Ana Sayfa Blog Sayfa 38

AI Hata Yaptığında Fatura Markaya Kesiliyor: Tüketicilerin %58’i Güven Kaybediyor

Yapay zekâ destekli alışveriş deneyimi hızla yaygınlaşırken, yeni araştırmalar bu dönüşümün markalar için kritik bir risk barındırdığını ortaya koyuyor. AI sistemlerinin sunduğu yanlış ürün bilgileri, doğrudan marka güvenini zedeliyor.

Rithum ve Retail Dive tarafından ABD ve İngiltere’de 1.046 tüketiciyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, AI tarafından sunulan hatalı bilgiler tüketicilerin %58’inin markaya olan güvenini azaltıyor. Daha çarpıcı olan ise, kullanıcıların %16’sının bu durumlarda satın alma sürecini tamamen terk etmesi.

AI Artık Alışverişin Yeni Başlangıç Noktası

1d8ffc48 570d 4547 a18f 523d7ef8f2da tiibwdw5 2025 12 24 mqyfny1k 2026 03 20

Araştırma, tüketicilerin AI araçlarını aktif şekilde kullandığını gösteriyor. Özellikle genç tüketicilerde bu oran oldukça yüksek. 18-43 yaş aralığındaki kullanıcıların %80’i son üç ayda alışveriş süreçlerinde AI’dan yararlandığını belirtiyor.

Tüketiciler AI’yı en çok:

  • Ürün araştırması yapmak
  • Alternatifleri karşılaştırmak
  • Satın alma kararını daraltmak

için kullanıyor. Bu da AI’yı, satın alma yolculuğunda kritik bir keşif motoru haline getiriyor.

Marka Sadakati Zayıflıyor, Yeni Oyuncular Öne Çıkıyor

AI destekli öneriler, tüketicilerin marka sadakatini de dönüştürüyor. Araştırmaya göre kullanıcıların:

  • %19’u AI önerisiyle daha önce bilmediği bir markadan alışveriş yaptı
  • %13’ü AI önerileri doğrultusunda marka değiştirmeye daha yatkın

Bu durum, özellikle küçük ve yeni markalar için önemli bir fırsat yaratırken, köklü markalar için rekabeti daha da artırıyor.

En Kritik Konu: Veri Doğruluğu

AI destekli alışverişte en hassas konu ise veri doğruluğu. Tüketicilerin:

  • %67’si fiyat doğruluğunu en kritik faktör olarak görüyor
  • %44’ü AI’nın ürün bilgileri konusunda hâlâ gelişmesi gerektiğini düşünüyor

Üstelik kullanıcıların yalnızca %5’i AI’dan aldığı bilgiyi marka sitelerinde doğruluyor. Yani karar süreci büyük ölçüde AI içinde şekilleniyor.

Yeni Dönem: Marka Güveni = Veri Kalitesi

Bu tablo, perakende için yeni bir gerçeği ortaya koyuyor:
Artık marka güveni, yalnızca ürün ve iletişimle değil, veri kalitesiyle de inşa ediliyor.

Yanlış fiyat, eksik stok bilgisi ya da hatalı ürün detayı; yalnızca bir teknik hata değil, doğrudan satış kaybına ve güven erozyonuna yol açıyor.

H&M Group 2025 Raporu: Kârlılık Artarken Sürdürülebilirlik Hedefleri İvme Kazandı

H & M Hennes & Mauritz AB, 2025 Yıllık ve Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımlayarak hem finansal performans hem de çevresel hedefler açısından dikkat çekici ilerlemeler kaydettiğini ortaya koydu. Rapora göre şirket, kârlılığı artırırken aynı zamanda emisyon azaltımı ve sürdürülebilir malzeme kullanımında önemli adımlar attı.

