Türkiye’nin sektörel
bazlı gelişimi ve marka algısı konusunda pek çok şey söylenebilir. Dünya
gelişimiyle birlikte paralelliğinden her ne kadar söz dahi edilemese de, kökü
geçmişe dayanıp en azından varlığını sürdürmeye devam edebilen pekçok marka
mevcut ülkemizde.
Elbette birçoğunun
bugün dünya sektöründe tüketiliyor ya da biliniyor olmaması dahi köklü marka
konusundaki kaygılarımızı oldukça arttırır nitelikte. Özellikle Türkiye gibi
anısal değerlere önem veren toplumlarda markanın dünya çapında biliniyor ya da
seviliyor olmasından ziyade, küçük ve yerel olması bile çoğu zaman
istenebiliyor.
Türkiye’de bugün 1900 yılından önce kurulan ve halen faaliyetlerini
sürdüren 18 şirket var. Bugün Türkiye’nin kurulup
çalışmaya devam eden en eski şirketi 228 yıllık. Dünyada ise
1000 yılında Fransa’da kurulan Chaten de Goulaine, 1141 yılında
İtalya’da kurulan Barone Ricasoli, 1304 yılında Almanya’da kurulan Hotel
Pilgrim Haus, bugün de faaliyetlerini sürdüren Avrupa’nın en eski
şirketleri olarak geçiyor. Dünyanın en eski şirketi ise 578 yılında kurulup 1400
yıldır faaliyette olan Japon şirketi “Kongo Gumi Co.”
Türkiye’de kurulan
şirketlerin sektörleri incelendiğinde, Osmanlı’dan kalma bir kültürle devamı
sürdürülüyor olacak ki genellikle gıda ve tekstil üzerine yoğunlaşmış.
İşte hatırlayabildiğiniz
ve hatırlayamadığınız kadarıla Türkiye’nin en eski kurulan ve faaliyetini hala
devam ettiren ilk 10 şirketi:
Hacı Bekir Lokumları (1777 – Hacı Bekir)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 11
İskender (1860 – Mehmetoğlu İskender
Efendi)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 12
Ziraat Bankası (1863 – Mithat Paşa)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 13
Hafız Mustafa (1864 – İsmail Hakkızade)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 14
Vefa Bozacısı (1870 – Hacı Sadık)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 15
Karaköy Güllüoğlu (1871 – Hacı Mehmet
Güllü)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 16
Kuru Kahveci Mehmet Efendi (1871 – Mehmet
Efendi)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 17
Sabuncakis (1874 – İstiraki Sabuncakis)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 18
Erden Gıda Sanayi (1878 – Mahir ve Kamil
Kardeşler)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 19
Komili (1878 – Komili Hasan)
türkiye’nin en eski şirketlerini hatırlıyor musunuz 20
Logoların markalar
üzerindeki etkisi şüphesiz tartışılmaz. Günümüzde birçok logo tüketicinin
gözünde ikon oluşturmayı başarabilmiş konumda. Hatta bugün marka fenomenleri
ile birlikte markadan bağımsız olarak bile devamlılığını sürdürebilen logolar
mevcut.
Diğer bir deyişle ‘logoyu yaşatmayı başarabilen markaları’ pazarda
görmek artık oldukça yaygın.
Aslında otomobil
sektörü de kendi bünyesinde araç – model çekişmesinin yanı sıra, her geçen gün
marka bağlılığı konusunda müşterileri kendine bağlama yolunda hızla ilerledi.
Artık birçok otomobil logosu, birçok fenomen için yalnızca bir araç olmaktan
öte anlamlar ifade edebiliyor.
Woodstock Motors’ un yaptığı bir
araştırmaya göre; otomobil logolarının ifade ettiği anlam, bazen
kullanıcılarına görünenden biraz daha farklı anlatımlar aktarabiliyor.
Bakın kullandığınız ya da kullanmayı istediğiniz
otomobil logoları sizlere neler ifade etmeye çalışıyor:
otomobil sektöründe logoların tarihi 29
Mercedes-Benz : Zenginliğin Sembolü Yıldız
Markanın üç noktalı ilk logosu, 1909 yılında kara, hava ve deniz
hakimiyetinin göstergesi olarak tasarlanmış. Elbette zaman içerisinde uğradığı
değişimler var olmakla birlikte, logo asıl olarak 1900 yılında Gottlieb
Daimler’in bir yıldız çizerek altına “Bu yıldız bir gün kendi
fabrikasının üzerinde duracak ve zenginliğin sembolü olacak” yazmasıyla
başlıyor.
otomobil sektöründe logoların tarihi 30
Subaru : Japon Yıldızı
Subaru’nun amblemi, 6
Japon araba üreticisinin birleşmesi ile ortaya çıkıyor. Oval içindeki 6 yıldız
ise, bir araya gelen firmaları sembolize ediyor. Logo ayrıca birleştirmek,
yönetmek gibi anlamların da temsilciğini taşıyor.
