Ana Sayfa Blog

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları (Maptriks Tarafından Desteklenmektedir) [13 – 17 Temmuz]

kivo banner

Temmuz ayının yarısını geride bıraktık bile. Bu hafta özellikle 15 Temmuz haftası izinleri ile başlayan sirkülasyon, Temmuz sonuna kadar devam edecek. Öte yandan sektörde güzel AVM ve mağaza yatırımları süreci ilerliyor. Ağustos ayı ile birlikte biraz daha yoğun konuşacağımız dönemlere giriş yapacağız.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni derlemesi ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

lululemon – City’s Nişantaşı, Akmerkez ve Yalıkavak Marina

lululemon magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 10

lululemon, City’s Nişantaşı, Akmerkez ve Yalıkavak Marina mağazalarının açılışını gerçekleştirdi. Açılışlarla birlikte marka, Türkiye’de 7 mağazaya ulaştı.

Boyner – Ninovapark AVM

boyner magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 11

Boyner, Ninovapark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Pandora – Kütahya Sera AVM

pandora magaza1
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 12

Pandora, Kütahya Sera AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 90. mağazasını oluşturuyor.

Beymen Club – Piazza AVM

beymen magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 13

Beymen Club, Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yeni konseptiyle hizmete açıldı.

Koton – Mall of Oman

koton magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 14

Koton, Mall of Oman mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın ülkedeki 3. mağazasını oluşturuyor.

MCLUB – Maltepe Piazza AVM

mclub magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 15

MCLUB, Maltepe Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Minycenter – Merkez Ankara AVM

miny magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 16

Minycenter, Merkez Ankara AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Ankara’daki 3. mağazasını oluşturuyor.

MUSCENT – Kahramanmaraş Piazza AVM

muscent magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [13 – 17 temmuz] 17

MUSCENT, Kahramanmaraş Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Burberry, Büyümesini ABD ve Z Kuşağıyla Yeniden Yakalıyor

İngiliz lüks moda markası Burberry, dönüşüm stratejisinin ilk somut sonuçlarını almaya başladı. Şirket, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde karşılaştırılabilir mağaza satışlarını %5 artırırken, büyümede özellikle ABD pazarı ve Çin’deki Z Kuşağı tüketicileri belirleyici rol oynadı.

Z Kuşağı, Lüks Markaların Büyümesini Yeniden Şekillendiriyor

Burberry’nin Amerika kıtasındaki satışları yeni müşteri kazanımlarının etkisiyle %12, Çin satışları ise özellikle Z Kuşağı tüketicilerinin ilgisi sayesinde %9 yükseldi. Şirket, yalnızca ikonik trençkot ve eşarp gibi miras ürünlerine odaklanmakla kalmadı; yaz koleksiyonları ve deneyim odaklı pazarlama yatırımlarıyla daha genç tüketicilere ulaşmayı da başardı.

Özellikle Çin’de Z Kuşağı’nın markaya gösterdiği ilgi, Burberry’nin son iki yıldır yürüttüğü yeniden konumlandırma stratejisinin karşılık bulduğunu gösteriyor. Genç tüketiciler, klasik lüks anlayışından çok markanın kültürel görünürlüğü, dijital iletişimi ve yaşam tarzı sunan koleksiyonlarına ilgi gösteriyor.

Lüks Perakendede Yeni Rekabet, Yeni Nesil Tüketiciyi Kazanmak

burberry store e1652875649190

Burberry’nin performansı, lüks perakendede büyümenin artık yalnızca yüksek gelir grubundan değil, yeni nesil tüketicilerden geldiğini ortaya koyuyor. Son dönemde birçok lüks marka ABD’de yapay zekâ ekonomisiyle ortaya çıkan yeni varlıklı müşteri kitlesine odaklanırken, Çin’de ise Z Kuşağı lüks tüketimin en önemli büyüme motorlarından biri haline geliyor.

Şirketin yeniden büyüme yakalamasında fiyat artırmaktan çok marka mirasını güçlendirmesi, ikonik ürünlerini öne çıkarması ve genç tüketicilerle duygusal bağ kuran kampanyalar geliştirmesi dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, son yıllarda yavaşlayan lüks tüketim pazarında Burberry’nin yeniden ivme kazanmasını sağladı.