Şirket CEO’su Daniel Ervér, büyüme, kârlılık ve emisyon azaltımının birlikte ilerleyebileceğini vurgularken; satış trendlerinin olumlu seyrettiğini ve CO₂ emisyonlarında düşüş sağlandığını belirtti. Sürdürülebilirlik tarafında ise geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının artırılması ve kaynak verimliliği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Sürdürülebilirlik Performansı Öne Çıkıyor

2019 12 02 cq5damweb976603

Rapora göre 2025 itibarıyla kullanılan malzemelerin %91’i geri dönüştürülmüş veya sürdürülebilir kaynaklardan elde edildi. Geri dönüştürülmüş malzeme oranı %32’ye ulaşarak hedeflerin üzerine çıktı.

Emisyon tarafında ise Scope 1 ve 2 emisyonlarında %41, Scope 3 emisyonlarında %34,6 azalma kaydedildi. Ayrıca karbonsuzlaştırma ve malzeme inovasyonuna 2,8 milyar SEK yatırım yapıldı.

Su tüketimi tarafında tatlı su kullanımında %22,8 azalma sağlanırken, tedarik zincirinde kömür kazanı kullanımını azaltmaya yönelik ilerleme kaydedildi.

Yeni Büyüme Alanı: İkinci El ve Döngüsel Modeller

H&M Group’un ikinci el ve yeniden satış (resale) stratejisi de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Sellpy ve grup markaları üzerinden yürütülen yeniden satış operasyonları 26 pazara yayıldı ve toplam cironun %0,8’ini oluşturdu. Bu segmentin %31 büyümesi, döngüsel moda modelinin önemini ortaya koyuyor.

Finansal Performans ve Operasyonel Gelişmeler

2026 ilk çeyrek sonuçlarına göre net satışlar 49.607 milyon SEK seviyesinde gerçekleşirken, faaliyet kârı %26 artarak 1.512 milyon SEK oldu. Brüt kâr marjı %50,7 olarak kaydedildi.

Stok yönetiminde de iyileşme dikkat çekti; stoklar %16 azalarak 34.608 milyon SEK seviyesine geriledi.

Sektörel Çıkarım

H&M’in 2025 raporu, perakende sektöründe sürdürülebilirlik ile kârlılığın birlikte ilerleyebileceğini gösteriyor. Malzeme inovasyonu, döngüsel iş modelleri ve emisyon azaltımı; yalnızca çevresel sorumluluk değil, aynı zamanda uzun vadeli rekabet avantajı olarak konumlanıyor.

CityMall AVM Ruhsatsız Olduğu Gerekçesiyle Mühürlenerek Kapatıldı

Samsun Atakum’da faaliyet gösteren CityMall AVM, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı doğrultusunda mühürlenerek kapatıldı. Kararın ardından belediye ekipleri AVM’de tahliye ve mühürleme işlemlerini güvenlik önlemleri eşliğinde gerçekleştirdi.

AVM içerisindeki tüm işletmeler tek tek kapatılırken, binanın tamamına erişim durduruldu. Süreç sırasında polis ve çevik kuvvet ekipleri bölgede hazır bulundu.

Ruhsat Dönüşümü Süreci Tartışma Yarattı

Kapatma kararının temelinde, yapının ruhsat statüsündeki değişiklikler yer alıyor. İlk etapta “iş merkezi” olarak ruhsatlandırılan yapı, daha sonra AVM konseptine dönüştürüldü. Bu dönüşüm sonrası ruhsat ve imar süreçlerinde yaşanan uyumsuzlukların hukuki süreci tetiklediği belirtiliyor.

İmar mevzuatına ilişkin bazı eksiklerin giderildiği ifade edilse de, mülkiyet ve onay süreçlerindeki aksaklıkların ruhsatlandırmayı tamamlanamaz hale getirdiği aktarılıyor.

İstihdam ve Ticari Faaliyetler Doğrudan Etkilendi

Kapatma kararı yalnızca operasyonel faaliyetleri değil, istihdamı da doğrudan etkiledi. AVM bünyesinde yaklaşık 1.000 kişinin çalıştığı, dolaylı etkilerle birlikte toplamda yaklaşık 5.000 kişinin sürecin etkisine maruz kaldığı belirtiliyor.

