Ana Sayfa Blog Sayfa 386

Ikea Singapur’da Bistro Kafeler Açıyor

Ikea Singapur, yeni İsveç Bistro’yu şehrin ilk al ve git konseptiyle Tampines mağazasına getiriyor. 

Müşteriler, Ikea bistrolarından sevdikleri Ikea lezzetlerini hızlıca satın alabilecekler. 32 metrekarelik bir alana yayılan İsveç Bistro, Ikea’nın Singapur’da açılan dördüncü bistrosu. 

ikea bistro 5
ikea singapur'da bistro kafeler açıyor 3

İsveçli hazır mobilya markası, İsveç Bistro Tampines’de, yalnızca Tampines’te satılan üç tür sosisli dahil olmak üzere çeşitli İsveç sıcak yiyecek ve içecek seçenekleri sunan yeni bir menü tanıttı. Ikea’nın meşhur köftesi ve etli böreği de burada servis ediliyor.

ikea bistro 1
ikea singapur'da bistro kafeler açıyor 4

Ikea yaptığı açıklamada, “Yeni bistro, alışveriş yapanların özel yeni tatları ve klasik Ikea favorilerini evlerine ya da Ikea Tampines alışveriş deneyimine lezzetli bir eşlik olarak hızlı bir şekilde götürmelerini sağlıyor” dedi. 

Şirketin Ikea Bistrolar ile yeme içme sektörüne tamamen girip girmeyeceği ise tartışma konusu. Kim bilir belki yakın gelecekte yeme içme katlarında Ikea bistrolarını göreceğimiz günler yakındır.

Ünlü Lüks Moda Markası Üzerinde “Aşılanmış” Yazan T-Shirtler Üretiyor

Valentino, ön tarafında “Aşılandı” yazan 690 dolarlık bir sweatshirt piyasaya sürüyor. 

Lüks moda tasarımcıları, yıllarca ürünlerini yeniden yaratan sahte şirketlerle uğraştı.

Ancak günümüz dünyasında, yüksek kaliteli ürünlerin, iddialı bir ayakkabıya veya sweatshirt’e dönüştürülme olasılığı neredeyse aynı. 

Dramatik önlükleri ve her yerde bulunan Rockstud topuklu ayakkabılarıyla tanınan 60 yaşındaki İtalyan moda evi Valentino için durum böyle. Şirketin “V” logosu ve kırmızı renk tutkusu moda dünyasında oldukça tanınıyor.

Los Angeles merkezli Cloney adlı bir şirket (sahte ürünler üreten), markayı basit bir şekilde yeniden tasarladı. tek bir kelime ile süslenmiş siyah sweatshirt üzerindeki yazı ise: “Aşılanmış”.

Sweatshirt, Valentino kreatif direktörü Pierpaolo Piccioli’nin dikkatini çekti ve şirketi dava etmek yerine bir tane satın aldı ve Instagram hesabındaki bir gönderide onu giydi ve üzerinde “Aşı olmak bir seçenek değil” diye bir başlık yazdı. Bu paylaşım takipçileri arasında anında hit oldu.

Piccioli, Cloney’nin son stoku olan beş sweatshirt daha satın aldı ve bunları arkadaşlarına, ailesine ve Lady Gaga’ya dağıttı. 

Şimdi Valentino, tasarımın 590 avro veya yaklaşık 690 dolara perakende satış yapacak lüks versiyonlarını üretmek için Cloney ile birlikte çalışıyor. 

Times’a göre, tüm gelirler, aşılara ihtiyacı olan ülkelere aşı ve malzeme tedarik etmek için bir Dünya Sağlık Örgütü girişimi olan COVAX programını desteklemek için UNICEF’e gidecek.

Yeni Mağaza Açılış Duyuruları %58 Arttı

Coresight Research’ün bir raporuna göre ABD ve İngiltere’de, perakendeciler 2021’de şu ana kadar 4.969 mağaza açılışı duyurdu ve bu da geçen yıla göre %58,3’lük bir artışı temsil ediyor.

