Ana Sayfa Blog Sayfa 389

Xiaomi’nin Kârı, Huawei’den aldığı Pay ile %87 Arttı

Akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin ikinci çeyrek geliri, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, yıllık %87,4 artışla ve analist beklentilerinin üzerinde 6.32 milyar Yuan’a ulaştı.

ABD hükümetinin Xiaomi’nin rakibi Huawei Technologies’e yönelik yaptırımları, teknoloji devinin akıllı telefon bölümünü etkili bir şekilde yaraladı ve Xiaomi’nin Çinli Android üreticileri Oppo ve Vivo ile birlikte pazar paylarını büyütmesine izin verdi.

Araştırma firması Canalys’e göre, Xiaomi’nin küresel akıllı telefon pazarındaki payı, Haziran ayında sona eren çeyrekte yıllık bazda yüzde 83 büyüdü. Bu rakam adet bazlı 52,8 milyon telefon olarak, Samsung’un gerisinde ve Apple’ın üzerinde.

Mart ayında Xiaomi, elektrikli araç sektörüne girmek için 10 milyar dolar harcayacağını açıklamıştı. Şirket, ilk modeli için herhangi bir ortaklık veya planını henüz resmi olarak açıklamadı.

Şirket, gelirinin büyük çoğunluğunu cep telefonları satarak elde ediyor, ancak aynı zamanda çevrimiçi reklamlar ve diğer tüketici donanımı türlerini satarak da para kazanıyor.

Perakendede Aşı Zorunlulukları Nasıl Ele Alınır? İK Uzmanları Değerlendirdi

Aşı zorunluluklarının tartışılmaya devam ettiği şu günlerde, şirketlerde en önemli gündem konularından biri aşı olan ve olmayan çalışanların durumu. Hatta aşı zorunluluğu!

Öğretmenlere ve okul çalışanlarına zorunlu tutulan aşı uygulaması Twitter’da büyük tartışmalara yol açarken, özel sektör için böyle bir kararı kendi bünyesinde vermek oldukça zor bir süreç olabiliyor elbette.

İşyeri demişken, ofis çalışanları için belki bu durum daha düşük riskler oluştursa da, mağazacılık sektörü ve sürekli olarak müşteri ile yüz yüze olan sektör çalışanları için riskler elbette her zaman – hem müşteri hem de çalışan tarafında – çok daha fazla.

Peki dünya çapında perakende çalışanları için aşı zorunluluğu konusunda profesyoneller ne diyor, ya da nasıl uygulamalar yapılıyor dersiniz?

İK uzmanları bu konuda ikiye ayrılmış durumda diyebiliriz. Fakat her iki taraf da verilecek kararların sorgulama potansiyeli var diyor.

Örneğin paketlenmiş meyve üretici şirketi olan SPC, aşı zorunluluğu getiren ilk Avustralya’lı şirket. Şirket personel ve yöneticilerin Kasım ayı sonuna kadar şirketin herhangi bir yerine giriş yapabilmeleri için tam aşılamanın zorunlu hale geleceğini duyurdu.  

ABD’de ise, Walmart, Walgreens, Tyson Foods ve Doordash dahil olmak üzere birçok şirket işçilerinin aşı olmasını şart koşuyor. 

Perakendede aşı zorunlulukları nasıl ele alınır?

Perakende sektörü, karantinaların kapanmasından sık sık etkilenen en önemli sektörlerden biri. Bu noktada dünya genelinde en önemli bakış ise hükümetlerin aşı zorunlulukları konusunda daha net yönergelere sahip olması yönünde.

Evet şirketler çalışanlarına yönelik böyle bir talimatta bulunabilir, fakat bir talimatın yasal olabilmesi için sözleşmelere, hükümlere ve yasalara uygun olması gerekir. Öte yandan hastalığın yarattığı tehlike sebebi ile iş sağlığı ve güvenliği yasaları da devreye girebiliyor.

Perakende sektöründeki personelin, örneğin bir ofis ortamında çalışanlardan çok daha fazla insanla teması var, bu nedenle yaşanan Covid riski çok daha yüksek. Öte yandan toplumun yüksek çoğunluğunun da bir satış ortamına maruz kalma oranı da oldukça yüksek.

