Ana Sayfa Blog Sayfa 388

Singapur Perakende Satışları Covid Öncesi Seviyelerin Altında İstikrar Kazandı

Singapur perakende satışları Covid öncesi zamanlardan daha düşük seviyelerde kalıyor, ancak piyasada istikrar belirtileri hala var. 

Motorlu taşıtlar hariç tutulduğunda, satışlar Temmuz ayında yüzde 2 artarak Haziran ayındaki yüzde 19,2’den önemli ölçüde daha yavaş bir oranda arttı ve toplam satışlar (araçlar dahil) 3,4 milyar dolar oldu.

Haziran ayındaki daha yüksek görünen artış, Singapur hükümetinin geçen yıl Haziran ayında uyguladığı kısıtlamalardan kaynaklanıyordu.

Temmuz ayında, çevrimiçi satışlar toplam satışların yüzde 16,2’sini oluşturdu.

Bilgisayar ve telekomünikasyon ekipmanı, mobilya ve ev ekipmanı ile süpermarketler ve hipermarketlerin çevrimiçi perakende satışları, genel satışların sırasıyla yüzde 55,8’ini, yüzde 29,9’unu ve yüzde 14’ünü oluşturdu.

Yiyecek ve içecek hizmetleri satışları Temmuz ayında yüzde 5,9 düşerek Haziran ayındaki yüzde 7,6’lık artışı tersine çevirdi.

Zara, Starbucks, Ikea Gibi Perakende Devleri İsimlerini Nasıl Aldı?

Belki her gün girip çıktığımız veya kullandığımız pek çok markanın isimleri artık bizlere ne kadar da normal geliyor değil mi?

Peki kullanıcısı olduğumuz bu markaların isimleri nasıl belirlendi dersiniz?

İşte hepimizin bildiği perakende devlerinin isimlerinin hikayeleri ve nasıl belirlendikleri.

starbucks

Starbucks

Edebiyat ile aranız iyiyse tahmin etmek çok da zor değil.

Herman Melville tarafından yazılan Moby Dick romanındaki ana karakterlerden birinin adı Starbuck.

Bu kitap markanın kurucularının favorileri arasındaydı ve bir kahve dükkanı için iyi bir isim olduğunu düşünmüşler.

zara

Zara

Zara ismi bir tesadüf olarak ortaya çıkmış bir isim.

Mağaza başlangıçta Amancio Ortega’nın en sevdiği filmlerden biri olan Yunanlı Zorba’ya atıfta bulunarak Zorba olarak adlandırılacakmış.

Fakat kurucunun yaşadığı şehirde aynı isimde bir bar olduğu için Zorba’nın harfleri ile oynayarak Zara ismi ortaya çıkmış.

ikea

Ikea

Ikea, İsveçli girişimci Ingvar Kamprad tarafından kuruldu. 

Adının baş harfleri, çocukluğunu geçirdiği çiftlik Elmtaryd’in “E” harfiyle ve bu çiftliğe en yakın köy olan Agunnaryd’in “A” harfiyle tamamlanan Ikea kelimesi markanın ismini oluşturmuş.

nike

Nike

Şirket 1964’te Blue Ribbons Sports olarak kuruldu, ancak 1971’de resmi olarak adı Nike oldu.

Markanın adı, Yunan zafer tanrıçası Nike’dan ilham almıştır.

pepsi

Pepsi

İçecek başlangıçta mucidi Caleb Bradham’ın onuruna “Brad’ın İçeceği” olarak adlandırılmış, ancak 1898’de adı hazımsızlık anlamına gelen “dispepsi” teriminden esinlenerek Pepsi-Cola olarak değiştirilmiş.

Bu değişiklik, Bradham’ın içeceğinin sindirime yardımcı olacağına olan inancı nedeniyle ortaya çıkmış ve bu inancı marka adıyla vurgulamak istemiş.

google

Google

Google’ın geçmişi 1996’ya kadar uzanıyor, ancak o zamanlar marka ismi Google değil BackRub.