Gözler Mahkeme Sürecinde

AVM’nin geleceği, Cuma günü görülecek yürütmeyi durdurma duruşmasından çıkacak karara bağlı olacak. Mahkemeden aksi bir karar çıkmaması durumunda, AVM’nin kapalı kalmaya devam etmesi bekleniyor.

İkinci El Moda Yükselişte: Tüketim Alışkanlıkları Yeniden Şekilleniyor

Küresel moda sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Bir zamanlar geri planda kalan ikinci el giyim, bugün sektörün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelmiş durumda. Eskiden yalnızca yardım mağazalarıyla anılan bu kategori, artık dijital platformlar, influencer etkisi ve değişen tüketici değerleriyle ana akım bir pazar olarak konumlanıyor. İkinci el alışveriş, artık bir “alternatif” değil; yaratıcılık, sürdürülebilirlik ve bilinçli tüketimin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Bu dönüşüm yalnızca rakamlarla sınırlı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel değişime işaret ediyor. Hızlı moda ile büyüyen yeni nesil tüketiciler, artık daha uzun ömürlü ürünlere, özgün stile ve sürdürülebilir tercihlere yöneliyor. Ekonomik belirsizlikler, artan fiyatlar ve çevresel farkındalık da bu yönelimi hızlandıran temel faktörler arasında yer alıyor.

Pazar Büyüyor, Dinamikler Değişiyor

moda devleri 2 el kiyafet satmak icin kollari sivadi

İkinci el moda pazarı, niş bir segmentten çıkarak küresel ölçekte güçlü bir ekonomik alan haline geliyor. Farklı araştırmalara göre tanım ve ölçüm yöntemleri değişiklik gösterse de genel tablo net: çift haneli büyüme oranlarıyla hızla genişleyen bir pazar söz konusu.

Tahminlere göre ikinci el giyim pazarı 2029 yılına kadar 367 milyar dolara ulaşabilir. ABD’de pazarın 74 milyar dolara çıkması beklenirken, Avrupa’da özellikle dijital platformların etkisiyle hızlı bir büyüme gözlemleniyor. Lüks segmentte ise ikinci el ürünler artık tehdit değil, sistemin bir parçası olarak görülüyor.

Dijitalleşme Büyümeyi Hızlandırıyor

Bu büyümenin en önemli itici güçlerinden biri dijitalleşme. Artık ikinci el alışverişin büyük bölümü online kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Tüketiciler milyonlarca ürüne kolayca ulaşabiliyor, fiyat karşılaştırması yapabiliyor ve güvenilir platformlar üzerinden alışveriş deneyimini sürdürebiliyor.

Online ikinci el satışlar, fiziksel mağazalara kıyasla çok daha hızlı büyüyor. Bu durum, perakendede değer yaratma modelinin de değiştiğini gösteriyor. Artık ürünün yalnızca ilk satış anı değil, yaşam döngüsü boyunca yarattığı değer önem kazanıyor.

Moda Yeniden Tanımlanıyor

İkinci el modanın yükselişi, yalnızca ürünlerin yeniden dolaşıma girmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda modanın nasıl üretildiği, satıldığı ve tüketildiğine dair köklü bir yeniden tanımı beraberinde getiriyor.

Bugün ikinci el moda; uygun fiyat, sürdürülebilirlik ve bireysel stil arayışının kesişim noktasında konumlanıyor. Bu da onu yalnızca geçici bir trend değil, 2020’lerin en belirleyici perakende dönüşümlerinden biri haline getiriyor.

Sephora, ChatGPT İçinde Uygulama Başlatıyor

Global güzellik perakendecisi Sephora, yapay zekâ destekli alışveriş deneyimini genişletmek amacıyla ChatGPT içinde yeni uygulamasını ABD’de pilot olarak devreye alıyor. Şirket, bu deneyimi ilerleyen dönemde global ölçekte yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Yeni entegrasyon sayesinde kullanıcılar, ChatGPT üzerinden güzellik önerileri alabilecek, kişiselleştirilmiş ürün keşfi yapabilecek ve kürasyonlu tavsiyelere erişebilecek. Sistem, kullanıcılarınBeauty Insider hesaplarını bağlaması durumunda, geçmiş alışveriş ve tercihlere dayalı öneriler sunabilecek.

