HIFILIFE Deneyim Mağazası, yüksek nitelikli sesi mekansal ve duygusal bir deneyime dönüştürerek perakendeye yeni bir bakış açısı getiriyor. I-AM tarafından, I-AM Global Ortağı Yüksek Mimar Emre Kuzlu yaratıcı liderliğinde tasarlanan proje, markayı yalnızca bir ses ekipmanı mağazası olmaktan çıkarıp sesin yaşamın bir parçası haline geldiği kültürel bir buluşma noktasına dönüştürüyor.

Bang & Olufsen, Sennheiser, KEF ve Klipsch gibi dünya çapında tanınan birçok markayı bir araya getirerek nitelikli ses deneyimini geniş bir kitleye ulaşılabilir kılmayı hedefleyen HIFILIFE için, I-AM tarafından yenilenen marka kimliği ile eş zamanlı olarak tasarlanan mağaza Kadıköy Akasya AVM’de yer alıyor. Bu bütünleşik yaklaşım, mekansal kurgunun ve markanın görsel dilinin birlikte evrilmesini sağladı. Ortaya çıkan mekan, sesi malzeme, ışık ve kullanıcı yolculuğu üzerinden ifade eden ve ziyaretçileri tüm duyularıyla keşfetmeye davet eden bir deneyim sunuyor.
Mağazanın merkezinde yer alan Hi-Fi Bar, ziyaretçilerin bir araya geldiği, ürünleri deneyimlediği ve uzmanlarla iletişim kurduğu sosyal bir odak noktası olarak tasarlandı. Etrafındaki bölgeler, sesin dokunsal ve duygusal niteliklerini yansıtan şekilde kurgulandı.

Malzeme paleti, akustik deneyimin katmanlı doğasını yansıtıyor. Alüminyum paneller derinlik ve denge sağlarken, meşe kaplamalar sıcaklık katıyor. Perfore metal tavan ve akustik kaplama sistemleri netlik sağlıyor.
El yapımı seramik yüzeyler ve beton dokular mekâna insan ölçeğinde bir sıcaklık getiriyor. Ahşap lameller ve keçe panellerle tasarlanan farklı konseptlerdeki dinleme odaları ise sesi odaklanarak deneyimlemeye olanak tanıyan akustik birer koza oluşturuyor.
Emre Kuzlu, projeyi şöyle özetliyor: “Sesin arka planda kalan bir unsur değil, insanların nasıl hissettiğini, hareket ettiğini ve bağ kurduğunu şekillendiren bir güç olmasını istedik. HIFILIFE Deneyim Mağazası, nitelikli bir ses deneyimini herkes için ulaşılabilir kılmak için tasarlandı.”
Proje, HIFILIFE’ı İstanbul’un ses ve tasarım sahnesinde kültürel bir durak olarak konumlandırırken; teknoloji, zanaatkârlık ve insan etkileşimini bir araya getiren bütünsel bir deneyim sunuyor.