Bu rakam, 2020’ye göre %37,9 düşüşle 4.889 olan yıl için açıklanan kapanışları biraz geride bıraktı.

Yıl içerisinde şüphesiz perakendecileri en çok etkileyen, endüstri genelinde geçici kapanışlar ve dramatik satış düşüşleri ile kayıplar oldu. Ancak aşılama oranlarının artışı ile birlikte, perakende satışlar eski normallerine yaklaşmaya başladı.

2021’de 4.696 mağaza açılışı gerçekleşirken, elbette büyük kapanışlar da yaşandı. Özellikle büyük mağazaların kapanış haberlerini art arda okuduk sektörde.

Ülkemizde de son zamanlarda mağaza açılış haberlerinde nispeten artışlar yaşandığını gözlemleyebiliyoruz. Elbette tüm markalar için yıllık büyüme planlarında revizeler yapıldı fakat 2022 yılı için perakende umutları yüksek.

Tabii ki her sektörde olduğu gibi perakende sektöründe de aşılama oranlarının ciddi etkisi söz konusu. Perakende sektöründe aşı zorunluluklarını değerlendirdiğimiz yazımıza aşağıdan erişebilirsiniz.

Her Perakendecinin Hazırlanması Gereken En Büyük 5 Perakende Trendi

Her sektör gibi perakende de bir dönüşüm geçiriyorve büyük toplumsal değişimlere cevap vermek zorunda. Pandeminin yol açtığı dünya çapındaki ekonomik bozulmanın ortasında alışveriş alışkanlıkları değişmeye devam ederken, perakendecinin tüketicilerle bağlantı kurma yeteneği her zamankinden daha kritik.

Perakendecilerin 2021 ve sonrasında adapte olabilmeleri ve başarılı olabilmeleri için neleri bilmesi gerektiğini bu yazımızda kısaca derlemeye çalıştık.

1. Perakende Artık Çok Kanallı

Çevrimiçi ve çevrimdışının birleştiği hibrit bir dünyada yaşıyoruz. Ses (Alexa’yı düşünün) ve diğer akıllı cihazlar gibi yeni kanallar ortaya çıkıyor.

Bu değişikliklerle birlikte, makineler giderek perakendeciler için müşteri haline gelecek. Örneğin, buzdolabı gibi cihazlar, yiyecekleri yeniden sipariş etme zamanının geldiğine karar verebilir. Arabalarımız otomatik olarak hizmet arayabilir veya park ücretini ödeyebilir.

Nesnelerin İnterneti ve sensörler, şirketlerin tüm bu farklı kanallarda veri ve ölçümler toplamasını sağlayabilir.

Örneğin Burberry gibi şirketler çok kanallı bir dünyaya doğru çok ilerleme kaydetti. Bir müşteri Burberry mağazasına girerse, mağazanın bilgisayar sistemi müşterinin çevrimiçi incelediği ürünleri tanımlayabiliyor ve hatta önceki satın alma geçmişine bakabiliyor.

Bu kanalları bir araya getirmek, gelecekte perakendeciler için önemli bir trend.

2. AI ile daha akıllı hizmetler oluşturmak çok önemlidir

Perakendeciler artık sahip oldukları verileri geliştirebilir, daha akıllı ve yapay zeka destekli hizmetler oluşturmak için kullanabilirler. Müşteriler, perakendecilerden gelişmiş kişiselleştirme seviyeleri beklemeye başlıyorlar. Bu nedenle öneri motorları giderek daha önemli hale geliyor.

“Sizin İçin Eşleştir” özelliğine sahip şarap uygulaması Vivino ile, telefonunuzla herhangi bir şişe şarabı tarayabilirsiniz ve Vivino’nun öneri motoru size ne kadar keyif alacağınızı söyleyebiliyor.

Yapay görme aynı zamanda perakendeciliği daha akıllı hale getiriyor. Amazon’un fiziksel perakende mağazaları olan Amazon Go, müşterilerin neye baktıklarını, sepetlerine ne koyduklarını izlemek için yapay görüş kullanır ve ardından otomatik olarak sepettekileri ücretlendirilir. Müşteriler, barkod okutmak için sırada beklemek yerine doğrudan alışverişlerini tamamlayabilirler.