İK uzmanları, işverenlerin aşılanmayla ilgili kişisel risklerden endişe duyan insanlara empati gösterebileceğini, ancak “çoğu durumda bu empatiyi ekipleri ve toplulukları korumak için” kullanacağını ön görüyor.

Yönetim danışmanlığı ASPL Group’un CEO’su Kris Grant, işverenlerin ve İK ekiplerinin, bir çalışan kaçınılmaz olarak aşı olmayı reddettiğinde tepkilerinin ne olacağını konusunun asıl dikkatlice düşünülmesi gerektiğini belirtiyor.

Unutulmaması gereken bir konu var ki, aşı olmayı tercih eden olduğu kadar reddeden de oldukça büyük bir kitle var. Peki onlara nasıl cevap verilebilecek? Yasal açıdan bakıldığında, şirketler için bu sorunun net cevabını vermek çok zor.

Bir diğer önemli konu ise KVKK tarafında devreye girebiliyor. Eminim aşı durumlarını paylaşmak istemeyen çalışanlar olacaktır. Bir kişinin aşı yaptırmamayı tercih etmesinin pek çok sebebi olabilir. Bunlardan biri sağlık da olabilir. Bu konu ise, bir gizlilik problemini ortaya çıkarmış oluyor.

İK uzmanlarının bu doğrultuda önerdiği en iyi şey şüphesiz böyle bir politika için harekete geçmeden önce ekipten geri bildirim almak oluyor. Olabildiğince açık ve şeffaf şekilde…

“Her türlü kriz ve karmaşık karar durumunda güven inşa etmek gerçekten önemli. İletişim burada mutlak anahtardır ve karar verme konusunda şeffaflığa sahiptir.”

Aşı olma teşvikleri

Birçok işveren için yaklaşım, en azından şimdilik, aşılamayı işçilere zorlamak yerine teşvik etmekten geçiyor.

Örneğin bir telekomünikasyon şirketi olan Telstra, aşıları zorunlu kılmasa da, tam olarak aşılanmış her çalışana, marketten modaya ve elektronik ürünlere kadar çeşitli ürünler için hediye çeki olarak kullanılabilecek 200$ değerinde ‘takdir puanı’ vereceğini duyurdu.

CNBC’ye göre , Asya’daki işletmeler aşı tereddütü ve hükümetlere duyulan güvensizlikle mücadele etmek için teşvikleri ikiye katlıyor. McDonald’s, Hindistan’da aşılı müşterilerine %20 indirim uygulamasına geçti.

Perakendede aşı pasaportları 

Avrupa’daki ve dünyadaki birçok ülke, normale dönme çabalarının bir parçası olarak konaklama ve bazı perakende ortamlarında aşı ‘pasaportlarının’ getirilmesini düşünüyor. 

Fransa geçtiğimiz ay, restoran, kafe ve alışveriş merkezleri gibi halka açık mekanlara girmek için 12 yaşın üzerindeki herkesin ya tam aşılı olduklarını ya da kısa süre önce testlerinin negatif çıktığını gösteren test sonuçlarını göstermelerini gerektiren bir yasa çıkardı.

Endonezya’nın başkenti Jakarta’da ise alışveriş merkezleri geçen hafta yalnızca aşılı tüketicilere yeniden açıldı.

Perakendeci kendi karar verebilir mi?

Hükümet tarafından yetkilendirilirlerse ve bu doğrultuda tutarlı bir şekilde uygulanırlarsa bu konuda evet ilerlenebilir. Ancak her perakendecinin kendileri için karar vermesi önemli bir rekabet konusu haline gelebilir.

Başka bir deyişle, tüketicilerin belirli perakendecilerin politikasına bağlı olarak kiminle alışveriş yapacaklarına karar vermesi, olayı bambaşka bir boyuta taşıyabilir.

Dünyanın En İyi Departman Mağazası Satışa Çıkarılıyor. Peki ya Neden?