Sadakat Programı ve Kişiselleştirme Öne Çıkıyor

611498371 1370870941749320 3802329311941050012 n

Uygulama, Sephora’nın sadakat programı avantajlarını da ChatGPT deneyimine taşıyor. Kullanıcılar; ödül puanları, ücretsiz kargo kampanyaları ve numune ürün gibi avantajlardan doğrudan yararlanabilecek. Önümüzdeki süreçte ödeme ve checkout işlemlerinin de ChatGPT داخلinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Sephora Global Dijital Direktörü Anca Marola, markanın hedefinin müşteriye bulunduğu kanalda ulaşmak olduğunu belirterek, “Müşteriler artık her zamankinden daha fazla seçeneğe sahip. Markalar için asıl mesele, hangi kanalda olursa olsun güvenilir danışman olmayı sürdürebilmek” açıklamasında bulundu.

AI ile Güzellik Danışmanlığı Yeni Bir Boyuta Taşınıyor

Kullanıcılar ChatGPT üzerinden güzellikle ilgili sorular yönelttiğinde, sistem Sephora’nın uzmanlığı ve kullanıcı verileri doğrultusunda yanıtlar üretiyor. Bu yapı, geleneksel e-ticaret deneyimini daha etkileşimli ve danışmanlık odaklı bir modele dönüştürüyor.

Sephora Kuzey Amerika E-Ticaret Genel Müdürü Nadine Graham ise bu adımın, markanın dijital uzmanlığını yapay zekâ ile birleştirerek daha akıcı ve faydalı bir müşteri deneyimi yaratmayı amaçladığını vurguladı.

Sephora ve OpenAI, gelecekte farklı iş birlikleri için de çalışmalarını sürdürüyor. Bu hamle, perakendede yapay zekâ destekli müşteri deneyiminin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [23 – 27 Mart]

kivo banner
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 14

Mart ayının sonu ile birlikte, yılın ilk çeyreğini de geride bıraktık. Tüm sektör için çok hızlı bir yıl başlangıcı oldu, hatta mevcut belirsizlikler bazı markalar için yatırım kararlarının hala netleşmemesi durumunu bile beraberinde getirdi. Nisan ayı ile birlikte ise yılın yaz öncesi yoğun dönemlerine giriş yapıyoruz.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

SneaksUp – Sivas İsa Park AVM

kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart]
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 15

SneaksUp, Sivas İVA PARK AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 71. mağazasını oluşturuyor.

Lufian – Söke Novada AVM

lufian magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 16

Lufian, Söke Novada AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Penti – İstanbul Forum AVM

penti magaza1
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 17

Penti, İstanbul Forum AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yeni mağazası ve yeni yerinde hizmete açıldı.

Fenerium – Erzurum MNG AVM

fener magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 18

Fenerium, Erzurum MNG AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

İmza – Adana Optimum AVM

imza magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 19

İmza, Adana Optimum AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Brooks Brother – İstinyePark AVM

brooks magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 20

Brooks Brother, İstinyePark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yeni yeri ve konseptiyle hizmete açıldı.

Nespresso – Nişantaşı City’s

nespresso magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 21

Nespresso, Nişantaşı City’s mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Kahve Dünyası – Çanakkale Gastroport

kahve magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 mart] 22

Kahve Dünyası, Çanakkale Gastroport mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Exelite Group, Liu Jo ve Blumarine ile Türkiye’de Yeni Bir Büyüme Dönemi Başlatıyor

Exelite Group Türkiye kurucusu Nihat Gözüdok, gerçekleştirilen toplantıda; Liu Jo ve Blumarine markalarının Türkiye ve bölgedeki yapılanmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İtalyan- Türk ortak yapılanması ile Dünya çapında modaya yön veren Exelite Group’a ait Liu Jo ve Blumarine markalarının bölge temsilciliğini yürüten Türk Exelite Group’un uluslararası ölçekteki güçlü konumunu da ortaya koydu. 

