Perakende gayrimenkulünde de dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Özellikle konum bazlı eğlence konseptleri; alışveriş merkezleri ve retail park’lar için yeni büyüme alanlarından biri haline geliyor.
JLL tarafından yayımlanan 2026 eğlence kiracı araştırmasına göre, takip edilen 20 farklı eğlence konseptinde ziyaretçi trafiği pandemi öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 12 üzerine çıktı. Araştırma, ABD ve Kanada genelinde faaliyet gösteren 207 konseptin toplam 4.746 lokasyona ulaştığını, ayrıca 721 yeni lokasyonun planlandığını ortaya koyuyor.
Bu tablo, eğlence odaklı kiracıların artık alışveriş merkezleri için yalnızca “destekleyici kategori” değil; ana trafik üreticilerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Tüketici Artık Uzak Tatil Yerleri Yerine Yakın Deneyimlere Yöneliyor
Ekonomik baskılar, yüksek yaşam maliyetleri ve seyahat giderlerindeki artış; tüketici davranışlarını da değiştiriyor. Özellikle büyük tema parkı tatillerinin birçok aile için daha erişilmez hale gelmesi, yerel ve daha ulaşılabilir deneyim alanlarına olan ilgiyi artırıyor.
Bugün tüketiciler hâlâ sosyalleşmek, dışarı çıkmak ve deneyim yaşamak istiyor. Ancak bunu daha kısa mesafelerde, daha düşük bütçelerle ve günlük yaşamın içine entegre şekilde yapmayı tercih ediyor.

Bu nedenle;
trambolin parkları,
interaktif oyun alanları,
immersive deneyim merkezleri,
aile eğlence konseptleri
ve sosyal aktivite alanları, perakende projelerinde daha görünür hale geliyor.
Özellikle Sky Zone gibi markalar, alışveriş merkezleri için güçlü trafik üreticileri arasında gösteriliyor.
Alışveriş Merkezi Artık Sadece “Alışveriş” Alanı Değil
Son yıllarda e-ticaretin büyümesiyle birlikte fiziksel mağazaların rolü yeniden tartışılırken, perakende gayrimenkulü de dönüşmeye başladı.
Bugün alışveriş merkezleri yalnızca ürün satın alınan alanlar değil; zaman geçirilen, deneyim yaşanan ve sosyal etkileşim kurulan yaşam alanlarına dönüşüyor. Eğlence kiracılarının yükselişi de bu dönüşümün en güçlü göstergelerinden biri olarak görülüyor.
Özellikle genç tüketiciler ve aileler açısından deneyim odaklı konseptler, klasik mağaza ziyaretlerinden daha güçlü çekim yaratabiliyor. Bu durum, AVM’lerin tenant mix stratejilerini de değiştiriyor.
Artık birçok retail geliştiricisi için soru yalnızca “hangi marka mağaza açacak?” değil;
“hangi deneyim daha fazla trafik yaratacak?”
haline geliyor.
Perakende gayrimenkulünde rekabet artık yalnızca mağaza metrekareleri üzerinden değil, ziyaretçiye ne kadar güçlü deneyim sunulabildiği üzerinden şekilleniyor.
Eğlence Konseptleri Yeni Nesil “Anchor Tenant” Rolüne Yaklaşıyor
Geçmişte alışveriş merkezlerinin ana çekim gücü department store’lar ve büyük moda markalarıydı. Ancak bugün eğlence kiracıları giderek yeni nesil “anchor tenant” rolüne yaklaşmaya başlıyor.
JLL verilerine göre planlanan yeni eğlence lokasyonları yaklaşık 16,5 milyon metrekarelik yeni alan talebi yaratıyor. Bu da sektörün büyüme hızını net şekilde ortaya koyuyor.
Özellikle experiential retail yaklaşımının güçlenmesiyle birlikte;
eğlence,
yeme-içme,
wellness,
oyun
ve sosyal deneyim alanları, perakende projelerinin merkezine yerleşiyor.
Bu dönüşüm aynı zamanda fiziksel perakendenin tamamen kaybolmadığını; aksine daha hibrit ve deneyim odaklı modele evrildiğini gösteriyor.
Perakende gayrimenkulü açısından bakıldığında ise eğlence kiracılarının yükselişi, alışveriş merkezlerinin geleceğinde “deneyim ekonomisinin” belirleyici rol oynayacağını ortaya koyuyor.