Genellikle dünyanın en iyi departman mağazaları olarak kabul edilen Selfridges satışa çıkarıldı.

Peki dünyanın en iyi departman mağazalarından biri olarak bilinen bu eski marka ne oldu da satış konumuna kadar geldi dersiniz?

Başarılı Bir Strateji Nasıl İmkansız Hale Geldi?

Selfridges, diğer birçok büyük departman mağazadan çok daha fazla ölçüde, pek çok endüstri liderinin sektörün hayatta kalmasının anahtarı olarak gördüğü, deneyimsel perakende stratejisini benimsemiş bir mağazalar zinciri.

Son derece yaratıcı ve sürekli değişen mağaza konseptlerine ve marka işbirliklerine yaptığı yatırım, çevrimiçi alışveriş çağında endüstri trendini yakalamasını ve ayak trafiğini artırmasını sağlayarak 2010 ve 2018 arasında Küresel Mağazalar Zirvesinde dört kez Dünyanın En İyi Büyük Mağazası unvanını kazanmasına yardımcı oldu.

Ancak İngiltere’nin pandemi nedeniyle son 18 ayın 12’sinden fazlasında karantinada olmasıyla, bu stratejinin uygulanması neredeyse imkansız hale geldi marka için.

Bu sebeple de markanın en güçlü silahı olan deneyimsel perakende tarafında büyük bir kayıp yaşanarak başladı her şey.

1102 10 sm 180700 n3 website
dünyanın en i̇yi departman mağazası satışa çıkarılıyor. peki ya neden? 3

Dijitalin Ters Şapka Etkisi

Tüm markalarda olduğu gibi Selfridges de bu dönemde çevrimiçi satışlarını arttırdı elbette.

Ancak perakendeci küresel bir e-ticaret sitesi işletiyor ve dünya çapında 130’dan fazla ülkeye ürün gönderiyor olsa da, en büyük fark noktasını kaybetti. Mağazaların üst katında yer alan görkemli restoranlar, alışveriş yaparken kullanabileceğiz kay kay pistleri. Satın alımlarınızdan sonra aklınızda kalan deneyimler!

Ayak uyduramama dediğimiz kavram tam dört kez en iyi mağazalar ödülünü kazanan dünyanın en iyi departman mağazalarını satış noktasına getirdi evet.

Yeni satın alımın ardından müşteri deneyiminin fizikselde olduğu kadar dijitale de kaydırılabileceği yönünde yorumlar var sektörde.

Öte yandan satış tam olarak gerçekleşmiş değil, bu değişimi markanın kendisi de yapma kararı verip satıştan vazgeçebilir.

Peki bu yazı neden yazıldı? Ülkemizdeki – belki dünyanın en iyisi seçilmiş olmasa da – departman mağazalarımızı bir düşünelim. Departman mağazaların pandemi süreçlerinden aldığı etki diğer mağazaların da ötesinde biraz daha farklı.

Bu ekstra olumsuz etkiyi değiştirmeleri gereken yön de aslında yaşatılan deneyimleri farklı da olsa insanlara ulaştırmaktan geçiyor.

selfridges wedding
dünyanın en i̇yi departman mağazası satışa çıkarılıyor. peki ya neden? 4

Öyle ki Selfridges Mayıs ayında düşen yaya trafiğini arttırmak için mağaza içerisinde evlenmek isteyen çiftlerin düğün yapmasına olanak sağlayacağını açıklayan bir mağaza algısına sahipti. Evet komik geliyor değil mi? Altında yatan nedeni ise insanların en önemli günlerinde unutulmayacak anılarının içinde olmayı hedeflediğini belirtiyorlar. Ütopik fikirler her zaman başarı getirir mi hayır. – Tabi düğünlerin bizdeki gibi olmadığını unutmamak gerekir 🙂

Resmin bütününden de anlayabileceğiniz üzere, departman mağazalar kavramının yok olmamak adına hızlı ve etkili önlemler alması gereken bir dönemdeyiz. Umarız da öyle olur…

Foot Locker Net Satışları 2019’a Göre %28 Arttı

Foot Locker, ikinci çeyrekte, 16 yeni mağaza açtı, 23’ünü yeniden şekillendirdi veya yerini değiştirdi ve 57 mağazasını ise tamamen kapattı.