liujo ss26 black capsule 1

Nihat Gözüdok yaptığı açıklamada; “2021 yılında grup bünyesindeki Blugirl markasına ortak olmamızla başlayan süreç şu anda Türkiye ve Türki Cumhuriyetlerde Exelite Group operasyonlarının kurucu ortağı olarak konumlanmamıza uzandı. Global ölçekte moda anlamında dikkat çeken; BluMarin ve Liu Jo markalarının bölgemizdeki büyüme, marka konumlandırma ve operasyonel yapılanmanın geliştirilmesinde aktif rol üstlenen Türk Exelite Group yatırımlarıyla Türkiye’ye değer katmayı hedefliyoruz.” dedi.

Gözüdok sözlerini ; “Liu Jo’nun Türkiye pazarına giriş kararının temelinde, Türkiye’ye  duyulan güven ve erişilebilir lüks seviyesinde feminen, İtalyan DNA’sına sahip güçlü bir markaya olan ihtiyaç tespitimiz yer alıyor. Bu doğrultuda, 5 yıllık bir plan kapsamında yaklaşık 100 milyon Euro’luk bir yatırım hedefiyle Türkiye operasyonuna başladık.” diyerek sürdürdü.

Her iki marka için Türkiye ve bölgedeki büyüme stratejisini açıklayan Nihat Gözüdok; İlk bir yılda Liu Jo özelinde Türkiye’de 25 mağazaya ulaşmayı hedeflediklerini kaydederken; Multibrand olarak 150 satış noktasına ek olarak e-ticarette de iddialı olduklarını açıkladı. BluMarine’in Türkiye pazarına girişi için 2027 yılını işaret eden Gözüdok; mağazalaşmaya ilk etapta 2 mağaza ile başlanacağını açıkladı. Türkiye’ye ek olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ürdün, Özbekistan, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan’da da Türkiye’nin yatırım potansiyelini güçlendireceklerini açıklayan Exelite Group Türkiye kurucusu, Türkiye’de açılacak yeni mağazalar ve e- Ticaret ile büyük bir istihdam gücü de yaratmayı hedeflediklerinin altını çizdi.

A101, Gıda Güvenliğinde Türkiye’de Bir İlki 5. Kez Tescilledi

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

a101 2

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor.

A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Rossmann Türkiye, Mağaza Çalışanlarının Haftalık İznini 2 Güne Çıkardı

Rossmann Türkiye, mağaza ekipleri için yeni bir çalışma modelini hayata geçirdi. Yeni uygulama kapsamında mağaza çalışanlarının haftalık izinleri bir günden iki güne çıkarılırken, esnek ve daha öngörülebilir vardiya sistemiyle çalışanların iş–yaşam dengesi güçlendiriliyor.

Türkiye’de Drogeriemarkt konseptinin lider markası Rossmann Türkiye, çalışan deneyimini odağına alan yeni bir uygulamayı mağaza operasyonlarında hayata geçirdi. Yeni çalışma modeli kapsamında mağaza çalışanlarının haftalık izinleri bir günden iki güne çıkarılırken, vardiya planlamaları daha öngörülebilir hale getiriliyor.

“Başarımızın temelinde mutlu çalışanlar var”

rossmann türkiye, mağaza çalışanlarının haftalık i̇znini 2 güne çıkardı

Rossmann Türkiye Genel Müdürü Hakan Ejder, yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi; “Rossmann olarak başarımızın temelinde güçlü ekip ruhu ve mutlu çalışanlar olduğuna inanıyoruz.

Mağaza ekiplerimizin sahadaki emeği ve özverisi, müşterilerimize sunduğumuz iyi hissettiren alışveriş deneyiminin en önemli parçası. Bu nedenle çalışanlarımızın yaşam kalitesini artıracak adımlar atmayı önceliklerimiz arasında görüyoruz.