Google, bir sayı ve ardından 100 sıfır olan matematiksel “googol” teriminden gelir. Kurucular, sınıflandırmaya çalıştıkları büyük miktarda veriyi şirket adı aracılığıyla iletmek istemişler.

Çinli Tüketicileri Yanıltmaktan H&M’e Para Cezası

South China Morning Post’ta yer alan bir habere göre İsveçli moda devi H&M, müşterileri yanılttığı için Çin’de 40.200 dolar para cezasına çarptırıldı.

Belirtilene göre cazanın ana sebebi; H&M’in reklamları, belirli ürünlerin yalnızca Çin’de mevcut olduğunu söylüyordu. Gerçeğin öyle olmadığı ortaya çıkınca tüketicilerin ürünleri yanlış bilgilere dayanarak satın almalarına yol açabileceği gerekçesi ile markaya ceza kesildi.

Çinli yetkililer ayrıca, “standartların altındaki ürünlerin” satışı için “yasadışı gelir” olarak 30.000 Yuana da el koydu. İşletmeye yasa dışı reklamların yayınlanmasını durdurmasını ve Çin’in kalite standartlarını karşılamayan ürünlerin üretimini ve satışını durdurmasını bildirdi.

Çin, ülke genelinde 500’den fazla mağazasıyla H&M’in en büyük pazarlarından biri olmasına rağmen, Çinli tüketicilerin bu durumlara karşı görüşleri nedeniyle markayı boykot etmesi bölgedeki satışların düşüşüne sebep oldu.

Reuters’e göre, işletme, ürünlerinin Alibaba’ya ait Tmall’dan silindiğini, uygulamasının yerel uygulama mağazalarından silindiğini ve sonuçta potansiyel olarak Çin’deki satışlarda yıllık yüzde 28’lik bir düşüş yaşadığını belirtiliyor.

H&M ise mevcut durumlar ve kesilen para cezaları hakkında herhangi bir yorum yapmadı.

Perakende Yöneticileri, Yaygın Tedarik Zinciri Darboğazları Hakkında Ne Söylüyor?

COVID-19 delta varyantı toparlanmaya gölge düşürürken, müşteriler her ne olursa olsun gardıroplarını yeniliyor ve alışveriş alışkanlıklarına geri dönüyorlar.

Fakat keşke sektörde yaşanan arz da talep kadar hızlı geri dönüş sağlasaydı. Hammaddelerden konteyner gemilerine kadar tüm tedarik zinciri darboğazdan geçmeye devam ediyor ve etmeye de devam edecek gibi görünüyor.

Konteyner nakliye kapasitesinin düşmesi ve bazı Çin limanlarının COVID-19 salgınları nedeniyle kesintiye uğramasıyla nakliye fiyatları fırladı ve bekleme süreleri uzadı.

Sonuç olarak, müşterilere satmak için ülkelere ürün getirmek çok daha maliyetli ve belirsiz bir girişim haline geldi. 

S&P Global Market Intelligence’ın araştırma birimi, toplam ithalat fiyatlarının son 15 ayın 14’ünde arttığını tespit etti. Temmuz ayı, fiyat artışlarında art arta artış görülen 9. ay oldu. (%0.3’lük artış ile)

Nakliye ücretleri Ağustos ayının ilk iki haftasında küresel bazla %0,5 arttı ve 2021’in ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe göre %18,9 artış gösterdi.

Tedarik zinciri darboğazlarından etkilenmeyen bir perakendeci veya marka bulmak oldukça zor. Nispeten yurt içinde üretim yapan firmalar denilebilir belki ama, kullanılan ürünlerde dışa bağımlılık düşünüldüğünde maalesef bu konuda da iç karartıcı bir tablo ortaya çıkıyor.

