RNV.ai CEO’su Gökhan Yücel ile perakende sektörüne sundukları çözümleri, yapay zeka tabanlı sistemlerin sağladığı avantajları ve gelecekteki projelerini konuştuk.
RNV.ai’nin sektöre sunduğu en büyük faydalar nelerdir? Sizi tanımayanlar için perakende sektörüne mevcutta hangi alanlarda katkı sağlıyorsunuz?
RNV.ai, 2020 yılında İTÜ Çekirdek bünyesinde kurulan ve operasyonlarına İstanbul’da 3 ofisiyle devam eden bir Perakende Teknolojileri Teknokent ARGE firmasıdır. Özellikle yapay zekâ destekli envanter yönetimini 192 marka özelinde uygulayarak, satış artışları sağlıyoruz. Hem multi brand hem de mono brand markalarda, doğru lokasyonda doğru ürünü doğru müşteriyle buluşturarak verimliliği artırıyoruz. İlk sevkiyat, tekrarlayan sevkiyat ve mağazalar arası transfer süreçlerinin optimizasyonunun yanında fiyatlama, raf ömrü analizleri, sepet analizleri, rakip analizleri gibi perakende şirketlerinin birçok ihtiyacını yapay zekâ algoritmaları ile çözüyoruz.
KLibre platformunun perakende profesyonelleri için en büyük avantajları neler? Yapay zeka tabanlı talep tahmini, mağaza operasyonlarını nasıl dönüştürüyor?
Perakende planlamasının odağında yer alan doğru ürünün seçilip doğru lokasyonda müşteriyle buluşturulması sorununu, manuel hesaplamalardan ziyade yapay zekâ algoritmaları ile çözüyoruz. Bu sayede 3-4 günü bulan karar süreçleri 15 dakikaya kadar düşüyor. Planlama ekiplerinin kaynak yönetimi de verimli hale geliyor.
Sistem, her gece farklı veri kaynaklarından satış, stok, ürün özellikleri, özel gün, mağaza bilgileri gibi büyük veriyi alarak online ve offline satış noktaları için talep tahmini ve envanter alokasyonu yapıyor. Saha operasyonlarının da algoritmik takibi ile uçtan uca bir karar destek sistemi olarak kurgulanan Klibre, verimliliği bu zincirin her aşamasında artırıyor. Kendi özel performans raporlaması ile de alınan aksiyonun ne kadar satışa döndüğünü otomatik olarak gösteriyor. Bu sayede mağaza operasyon performansını en üst seviyeye çekiyoruz.
Stok yönetiminde AI kullanımının kısa ve uzun vadede kazandırdığı farklar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Perakende sektöründe, doğru ürünün doğru lokasyonda planlanması problemi genelde manuel hesaplamalar, kural bazlı sistemler veya yüksek maliyetli danışmanlıklarla çözülüyor. Klibre ise bir hizmet olarak yazılım (SaaS) modeliyle, yapay zekâ algoritmaları ile bu karar sürecini optimize ederek manuel hesaplama hatalarını ve kural bazlı sistemlerin eksikliklerini gideriyor. En kısa vadede, günler süren işlemler kısalıyor ve personel ile stok kaynak yönetimi optimize ediliyor. Uzun vadede ise makine öğrenmesi algoritmaları sayesinde daha düşük stokla yüksek satışlara ulaşılıyor.
Bilindiği üzere perakende sektörü, en yüksek su tüketimi ve karbon salınımı yapan sektörlerden biri. Bu nedenle düşük stokla yüksek satış yapmak, sürdürülebilirliğe de pozitif bir etki yaratıyor. Böylece ihtiyaç fazlası üretimin önüne geçiliyor ve talep kadar ürün doğru lokasyonlarda müşterilerle buluşuyor.
Türkiye’de perakendeciler, yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmekte size göre ne gibi zorluklar yaşıyor?
Perakende yöneticileri bana “doğru zaman ne zaman?” diye sorduğunda hep “dün” diye cevap veriyorum. Zira perakende ihtiyaçları hızlı değişiyor ve yapay zekanın pozitif etkisi kısa zamanda kendini gösteriyor. Ancak yöneticiler, böyle bir alternatifin personel kullanımı ya da teknik altyapı açısından endişeler yaratabileceğini düşünüyorlar. Sistemimizin kendi kendine çalışabilen yapısı sayesinde, bu endişeleri demo sunumlarımızda gideriyoruz. Ayrıca entegrasyon sürecinde, 4-5 hafta gibi kısa bir sürede sistemin çalışır hale geldiğini gördüklerinde rahatlıyorlar. Önemli olan, yöneticilerin yeni perakende düzenine ayak uyduracak adımları atmaları. Biz de 192 markada edindiğimiz tecrübelerle onlara destek oluyoruz ve canlıya geçiş sürecinde sıkıntılarını gideriyoruz.
KLibre’nin perakende sektöründeki yaygın yanlış stok yönetimi sorunlarına çözüm sunduğu somut örnekler var mı?
Klibre, 192 marka için optimizasyonlar yapıyor ve yaklaşık 1 milyon SKU’yu yönetiyoruz. Çok derin bir tecrübeyle her gün daha iyi kararlar verebilmek misyonuyla ilerliyoruz. Mağazalar arası transfer edilen ürünlerde 15 kata kadar satış artışlarına ulaşıyoruz. Depolardan tekrarlayan sevkiyatlarda ise %25’e varan verimlilik sağlıyoruz. Bu sayede müşterilerimiz envanter dönüş hızlarını yaklaşık 50 hafta kadar iyileştiriyorlar. Enflasyonist bir ortamda bu, muazzam bir iyileşme. Bu yüzden çözümümüzü tüm perakende firmalarının keşfetmesini diliyoruz.

