Geçen hafta e-ticaret için tedarik zinciri ve lojistiğin geleceği konusuna baktık ve bu hafta da kaldığımız yerden devam ederek bu konu ile ilgili örneklere daha doğrusu “ileri” uygulamalara yer vermek istiyorum.
Burada vereceğim ilk örnek yine e-ticaretin “müşteriye sevkiyat” kısmı ile ilgili, yakın zamanda Walmart yeni bir uygulama başlattı. Burada özellikle ABD’de yoğun rekabetin olduğu soğuk saklanması gereken ürünler ile ilgili siz evde olmasanız bile buzdolabınıza ürünün girdiği bir sistem geliştirdi. Bu sistemden yararlanmak için müşterinin bazı ön koşulları yerine getirmesi gerekiyor. Bu da ev sigortası sistemi içerisinde yer alan otomatik ev girişi ve kamera sistemlerini içeriyor.
Sistemin çalışması müşteri siparişlerinin kurye tarafından ev kapısına getirilmesi ile başlıyor. Burada müşteri kameradan kuryeyi görüyor ve ev kapısını uzaktan veya gönderdiği kod ile kuryenin açmasını sağlıyor. Kurye eve girdikten sonra bütün hareketleri kameralar tarafından izleniyor ve ürünleri buzdolabına yerleştiriyor. Evden çıkıyor, burada sistem kuryenin bütün hareketlerini kaydedip hırsızlık-güvenlik-mala zarar verme gibi konularda müşteriye güvence veriyor.

Pandemi sırasında çok sayıda uzaktan eğitim verdim. Bu eğitimlerimden birinde “bir ilimizin ticaret odası için e ticarete giriş vb. bir eğitimdi”, dinleyicilerimden birisi bu konu Türkiye’de uygulanamaz dedi. Nedeni ise kuryenin eve ayakkabı ile girmesinin ülkemizde hoş karşılanmayacağıydı. Yorum tamamen haklı olmak ile birlikte bunun pek çok çözümü olduğunu o eğitim sırasında konuştuk, kuryenin galoş giymesi vb.

Ama Walmart yine yeni sayılabilecek bir uygulama başlatarak bu konuya da bir çözüm getirmiş sayılabilir. Bunun için kullanılması gereken bir cihaz var, daha doğrusu evin dış mekanına yerleştirilen bir buzdolabından bahsediyoruz. Adı “Smart Box”, bu cihaz güvenli, sıcaklık kontrollü ve internet bağlantılı olarak evin dış mekanına yerleştiriliyor ve taze yiyecek ve paketlerin kurye tarafından doğrudan bu kutuya yerleştirilerek bir çeşit temassız teslimat sağlıyor. Böylelikle evin içine girmeye gerek kalmadan soğuk saklanması gereken ürünler, evin dışında güvenli olarak teslim edilmiş ve korunmuş oluyor.
Devamında sadece e ticaret ile ilgili bir konu değil bu, aynı zamanda yeni bir beyaz eşya satışı demek, biliyor musunuz en son çıkan ve büyük hacimlere ulaşan beyaz eşya mikro dalga fırındı ve 1970’lerden sonra çok popüler olmuştu. Bu tip ev dışına yerleştirilen “soğuk ortam sağlayan akıllı kutuların” satışının artması aynı zamanda satışları yeknesak seyreden beyaz eşya sektörü içinde bir nefes olabilir.
Ev dışı teslimatı veya müşteri evde yokken yapılan ve soğuk saklanması gereken teslimat konusu çok hızlı gelişiyor. Sadece ABD’de bu yılın sonunda 30 milyon haneye bu tip teslimat yapılması bekleniyor.
Burada artık işin biraz daha teknolojik kısmına giriyoruz. İyi güzelde bütün bu işler nasıl yapılabiliyor. Veya bunları yapabilmek için arkadaki teknoloji nasıl bir teknoloji ve ne gibi gereklilikler içeriyor. Bunun adı IoT, yani nesnelerin interneti, kısacası elektronik cihazları birbiriyle haberleşmesi olarak tanımlıyoruz.
Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi kuryelerin gün içinde, müşterinin evde olmadığı zamanda yapabildiği teslimatlar “özellikle hassas ürünler için” bize e ticarette daha verimli ve milimetrik bir çalışma düzeni veriyor, burası biraz daha film vari bir ortamı tanımlıyor ama yakın gelecekde bunları göreceğiz. Robotlar ile malzeme paletlenir, rafa yerleşir, sipariş toplanır, toplama alanına getirilir, paketlenir ve bütün depo süreci boyunca tamamen otomatik olarak işler. Otonom kamyonlar, ürünleri taşır. Kamyon kullanımını optimize etmek ve nakliye esnekliğini artırmak için, şirketler kapasitelerini paylaşır.
Aslında bunların hepsi şu anda ayrı ayrı veya entegre olarak var ama biraz daha zaman gerekiyor. Esas konu IOT ile beraber elektronik cihazların birbirine daha fazla entegre olması. Bu o kadar hızlı artıyor ki, şöyle bir örnek vereceğim; 2008 yılında birbiri ile iletişimde olan yani cep telefonu, araç kaportası monte eden robot, vb. elektronik cihazların sayısı 900 milyon adetmiş. Bu 2021 yılı ile beraber 26 milyar adete ulaştı. Yani dünya üzerindeki 26 milyar cihaz insana ihtiyaç olmadan birbirine (tabii ki tanımlanmış görev ve işlemler çerçevesinde) bağlanabiliyor. Bu sayının 2025 yılında 200 milyar adet olacağı tahmin ediliyor.
Evet bu anlattıklarımız hep teknoloji ile ilgili, pandemi ile e ticaret çok gelişti ve cirolar katlandı. Bunun sonucunda yeni teknoloji ile ilgili yatırımlar bu sektörde çok arttı. Sonuçta bize tedarik zincirinde verimlilik olarak geri dönüyor.
Devamında bu konu bize iş hayatında, özellikle insan kaynaklarında veya teknoloji ile gelen yeni sorunlarda konu nereye gidecek biraz da bu tarafına bakalım. Ama müsaade ederseniz bunu gelecek haftaya bırakalım.
Sağlıklı günler…
