Ana Sayfa Blog Sayfa 387

Dünyanın Dört Bir Yanından En Havalı 10 Starbucks Mağazası

Starbucks’ın 83 ülkede 32.000’den fazla mağazası var. Tarzları, göz alıcıdan rahata ve gelenekselden moderne kadar pek çok farklı şekillerde olabiliyor.

Dünyanın en büyük kahve şirketi olan Starbucks, Japonya’dan Kosta Rika’ya kadar birçok ülkede mağaza işletiyor. İşte zincirin 32.000’den fazla lokasyonundan en havalı mağazalardan bazıları.

Tianjin, Çin

cin
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 10

Çin’in Tianjin kentindeki bu Starbucks mağazası, eskiden bir banka olarak kullanılan binada bulunuyor. Starbucks, bankanın mermer sütunlu bir kubbesi ve Rönesans cephesi olan orijinal mimarisini korumuştur.

Kawagoe, Japonya

japonya
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 11

Tokyo’ya yakın olan bu Starbucks mağazası, 18. yüzyıl Edo dönemi mimarisi tarzında tasarlanmıştır. Mekanın geleneksel kiremit çatısı ve bahçesi aynen korunuyor.

Hacienda Alsacia, Kosta Rika

kostarika
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 12

Bu mağaza, Starbucks’ın Kosta Rika’nın başkenti San Jose’ye bir saat uzaklıktaki tek kahve çiftliğinde yer almaktadır. Poas Yanardağı’na bakan kafede kahvenizi yudumlayabilir, çiftliği gezebilir ve kahve tadımı yapabilirsiniz.

Hualien Şehri, Tayvan

tayvan
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 13

Tayvan, Hualien Şehrindeki bu konum, Pasifik Okyanusu’na bakmaktadır ve geri dönüştürülmüş nakliye konteynırlarından yapılmıştır.

Grand Turk, Turks ve Caicos Adaları

turks
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 14

Bu mağaza, Turks & Caicos adasındaki ilk Starbucks lokasyonudur. Açık pembe dış cephe, bölgenin Karayip stiline uygundur ve iç mekanda adanın deniz yaşamından ilham alan canlı duvar resimleri bulunur.

Paris

paris
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 15

Bu karamsar Starbucks mağazası, Paris’te Arnavut kaldırımlı bir caddeden 18. yüzyıldan kalma bir taş binada yer almaktadır.

Yangzhou, Çin

cin2
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 16

Çin’in Yangzhou kentinde bulunan bu Starbucks konumu, kalkık saçaklar ve çıplak ahşap dahil olmak üzere geleneksel Çin mimarisinin özelliklerini kullanır. 

Ketchum, Idaho

idano
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 17

Büyük kayak merkezlerine yakınlığıyla bilinen Idaho’daki Ketchum, yakındaki Sun Valley’deki kayak merkezlerinden ilham alan bu rustik Starbucks mağazasına ev sahipliği yapıyor.

Starbucks Reserve Chicago Manastırı 

chicago
dünyanın dört bir yanından en havalı 10 starbucks mağazası 18

Chicago’nun Magnificient Mile’ında yer alan bu beş katlı manastır, dünyanın en büyük Starbucks lokasyonudur ve bünyesinde kahve çekirdeği kavurma, kokteyl menüsü ve deneyimsel bir kahve barı içerir. 

Aldi’nin Özel Satın Alma Stratejisinin Arkasındaki Bilim

İndirim perakendesi denilince akla gelen en büyük küresel marka Aldi, uyguladığı stratejilerle ülkemizde de dahil olmak üzere birçok indirim perakendecisinin yol göstericisi oldu.

Öyle ki, indirim perakendesinde Aldi Modeli olarak adlandırılan bu model tüketiciler tarafından da oldukça tercih ediliyor.

Aldi, müşterilere sunduğu sınırlı süreli teklifler ile tüketiciler arasında büyük bir hit yarattı.

Peki, bu tür sınırlı süreli özel anlaşmaları bu kadar çekici yapan nedir? Fiyat, tüketiciler için değer denkleminin yalnızca bir parçasıdır. Özel Satın Almaların çekiciliği fiyattan çok daha derine iner ve tüketicilerin bilinçli olarak farkında bile olmayabilecekleri birçok temel psikolojik sürece değinir.

Peki nedir bu süreçler? Birkaçını beraber inceleyelim.