Diğerleri için ise tedarik zinciri kaosu, operasyonlarının tam kalbinde duruyor. Yıl için marjlar, karlar ve performans görünümleri tamamen buna bağlı.

Birçok oyuncu, tedarik zinciri sorunlarını dengelemek için maliyetlerini yönetiyor ve fiyatları artırıyor. Halka açık perakendeciler arasında bu konu, perakende yöneticilerinin son haftalarda analistler ve yatırımcılarla yaptığı neredeyse her çeyrek konferans görüşmesinde gündeme geliyor.

Aslında bu durum Covid’in kalıcı olarak hayatımızda bıraktığı en büyük sorunlardan biri olan düşmeyen fiyat artışları sorununun en temel sebebi. Elbette ülke ekonomileri ile yönetilmesi doğrudan ilişkili olan bu durum için, perakende sektörünün tam kalbinde yer alan tedarik zinciri sorunu çözülmedikçe yükselen fiyat artışları önlenemez bir durumda kalacaktır.

Hepsiburada 2021 İkinci Çeyrek ve Yarı Yıl Sonuçlarını Açıkladı

Dünya teknoloji devlerinin işlem gördüğü NASDAQ Borsası’nda kote olan ilk ve tek Türk şirketi Hepsiburada’nın toplam platform satışları 2021’in ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 58,2 artarak 10,4 milyar TL’ye ulaştı.

1 Temmuz’da NASDAQ Borsası’nda gerçekleşen halka arzı sonrası ilk finansal sonuçlarını açıklayan Hepsiburada, 2021’in ilk yarısı sonunda Pazaryeri’ne üye şirketlerin satışlarının Hepsiburada platformundan gerçekleşen toplam satışların yüzde 69’una eriştiğini kaydetti.

Kadın girişimci sahipliğindeki şirket sayısı ise 23 bine yükseldi

Pazaryerinde satış yapan şirketlerin sayısı 2021’in 2. çeyreğinin sonunda geçen yıla oranla 2’ye katlanırken, Kadın Girişimcilere Teknoloji Gücü programından yararlanan kadın girişimci sahipliğindeki şirket sayısı ise 23 bine yükseldi.

2021 ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 37,9’luk artışla ulaşılan 13,1 milyon siparişle Hepsiburada platformundaki tüm zamanların 3 aylık sipariş rekorunun kırıldığı kaydedildi. Yılın ilk yarısında Hepsiburada platformunda satışa sunulan ürün sayısı (SKU) geçen yılın aynı dönemine oranla yaklaşık 2 katına çıkarken, sipariş adedindeki artış ise yüzde 43,9 olarak gerçekleşti.

Hepsiburada, 2021 sonu itibarıyla toplam platform satışlarının 28-29 milyar TL düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı.

Finansal sonuçları değerlendiren Hepsiburada CEO’su Murat Emirdağ, “Bugün itibarıyla toplam platform satışlarımızın değer bazında yaklaşık yüzde 70’ini Hepsiburada Pazaryeri’nde mağaza açan KOBİ’lerimiz gerçekleştiriyor. Bu tablo Hepsiburada’nın yerel kalkınma yoluyla Türk ekonomisine yarattığı katma değerin çarpan etkisiyle arttığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de KOBİ’lerimizle birlikte büyümeye devam edeceğiz,” dedi.

“Aktif satıcı sayısı ikiye katlandı”

Çevrimiçi düzenlenen basın toplantısında konuşan Emirdağ, “Hepsiburada olarak Türkiye’den doğup dünya markası olma yolculuğunda emin adımlarla ilerleyen tek yerli şirket olmanın gururunu ve sorumluluğunu taşıyoruz. Platformumuzda yer alan 45 bini aşkın iş ortağımızla birlikte, geçtiğimiz sene yüzde 100’ün üzerinde büyüme kaydederek 17 milyar TL’lik işlem hacmine imza atmıştık. 2021 ilk yarı sonuçları da şirketimizin güçlü performansını ve büyümeye odaklandığını kanıtlıyor” ifadesini kullandı. Emirdağ sözlerini şöyle sürdürdü:

