ABD’nin 2025 yılında Brezilya ayakkabı ithalatına uyguladığı yeni tarifeler, ülkenin ihracat verilerinde belirgin bir yavaşlamaya yol açarken, sektörde binlerce iş kaybı riskini de gündeme getirdi. Ancak bu gelişme yalnızca Brezilya’ya değil, küresel ölçekte perakende ve üretim odaklı tüm ihracatçı sektörlere stratejik sinyaller veriyor.
Rakamlar Sinyal Veriyor: Hacim Arttı, Gelir Yerinde Saydı

Brezilya Ayakkabı Sanayicileri Birliği (Abicalçados) verilerine göre, 2025 yılı Ocak–Temmuz döneminde 59,88 milyon çift ayakkabı ihraç edildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %6,6’lık bir artışa işaret ediyor. Ancak bu adet artışı gelir tarafına yansımadı; aynı dönemde toplam ihracat değeri yalnızca %0,7 artış gösterdi.
Temmuz ayında ise ihracat gelirleri %11,8 oranında düştü, toplam satış 76,7 milyon dolar seviyesinde kaldı. ABD hâlâ birinci ihracat pazarı olmaya devam ediyor; ancak %50’lik gümrük tarifesi, rekabet gücünü sınırlayan en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Tarife baskısının sektöre etkisi sadece sayılarda değil, istihdam beklentilerinde de hissediliyor. Abicalçados, önümüzdeki 12 ay içinde yaklaşık 8.000 doğrudan ve 20.000’e yakın dolaylı iş kaybı yaşanabileceğini öngörüyor.
Perakende İçin 3 Kritik Ders
Bu tablo, Brezilya özelinde bir kriz gibi görünse de, benzer dinamikleri yaşayan tüm sektörler için önemli stratejik çıkarımlar sunuyor:
1. Tek pazara bağlı büyüme kırılgandır.
ABD pazarı, Brezilya ayakkabı sektörü için yüksek hacimli bir alan olsa da, ani tarife değişimleri sektörü anında baskı altına aldı. Bu durum, pazar çeşitlendirmesinin sadece büyüme değil, risk yönetimi açısından da zorunlu olduğunu ortaya koyuyor.
2. Hacim tek başına yeterli değil; kâr marjı korunmalı.
Üretim ve ihracat adetlerinin artmasına rağmen gelirde sınırlı büyüme yaşanması, fiyat baskısı ve artan lojistik/maliyet yükleri ile birlikte değerlendirilmeli. Perakende tarafında da, özellikle ihracata yönelik markalar için verimlilik ve değer odaklı stratejilerin önemi artıyor.
3. Proaktif senaryo hazırlığı şart.
Abicalçados’un açıklamaları, firmaların büyük bölümünün bu tarifelere hazırlıksız yakalandığını gösteriyor. Gelecekteki benzer şoklara karşı, firmaların esnek tedarik zinciri yapıları, alternatif pazar planlamaları ve politik risk senaryoları oluşturması gerekiyor.