Çeşitlilik Arayışı

Her gün hepsi farklı seviyelerde zihinsel enerji alan binlerce karar veriyoruz. Bu kararların bir kısmı hayatımızı etkileyecek büyük kararlar, bir kısmı ise daha günlük ve rutin kararlar.

Hayatımız içerisinde bu kararların mümkün olduğunca çoğunu düzene koymak için alışkanlıklar ve rutinler geliştiriyoruz. Bu rutinler arasında, bilinçsizce de olsa her şeyi aynı şekilde yapmak sıkıcı hatta monoton hale gelebilir.

Bu rutinden sapmaya ‘çeşit arayışı’ denir ve araştırmacılar bunu on yıllardır inceliyorlar. 

Bir düzeyde, çeşitlilik arayışı bir risk oluşturur ve bildiklerinize bağlı kalmak çok daha verimlidir. Yine de çeşitlilik arayışında, özellikle de hoşunuza giden bir şey bulduğunuzda, merak uyandıran ve hatta heyecan verici bir şey vardır. 

Aldi’nin Özel Satın Almaları gibi stratejileri, bu çeşitlilik arayışı davranışı üzerinde oynuyor. Perakendeci, öne çıkan ürünleri düzenli olarak değiştirerek, kısmen tüketicileri şubeleşmeye ve yeni bir şeyler denemeye teşvik etmeye çalışıyor. 

Kıtlık Etkisi

Özel Satın Alma tekliflerini döndürmenin tek faydası çeşitlilik değildir. Bunu yapmak aynı zamanda bir kıtlık etkisi yaratır. Çok yakın zamanda bunları aşı tedariğinde yaşadı dünya. Sınırlı bir arz var, bu da herhangi bir ülkenin yeterli doz almasını zorlaştırıyor. Yani kıtlık yaratıyor.

Kıtlık sadece doğal kaynaklar veya mallar için geçerli değildir. Bir tüketicinin ihtiyaçlarını, hatta sadece isteklerini karşılayamayacağı herhangi bir durumu tanımlayabilir. Bir süpermarkette ürünlerin stokta olmaması klasik bir örnektir. Tüketicinin belirli bir ürüne ihtiyacı vardır, ancak arz eksikliği nedeniyle bu ihtiyaç karşılanamaz.

Kıtlık, tüketici davranışı için güçlü bir motive edicidir. Kıtlık, tüketicilerin bir satın alma işlemine daha dikkatli odaklanmasını, popüler ürünleri seçme olasılığının artmasını veya bir seçimi tamamen ertelemesini sağlayabilir. Pandeminin erken aşamalarında panikle tuvalet kağıdı satın almayı düşünün, kıtlığın ne kadar güçlü olabileceğini göreceksiniz. 

Kıtlıkla ilgili önemli olan şey, gerçek olması gerekmemesidir, sadece kıtlık riskini algılamak tüketici davranışını motive etmek için yeterlidir. 

FOMO

FOMO (kaçırma korkusu), kıtlık ile yakından ilişkilidir, çünkü kıtlık potansiyeli yaratır. Yine de FOMO’nun, özellikle Özel Satın Almalarla birlikte sosyal bir unsuru da var.

FOMO kısaca başkalarının sahip olduğu avantajlı bir ürünü kaçırmak, satın alamamak anlamına geliyor. Çok satılan bir ürünün kampanyada çevrenizdekilerce alındığını fakat siz almaya gittiğinizde tükendiğini düşünün. İşte FOMO tam olarak bu satın alma psikolojisini oluşturuyor.

H&M, Paris’te İlk Bağımsız Home Konsept Mağazasını Açtı

H&M, Paris’in kalbinde mobilya ve ev eşyaları içeren ilk bağımsız Home konsept mağazasını açtı.

Haussmann tarzı bir binada rue Scribe ve Boulevard de Capucines’in köşesinde yer alan 724 metrekarelik konsept mağaza, çağdaş bir iç tasarım sunan iki katlı bir binadan oluşuyor.

hm home in paris 3
h&m, paris'te i̇lk bağımsız home konsept mağazasını açtı 21

Müşteriler, H&M Home’a ​​girdiklerinde, yüksek kaliteli nevresimlerden akıllı saklama kaplarına ve yemek takımlarına kadar evleri için çeşitli ürünler bulabilecekleri, zemin katta yüksek tavanlı bir salon tarafından karşılanıyorlar. Mağaza genelinde, bal sarısı aydınlatmalı avizeler, meşe şerit döşeme ve kemerli pencereler gibi dekoratif ve feminen unsurlar kullanılmış.