Ülkemizde Metro marketlerde de aslında aynı uygulama uygulanmaya başladı bile. Ürünlerin üzerindeki QR kodlar müşteriler tarafından telefonlarından kolayca okutularak, kasada beklemeden direkt geçiş sağlanabiliyor.

3. Bir Deneyim Ekonomisinde Yaşıyoruz

Perakendecilerin artık müşterilere fiziksel mağazalara veya web sitelerine gelmelerini sağlamak için katma değer sağlaması gerekiyor. Artık, sürükleyici deneyimler yaratmanın isteğe bağlı olmayacağı bir deneyim ekonomisinde yaşıyoruz.

Gucci’nin İtalya’daki amiral gemisi mağazası, bir kafe, müze, sanat galerisi ve mağaza karışımıyla müşterileri cezbetmenin harika bir örneği.

4.Tedarik zinciri şeffaflığı giderek daha önemli hale geliyor

Tedarik zinciri şeffaflığı, şirketlerin yalnızca talebi daha ayrıntılı bir düzeyde anlamasını ve dolayısıyla tüketicilerin gerçekte ne istediği hakkında tahminlerde bulunmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda tedarik zincirlerindeki süreçleri izlemek için IoT cihazlarını ve sensörlerini kullanır.

Kuruluşlar, tedarik zincirlerini daha şeffaf hale getirmek için giderek artan bir şekilde blockchain teknolojisini kullanıyor. Artan maliyetler tedarik zinciri şeffaflığı konusunda perakende sektörünün olmazsa olmazı haline geliyor.

5. İnsanlar giderek daha bilinçli tüketiciler haline geliyor

Bu eğilim, bir öncekilerle doğrudan ve yakından bağlantılıdır. Tüketiciler, perakendecilerden satın alırken şeffaflık isterler. Sürdürülebilirliğe önem veriyorlar ve satın aldıkları ürünlerin çevresel etkileri konusunda giderek daha bilinçli hale geliyorlar.

Gelecekte, karbon etiketleri, gıda mili etiketleri veya kaynak bulma bilgileri gibi sürdürülebilirlik bilgilerini içeren daha fazla ürün etiketine sahip olacağız. Perakendecilerin, raflarını nasıl stoklayacaklarını önceden düşünmeleri ve ürünlerinin sürdürülebilirliği ile ilgili müşteri sorularını yanıtlamaya hazır olmaları gerekir.

Gelecekte başarılı bir şekilde rekabet etmek isteyen perakendecilerin tüm bu eğilimleri ele alması ve hayata geçirmesi gerekiyor.

Şangay, Tüketici Baskısının Bir Parçası Olarak ‘Gümrüksüz Ekonomiyi’ Teşvik Ediyor

Şanghay hükümeti gümrüksüz satış için onay başvurusunda bulunan şirketleri destekleyeceğini ve havaalanlarında, otellerde, alışveriş merkezlerinde ve diğer ticari mekanlarda gümrüksüz satış mağazaları kurulmasını teşvik edeceğini açıkladı.

Ağır vergilendirilmiş lüks mallar da dahil olmak üzere ithal ürünlere yapılan harcamaları teşvik edecek bir “Gümrüksüz Ekonomi”nin gelişimi, Cumartesi günü yayınlanan 2021-2025 tüketim planında özetlendi.

Şu anda, Çin’deki gümrüksüz harcamalar büyük ölçüde güneydeki ada eyaleti Hainan’da yoğunlaşıyor ve burada bireysel gümrüksüz harcamalara ilişkin yıllık limit, daha önce 30.000 Yuan iken geçen yıl 100.000 Yuan’a yükseltildi.

Çin’de ithal edilen tüketim malları üzerindeki tarifeler değişiklik gösterirken, parfüm ve saat gibi bazı lüks ürünlere uygulanan vergiler yüzde 30’u aşıyor.

