Ralph Lauren, Timeless by Design 2030 sürdürülebilirlik stratejisinin ilk yılındaki ilerlemeyi açıkladı. Şirket, 2020 mali yılı bazına göre mutlak sera gazı emisyonlarını yüzde 42 azaltırken, kanserle mücadele eden kuruluşlara yönelik küresel finansal desteğini yüzde 14 artırdı.
Bu sonuçlar, markanın sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca karbon azaltımı üzerinden değil; tedarik zinciri, malzeme kullanımı, çalışanlar ve toplumsal yatırımlarla birlikte ele aldığını gösteriyor.
Ralph Lauren Sürdürülebilirliği Dört Alana Yaydı

Ralph Lauren’ın 2030 stratejisi dört temel başlık üzerine kuruluyor: Partner for Impact, Protect Natural Resources, Engage & Enable Teams ve Care for Communities. Şirket bu çerçevede emisyonların yanı sıra pamuk kullanımı, döngüsel tasarım, tedarikçi performansı, çalışan bağlılığı ve toplumsal yatırımlar için de ölçülebilir hedefler belirliyor.
Örneğin şirket, 2031 mali yılı sonuna kadar giyim ürünlerinde kullanılan global pamuk hacminin yüzde 30’unu rejeneratif veya geri dönüştürülmüş pamuktan oluşturmayı hedefliyor. 2026 mali yılında bu kapsamda atılan adımlar henüz toplam pamuk hacminin yüzde 1’inin altında kalırken, giyim ürünlerinin yüzde 79’u en az iki döngüsel tasarım prensibine uygun üretildi.
Tedarik zincirinde de benzer bir yaklaşım görülüyor. Ralph Lauren, 2026 mali yılında iş hacminin yüzde 72’sini belirlediği iş, kalite, vatandaşlık ve sürdürülebilirlik kriterlerini karşılayan stratejik ve kilit tedarikçilerle gerçekleştirdi. Ayrıca tedarik zincirindeki 165 binden fazla çalışana güçlendirme ve yaşam becerileri programları ulaştırıldı.
Sürdürülebilirlik Artık Marka Stratejisinin Bir Parçası
Ralph Lauren örneğinde dikkat çeken nokta, sürdürülebilirliğin ayrı bir sosyal sorumluluk programı olarak konumlandırılmaması. Şirket, emisyon azaltımından pamuk tedarikine, ürün tasarımından çalışan deneyimine kadar farklı operasyon alanlarını aynı stratejik çatı altında topluyor.
Kanserle mücadele de bu yapının önemli parçalarından biri. Ralph Lauren, 2031 mali yılına kadar kanserle ilişkili kuruluşlara yönelik küresel finansal desteğini 2025 mali yılı bazına göre yüzde 25 artırmayı hedefliyor. 2026 mali yılında ise bu destek şimdiden yüzde 14 yükseldi. Pink Pony girişimi kapsamında 17 ülkede 38 kuruluş destekleniyor.
Perakende açısından bakıldığında burada daha geniş bir değişim görülüyor: sürdürülebilirlik artık yalnızca ürünün nasıl üretildiğiyle değil, markanın tedarik zincirinden çalışanlarına ve topluma kadar yarattığı toplam etkiyle birlikte değerlendiriliyor.
Ralph Lauren’ın açıkladığı ilerleme, özellikle küresel moda markaları için sürdürülebilirlik hedeflerinin yalnızca uzun vadeli taahhütler olarak kalmayıp yıllık performans göstergeleriyle takip edildiği bir döneme işaret ediyor. Türkiye’de de benzer şekilde emisyon, malzeme, tedarikçi performansı ve sosyal etki göstergelerinin marka stratejisinin daha görünür bir parçası haline gelmesi beklenebilir.