H&M Home Genel Müdürü Ida Lindahl, “Bu güzel mağaza, en çarpıcı binada, modern ve davetkar ortamıyla yer alıyor. Sosyal medya ve e-ticaret aracılığıyla dijital varlığımızın mükemmel bir fiziksel tamamlayıcısı olacak.” dedi.

hm home in paris 2
h&m, paris'te i̇lk bağımsız home konsept mağazasını açtı 22

H&M Home’u ziyaret eden müşteriler, monogram servisi ve eve teslimat seçeneği ile kendi bünyesindeki çiçekçiden taze mevsimlik çiçekler de alabilecekler.

H&M Home konsept mağazaları ilk aşamada Londra, Münih, Hamburg, Stockholm, Kopenhag, Oslo, Zürih, Brüksel ve Dubai’de sunulacak.

Güzellik Perakendecileri ve Hayvan Testlerinin Geleceği

Brexit ve Birleşik Krallık’ın artık AB kurallarına uymak zorunda kalmaması sayesinde, hükümet yirmi yılı aşkın bir süredir ilk kez artan hayvan deneyleri için kapıları açtı.

Kozmetik ürünlerin ve içeriklerinin hayvanlar üzerinde test edilmesi ilk olarak 1998’de Birleşik Krallık’ta ve 2013’te AB genelinde yasaklandı.

Yani AB’de satışa çıkmış herhangi bir kozmetik ürününün içerisindeki malzemeler hayvanlar üzerinde test edildiyse satışı yasaklanıyordu.

Fakat şimdi,hükümet tarafından yayınlanan bir mektuba göre, Birleşik Krallık, Avrupa Kimyasallar Ajansı’nın (ECHA) bazı özel bileşenlerin güvenliğini sağlamak için hayvanlar üzerinde test edilmesi gerektiğini belirten bir karara uymaya hazırlanıyor.

The Body Shop habere yanıt olarak hükümeti, bir U dönüşü olabileceği endişesiyle kozmetik ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmesi yasağını korumaya çağırdı.

Body Shop sürdürülebilirlik, aktivizm ve kurumsal iletişim direktörü Chris Davis “Birleşik Krallık Hükümetinin, kozmetik içeriklerinin 23 yıl sonra ilk kez hayvanlar üzerinde test edilmesine yol açabilecek bir politikayı değiştirmeye açık olmasından dolayı üzgün ve öfkeliyiz” dedi.

The Body Shop bu konuda mücadele eden ilk küresel güzellik markasıydı ve 1998’de Birleşik Krallık’ta kozmetik ürünlerde hayvanlar üzerinde test yapılmasını yasaklamak için başarılı bir kampanya yürüttü.

MAC, Nars, L’Oreal, Estée Lauder, Rimmel London gibi ünlü uluslararası güzellik perakendecilerinin hepsi hala hayvanlar üzerinde test ediliyor.

Hayvanlar üzerinde kozmetik testlerini sona erdirmek için yaygın kampanyalar olsa da, perakendecilerin artık kullanabileceği alternatifler var.

Animal Free Research UK CEO’su Carla Owen “İnsanlarla çok daha alakalı sonuçlar elde etmek için birçok araştırma ve test alanında hayvanların yerini almak için kullanılabilecek bir dizi modern, hayvansal olmayan yöntem var” diyor.

“Bunlar, insan hücrelerinin veya dokularının kullanımını, çip üzerinde organ teknolojisini, kök hücre teknolojisini ve in silico (bilgisayar tabanlı) modelleme yaklaşımlarını içerir.”

Varyantlar Tüketici Duyarlılığında Önemli Değişikliklere Yol Açıyor

Koronavirüste varyant çeşidinin yaygınlaşmasının bir sonucu olarak tüketiciler, özellikle maskesiz alışveriş yapmak gibi iç mekan aktivitelerinde daha az rahat davranıyorlar.

Veri ve pazar araştırmaları şirketi Numerator‘un 15 Haziran – 13 Ağustos tarihleri arasında yaptığı çalışmanın raporuna göre, görüşlerde aşılı ve aşısız tüketiciler arasında büyük farklılıklar gözlemleniyor.