“Giderek artan ürün ve hizmetlerimizin yanı sıra rekabetçi fiyatlarımız, aktif müşteri sayımızın sürekli büyümesini sağladı ve sipariş adedi bu çeyrekte 13 milyon ile rekor kırdı. Lojistik imkanlarımızın gücüyle Türkiye’nin 81 ilindeki tüketicilere 24 saat içinde erişebiliyor olmamız bizi en cazip dijital platformlardan biri haline getiriyor. Bu sayede aktif satıcı sayımız da geçen yılın aynı dönemine göre ikiye katlandı. 2017’de başlattığımız ‘Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü’ programının da 23 bin kadın girişimciye ulaşmış olması bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu.”

“İkinci çeyrekte daha fazla aktif müşteriye, artan sipariş sıklığına, daha fazla aktif satıcı sayısına ve daha çok ürün sayısına ulaştık” diyen Emirdağ, “Hem elektronikte hem elektronik dışındaki toplam büyüme çizgisi, Hepsiexpress ve henüz Haziran 2021’de devreye giren HepsiPay Cüzdanım gibi yeni stratejik alanlarımızla da desteklendi. Geleceğe yönelik hedefimiz, gerekli adımları atıp yatırımlara hız vererek yılın tamamında güçlü bir büyüme elde etmek ve müşteri sayımızı, sipariş sıklığımızı, satıcılarımızı, ürün yelpazemizi artırmak olacak. 1 Temmuz’da yaptığımız halka arzdan toplam 700 milyon dolarlık kaynak yarattık. Bu kaynak ve güçlü bilançomuzun da yardımıyla önümüzdeki önemli büyüme fırsatlarından heyecan duyuyoruz ve Türkiye’nin Hepsiburada’sı olarak Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Türkiye pazarının bizim için bir dönüm noktası olduğu dikkate alınırsa, büyümeye öncelik vermek için doğru zamandayız” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin süper (APP) uygulaması

Hepsiburada, ülke genelindeki akıllı operasyon ve lojistik merkezleri, HepsiExpress, HepsiJet, HepsiGlobal, HepsiPay gibi katma değerli servislerden oluşan dev ekosistemiyle, Türkiye’nin ilk süper uygulama platformu olarak gelişimini sürdürüyor. Türkiye’de emsali bulunmayan “Süper Uygulama” ile Hepsiburada, müşterilere geniş bir yelpazede ürün ve hizmetleri (e-ticaret, süpermarket, ödemeler, havayolu biletleri) ve farklılaştırılmış bir kullanıcı deneyimini tek bir uygulama üzerinden sunuyor.

Salgın Döneminde Kamp Malzemesi Grubunda Satışlar %135 Arttı

Koçtaş Genel Müdürü Devrim Kılıçoğlu, salgın döneminde kamp malzemeleri ve bahçe mobilyalarına ilginin arttığını belirterek, ‘Yaz ve sonbahar dönemlerinde kamp sandalyesi, bahçe mobilyası grubunda oldukça yüksek bir talep ile karşılaştık. Kamp gruplarında yüzde 135 gibi bir büyüme gerçekleşti. Bahçe mobilyası ürün gruplarında ise büyüme oranı yüzde 40 seviyelerinde gerçekleşti.’ dedi.

Aşı tedariki ve aşılanan kişi sayısının artmasının hem Koçtaş’a hem de sektöre olumlu yansıdığını belirten Kılıçoğlu, ‘Gerek cadde mağazalarımız gerekse AVM mağazalarımızda trafiğin artığını söylemek mümkün. Koçtaş olarak, sektörümüze de referans oluşturan sıfır tolerans ilkeleri ile sürecin en başından beri, hem çalışanlarımızın hem de müşterilerimizin sağlığını korumak için en üst düzeyde çaba harcıyoruz. Aşılanma oranının artmasına rağmen tedbirleri asla elden bırakmıyor ve ilk günkü hassasiyet ve titizliğimizle bu ilkeleri mağazalarımızda uygulamaya devam ediyoruz.’ diye konuştu.

