Bir üniversite araştırması, mağaza hırsızlığına ve diğer “müşteri sapkın davranışlarına” ilişkin zorunlu denetimin perakende satış çalışanlarında genellikle güçlü şekilde olumsuz duygulara yol açarak adaletsizlik algısına yol açtığını ortaya koyuyor.
Bir dizi derinlemesine görüşme, üç deney ve bir ankete dayanan Florida Atlantic Üniversitesi ve diğer üç okul tarafından yapılan araştırma şunları buldu:
- Çalışanlar, yöneticilerin mağazayı koruma konusunda daha aktif olmalarını bekliyor.
- Ankete katılanların dörtte birinden fazlası, işverenlerinin mağazayı koruma politikalarını bilmiyor.
Mağaza hırsızlığı ve çalışan etkisi

Florida Atlantic University’s College’da pazarlama profesörü olan Ph.D. Melanie Lorenz, “Saha çalışanlarından, genellikle fazladan para veya eğitim almadan, uygunsuz davranışları denetlemek ve mağaza hırsızlarıyla yüzleşmek gibi çok fazla şey yapmaları isteniyor.” diyor. Bu görüş perakende sektörünün çoğunda da oldukça yaygın.
Ulusal Perakende Federasyonu’nda varlık koruma ve perakende operasyonlarından sorumlu Başkan Yardımcısı David Johnston, yakın tarihli bir blog yazısında, mağaza hırsızlığının “salgın bir düzeye” ulaştığını söyledi.
Çoğu perakendecinin, şüpheli mağaza hırsızlarını kovalayan veya bunlarla fiziksel olarak yüzleşen çalışanlara karşı bir politikası var. Yaklaşımın amacı, çalışanların güvenliğini korumak ve diğer alışverişçiler için çeşitli risklerden kaçınmak üzerine odaklıdır.
Neil Kokemuller, mağaza hırsızlığının etkisini araştıran bir Houston Chronicle makalesinde şöyle yazıyor: “Çalışanlar, sürekli olarak mağazada hırsızlık sorunu olduğunu duyarlarsa bir paranoya duygusu hissedebilirler. Hırsızlığı caydırmak için alınan olumsuz önlemler, çalışanların müşterilere karşı olumlu ve sıcak bir tutum sergilemesine yönelik içgüdülerini engelleyebilir. Çalışanlar ayrıca müşterilerden aşırı derecede şüphelenebilir ve mağazanın envanterini koruma çabalarında aşırıya kaçabilir.”
