Perakende çalışanları üzerinde yapılan yakın tarihli bir McKinsey anketine göre, destekleyici iş arkadaşlarının eksikliği, 45 yaş ve üzerindekiler için önde gelen yıpranma nedeni olurken 35 yaşın altındakiler için en önemli sekizinci faktör olarak sıralanıyor.
Destekleyici iş arkadaşlarıyla ilgili sorunlar; haksız muameleye maruz kalma, fazla çalışma veya güvenilmez insanlarla çalışmayı içeriyor. Karşılaştırıldığında, 35 yaşın altındaki perakende çalışanları için en önemli yıpranma faktörü olan kariyer gelişiminin olmaması, 45 yaş ve üstü çalışanlar için en önemli beşinci faktör konumunda.
Yaşlı çalışanlar perakendecilere neler katabilir?

Perakende iş gücü gençleri çarpıtıyor. Kariyer rehberlik sitesi Zippia’ya göre, çalışan bir perakende kasiyerinin ortalama yaşı 33’tür. Ülkemizde bu ortalama çok daha düşük.
Perakendeciler için en büyük fırsat, emeklilik yaşında değişiklik ya da bu olmasa bile, belirli süre sonunda ağır şartlarda çalışanların daha hafif çalışma koşulları ile rotasyonu ile ilgili olabilir. Yaşlanan boomers (1946-1964) genellikle zihinsel olarak keskin ve amaca yönelik kalmaya çalışıyor ve son enflasyonist baskıların bazılarının emekliliği geciktirmesine neden olduğu söyleniyor.
Köşe yazarı Amy Yee, Bloomberg için yakın tarihli bir köşe yazısında şöyle yazdı: “Daha olgun çalışanlar, müşterilerle nasıl başa çıkılacağını bilmek gibi zengin bir deneyim de getirir.”
Tabi bu noktada perakendecilerin en büyük sorunlarından biri ise yaşlı çalışanların ağır yükleri kaldıramayacağı ve uzun süre ayakta kalamayacağı yönünde olacak. Peki gerçekten sektör bu kadar ağır olmak zorunda mı? Bu ayrı bir tartışma konusu.
Harvard Business Review için yazılan yakın tarihli bir köşe yazısında, daha yaşlı işçileri cezbetmek isteyen işletmelerin odak noktalarını “çalışanlarla etkileşimsel ilişkilerden empati ve anlayış ilişkilerine” kaydırmaları gerektiğini yazdı.
Daha yaşlı çalışanlar ayrıca, genç yöneticilerde genellikle eksiklik olan etkili iletişim ve yaş ayrımcılığı önyargısı konusunda farkındalık arıyor.
