejisini destekleyebilir.
Türkiye’de de benzer modellerin gelişmesi açısından bu iş birliği takip edilmeye değer. Özellikle güçlü müşteri tabanına sahip yerel perakendecilerin global markalarla dijital iş birlikleri kurması, markaların yeni mağaza yatırımı yapmadan farklı tüketici segmentlerine ulaşmasını sağlayabilir.
Levi’s ve M&S örneği, günümüz perakendesinde rekabetin yalnızca hangi markanın daha güçlü olduğuyla değil, markaların birbirlerinin müşteri ekosistemine ne kadar doğru şekilde erişebildiğiyle de şekillendiğini gösteriyor.