Tüketiciler, pandemi sırasında spor ayakkabı ve antrenman kıyafetlerine harcama yapmaya devam etti ve bu segmentler moda giyim ve yüksek topuklu ayakkabılar gibi diğer segmentlerden daha iyi performans gösterdi. Şimdi, ebeveynler okula dönmeye hazırlanan çocukları için spor ayakkabı satın alımlarını tekrar arttıracağından beklenti iyimser.

Şirketin geliri, bir yıl önceki 2,08 milyar dolardan %9,5 artarak 2,28 milyar dolara yükseldi.

Foot Locker’ın karşılaştırılabilir mağaza satışları ise %6,9 artış gösterdi.

Şirket, “Covid-19 nedeniyle hala belirsiz bir ortamda faaliyet gösterdiğimizin bilincinde olarak, geçici mağaza kapanışları ve tedarik zinciri zorlukları da dahil olmak üzere işi yakından takip etmeye devam ediyoruz” dedi.

30 Singapur Tren İstasyonunda Kahve Servisi Yapacak Robot Baristalar ile Tanışın

Robot baristalar, gelecek yılın sonuna kadar 30 Singapur MRT istasyonunda taze kahve sunmaya başlayacak.

Singapurlu teknoloji şirketi Crown Digital tarafından inşa edilen baristalar, nakitsiz, temassız bir arayüz sunuyor ve saatte 200 fincana kadar kahve servis edebiliyor.

Tüketiciler dijital bir uygulama kullanarak kahveleri önceden sipariş edebilir ve istasyondan geçtiklerinde onları alabilirler. 

5. ella at ps 3
30 singapur tren i̇stasyonunda kahve servisi yapacak robot baristalar ile tanışın 7

Kahve kioskları, 24 saat “canlı” video analitik izleme için AI destekli görüş sistemi, kurcalamayı önlemek için tamamen kapalı odalar ve tüm erişim panelleri için solenoid IoT kilitleri gibi güvenlik özelliklerini içeriyor.

Dökülme ve yabancı nesneler gibi anormallikleri tespit etmek için yapay zeka destekli bir bilgisayar görüş sistemi kullanılıyor ve dijitalleştirilmiş bir arka uç yönetici ve bakım modülü, bir olay meydana gelmesi durumunda Merkezi Komuta Merkezini gerçek zamanlı olarak güncelleyebiliyor.

3. ella interior
30 singapur tren i̇stasyonunda kahve servisi yapacak robot baristalar ile tanışın 8

Crown Digital CEO’su Keith Tan, şirketin Singapur’da yerel olarak istihdam edilen yüksek teknolojili yetenekler tarafından oluşturulan robotik kahve çözümünü küresel olarak ticarileştirmek için çalıştığını söyledi.

Bu küreselleşme, özellikle dünya çapında büyük bir iş kolu olan Barista sektörünü ne yönde etkileyebilir zaman gösterecek.

Victoria’s Secret Hisseleri Düştü. Aynı Şirketten Ayrılan ‘Bath&Body Works’ Yeni Genişlemeler Yaşayabilir

Victoria’s Secret’ın çatı şirketi olan L Brands, kendi bünyesinde bulunan iki ayrı markayı yani Victoria’s Secret ve Bath & Body Works markalarını birbirinden tamamen ayırmış ve iki ayrı marka olarak yollarına devam edeceğini bildirmişti.

Bu gelişmenin ardından iki markanın hisseleri üzerindeki hareketlilik dünya sektöründe yakından takip ediliyordu.

Açıklanan verilere göre Victoria’s Secret’ın hisseleri düşerken Bath & Body Works’ün hisseleri , iki perakendecinin bağımsız işletmeler olarak ilk kez ilgili üç aylık kazanç sonuçlarını bildirmesinin ardından yükselişe geçti.

Victoria’s Secret hisseleri Perşembe günü %3,5 düşüşle 69,15$’dan kapanırken, Bath & Body Works hisseleri %10’dan fazla artışla 65,51$’a yükseldi.