Lüks perakendenin geleceğini artık yalnızca yüksek harcama yapan müşteriler değil, Z Kuşağı belirliyor. Burberry örneği, yeni nesil tüketicilerin ilgisini çekebilen markaların küresel büyümede yeniden avantaj elde ettiğini gösterirken, lüks markalar için asıl rekabetin ürünlerden çok kültürel bağ kurabilme ve genç tüketiciyi markanın parçası haline getirebilme becerisinde yaşandığını ortaya koyuyor.

Lefties, Inditex’in Yeni Küresel Büyüme Motoru Oluyor

Inditex, uygun fiyatlı moda markası Lefties ile küresel büyümesini hızlandırmaya hazırlanıyor. Uzun yıllar Zara’nın outlet markası olarak konumlanan Lefties, bugün grubun en hızlı gelişen markalarından biri haline gelirken, İngiltere pazarı da markanın uluslararası büyüme stratejisindeki en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Lefties, Kendi Kimliğini Oluşturuyor

1990’lı yıllarda Zara’nın sezon sonu ürünlerini değerlendirmek amacıyla kurulan Lefties, bugün kadın, erkek, çocuk ve ev kategorilerinde faaliyet gösteren bağımsız bir moda perakendecisine dönüştü. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 18 pazarda faaliyet gösteren marka, uygun fiyat politikası ve geniş ürün gamıyla özellikle fiyat odaklı tüketicilere hitap ediyor.

İngiltere’de açılması planlanan büyük formatlı mağazalar ise Lefties’in artık yalnızca ekonomik bir alternatif olarak değil, güçlü mağaza deneyimi sunan küresel bir marka olarak konumlandırıldığını gösteriyor. Inditex, bu yatırımla Lefties’i yeni pazarlarda uzun vadeli büyümenin merkezine yerleştiriyor.

Inditex, Fast Fashion’da Yeni Bir Rekabet Alanı Oluşturuyor

inditex 2

Son yıllarda Shein, Temu ve Primark gibi fiyat odaklı oyuncuların büyümesi, moda perakendesinde rekabetin yönünü değiştirdi. Inditex ise Zara’yı daha premium bir konuma taşırken, fiyat hassasiyeti yüksek tüketicilere ulaşmak için Lefties’i ayrı bir büyüme motoru olarak konumlandırıyor.

Bu strateji, grubun farklı tüketici segmentlerine farklı markalarla ulaşmasını sağlıyor. Zara tasarım ve moda odaklı konumunu korurken, Lefties günlük ihtiyaçlara yönelik daha erişilebilir fiyat seviyesiyle özellikle genç tüketicilere ve bütçe odaklı alışveriş yapan ailelere hitap ediyor. Böylece Inditex, aynı grup içinde farklı fiyat segmentlerini kapsayarak pazar payını genişletmeyi hedefliyor.

Moda perakendesinde artık tek bir güçlü marka yeterli olmuyor. Lefties’in İngiltere hamlesi, Inditex’in büyümesini yalnızca Zara üzerinden değil, farklı fiyat segmentlerine hitap eden çok markalı bir yapı üzerinden şekillendirdiğini gösteriyor. Uygun fiyatlı moda pazarının büyümeye devam ettiği bir dönemde Lefties, grubun küresel rekabetindeki en stratejik markalardan biri olmaya hazırlanıyor.

Dünya Kupası’nın En Prestijli Sandığı Yine Louis Vuitton’dan

Lüks moda markası Louis Vuitton, 2026 FIFA Dünya Kupası kupasının taşınacağı özel sandığı bir kez daha tasarladı. Markanın ikonik monogram desenini taşıyan sandık, yalnızca kupayı koruyan bir tasarım değil; sporun küresel görünürlüğünü lüks marka iletişimiyle buluşturan stratejik bir iş birliğinin de simgesi olarak öne çıkıyor.

Spor Organizasyonları, Lüks Markalar İçin Küresel Bir Pazarlama Sahnesi

slder03

Louis Vuitton’un FIFA için hazırladığı bu özel sandık, markanın Dünya Kupası kapsamında gerçekleştirdiği beşinci tasarım oldu. Daha önce 2010, 2014, 2018 ve 2022 turnuvalarında da benzer projelere imza atan marka, sporun küresel etkisini uzun vadeli marka stratejisinin önemli bir parçası olarak kullanıyor.

