Yeni bir üniversite araştırması, marketlerin mağaza düzenlerini geliştirmek adına yüz ifadelerini (kaş kaldırmak, gözleri açmak, gülümsemek) okumak için gelişmiş yapay zeka (AI) teknolojilerini kullanan mağaza içi kameralardan nasıl yararlanabileceğini araştırıyor.
Avustralya Queensland Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Kien Nguyen bir basın bülteninde, “Duygu tanıma algoritmaları, yüzü bulmak ve yüzdeki kaşların köşeleri, burnun ucu ve ağzın köşeleri gibi önemli yer işaretlerini belirlemek için bilgisayarla görme tekniklerini kullanarak çalışır” dedi.
“Bir ürüne bakmak ve bir ürünün kutusunu okumak gibi diğer davranışlar, müşterilerin bir ürüne olan ilgisini anlamak adına pazarlama için bir altın madenidir.”
Araştırmacılar, perakende satış ortamında yüz tanıma kullanımının gizlilik endişeleri nedeniyle “hala tartışmalı” olmasına rağmen, müşterilerin yalnızca toplu bir düzeyde incelenebilmesi için çekim verilerinin kimliğinin gizlenebileceğini veya anonim hale getirilebileceğini belirtiyor.
Araştırmaya göre, yapay zeka aynı zamanda mağaza içi kameralarda hırsızlık önleme için yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı ve yüz okuma ile ödeme, ödemesiz marketlerde ve görsel ve sesli arama gibi uygulamalarda giderek daha fazla kullanılıyor.
Ancak araştırmacılar, şu anda mağaza yerleşimlerini tasarlamaya yönelik geleneksel yaklaşımın, kararları satış verilerine dayandırmak gibi müşteri davranışına “pasif bir tepkiyi” temel aldığını belirtti.
Yerleşim yöneticileri, yüz ipuçları ve müşteri karakterizasyonu yoluyla duyguları anlamanın yanı sıra, kararlarını bildirmek için ısı haritası analitiği, insan yörüngesi izleme ve müşteri eylemi tanıma tekniklerini kullanabilir.
Çalışma, “Önemli bir nokta olarak, geleneksel tasarım sürecinin (1) müşterilerin mağaza koridorlarında gerçekte nasıl gezindiğini, (2) müşterilerin her bölümde gerçekte ne kadar zaman harcadıklarını ve (3) müşterilerin hangi görünür duyguyu (örneğin, mutluluk) bir ürüne yanıt olarak sergilediğini yansıtmaz.” Diye belirtiyor.
Bununla birlikte, Bloomberg’den 2012’de yayınlanan bir makale mağaza düzenlerinin, vitrin gösterimlerinin ve mağaza içi yüz tanıma teknolojilerinin promosyonlarının potansiyel faydalarını, kişisel verilerin izinli veya izinsiz toplanmasının yasal ve etik sonuçlarıyla karşılaştırıyordu.
Gizlilik endişeleri henüz azalmadı. Temmuz ayında, Avustralya’daki Kmart ve Bunnings, Avustralya’nın mahremiyet düzenleyicisinin yaptığı bir soruşturma sebebiyle güvenlik amacıyla kullanıldığını iddia ettikleri mağazalarındaki yüz tanıma teknolojisinin kullanımını durdurmak zorunda kaldılar. Yine ülkemizde de benzer problemler farklı şekillerde çözülse de yaşanmaya devam ediyor.