Haftalık izin günlerini bir günden iki güne çıkaran yeni çalışma modelimizle çalışan deneyimini daha da güçlendirirken, perakende sektöründe örnek olacak uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz.”

Çalışan deneyimi için güçlü destek ekosistemi

rosmann2

Rossmann Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Selma İnan ise çalışan deneyimini destekleyen uygulamalara ilişkin şu bilgileri verdi; “Rossmann olarak çalışan deneyimini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor ve ekip arkadaşlarımıza güçlü bir gelişim ve destek ekosistemi sunuyoruz. Rossmann Akademi ile farklı alanlarda eğitim ve gelişim imkânları sağlarken; 7/24 erişilebilen psikolojik danışmanlık, tıbbi rehberlik, hukuki ve mali danışmanlık, yenidoğan bakımı ve sağlıklı beslenme danışmanlığı gibi kapsamlı destek hizmetleriyle çalışma arkadaşlarımızın hayatın her anında yanında oluyoruz. Özel gün yardımları ve ödül programlarımızla başarıyı görünür kılıyor, açık öğretim desteği ve yüksek lisans indirim anlaşmalarıyla eğitimlerini teşvik ediyoruz. Mağaza müdürü yetiştirme programımızla kariyer gelişimlerini destekliyoruz.

Tüm bu uygulamalarımızın üzerine “Rossmann’da İzni 2’ye Katladık” diyerek mağaza çalışanlarımızın artık iyi değil çok daha iyi hissedecekleri yeni çalışma modelimizi hayata geçiriyoruz ve haftalık izin günlerini bir günden ikiye çıkarıyoruz. Bu kararı alırken süreçlerimizi baştan sona gözden geçirdik ve ekip arkadaşlarımızın ihtiyaçlarını odağımıza aldık. Çalışanlarımızın iş ve özel yaşam dengesini destekleyen bu adımın sürdürülebilir verimlilik ve müşteri memnuniyetini de güçlendirdiğine inanıyoruz.”

Çalışan memnuniyetinden müşteri deneyimine

rossman3

Rossmann Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Levent Tamer de yeni çalışma modelini şöyle değerlendirdi; “Yeni çalışma modelimizi kurgularken önceliğimiz, mağaza ekiplerindeki iş yükünü daha dengeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya dönüştürmek oldu.

Bu kapsamda operasyonel süreçler yeniden ele alınarak, saha ekiplerinin günlük iş akışları sadeleştirildi ve daha etkin hale getirildi. Bu dönüşüm sayesinde mağaza ekiplerinin hem performansının hem de iş-yaşam dengesinin desteklenmesi hedefleniyor. Çalışan memnuniyetinde sağlanan bu artışın, operasyonel verimliliğimize doğrudan katkı sunduğuna inanıyor ve müşterilerimize sunduğumuz deneyimi de her geçen gün daha ileriye taşıyoruz.”

Ralph Lauren, Yeni Stratejisinin Bir Sonraki Aşamasını Açıkladı: 2030’a Kadar Zamansız Tasarım

Ralph Lauren, global vatandaşlık ve sürdürülebilirlik (GC&S) stratejisinin yeni fazını “Timeless by Design 2030” başlığıyla duyurdu. Şirket, son yıllarda elde ettiği ilerlemelerin üzerine inşa ettiği bu yeni dönemde, sürdürülebilirlik yaklaşımını daha sistematik ve uzun vadeli bir yapıya taşıyor.

Yeni strateji, yalnızca çevresel hedeflere odaklanmakla kalmıyor; markanın tasarım anlayışından tedarik zincirine kadar tüm iş modelini kapsayan bütüncül bir dönüşüm sunuyor. Ralph Lauren, sürdürülebilirliği bir yan başlık olmaktan çıkarıp, doğrudan iş modelinin merkezine yerleştiriyor.