Önemli ölçüde düşük fiyatların cazibesine kapılan milyonlarca yerli turist, her yıl Hainan’ın alışveriş merkezlerine akın ediyor ve rakamlar, Covid-19 pandemisinden kaynaklanan denizaşırı seyahat kısıtlamaları ile artış göstermiş durumda.

Pek çok ülke, gümrük sorunları ile uğraşmaya devam ederken bu yöndeki çözüm arayışları her geçen gün artıyor.

KPMG Değerlendirdi: ‘Küresel Ekonomi Toparlanıyor Peki Türkiye’nin Görünümü Nasıl? ‘

KPMG’nin Türkiye ve dünya ekonomisinde makro gelişmeleri değerlendirdiği Bakış’a göre; 2021, aşılama sürecindeki hızlı ilerleme ile beklentilerin hızla toparlandığı bir yıl oluyor. Küresel ekonomideki iyileşme ve pandemi önlemlerinin gevşetilmesi Türkiye için de olumlu bir görünüm yaratıyor.

KPMG Türkiye’nin hazırladığı Bakış, 2021’de küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisinden yansıyan görünümü değerlendiriyor. Bakış’a göre, 2021’e dair beklentiler aşılama sürecindeki iyileşme paralelinde güçleniyor. Bu noktada yeni varyantların gelişi süreci olumsuz etkileme kapasitesine sahip olsa da topyekûn bir kapanma süreci beklenmiyor. Öncü göstergelerde güçlü toparlanma süreci, beklentileri desteklemeye devam ediyor. Küresel ekonominin yüzde 6 civarında büyümesi beklenirken PMI endekslerinde kırılan rekorlar ve küresel imalat ve ticaret hacimlerindeki artışlar bu beklentilerin gerçekleşme olasılığını artırıyor. Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı enflasyonist baskıyı daha da artırırken 2020’nin ana gündem maddelerinden olan döviz rezervlerinde görece olumlu bir seyir izleniyor.

Bakış’ta öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Uluslararası örgütler, pandemi döneminde yaptıkları sık ve büyük oranlı güncellemelerden küçük düzeltmeler dönemine geçti. OECD, Mayıs ayı sonunda yaptığı güncellemeyle 2021 yılı küresel büyüme beklentisini yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. Aynı raporda 2022 büyüme beklentisi yüzde 4,4’e yükseltilirken G20 ülkelerinin büyüme beklentisi yüzde 6,3’e çekildi.
  • Makroekonomik görünüm, en kötünün tamamen geride kaldığına işaret etse de bölgesel ayrışmalar devam ediyor. Ekonomilerin çoğu 2021 sonu itibarıyla pandemi öncesi büyüklüklere erişecek olsa da Arjantin ve Güney Afrika gibi gelişen ekonomilerde hasarın onarılmasının 2025’i bulabileceği ifade ediliyor.
  • Pandemi döneminde devreye alınan genişletici mali politikalar ve atılan para politikası adımları kısa vadede enflasyonist baskı yaratmaya devam ediyor. Piyasalar ile merkez para otoritelerinin net bir şekilde ayrıştığı günümüzde enflasyonun geçici mi kalıcı mı olacağı ana soru işareti olmaya devam ediyor.
  • Pandemi şokunun geride kalması, talebin yeniden normalleşmesi ve şirketlerin adaptasyon sürecindeki başarıları imalat sektöründe de öncü verilerin hızla toparlanmasını sağladı. Hem hizmetler hem de imalat PMI endeksleri 12 aydır büyüme bölgesinde seyretmeye devam ediyor.
  • Pandemi döneminde yıllık bazda yüzde 15’in üzerinde daralan küresel ticaret, son verilere göre yıllık yüzde 25 seviyesinde büyüdü. Küresel ticaret hacmi, Mayıs 2020’den Mayıs 2021’e kadar aylık bazda her ay büyümeyi başardı.
  • Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 2021 yılında yakalanacak küresel ticaret hacminin pandemi dönemindeki dip seviyenin yüzde 16 üzerinde olmasını bekliyor.
  •  Büyük merkez bankalarının pandemi döneminde benimsedikleri aşırı genişletici para politikaları sürdürülüyor. Ekonomilerde yaşanan güçlü toparlanma, likidite bolluğu sebebiyle enflasyon beklentilerini artırsa da merkez bankası yönetimleri bu durumun geçici olduğu kanısında. Özellikle gelişen ekonomileri sarsabilecek ani bir parasal sıkılaşma süreci ise gündemde yok.