otomobil sektöründe logoların tarihi 31
BMW: Havacılık, Mavi ve Beyaz
BMW’nin logosunun
kökleri, Bayerische Motoren Werke, Bavyera Motor Firması olarak 1913’lere kadar
uzanır. Markanın ilk aktivitelerinin tarihte havacılıkla yakın bağları
olmasından dolayı, Bavyera’nın klasik renkleri olan mavi ve beyazın da markanın
bu bölgeyi onurlandırmak istemesi nedeniyle tercih ettiğine inanılıyor.
otomobil sektöründe logoların tarihi 32
Ferrari: Şans Getirsin
Sarı zemindeki siyah şaha kalkan at, ilk olarak 1. Dünya Savaşı’nın ünlü
pilotlarından Kont Francesco Baracca tarafından şans getirmesi
için kullanılmış. Ferrari için de iyi şans getireceğine inanıldığından logo
olarak tercih edilmiş. Sarı arka zemin, Ferrari’nin doğduğu kent olan Modena’yı
, Ferrari logosundaki renkler ise İtalyan bayrağını simgeler.
otomobil sektöründe logoların tarihi 33
Volkswagen: Halkın Arabası
Wikipedia’ya göre Almanca “Halkın Arabası” arabası
anlamına gelen Vw amblemi, Porsche mühendisi Franz Xaver tarafından
bulunmuş. Ekim 1948 yılından bu yana markanın iki harfi, aslında bir yandan
da Almanya’nın Wolfsburg şehrini şereflendiriyor.
otomobil sektöründe logoların tarihi 34
Audi: Dinle
Audi’nin dört halkası 4 Alman otomotiv üreticisinin -Audi, DKW, Horch
ve Wanderer-1932 yılındaki birleşimini ifade ediyor. Horch Almanca’da
“dinlemek” anlamına geliyor, Audi ise Latince’de yine aynı
anlamı ifade ediyor. August Horch, oğlunun adını kullanmadığı için Latince eş
anlamlısı olan ‘Audi’yi tercih etmiş. Bazıları Audi logosunun olimpiyatlarla da
yakın bağlantısı olduğuna inanır.
otomobil sektöründe logoların tarihi 35
Porsche: Suebyalı’nın Gururu
Porsche amblemi, 1952
yılından bu yana Suebya milliyetçiliğini öne çıkartan simgelerle süslenmiş.
Amblemdeki siyah at, Almanya’nın Stuttgart şehrinin armasından, geyik boynuzu
ile kırmızı-siyah çizgiler ise Almanya’nın Württemberg köyünün flamasından alıntı
olarak eklenmiş.
İşte diğer ayrıntılarıyla otomobil sektöründe
logoların tarihi :
Sürekli kullanıcısı
veya tüketicisi olduğumuz markalar hakkında bilmediğimiz birçok gerçek
olduğunun hepimiz az çok farkındayızdır.
Günde onlarca markayla
iletişime geçiyor, hatta birçoğunun destekçisi veya sürekli kullanıcısı olarak
hayatımıza devam ediyoruz. Sevdiğimiz veya hiç kullanmadığımız markaların
yanında, sürekliliğini sağladığımız birçok markanın da olumsuz yönelerini görmezden
gelmek durumunda kalıyoruz.
İşte o markalardan
biri olarak McDonald’s ve dünyada binlerce tüketicisi olmasına rağmen
muhtemelen bilmediğimiz veya bilip de görmek istemediğimiz 10 gerçek:
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 46
1- Şirket 2012’de, etin
istenmeyen kısımları amonyum hidroksitle yıkanarak elde edilen, “pink slime”
denilen et dolgusunu kullanmayı bıraktı.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 47
2- McDonald’s ilk
açıldığında hamburgerci değil hot dogçuydu. Şirket 1937 yılında 5000$ kredi ile
hot dogçu olarak açıldı. Hamburger satmaya ise 1948 yılında başladı.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 48
3- Şirketin CEO’su Jim
Skinner’in 1 yıllık maaşı olan 8.75 Milyon Doları kazanmak için bir McDonald’s
işçisinin 1.2 Milyon saat çalışması gerekiyor.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 49
4- ABD vatandaşları
yılda 2 Milyon tondan fazla McDonald’s eti tüketiyor. Bu değer 5.5 Milyon adet
büyükbaş hayvana denk geliyor.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 50
5- Şirket her gün dünya
çapında 68 Milyon kişiye hizmet etmekte (dünya nüfusunun yaklaşık %1’i) ve
saniyede 75 hamburger satmaktadır.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 51
6- McDonald’s “Drive
Thru” denilen araçla sipariş sistemini ABD’de araçlarından inmesi yasak olan askeri
personele hizmet için başlattı. Bu sistem Çin’de devreye sokulduğunda, kafası
karışan Çinli müşteriler araçlarıyla siparişlerini aldıktan sonra restorana
girerek siparişlerini yemeye başladı.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 52
7- Dünya üzerinde
McDonald’s‘ın amblemini tanıyanların sayısı, Hristiyanlık sembolü olan haçı
tanıyanlardan daha fazladır. Meşhur amblemi tanıyanların oranı %88 iken, haçı
tanıyanların oranı %54’tür.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 53
8- Guantanamo Üssünde
bulunan McDonald’s şubesi Küba’daki ilk ve tek McDonald’s şubesidir. İşbirliği
yapan mahkumlara ödül olarak McDonald’s ürünleri verildiği bilinmektedir.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 54
9- 1960’larda meşhur
amblem değiştirilmek istense de dizayn danışmanı Lois Cheskin itiraz etmiştir.