Bath & Body Works’ün piyasa değeri 17.34 milyar dolar, Victoria’s Secret ise yaklaşık 6.1 milyar dolar değerinde.

Hal böyle olunca Victoria’s Secret markasının dünya üzerindeki konumlandırması ile ilgili endişeler konuşulmaya başlandı.

maxresdefault
victoria’s secret hisseleri düştü. aynı şirketten ayrılan 'bath&body works' yeni genişlemeler yaşayabilir 10

Victoria’s Secret Çarşamba günü yaptığı açıklamada, satışlarının bir yıl önce 1,07 milyar dolardan 1,61 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Ancak tüketiciler dolaplarını yenilemek için mağazalara geri dönerken bile gelirler henüz pandemi öncesi seviyelere dönmedi.

Şirket ayrıca tüm yıl için bir görünüm sunmaktan kaçındı. Hala Covid pandemisinden kaynaklanan belirsizlikle karşı karşıya olduğunu ve tüketici talebini tahmin etmeyi daha da zorlaştırdığını söyledi.

Öte yandan Bath & Body Works markasının ayrı bir marka olarak genişleme stratejisi hem ülkemiz hem de dünya mağazacılığında yeni genişleme olanakları anlamına gelebilir.

Bath & Body Works, yılın geri yarısında ivme kazanması gereken sonbahar ve tatil ürün yelpazesi konusunda iyimser.

Amerika’da Delta Varyantı ve Ekonomik Etkileri

Pandeminin ilk büyük vurucu etkisi, aşılama ve bağışıklık gibi nedenlerle özellikle bazı ülkeler çapında azalsa da; her geçen gün haberlerini aldığımız virüs varyantlarının olası etkileri hala tüm dünyayı korkutur nitelikte.

Bu durum da, pandeminin yine başında olduğu gibi gözlerimizi bizden daha önce etkileri yaşamış ekonomilere ve ülkelere çevirmemize neden oluyor.

Delta varyantı da bu tehlikelerden biri olmakla birlikte, Amerika’daki etkilerini araştırmalarla gözlemleyebiliyoruz.

Araştırmadan notlar şu şekilde:

  • Haziran ve Temmuz aylarında çoğu kategoride harcamalar yavaşladı, fakat bar ve restoran harcamalarında büyüme hala devam ediyor.
  • Delta varyantı, ekonomik iyimserlikte etkiyi düşürmedi.
  • İnsanlar büyük kapanmaların ardından varyantın etkisi ile dahi olsa, özgürlüklerinden vazgeçmek istemiyorlar.

Öte yandan Amerikalıların ekonomiye olan inancı, Nisan 2020’den bu yana en düşük noktasında. Birçok harcamada bu sebeple düşüşler yaşanmaya devam ediyor. İlginç olan ise restoran ve bar harcamalarında tablonun tersine yaşanan artışlar.

Aşağıdaki tabloda da göreceğiniz üzere; mobilya, ev geliştirme, araç satın alımı, giyim ve aksesuar gibi sektörlerde harcama oranları düşüş evresindeyken. Restoran harcamaları %1,7 artış ivmesinde devam ediyor.

harcmama
amerika'da delta varyantı ve ekonomik etkileri 12

Bu doğrultuda yeme içme sektöründe personel alımları da hızla artarken, çalışanlar düşük ücretler ve çalışma şartları nedeni ile sektörü hızla terk ediyor.

Michigan Üniversitesi Tüketici Anketleri baş ekonomisti Richard Curtin, geçen hafta Delta’nın ekonomiye insanların düşündüğü kadar zarar vermeyebileceğini belirtti. “Ekonomi o kadar uyumlu hale geldi ki , en son enfeksiyon dalgasına bir yıl öncesine göre daha iyi hazırlandı ve büyük olasılıkla tekrar tam karantinaya girmeyeceğiz. “

Sürdürülebilirlik Algısı ve Pazarın Geleceği [Araştırma]

Migros’un ThinkNeuro ve NielsenIQ iş birliği ile gerçekleştirdiği ‘Sürdürülebilirlik Algısı ve Pazarın Geleceği’ araştırması, tüketicilerde sürdürülebilir ürün algısına ve bunun satın alma üzerindeki etkilerine ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu.