Zamansız Tasarım, Stratejik Bir Karara Dönüşüyor

ralph lauren, yeni stratejisinin bir sonraki aşamasını açıkladı: 2030'a kadar zamansız tasarım

Markanın yeni yaklaşımının temelinde “timeless design” yani zamansız tasarım anlayışı yer alıyor. Ralph Lauren, sezonluk trendlerin ötesine geçerek uzun ömürlü, kalıcı ve tekrar tekrar kullanılabilecek ürünler geliştirmeyi odağına alıyor.

Bu yaklaşım, moda sektöründe giderek güçlenen bir dönüşümü yansıtıyor. Zamansızlık artık yalnızca estetik bir tercih değil, doğrudan ticari bir strateji haline geliyor.

Ürünlerin daha uzun süre kullanılabilir olması, hem sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor hem de markanın premium algısını güçlendiriyor. Böylece marka, kısa vadeli satış odaklı modelden, daha uzun vadeli değer yaratmaya dayanan bir yapıya yöneliyor.

Sürdürülebilirlikten Operasyonel Modele: Yeni Faz

“Timeless by Design 2030” stratejisi, sürdürülebilirliği daha ölçülebilir ve uygulanabilir hale getirmeyi hedefliyor. Ralph Lauren, bu kapsamda tedarik zincirinden üretim süreçlerine kadar geniş bir alanda dönüşüm adımları atıyor.

Özellikle malzeme kullanımı, emisyon azaltımı ve su tüketimi gibi alanlarda belirlenen hedefler, markanın operasyonlarını daha dayanıklı hale getirmeyi amaçlıyor. Sürdürülebilirlik artık iletişim değil, performans göstergesi haline geliyor.

Bu yaklaşım, aynı zamanda artan regülasyonlara uyum sağlama ve tedarik zinciri risklerini azaltma açısından da kritik bir rol oynuyor.

Ürün Değil, Sistem Tasarlamak

Ralph Lauren’in stratejisinde dikkat çeken bir diğer unsur, ürün bazlı iyileştirmelerin ötesine geçilmesi. Marka, yalnızca daha sürdürülebilir ürünler üretmek yerine, bu ürünlerin üretildiği ve tüketiciye ulaştığı sistemi dönüştürmeye odaklanıyor.

Bu da markanın, sürdürülebilirliği parçalı bir uygulama olarak değil, uçtan uca bir değer zinciri yaklaşımı ile ele aldığını gösteriyor.

Bu modelde tasarım, üretim, dağıtım ve tüketim birbirinden bağımsız süreçler değil; aynı stratejik çerçevenin parçaları haline geliyor.

Kültür ve Etki: Markanın Genişleyen Rolü

Ralph Lauren, yeni stratejisinde yalnızca çevresel etkiyi değil, sosyal etkiyi de iş modelinin bir parçası olarak konumlandırıyor. Çalışan deneyimi, kapsayıcılık ve toplumsal katkı projeleri, markanın uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının önemli unsurları arasında yer alıyor.

Bu yaklaşım, moda markalarının rolünün genişlediğini gösteriyor. Markalar artık yalnızca ürün sunan yapılar değil, çok katmanlı etki yaratan organizasyonlara dönüşüyor.

Ralph Lauren Ne Söylüyor? Lüksün Yeni Tanımı

Ralph Lauren’in “Timeless by Design 2030” stratejisi, moda sektöründe önemli bir yön değişimine işaret ediyor. Artık lüks, yalnızca estetik ve fiyat üzerinden değil; dayanıklılık, sorumluluk ve uzun vadeli değer üzerinden tanımlanıyor.

Bu dönüşüm, özellikle premium segmentte konumlanan markalar için yeni bir rekabet alanı yaratıyor. Daha az ama daha doğru üretmek, daha uzun ömürlü ürünler sunmak ve bu yapıyı ölçeklenebilir hale getirmek belirleyici hale geliyor.

Ralph Lauren’in ortaya koyduğu bu yaklaşım, moda perakendesinde yeni bir dönemi net şekilde özetliyor:

Zamansızlık artık bir stil değil, bir iş modeli.