Avrupa’da toparlanma sürüyor

  • Pandemi döneminde her üyesi daralan Avrupa toparlanmaya devam ediyor. Birlik genelinde enflasyona dair yükseliş beklentileri küresel görünümle paralel. AB, genelinde 2021 yılı ilk çeyrek büyümesi yüzde -0,1 olarak açıklanırken grup içindeki en hızlı büyümelerden biri pandemi etkilerini üzerinden geç atabilen Yunanistan’dan geldi. Bu dönemde Almanya yüzde 1,8, İspanya yüzde 0,4 ve Fransa yüzde 0,1 daraldı.
  • Gelişen ülke (EM) ekonomilerinde toparlanma dalgalı bir seyir izliyor. Ekonomik anlamda 2020 yılının ikinci yarısındaki derin daralmalar yerini daha dengeli bir seyre bırakırken para piyasalarında oluşan riskler görünümü bozuyor.
  • Gelişen ülkeler içinde 2020 yılını sadece Çin ve Türkiye büyümeyle kapatmıştı. 2021’in ilk çeyreğinde Hindistan ve Brezilya’da pozitif büyüme izlense de Güney Afrika ve Rusya gibi ülkelerde büyüme halen negatifte. OECD’nin analizlerine göre Arjantin ve Güney Afrika’nın pandemi öncesi döneme dönüşü diğer ülkelerden oldukça geç olacak.
  • 2021 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 7 büyüyen Türkiye ekonomisinde çeyrekten çeyreğe büyüme ise yüzde 1,7 olarak gerçekleşti. 2021 yılının ikinci çeyreğinde baz etkisi kaynaklı olarak yüzde 25 civarında büyümesi beklenen ekonomide yıllık büyümenin yüzde 6 civarında gerçekleşmesi bekleniyor.
  • 2021’in ilk çeyreğindeki büyüme kompozisyonuna bakıldığında bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 18,1, sanayinin yüzde 11,7, tarımın ise yüzde 7,5 büyüdüğü görülüyor. Hizmetler sektörünün yüzde 5,9 oranında büyüdüğü bu dönemde kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetlerinin yüzde 3,7 finans ve sigorta faaliyetlerinin yüzde 2,9, inşaatın yüzde 2,8, gayrimenkul faaliyetlerinin ise yüzde 2,4 büyüdüğü görüldü.

Enflasyonla mücadele devam ediyor

  • TCMB tarafından beklenen enflasyon hem piyasa beklentileri hem de mevcut görünümden ayrışmaya devam ediyor. Haziran sonu itibarıyla yüzde 17,5 olan TÜFE’de yıl sonu piyasa beklentileri yüzde 14-15 bandında seyrediyor. Merkez Bankası’nın mevcut enflasyon beklentisi ise yüzde 12,1 seviyesinde.
  • TCMB yönetiminde 5 yılda yaşanan 4 değişim, piyasaların ikna edilmesini güçleştiriyor.
  • 2020 yılında üst üste değer kaybı rekorlarını yaşayan TL’nin performansı 2021’de de olumsuz seyrediyor. Temmuz 2021 itibarıyla sepet bazında yüzde 12’nin üzerinde değer kaybeden TL’nin performansı hem satın alma gücü hem de enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerin ana kaynağı.

İstihdamda toparlanma için zaman var

  • Pandemi koşullarının tetiklediği yatırım iştahındaki azalma, yerel makroekonomik görünüm sebebiyle de güçleniyor. Yılın ilk beş ayında sadece 1,6 milyar USD olarak ölçülen doğrudan yabancı yatırım hacmi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 1,1 milyar USD daha düşük.
  • İstihdam piyasasındaki uzun soluklu olumsuz görünüm devam ediyor. 32 milyonun üzerindeki toplam işgücünün 4,2 milyonluk kısmı işsiz. 2018 sonundan bu yana yüzde 24-26 bandında seyreden genç nüfusta işsizlik oranı ise uzun süreli sabit seyrini sürdürüyor. Bunun yanında istihdam ve işgücüne katılım oranları da 5 yıllık ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor.