Lüks perakende markaları için artık spor organizasyonlarında yer almak yalnızca sponsorluk anlamına gelmiyor. Dünya Kupası gibi milyarlarca kişinin takip ettiği etkinlikler, markalara hikâye anlatımı, prestij ve kültürel görünürlük açısından benzersiz fırsatlar sunuyor. Louis Vuitton’un Formula 1 kupaları, Tiffany & Co.’nun ise yıllardır Super Bowl kupasıyla kurduğu bağ, bu stratejinin en güçlü örnekleri arasında yer alıyor.

Lüks Markalar Artık Üründen Çok Deneyimin Parçası Oluyor

Özellikle Z Kuşağı ve genç tüketiciler, markaları yalnızca mağazalarda değil; spor, müzik ve kültürel etkinliklerde yaşattıkları deneyimlerle değerlendiriyor. Bu nedenle lüks markalar, ürün tanıtımının ötesine geçerek küresel anların bir parçası olmayı hedefliyor. Dünya Kupası kupasının sahaya taşınma anı gibi milyonlarca kez paylaşılan görüntüler de markalara klasik reklam kampanyalarının sağlayamayacağı organik görünürlük sunuyor.

Perakendede yeni rekabet artık yalnızca ürün üzerinden değil, kültürel etkide yaşanıyor. Louis Vuitton’un FIFA iş birliği, lüks markaların spor organizasyonlarını yalnızca sponsorluk alanı değil, küresel marka hikâyelerini güçlendiren stratejik bir platform olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Özellikle 2026 FIFA Dünya Kupası gibi rekor izleyiciye ulaşması beklenen organizasyonlarda görünür olmak, markalar için mağaza vitrininden çok daha büyük bir etki yaratıyor.

TikTok Shop Güzellik Satışları %60 Arttı

TikTok Shop, güzellik kategorisindeki hızlı büyümesini sürdürerek İngiltere’nin en büyük dördüncü güzellik perakendecisi konumuna yükseldi. Platformun güzellik ürünleri satışları son bir yılda %60 artarken, TikTok’un İngiltere ekonomisine 2025 yılı boyunca yaklaşık 10 milyar sterlin katkı sağladığı ve 153 bin kişilik istihdamı desteklediği belirtiliyor.

Sosyal Ticaret, Güzellik Perakendesinin Yeni Büyüme Motoru Haline Geliyor

tiktok

Araştırmaya göre TikTok artık yalnızca bir keşif platformu değil, satın alma kararlarının doğrudan verildiği bir satış kanalı haline geliyor. Özellikle genç tüketicilerin yaklaşık 1,8 milyonu, moda ve güzellik ürünlerinde en önemli tavsiye kaynağı olarak TikTok’u gösteriyor. Platformdaki içerik üreticilerinin beşte biri de moda, güzellik ve cilt bakımı odaklı içerikler üretiyor.

TikTok Shop üzerinden faaliyet gösteren markaların %80’i, içerik üreticileriyle yapılan iş birliklerinin satışlarını artırdığını belirtirken, platformu kullanan işletmelerin %28’i ise TikTok sayesinde ürünlerinin tamamen tükendiğini ifade ediyor. Canlı yayın alışverişlerinin de etkisiyle özellikle K-Beauty kategorisi dikkat çekiyor. Kore kozmetik ürünlerine yönelik aramalar %125 artarken, bu kategorideki ortalama sepet tutarı genel cilt bakım kategorisinin yaklaşık %35 üzerine çıktı.

Dijital Başarı Fiziksel Mağazalara da Taşınıyor

TikTok’un etkisi yalnızca online satışlarla sınırlı kalmıyor. Araştırmaya göre yaklaşık 4,3 milyon kişi, TikTok’ta keşfettiği bağımsız mağazaları fiziksel olarak ziyaret etti. Platformda viral olan birçok güzellik markası da bu ilginin ardından Boots gibi büyük perakende zincirlerinde raflara girmeyi başardı.

Perakendede sosyal ticaret artık alternatif bir kanal olmaktan çıkıp ana büyüme alanlarından biri haline geliyor. Özellikle güzellik kategorisinde içerik, topluluk ve alışveriş deneyimini tek platformda buluşturan TikTok Shop modeli, tüketicinin ürün keşfinden satın almaya kadar tüm yolculuğunu yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm, geleneksel perakendecilerin de içerik üreticileri ve canlı yayın ticareti gibi yeni satış modellerine daha fazla yatırım yapmasını gerektirebilir.