Ustabilir uygulamasına 25 bin usta kaydoldu

2018 yılında açtıkları Ar-Ge merkezi ile birçok projeyi tasarlayıp hayata geçirdiklerini anımsatan Kılıçoğlu, ‘Mağaza içerisinde mobil satış ve hızlı teslimat yapan, satış danışmanlarının kullandığı bir platform olan MİSS (Mağaza İçi Satış Sistemleri) önemli projelerimizden biri. Koçtaş’ın ustaya ihtiyacı olanlar ile ustaları bir araya getirdiği ücretsiz bir platform olan Ustabilir, Ar-Ge merkezimizde hayata geçirdiğimiz bir diğer önemli proje. Yakın zamanda web sitesini de devreye aldığımız Ustabilir’e şu ana kadar 25 bin usta kayıt oldu. Ustabilir mobil uygulamasının indirme sayısı ise 371 bine ulaştı.’ ifadelerini kullandı.

Tüketicilerin ekonomik kaygılarının ve borçlanma seviyelerinin arttığı bir dönem geçirdiklerini anımsatan Kılıçoğlu şunları söyledi:

‘Tüketiciler bu dönemde daha çok fiyat/performans odaklı bir yaklaşımla alışverişe yöneliyor. Özellikle son bir yıldır marka sadakatinin azaldığını ve özel markalı (private label) ürünlere bir yönelme olduğunu, önümüzdeki süreçte bu ürünlerin payının artacağını gözlemliyoruz. Bizim de bu alanda bir girişimimiz söz konusu. Private label ürünlerimizi “Koçtaş Basic” adıyla çeşitli kategorilerde hayata geçirmeye başladık. Koçtaş Basic, en iyi markaları en uygun fiyatlarla müşterimize sunma stratejimizin bir sonucu. Değişen satın alma güçlerine göre herkesin evini güzelleştirme stratejimize yönelik bir adım, bir yatırım kararı. Tüketicilerin yerli marka tercih etme oranında da bir artış söz konusu. Düzenli aralıklarla yaptığımız Marka Sağlığı araştırması neticesinde, yapı market/ev geliştirme kategorisinde tüketicilerin yerli marka tercih etme oranının yüzde 67 olduğunu gördük. Pandemi öncesi dönemle kıyasladığımızda, bugün, yerli markalı ürün tercih edenlerin oranının daha da arttığını söyleyebiliriz.’

‘El aletlerinde satışlar yüzde 77 arttı’

Kılıçoğlu, ofis mobilyası, el aletleri, dış mekan ürünlerinin şu an online kanalda ve mağazalarda en çok tercih edilen ürün grupları olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Satın alma oranları ev gereçlerinde yüzde 17, dekorasyon ürünlerinde yüzde 25, aydınlatmada yüzde 22, el aletlerinde ise yüzde 77 arttı. El aletleri kategorisi satışlarındaki hareketten evde tamirat işlerinin arttığını söyleyebiliriz. Bu ürünler arasında akülü vidalama, matkap, tornavida, merdiven öne çıkıyor. 

Evler ofis ve okullara dönüşünce ofis mobilyalarında kayda değer büyümeler elde ettik. Bu ürün gruplarında yüzde 45 oranında geçen seneye göre bir büyüme gerçekleşti. Proje bazlı banyo, mutfak gibi kategorilerimiz bu süreçte öne çıktı. Bu ürün gruplarında yüzde 40 oranında yükseliş oldu. 