Getir’in Hizmet Verdiği 6’ncı Ülke İspanya Oldu

Avrupa’da büyümesini sürdüren Getir, İngiltere, Hollanda, Almanya ve Fransa’nın ardından Barselona ve Madrid’de hizmet vermeye başlayarak İspanya pazarına giriş yaptığını duyurdu.

Dünyada bir ilki 2015 yılında Türkiye’de başlatarak ortalama 10 dakikada market ürünlerini kullanıcılarla buluşturan Getir, global büyüme yolculuğuna devam ediyor. Geçtiğimiz temmuz ayında ilk kez bir şirket satın alımı gerçekleştirerek İspanya merkezli market teslimat uygulaması BLOK’u bünyesine katan Getir, İspanya’daki hizmetine Barcelona ve Madrid ile başladı.

“YENİ ŞEHİRLERE YAYILMAYI PLANLIYOR”

İki ay gibi kısa bir sürede ürün portföyü ve tedarik zincirini genişletip, 19 depo açarak İspanya’da geniş bir bölgede hizmet vermeye başlayan Getir, kısa zamanda yeni şehirlere de yayılmayı planlıyor. 

Getir, 2021 yılının ilk altı ayında toplamda 1 milyar dolara yakın yatırım alarak 7,5 milyar doların üzerinde bir değerlemeye ulaştı. Şu anda İngiltere’de Londra, Liverpool, Birmingham, Manchester, Cardiff, Brighton, Bristol ve Southampton’da, Hollanda’da Amsterdam’da, Almanya’da Berlin’de ve Fransa’da Paris’te hizmet veren Getir, öncüsü olduğu iş modelinin standartlarını yeni giriş yaptığı ülke ve şehirlerde de belirlemeyi hedefliyor.

Global marka olma yolunda ilerlemeye devam eden Getir’in bir sonraki hedefinin İtalya ve Portekiz olduğu bildirildi. Yılın son çeyreğinde Amerika pazarına girmeyi planlayan Getir, böylece 1 yıl içinde yurt dışında 9 ülkede hizmete başlamış olacak.

İngiltere Perakende Satışları Ağustos’ta %0,9 Düştü

İngiltere genelinde perakende satışlar, perakendecilerin zorlu bir yaz geçirdiğinin bir başka işareti olarak geçen ay yüzde 0,9 düştü.

Daha önce uzmanlar, satış hacimlerinin Ağustos ayında aylık yüzde 0,5 artacağını ve yıllık yüzde 2,7 büyüme göstereceğini tahmin ediyordu.

Ulusal Ofis tarafındanyayınlanan yeni rakamlar, perakendecilerin yaz aylarında mücadele ettiği ve karantina kurallarının gevşetilmesinin ardından daha fazla insanın dışarıda zaman geçirmesiyle gıda ve süpermarket mağazalarındaki harcamaların düştüğünü ortaya koyuyor.

Ayrıca, Nisan ayından bu yana her ay düşen mağaza satışlarındaki düşüş devam etti.

ONS’nin ekonomik istatistiklerden sorumlu ulusal istatistikçi yardımcısı Jonathan Athow, “Satışlar, Temmuz ayındaki kadar olmasa da Ağustos ayında tekrar düştü ve genel olarak pandemi öncesi seviyelerinin üzerinde kaldı.” dedi.

Perakende sektöründeki işletmelerin %6,5’i son iki hafta içinde İngiltere’den ihtiyaç duyulan malzemeleri, ürünleri veya hizmetleri tedarik zinciri sorunları sebebi ile alamadıklarını bildirdi.

Bu oran büyük mağazalarda %18,2 olarak seyrederken, giyim mağazalarında %11,1 ve tüm perakende olarak bakıldığında ise %7,1 olarak ifade ediliyor.