Türkiye’nin İlk Lüks Designer Outlet’i Açılıyor: Florentia Village 10 Eylül’de Kapılarını Açacak

Kalyon İnşaat ile RDM-Fingen Group ortaklığında hayata geçirilen Türkiye’nin ilk lüks designer outlet projesi Florentia Village, 10 Eylül’de açılıyor. 160 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen proje, İstanbul’u uluslararası alışveriş turizminin yeni cazibe merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

florentia village 4

Kalyon İnşaat ile RDM-Fingen Group ortaklığında hayata geçirilen Türkiye’nin ilk lüks designer outlet projesi Florentia Village, 10 Eylül’deki açılışı öncesinde dünya moda ve perakende sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.

İstanbul Havalimanı’na yakın konumuyla dikkat çeken Florentia Village’da gerçekleştirilen buluşmaya, Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu ile RDM Italia CEO’su Jacopo Mazzei ev sahipliği yaptı. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 180’in üzerinde üst düzey moda ve perakende yöneticisinin katıldığı organizasyonda, proje kapsamında gelinen son aşama ve açılış süreci değerlendirildi.

Yeni nesil bir yaşam ve alışveriş destinasyonu

florentia village 3

Toplantının açılış konuşmasını yapan RDM Italia CEO’su Jacopo Mazzei, Florentia Village’ın yalnızca bir AVM değil, moda, gastronomi, eğlence ve yaşam deneyimini aynı çatı altında buluşturan uluslararası bir destinasyon olarak kurgulandığını söyledi.

Türkiye’nin ilk lüks designer outlet projesinde artık son hazırlıkların yapıldığını belirten Mazzei, RDM-Fingen Group’un Avrupa’daki lüks outlet deneyimini İstanbul’un turizm potansiyeliyle buluşturduklarını ifade ederek, İstanbul Havalimanı’na yakın stratejik konumu ve güçlü marka karmasıyla AVM’nin uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir merkez olacağına inandıklarını vurguladı.

Hayallerimizi gerçeğe dönüştürmeye sayılı günler kaldı

florentia village 1 1

Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu ise Florentia Village’ın yalnızca bir yatırım projesi değil, uluslararası ölçekte değer üretecek ortak bir vizyonun ürünü olduğunu vurguladı. Yaklaşık bir yıl önce başlayan inşaat sürecinin planlanan takvim doğrultusunda başarıyla tamamlanmak üzere olduğunu belirten Kalyoncu, premium ve outlet markalarından oluşan güçlü marka karmasıyla İstanbul’un küresel çekim gücünü artıracaklarını ve şehri uluslararası ölçekte önemli bir alışveriş destinasyonu haline getireceklerini ifade etti.

160 milyon Euro’luk yatırım

Kalyon İnşaat ile RDM-Fingen Group ortaklığında geliştirilen Florentia Village, 160 milyon Euro yatırımla hayata geçiriliyor. İstanbul Havalimanı’na yalnızca 5 dakika mesafede konumlanan proje, uluslararası yolcuların yanı sıra yerli ziyaretçileri de hedefleyen stratejik bir lokasyonda yer alıyor.

Projenin ilk etabında 65 bin m2 kiralanabilir alanda 180’den fazla mağaza, kafe ve restoran ziyaretçilerini ağırlayacak. İkinci fazda ise 45 bin m2 ek kiralanabilir alanın yanı sıra 5 yıldızlı otel ve aile eğlence merkezi de projeye dahil edilerek kompleksin kapsamı genişletilecek.

Lacoste, En Güçlü Marka Sembolünü Bir Kampanyaya Dönüştürdü

2018 yılında Lacoste, yıllardır markayla özdeşleşen timsah logosunu geçici olarak kaldırarak yerine nesli tükenme tehlikesi altındaki hayvanları taşıyan özel bir koleksiyon hazırladı. “Save Our Species” (Türleri Koruyalım) kampanyası kapsamında üretilen polo tişörtlerde, seçilen her hayvandan yalnızca dünyada kalan birey sayısı kadar üretim gerçekleştirildi.