Tüketicilerin %46’sı, maske gerektiren perakendecilerden alışveriş yapmayı tercih ettiklerini belirtiyor.(Aşılıların %56’sı, aşısızların %22’si)

Tüketicilerin %53’ü halka açık yerlerde de maske takmayı tercih ettiklerini belirtiyor. (Aşılı tüketicilerin %63’ü ve aşısız tüketicilerin %25’i)

 %43’ü ise halka açık kapalı alanlar için aşı zorunluluğunun gerekli olduğunu düşünüyor (Aşılananların %60’ı ve aşısızların %12’si)

Raporda , Delta varyantı yayıldıkça COVID-19 ile ilgili endişelerin Ağustos ayında arttığı tespit edildi. Tüketicilerin yaklaşık yarısı (%46), Temmuz 2021’e göre %10 artışla COVID hakkında yüksek düzeyde endişe duyduklarını belirtiyor.

Raporda dikkat çeken diğer bulgular aşağıdaki gibi:

Tüketiciler daha az iyimser. Beş tüketiciden biri (%20), -yaz başında bu oran %33 olarak belirtilmiş- normale dönüş konusunda oldukça iyimser olduklarını söyledi.

  •  Aşılı tüketiciler aşısızlara göre daha iyimser. Aşı yaptırmayı planlamayanların %12’si, aşılı tüketicilerin %3’üne kıyasla normale dönüş konusunda hiç iyimser olmadıklarını söylüyor.
  •  Tüketicilerin yarısı, yeniden açılmanın 2022’ye kadar ertelendiğine inanıyor. Normale  dönüş için zamanlama beklentileri önemli ölçüde değişti. Tüketicilerin yaklaşık yarısı (%48), tam yeniden açılmanın 2022 veya daha sonrasına ertelenmesini beklediklerini söylüyo (Temmuz’da aynı oran %23 ve Haziran’da %18 olarak belirlenmiş)
  •  Tüketiciler COVID davranışlarına geri dönüyor. 2021 boyunca istikrarlı artışların ardından, COVID öncesi davranışlarına devam ettiğini söyleyen tüketicilerin sayısı ilk kez azaldı ve Temmuz’daki %39’dan Ağustos’ta %27’ye düştü.

LC Waikiki, ‘E-Ticaret Okulu’nu Başlatıyor

Türkiye’nin önde gelen moda perakende markalarından LC Waikiki, e-ticarette yaşadığı deneyimleri gençlerle paylaşacağı ‘E-Ticaret Okulu Sertifika Programı’na Ekim ayında başlıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, LC Waikiki, hem kişisel becerilerin geliştirileceği hem de sektör profesyonellerinin deneyimlerinin paylaşılacağı yeni bir programı öğrencilerle buluşturuyor. A’dan Z’ye e-ticaretin yol haritasını kapsayan yeni program, e-ticaret yönetici ve uzmanlarının eğitmenliğinde düzenleniyor.

Eğitim kapsamında kampanya yönetiminden müşteri analitiğine, katalog çekim stratejisinden yurt dışı e-ticaret süreçlerine kadar zengin bir eğitim çalışması planlanıyor. 5 hafta sürecek olan sertifikalı eğitim programına, üniversitelerin 3. ve 4. sınıflarında okuyan öğrenciler ile 2021 yılında mezun olanlar katılabiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen LC Waikiki E-ticaret Genel Müdürü Ömer Barbaros Yiş, “22 ülkede, 13 farklı dilde e-ticaret operasyonu yürüten bir kurumuz. Bu global deneyimi gençlere aktarmak, e-ticaret konusunda teorik bilgileri gerçek hayattan örneklerle birlikte öğrenciler ile paylaşmak, onların mesleki ve kişisel gelişimlerine destek olmak amacıyla bu programı hayata geçirdik. Bu çalışmaları farklı eğitim programları ile sürdüreceğiz. E-ticaret alanında kendini geliştirmek isteyen öğrenci ve yeni mezunları sertifika programımıza bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Koçtaş ve DHL İş Birliğiyle Hızlı Teslimat “Koçtaş Kapımda”

Koçtaş, lojistik şirketi DHL ile dağıtım iş birliğine giderek ‘Koçtaş Kapımda’ uygulamasını hayata geçirdi.