Cheskin’in itirazının nedeni, amblemin müşterilerin bilinç altında “büyük kadın
göğüsü” algısı yarattığını düşünmesidir.
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 55
10- Araştırmalara göre
her 8 Amerikalıdan 1’i McDonald’sta çalışmış oluyor.
Birçok alanda, insanların dikkatini herhangi bir yöne çekmek
oldukça güçtür. Toplum açısından algı; her geçen gün daha iyi, daha
güzel veya daha kaliteli gibi tanımlamaları eskisinden daha bilinçli bir
yönelimle gerçekleştirme yolunda ilerliyor.
Hal böyle olunca sektörde her geçen gün içeriğe ve farklılığa erişebilme
kavramı, öncesinden daha önemli bir konuma erişti. Gerek marka açısından,
gerekse yazılı mecra bazında ‘iyi içerik’ kavramı ön
plana çıktı.
İnsanlar artık sabit fikirlere dayalı yazıları okumaktan
hoşnut değil. Gereksiz marjinallik de değil aradıkları. İçeriğin kalitesinin,
birçok alanda okuyucuyu ya da marka bazında kullanıcıyı sarmak zorunda olduğu
bir dönemden geçiyoruz.
Peki ya ‘iyi fikir’ ya da ‘iyi içerik’ her
zaman kesin bir dönüş getirir mi?
Bu sorunun cevabı
aslında ne ‘evet’ ne de ‘hayır’
i̇yi i̇çerik her zaman kazandırır mı? 59
Eminim hepimizin
geçmişten hatırladığı, an itibariyle sektördeki yerinde yeller esen, dönemin
şahane ünlü markaları mevcuttur. Gelişimi bu kadar hızlı fakat olgunluk evresi
bu kadar ters yönde etkilenen bir marka için, yukarıdaki soruya hangi cevabı
verirdiniz?
Peki iyi içerik ne kadar süre bize dönüş
getirir?
Sosyal medyada da işler aslında bu şekilde işliyor. Markanızın,
çalışmanızın ya da herhangi bir yazınızın bir anda parlayıp getireceği
başarının garantisi nedir? Elbette stratejilerle paralel, fakat belki
de iyi içeriği yanlış zamanda sunmuşsunuzdur.
Araştırmalara göre atılan tweetlerin %80’i 30 gün içinde asla
tekrardan atılmıyor. Peki ya sizin içeriğinizin de bu yüzdenin bir
parçasını oluşturabileceğini hiç düşündünüz mü? Elbette bu oranın bu kadar
yüksek olmasındaki en büyük etken, hem tembellikten kaynaklı geriye dönük
içerik taraması yapmamamız, hem de Twitter spami görüntüsünden bir hayli
ürküyor olmamızdır.
Fakat tüm bu etkenlerin
yanında, çoklu paylaşımların ya da aynı içeriği birden fazla kez paylaşıma
sunmanın ilk yapılan paylaşım kadar etki getirebileceğini biliyor muydunuz?
i̇yi i̇çerik her zaman kazandırır mı? 60
Elbette bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek koşuluyla:
Otomasyon ve Takvimler
Aslında bu işin en büyük engeli rutin iş yükü arasında geriye dönememek.
Diğer bir deyişle içerik karmaşası ve aradığını bulamama. Çünkü
iyi içeriğin yalnızca kendisi belirlidir, zamanı değil… Ve eğer siz belirleme
kısmında hatalı iseniz, zamanı asla yakalayamayacaksınız demektir. Bu
nedenle içerik takviminizi oldukça iyi takip ediyor
olmalısınız.