Marka Kimliği, Sosyal Mesajın Önüne Geçmedi

4c059974 2c77 4f73 ae5f

Kampanya kapsamında Kaliforniya körfez muturu, Cava gergedanı, Kakapo papağanı ve Myanmar çatılı kaplumbağası gibi nesli kritik seviyede tehdit altında bulunan 10 farklı tür seçildi. Örneğin dünyada yalnızca 30 bireyi kalan Kaliforniya körfez muturu için 30 tişört, 67 bireyi kalan Cava gergedanı için ise sadece 67 tişört üretildi. Toplam üretim adedi de bu türlerin doğadaki toplam sayısına karşılık gelen 1.775 adet ile sınırlandırıldı.

150 euro fiyat etiketiyle satışa sunulan koleksiyondan elde edilen gelir, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) tür koruma çalışmalarına aktarıldı. Koleksiyon kısa sürede tükendi ve kampanya, küresel ölçekte büyük ilgi gördü.

Perakendede güçlü marka sembolleri yalnızca tanınırlık için değil, anlam üretmek için de kullanılabiliyor. Lacoste’un yıllardır vazgeçmediği timsah logosunu geçici olarak değiştirmesi, sürdürülebilirlik mesajını klasik bir bağış kampanyasının ötesine taşıdı. Marka, ürününü değiştirmeden yalnızca logosunu dönüştürerek hem sınırlı üretim algısı oluşturdu hem de tüketiciyi sosyal faydanın doğrudan bir parçası haline getirdi. Bu çalışma, amaç odaklı pazarlamanın en başarılı örneklerinden biri olarak bugün hâlâ pazarlama ve perakende dünyasında referans gösteriliyor.

Decathlon, 700 Mağazada Dijital Fiyat Etiketine Geçti

Decathlon, mağaza operasyonlarını dijitalleştirme stratejisi kapsamında elektronik raf etiketi (ESL) sistemini küresel ölçekte yaygınlaştırdı. Şirket, 54 ülkedeki 700 mağazasında dijital fiyat etiketlerini devreye alarak fiyat yönetimini merkezi ve anlık hale getirirken, mağaza ekiplerinin operasyonel yükünü de azaltmayı hedefliyor.

Fiyat Güncellemeleri Anlık Hale Geliyor

Yeni sistem sayesinde ürün fiyatları, bulut tabanlı platform üzerinden tüm mağazalarda aynı anda güncellenebiliyor. Böylece kâğıt etiketlerin manuel olarak değiştirilmesine gerek kalmazken, raf fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki uyumsuzlukların da büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı belirtiliyor.

Decathlon, elektronik raf etiketlerinin mevcut mağaza ağ altyapısıyla entegre çalışması sayesinde ek donanım yatırımı gerektirmeden ölçeklenebilir bir dönüşüm gerçekleştirdi. Şirket, bu sayede mağaza çalışanlarının zamanını fiyat değişikliği yerine müşteri danışmanlığı ve satış süreçlerine ayırabildiğini ifade ediyor.

Elektronik Raf Etiketi Yeni Perakende Standardına Dönüşüyor

decathlon gorsel 1.jpg

Elektronik raf etiketleri artık yalnızca fiyat göstergesi olmanın ötesine geçerek mağaza operasyonlarının dijital altyapısının önemli bir parçası haline geliyor. Özellikle dinamik fiyatlama, kampanya yönetimi, stok doğruluğu ve omnichannel operasyonları destekleyen bu sistemler, büyük perakendecilerin verimlilik yatırımlarında öncelikli alanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Son dönemde Walmart, MediaMarkt ve Tesco gibi birçok uluslararası perakendeci de mağaza operasyonlarında dijital otomasyon yatırımlarını hızlandırırken, Decathlon’un 700 mağazalık uygulaması bu dönüşümün küresel ölçekte yaygınlaştığını gösteriyor.

Perakendede rekabet artık yalnızca doğru ürünü sunmakla sınırlı değil; mağaza operasyonlarını gerçek zamanlı veriyle yönetebilmek de müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilik açısından kritik bir avantaj haline geliyor.

Uber, Delivery Hero Satın Almasında Sona Yaklaştı

Uber, küresel online yemek teslimatı pazarının en büyük oyuncularından Delivery Hero’yu satın alma sürecinde son aşamaya geldi. Tarafların görüşmelerde önemli ilerleme kaydettiği belirtilirken, anlaşmanın kısa süre içinde tamamlanabileceği ifade ediliyor. Delivery Hero da Uber’den olası bir satın alma teklifi konusunda ileri düzey görüşmeler yürüttüğünü resmen doğruladı.