Özellikle yaz ve sonbahar dönemlerinde kamp sandalyesi, bahçe mobilyası grubunda oldukça yüksek bir talep ile karşılaştık. Kamp gruplarında yüzde 135 gibi bir büyüme gerçekleşti. Bahçe mobilyası ürün gruplarında ise büyüme oranı yüzde 40 seviyelerinde gerçekleşti. Hijyen ürünlerinde de ciddi bir artış gözlemledik. Bu kategoride satışlarımız yüzde 60 oranında yükseldi.’

Koçtaş olarak bu yılı dijital yatırımlara daha da hız vererek teknoloji yılı ilan ettiklerini hatırlatan Kılıçoğlu, mağazalarda bulunan ve kiosk denilen hızlı sipariş ekranları aracılığıyla müşterilerin o mağazada mevcut olmayan 70 bini aşkın ürüne ulaşarak sipariş verebildiklerini kaydetti. Söz konusu siparişin de müşterinin istediği adrese ulaştırıldığını ifade eden Kılıçoğlu, şöyle devam etti:

‘Eğer müşterimiz bir ürünü arıyorsa mutlaka ve mutlaka Koçtaş’ta o ürünü bulmasını sağlamaya çalışıyoruz. Biz sadece stoklu ürünleri değil aynı zamanda direkt sevkiyatla, tedarikçilerin stok tutmadığımız ürünlerini de müşterilerimizle buluşturuyoruz. Direkt sevkiyat ile yönettiğimiz hacim web satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Hedefimiz bu oranı daha da artırıp Türkiye’de ev geliştirme sektörünün bir numaralı pazaryeri haline gelmek. click&collect (online öde & mağazadan teslim al) uygulamamızı yaygınlaştırarak müşterilerimize ihtiyaçları olan ürünleri en hızlı şekilde ve en az maliyetle ulaştırmayı hedefliyoruz. Şu an siparişlerimizin yüzde 20’den fazlası click&collect ile gerçekleşiyor. Tüm bunları mümkün kılan, oldukça ileri teknolojiyle donatılan bir çoklu kanal sistemimiz var. Türkiye’de en iyi çoklu kanal deneyimini sunan şirketlerden biriyiz.’

Ikea, Perakende Yeniden Satış Pilot Programını Başlatıyor

Ikea, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir mobilya geri alım ve yeniden satış programı yürütüyor.

Pilot program, Pazartesi’den 19 Eylül’e kadar Philadelphia’nın Conshohocken banliyösündeki mağazasında mevcut olacak.

Müşteriler,  mağaza kredisi karşılığında özenle kullanılmış Ikea mobilyalarını satabilecekler. Ürünler daha sonra perakendecinin “olduğu gibi” bölümünde indirimli fiyatlarla yeniden satışa sunulacak.

Tamamen monte edilmiş mobilyalar, durumuna, yaşına ve işlevselliğine göre değerlendirilecek, ancak bazı ürün kategorileri programa uygun olmayacak.

Şirket, yeniden satılamayacağına inandığı iade edilen mobilylar için ne yapılacağını ise henüz belirtmedi.

Ikea sürdürülebilirlik müdürü Jennifer Keesson, “Sürdürülebilir yaşamı birçokları için kolay ve ekonomik hale getirme konusunda tutkuluyuz ve hem insanlar hem de dünya için daha iyi bir geleceğin parçası olmak istiyoruz” dedi.

2030 yılına kadar bu uygulamayı, yani geri dönüştürebilir tüketimi mağazalarında küresel olarak hayata geçirmek isteyen İkea pilot projeden oldukça umutlu.

23-29 Ağustos Haftalık Sektör Değerlendirmeleri

Bu hafta sektör değerlendirmelerinde koronavirüs varyantlarının ülke ekonomileri üzerine etkileri, aşı zorunluluklarının perakende sektöründe uygulanabilirliklerinden bahsettik.

Markaların açıklanan karlılık oranları ve sektörün genel gidişatı üzerine değerlendirmelerde bulunduk.