Markalarda da durum aynı şekilde gerçekleşir. Bugün Retro marketing kavramı
da aslında tam olarak iyi içeriğin ya da iyi ürünün tekrar zamanını değiştirmek
koşuluyla gerçekleştirmekten başlar. Birçoğumuzun bildiği eski model ya
da unutulmuş ürünlerin, bugüne uyarlanmasından bahsediyorum aslında.
i̇yi i̇çerik her zaman kazandırır mı? 61
Kısmen Değiştirin
İçeriğinizin tamamı mı işe yaramaz, yoksa bir bölümü mü? Mesela başlığı
ilgi çekmemiş olabilir mi, ya da markanız için slogan veya logo. İlk izlenim
tüketici veya okuyucuda 7 saniyede gerçekleşiyor. Yani 7
saniyelik bir başarısızlık toplam görüşü yerle bir etmeye yeterli. Ufak
bir değişiklik ise, çoğu zaman tüm içeriği kurtarabilir. Hal böyle olunca, bu
işin değer yargısını sizler de tahmin edersiniz…
Paylaşım Sıklığına Dikkat!
Hepimiz sosyal medyada
art arda paylaşılan, artık hepimizi sıkılma noktasında isyana taşıyan birçok
içerikle karşılaşmışızdır. Bu işin en kritik noktası da aslında zaten bu. İyi içerik
çıkarmaya çalışırken, bir anda insanlar sizin başka içerik çıkarmadığınız
kanısına varabilir. Bu nedenle paylaşım sıklığınız kitlenin nabzını tutarken,
aynı oranda kendinizin de nabzını tutmalı.
Bir reklam arasında dört kez üst üste ya da kısa bir arayla
tekrar verilen reklamlara olan sevginiz nedir? İşte bu noktada bir süre sonra,
tüketici için ne içerik kalıyor ne de yaratıcılık . Bu da hem markalar, hem de
içerik için en büyük tehditlerin başını çekiyor.
Gerek kendi ürettiklerimiz adına, gerekse var olan veya yaratılabilecekler
açısından; ‘iyi’ olanı görmenin çok da kolay olmadığının
hepimiz bilincindeyiz. Bu açıdan herhalde herkes gibi benim de temennim, bu
gibi tavsiyeler veya çalışmalar ışığında, ‘iyi’ olanı bulmanın
biraz daha ‘kolay’ olduğu dönemler yaşamak olabilir.
Reklam
sektörünün yaratıcılık gerektirdiği ölçüde bir o kadar da hassas bir kanal
olduğunu tartışmaya gerek yoktur herhalde. Yayılım gücünün hızıyla birlikte,
düşüncelerinizin birdenbire yayılabileceği böyle bir mecrada aktardığınız mesaj
ve kullandığınız yöntem oldukça net ve anlaşılır olmalı. Günümüz reklam
kanallarıyla elbette karşılaştırılamaz ama, 90’lı yılların basılı reklamları
dönemin bir hayli ses getiren, TV reklamlarının halen oldukça maliyetli
görüldüğü dönemler olarak aklımızda yer etmeyi başarmıştı. Yine de bu reklamlar
arasında öyle reklamlar var ki; reklamcılık anlayışının bambaşka bir bakış
açısıyla aktarıldığı, birçok anlamda yok artık diyebileceğiniz cinsten
reklamlardan oluşuyor.
İşte onlardan bazıları ve 90’lı
yılların en absürd basılı reklamları;
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 69
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 70
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 71
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 72
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 73
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 74
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 75
Pekçoğumuz iş
hayatının sıkıcı, yoğun ve çekilmez durumlarından bahseder dururuz. Hele
pazartesi günlerinin o vazgeçilmez başlangıçlarını yaşamayanımız yoktur
herhalde.
İstediği işi
yapamayan, istediği maaşı alamayan veya istediği koşullarda bulunamayan çok
fazla çalışan olduğu, özellikle ülkemizde tartışılmaz. Hiç kuşkusuz çalışma
alanları da bu koşulların önemli bir kesimini kapsıyor. Hal böyle olunca
çalışanların kendini daha rahat, daha yaratıcı ve zinde hissedebileceği alanlar
şirketler için önem kazanmaya başlıyor. Hala pek çok işletme için geçerli olan
koşullar olarak değerlendiremesek de; dünya üzerinde pek çok marka adına öyle
ofisler var ki, çalışanların koşa koşa işe gelmeyi isteyebileceği cinsten
alanlara sahip.
İşte onlardan bazıları ve içerisinde bulunduğunuz anda çalışma isteğinizi
birden arttırabilecek 10 yaratıcı ofis ortamı:
Selgas Cano Mimarlık Ofisi
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 100
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 101
Google
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 102
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 103
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 104
Inventionland Design Factory
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 105
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 106
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 107
Pallotta Teamworks
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 108
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 109
Dropbox
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 110
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 111
Airbnb
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 112
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 113
Facebook
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 114çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 115
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 116
Urban Outfitters
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 117
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 118
Lego
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 119
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 120
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 121
White Mountain Office
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 122
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 123