Inditex Satışları ve Kârları Rekor Seviyelere Ulaştı

Inditex’in geliri, kârı ve nakit akışı bu yılın ilk yarısında “tarihi” seviyelere ulaştı.

Mayıs ve Temmuz ayları arasında markanın geliri globalde 5,96 milyar Sterline ulaşarak 2019’daki eşdeğer dönemde kaydedilen bir önceki en yüksek düzeyi aştı.

Dünyanın en büyük giyim perakendecisi Inditex, Covid-19’dan önce kaydettiğinden daha yüksek satışlar, karlar ve nakit akışı sağlayarak pandemiden kurtulduğunu doğruladı.

Mayıs ve Temmuz ayları arasında şirketin geliri, 2019’un aynı döneminde kaydedilen bir önceki en yüksek seviyeyi aşarak 5,96 milyar Sterline ulaştı ve tüketici talebindeki toparlanma ve çevrimiçi satışlarının genişlemesine yardımcı oldu.

Marka, üç aylık dönem için net karın 725 milyon Sterlinlik bir rekor kırdığını ve nakit rezervlerin Temmuz 2020’deki 5.54 milyar Sterline ve iki yıl önceki 5.74 milyar Sterline kıyasla 6 milyar Sterline yükseldiğini söyledi.

En çok Zara markasıyla tanınan işletme, diğer birçok moda perakendecisi gibi pandeminin başlamasından büyük darbe aldı ve zaman zaman mağazalarının yüzde 95’i kapanmak zorunda kaldı. – Tüm markalarda olduğu gibi. –

Geçen yıl Mart ayında stoklarda 245 milyon Sterlin düşüş yaşanmış ve bir ay sonra halka açık bir şirket olarak ilk zararını 349 milyon Sterlin olarak bildirmişti.

Geçen yılın dördüncü çeyreği de salgının bir kez daha artması ve birçok mağazanın bir kez daha kapılarını kapatması nedeniyle sıkıntı yaşayan Inditex, mağazaları kapalı olsa dahi çevrimiçi satışlarını artırmayı başardı.

Perakendeci, çevrimiçi satışların bir bütün olarak yıl boyunca toplamın dörtte birinden fazlasını oluşturmasını beklerken, 2019’da çevrimiçi toplam satışların sadece %14’ünü temsil ettiğini açıkladı.

Grup bu yıl genişleme stratejilerine devam edeceğini belirtti. Temmuz ayı sonunda grubun dünya genelinde 6.654 mağazası bulunuyor.

H&M, Kayıp Satışlarını Geri Kazanma Yarışında Inditex’in Gerisinde Kaldı

H&M net satışları, diğer perakendecilerin gerisinde kaldığı için hala pandemi öncesi seviyelerin altında seyrediyor.

Yerel para birimlerindeki satışlar, Asya ve Okyanusya hariç, pandemi öncesi aynı seviyelerde sabitlendi.

H&M’deki net satışlar, 1 Haziran ile 31 Ağustos arasında geçen yılın aynı dönemine göre %14 arttı.

İsveçli perakende grubu, Covid-19 karantinalarının ve kısıtlamalarının, özellikle Asya’da gelişmeyi engellemeye devam ettiğini belirtiyor.

Ancak şirket, kısıtlamaların hafifletilmesiyle birlikte birçok pazarda mağaza satışlarının arttığını ve online satışların artmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Asya ve Okyanusya hariç, yerel para birimlerindeki satışlar, pandemi öncesi ile aynı seviyeye geri döndü.

Üçüncü çeyreğin başında yaklaşık 180 mağaza geçici olarak kapatılmıştı. Açık olan mağazaların açılış saatleri, müşteri sayısı ve mağaza alanı gibi pek çok kısıtlamaları da vardı. Bu durum trafiğin azalmasına neden oldu ve yaklaşık 100 mağaza H&M tarafında geçici olarak kapalı kaldı. Tabi bu durum sadece H&M değil, tüm markalar için geçerli bir durumdu.