Her hafta olduğu gibi, bu hafta da haftanın en çok okunan yazılarını hafta yoğunluğu içerisinde kaçırmış olan okuyucularımız için tekrar derledik.

İyi pazarlar, iyi okumalar.

Alışveriş Merkezleri Toparlanıyor Ancak İkinci Çeyrek Hala Bulutlu

Alışveriş Merkezleri hem ülkemizde hem de yurt dışındaki örneklerinde, pandeminin vurucu etkisinden sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladı.

Giriş sayıları ve ciro oranlarında gözle görülür yaşanan toparlanmalar, özellikle bazı temel metriklerde artışları beraberinde getirdi.

Simon Property Group, Ağustos ayının başlarında analistlere verdiği demeçte satışların Haziran 2019’a eşit olduğunu, geçen yılın Haziran ayına göre %80 ve Mayıs ayına göre yaklaşık %5 daha yüksek olduğunu ve Haziran ayında pandemi öncesi seviyelere geri döndüğünü belirtti.

Temmuz ayındaki ziyaretler 2019’a göre %0,7 arttı, ancak kapalı alışveriş merkezlerine yapılan ziyaretler önceki yıla kıyasla hala biraz düşük. Sektör genelinde alışveriş merkezlerine gelen trafik de pandemi öncesi seviyelere döndü. Açık hava alışveriş merkezlerinde bu oran %2.1 üzerine çıktı. Delta varyantının bu etkiyi nasıl yönlendireceği ise izleniyor.

Ancak iyileşme hikayenin tamamlanmış tarafı değil maalesef. Yeni ve mevcut kiracılarla yapılan görüşmeler öngörülemezlik ve bilinmeyen durumlarla sarsılıyor.

Pandeminin başında ciro ve ziyaretçi girişleri, ardından kapanmalar ile karşılıklı kira sorunları baş gösterdi öncelikle sektörde. Aslına bakarsanız dünya genelinde markaların yüksek kiralar sebebi ile Alışveriş Merkezlerinden uzaklaşması pandeminin çok öncesinde başlamıştı. Fakat pandemi şartları oyunun kurallarını bir hayli değiştirmeye yetti.

Birçok marka dünya çapında yüzlerce mağazasını kapatırken, Alışveriş Merkezleri de uzun süredir devam eden ağır kiracı protokollerinden vazgeçmeye başladı. Kısa süreli kiralamalar, pop-up mağazalar, ciro kiralar pandeminin Alışveriş Merkezleri tarafına getirdiği normaller haline geldi.

Her ne kadar hem markalar hem de AVM’ler tarafında şartlara gerekli uyumlar sağlansa dahi, ikinci çeyrekteki kırılgan görüntü her iki tarafı da tedirgin etmeye yetiyor. Özellikle farklı virüs varyantlarının sektöre olası etkisi bu anlamda yaşanan en büyük tehditlerden biri.

Yurt dışında Delta varyantı artışlarının sektörlere olan etkisini aşağıdaki yazımızda incelemiştik.

Guess Satışları Covid Öncesi Seviyelere Geri Döndü

Amerikan moda grubu Guess , korona krizinden iyi bir şekilde toparladı. İkinci çeyrekte, satışlar pandemi öncesi seviyelere geri dönerken, kar oranı önemli ölçüde yükseldi.

Mayıs ve Temmuz ayları arasında şirketin cirosu, korona öncesi seviyesinin sadece %8 altında olan 2020’ye kıyasla %57’den fazla artarak 628,6 milyon dolara yükseldi.

Moda markası, 2019’un ikinci çeyreğinin neredeyse iki katı olan 87,4 milyon dolar faaliyet karı gerçekleştirdi.

Guess, yılın geri kalanında da benzer sonuçlar bekliyor. Şirket bu yıl sonunda %10 kar marjı beklediğini açıkladı.

Uzun vadede ise – iyimser olarak 2 yıl içerisinde – kar marjı hedefi %12 olarak belirtiliyor.