Teslimat Pazarında Yeni Bir Güç Dengesi Oluşabilir

uber delivery

Reuters’a göre Uber, Delivery Hero için yaklaşık 14,8 milyar dolar değerinde, hisse başına 41,50 euro nakit teklif sunmaya hazırlanıyor. Uber’in daha önce türev işlemler yoluyla şirkette yaklaşık %37 pay elde ettiği, Delivery Hero’nun en büyük hissedarlarından Prosus’un da satışa destek verdiği belirtiliyor. Satın alma teklifinin yürürlüğe girmesi için hisselerin en az %50+1’inin onay vermesi gerekiyor.

Delivery Hero; Yemeksepeti, Glovo, Talabat, HungerStation ve Foodpanda gibi markaları bünyesinde bulundururken, Uber Eats özellikle Amerika ve bazı Avrupa pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Bu birleşme gerçekleşirse, küresel yemek teslimatı sektöründe son yılların en büyük konsolidasyonlarından biri yaşanmış olacak. Düzenleyici kurumların rekabet endişeleri nedeniyle özellikle bazı Avrupa operasyonlarında satış veya yeniden yapılandırma seçeneklerinin de değerlendirildiği belirtiliyor.

Perakendede teslimat platformları artık yalnızca sipariş taşıyan şirketler değil, veri, lojistik ve müşteri erişimi sağlayan stratejik ekosistemlere dönüşüyor. Olası Uber–Delivery Hero birleşmesi, ölçek ekonomisinin ve operasyonel verimliliğin sektör rekabetindeki belirleyici rolünü daha da güçlendirebilir. Türkiye açısından bakıldığında ise Delivery Hero bünyesindeki Yemeksepeti nedeniyle sürecin olası etkileri yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor.

Tesco, Yapay Zekâ Destekli Raf Robotlarını Test Ediyor

İngiltere’nin en büyük perakendecilerinden Tesco, mağaza operasyonlarını daha verimli hale getirmek amacıyla yapay zekâ destekli raf tarama robotlarını test etmeye başladı. Simbe Robotics tarafından geliştirilen Tally isimli otonom robot, mağaza koridorlarında dolaşarak boş rafları, yanlış yerleştirilen ürünleri ve hatalı fiyat etiketlerini tespit ediyor. İlk pilot uygulama tek mağazada başlarken, şirketin denemeyi farklı lokasyonlara da genişletmeyi planladığı belirtiliyor.

Raf Yönetiminde Manuel Kontroller Yerini Yapay Zekâya Bırakıyor

raf yonetimi

Yaklaşık 1,5 metre yüksekliğindeki robot; yapay zekâ, bilgisayarlı görü ve kamera teknolojilerini kullanarak mağazayı gün içinde birden fazla kez tarayabiliyor. Elde edilen veriler anlık olarak mağaza ekiplerine iletilirken, eksik ürünlerin tamamlanması, yanlış fiyat etiketlerinin düzeltilmesi ve ürün yerleşimlerinin kontrol edilmesi hızlanıyor.

Simbe Robotics’e göre Tally, manuel raf kontrollerine kıyasla stokta bulunmayan ürünleri 10 kata kadar daha yüksek doğrulukla tespit edebiliyor. Şirket, bugüne kadar farklı ülkelerdeki uygulamalarında 607 milyondan fazla stok eksikliği belirlediğini ifade ediyor. Robot ayrıca müşterileri ve mağaza içindeki engelleri algılayarak alışveriş deneyimini kesintiye uğratmadan hareket ediyor ve ihtiyaç duyduğunda şarj istasyonuna otomatik olarak geri dönüyor.

Perakendede yapay zekâ artık yalnızca müşteri deneyimini değil, mağaza operasyonlarını da dönüştürüyor. Özellikle büyük formatlı mağazalarda rafların sürekli dolu tutulması satış performansını doğrudan etkiliyor. Yapay zekâ destekli raf tarama sistemleri, çalışanların zamanını manuel kontroller yerine daha fazla müşteri hizmetine ayırmasını sağlarken, stok doğruluğunu artırarak kayıp satışların önüne geçebilecek yeni nesil mağaza teknolojileri arasında öne çıkıyor.