Şirket açıklamasına göre, Koçtaş’ın dijital kanalları olan ‘koctas.com.tr’, Koçtaş mobil uygulaması ve mağazalardaki hızlı sipariş ekranlarından (kiosk) alışveriş yapanlar, ürünlerini ‘Koçtaş Kapımda’ ile hızla ve hasarsız bir şekilde teslim alıyor. ‘Koçtaş Kapımda’ ilk olarak İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Antalya ve İzmit’te hizmet veriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koçtaş Ticari Gruptan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mert Kesimer, özellikle pandemi döneminde müşterilerinin online alışverişe yöneldiğini belirterek, şunları kaydetti:

‘Bu noktada biz de Koçtaş olarak müşteri deneyimi, dijitalleşme, tedarik zinciri, lojistik ağı ve verimlilik çalışmalarımıza ve yatırımlarımıza hız verdik. Dijital platformlarda müşterilerimize pürüzsüz bir alışveriş deneyimi sunmak için yatırımlarımızı aralıksız sürdürdük. Bu dönemde kargo ve lojistik hizmetleri hiç olmadığı kadar önemli bir noktaya geldi. Müşteri odaklı yaklaşımımızla hızlı ve sorunsuz teslimat yapmak için DHL Supply Chain ile dağıtım iş birliğine başladık ve ‘Koçtaş Kapımda’ uygulamasını devreye aldık. Artık dijital kanallarımızdan satılan tüm ürünlerin teslimatı Koçtaş Kapımda ile gerçekleşiyor. Bu hizmetimiz ile birlikte teslimat performansımızı yüzde 100’e ulaştıracağız.’

DHL Supply Chain Türkiye İş Geliştirme Direktörü Ömür Özkardeşler de ‘Son dönemde e-ticaret hacmindeki artış ve yaşanan dalgalanmalar, tedarik zinciri süreçlerinde, müşteri beklentilerinin merkezde olduğu farklı çözüm ihtiyaçlarını doğurdu. Bu kapsamda iş ortağımız Koçtaş ile birlikte oluşturduğumuz e-ticaret dağıtım modeliyle dijital satış kanalı teslimatlarının müşteri beklentilerine uyumlu olarak sağlanmasını garanti altına aldık. Bu anlamda müşterilerimizin ve onların müşterilerinin memnuniyetlerini ön planda tutarak güçlü altyapımızla sürdürülebilir çözümler üretmeye devam edeceğiz.’ ifadelerini kullandı.

IKEA, Dünyada Yaşanan Lojistik Krizine Kendi Çözümünü Üretiyor

Teslimatlarla ilgili sürekli gecikmelerden bıkan Ikea , lojistik süreçlerini kendi eline alıyor. İsveçli mobilya devi, artık kendi konteynerlerini satın alacak ve kendi gemilerini kiralayacak.

Fiyat beş kat arttı

Covid krizinin ardından uluslararası lojistikte muazzam gecikmeler yaşanıyor. Lojistik krizinde yaşanan sorunlar yalnızca zamanla ilgili de değil. Konunun ekonomik boyutu, zamandan çok daha vahim durumda.

RTL Nieuws’a göre, nakliye şirketlerinin navlun için talep ettiği fiyat Covid süreci ile birlikte beş kat arttı. 

Ikea gibi bir şirket için bu daha da acil çünkü Covid krizi bize bir şey öğrettiyse, o da rahat bir evin önemi. Tüketiciler bu süreçte ev harcamalarını oldukça arttırdılar. Talepte önemli bir artış ve arzda önemli bir düşüş!

Nakliye şirketlerinin geciken zamanlamaları ve fiyat artışları sonucunda, Ikea bu sorunu konteyner satın alarak ve gemi kiralayarak çözmeyi umuyor.

Ancak zincir, bu konuda çok fazla detay vermek istemiyor. 

Daha önce perakende sektöründe yaşanan yaygın tedarik zinciri darboğazları ile ilgili yazdığımız içeriği aşağıdan inceleyebilirsiniz. Sürecin bu şekilde ilerlemesi her geçen gün perakende sektörünü yeni çözümlere ve zorluklara yönlendirmeye devam ediyor.

Migros, Türkiye’nin İlk Perakende Medya Şirketini Kurdu

Migros, pazarlama alanında faaliyet gösterecek olan perakende medya şirketi Mimeda’yı hayata geçirdi.

Migros’tan yapılan açıklamaya göre, tüketicilerin değişen ihtiyaç ve taleplerini keşfederken farklı iletişim kanalları üzerinden paylaşılan reklamların etkisini ölçümlemek amacıyla birçok medya aracını kullanan Migros, Türkiye medya sektöründe katma değer yaratacak data entegreli yeni pazarlama platformunu kurdu.

Data, iletişim kanalları ve reklam teknolojisini bir araya getiren Mimeda, markaları doğru alanda ve doğru hedef kitle ile buluşturma hizmeti sunuyor.

Mimeda, sadakat programı Money aracılığıyla müşterilerinin ihtiyaçlarını ve ilgi alanlarını tanıyarak iş ortaklarına güvenilir, kaliteli ve onaylı datadan türettiği öneri hizmeti sunuyor. Mevcut datayı anlama yeteneği ile dikkati çeken platformda veriler alanında uzman ekipler tarafından analiz edilerek iş ortaklarıyla yönlendirici iç görüler paylaşılıyor. Migros tarafından oluşturulan alışveriş modellemeleri farklı metriklerle birleştirilerek oluşturulan öngörüler sayesinde markaların kullanması gereken iletişim kanallarının belirlenmesine yardımcı olunuyor.

– ‘Platformun 5 ana bölüm ve 15 farklı iletişim kanalı bulunuyor’

mimeda
migros, türkiye'nin i̇lk perakende medya şirketini kurdu 24

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Mimeda Yönetici Direktörü Kına Demirel, Mimeda pazarlama platformunun 5 ana bölüm ve 15 farklı iletişim kanalı bulunduğunu belirtti.

Birlikte çalıştıkları markaların doğru hedef kitleye, doğru kanal üzerinden ulaşabilmesi için özel bir ekip ile gerekli tüm aksiyonların alınmasını sağladıklarını ifade eden Demirel, şunları kaydetti:

‘Mimeda’nın pazarlama platformunda mağaza içi iletişimden sosyal medya kanallarına, tematik kanallardan 3 kat daha fazla kişiye erişim sağlayan MigrosTV’den Türkiye’nin ilk markalı espor platformuna ve 120 binden fazla marka elçisine ulaşmak mümkün. Diğer platformlardan bizi ayrıştıran en önemli özelliğimiz, oluşturulan medya bütçesinin verimli kullanıp kullanılmadığının ölçülmesine olanak sağlamamız. Ayrıca çalıştığımız markaların sadece online değil fiziksel mağaza satışlarına da entegre rapor sunabilen tek yapıyız. Böylece markalar reklam harcamalarını en doğru şekilde optimize edebilir.’

İş ortaklarının müşteri sayısının en az 2 kat artırılması hedefleniyor

Reklam faaliyetlerinin doğru şekilde kullanılmasını destekleyen Mimeda, iş ortaklarının reklam bütçelerinden maksimum ROAS’ı (Return on Ad Spend) elde etmeleri ve müşteri sayısının en az 2 kat artırılmasını hedefliyor.

İlerleyen dönemde; Türkiye’nin özellikle kaliteli içerik üreten yayıncılarıyla iş birliğine gidilerek data entegreli yayınların devreye alınmasının yanı sıra Migros’un çevrim içi kanalları Sanal Market ve Migros Hemen içerisinde kişiselleştirilmiş reklam kanalları aracılığıyla yepyeni bir pazarlama deneyimi hizmeti sunulması planlanıyor.

Flo “Ayakkabı Tasarım Merkezi” Kuruyor

Flo, Türkiye’nin ilk ‘Ayakkabı Tasarım Merkezi’ ile inovatif çalışmalara imza atacak.

Flo’dan yapılan açıklamaya göre, Flo, Türkiye’nin ilk ‘Ayakkabı Tasarım Merkezi’ ile tüketicilerin beklenti ve taleplerini öngörerek ayakkabı sektöründe inovatif ürünler sunacak.

Merkezde, sürdürülebilir ham maddelerin kullanılması, ileri taban teknolojileri ile inovatif ürünlerin çeşitlendirilmesi, araştırma analizleri ile üretimde iyileştirmelerin gerçekleştirilmesi gibi konularda çalışmalar yürütülerek sektörün gelişimine katkıda bulunulacak.

Üniversitelerle iş birliği

Flo Mağazacılık, ‘Ayakkabı Tasarım Merkezi’ akreditasyonu kapsamında İstanbul Aydın Üniversitesi Ayakkabı Tasarım ve Üretimi bölümü ile birlikte 3 proje yürütmeye başladı.

Diğer taraftan, yoğun bir şekilde farklı üniversitelerle yenilikçi projelerin altyapı çalışmalarının sürdürüldüğü merkezde, gelecek dönemde sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve akıllı giyim ürünleri gibi konularda sektörde öncü olacak projelerin ortaya konulması hedefleniyor.

Malzeme ve üretim teknolojilerini önden takip ederek güncel trendleri koleksiyonlarına yansıtan Flo, Tasarım Merkezi ile gelecek dönemde ayakkabı sektöründe, pek çok ihtiyacı aynı anda karşılayan inovatif ürünlerle sektöre öncülük etmeye devam edecek.