Migros’tan yapılan açıklamaya göre, Migros, ThinkNeuro ve NielsenIQ ile birlikte ‘Sürdürülebilirlik Algısı ve Pazarın Geleceği’ konulu bir araştırma gerçekleştirerek tüketicilerin sürdürülebilirlik algısı ve sürdürülebilir ürünler almaya yönelik motivasyon ve engellerini belirledi.

Araştırma kapsamında NielsenIQ, Türkiye çapında 623 kişiyle çevrim içi görüşme ve odak grup çalışmaları yaptı. ThinkNeuro ise toplam 457 kişi ile alışveriş esnasında tüketici davranışlarını tetikleyen duygusal unsurları ele alan iki fazlı bir nöro araştırma gerçekleştirdi.

Araştırma, sürdürülebilirliğin, kelime anlamına paralel olarak ‘devamlılık’ kelimesiyle özdeşleştirildiğini, ‘sürdürülebilir ürün’ denildiğinde, tüketicinin aklına ilk olarak doğal içerikli, organik ürünlerin geldiğini ortaya çıkardı. Bununla birlikte tüketiciler, sürdürülebilir ürünleri kaliteli ve güvenilir içeriğe sahip ürünler olarak da algılıyor.

Araştırma sonuçları, dünyanın önde gelen perakende ve hızlı tüketim ürünleri üreticisi şirketlerin çatı kuruluşu olan Consumer Goods Forum’un (CGF) dijital platformunda da yayınlanarak global arenada perakende sektörüne referans oluşturdu.

Türk tüketicisi, sürdürülebilir ürünleri premium kategorisinde görüyor

Araştırma, sürdürülebilirlik ile organik ürün kavramlarının tüketicinin zihninde çok yakın tanımlamalar olarak algılandığını gösterirken, sürdürülebilirliğin içselleştirilme açısından henüz önünde yol olduğunu ortaya koydu.

Sürdürülebilir ürünlerin performansıyla ilgili çekincelerinin olduğunu belirten tüketiciler, hem fiziksel hem de fiyat olarak bu ürünlerin ulaşılabilir olmadığı kanısını taşıyor. Tüketiciler, sürdürülebilir kategorisindeki temizlik ürünlerinin performansına çok güvenmediklerini belirtiyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türk tüketicisi, sürdürülebilir ürünleri premium kategorisinde görüyor. Yaygın olarak tüm marketlerde bulunmadığı düşüncesiyle de kolay ulaşılabilir olmadığını ifade ediyor. Aynı zamanda bu ürünlerin daha pahalı olduğu algısına sahip olan tüketiciler, yüksek fiyatın sürdürülebilir ürünleri satın almalarının önündeki en büyük engel olduğunu vurguluyor.

Yerel üreticiler tarafından üretilen ürünler ise organik ve doğal içerikli olarak lanse edilen ürünlere kıyasla tüketicilerde oluşan ‘sürdürülebilir ürün pahalıdır’ algısını daha kolay kırıyor.

Araştırmaya göre, 2 tüketiciden biri sürdürülebilir ürünler için maksimum yüzde 10 oranında daha fazla ödeyeceğini belirtiyor.

Marketlerin sürdürülebilirlik alanında yapabileceği çalışmalara yönelik olarak 5 tüketiciden 3’ü marketlerin yerli malı ürünler sunmasını, 2 tüketiciden biri ise marketlerin yerel, küçük ve yakın bölgelerdeki üreticileri desteklemesini beklediğini belirtiyor.

Yerel üreticiler bereketli, uygun fiyatlı, doğal ve güvenilir görünüyor

Tüketici nezdinde yerel üreticiler bereketli, uygun fiyatlı, doğal ve güvenilir görünüyor. Sürdürülebilir ürün görselleri içerisinde yerel kadın üreticilerin ürününü anlatan görsel en başarılı nöroskoru elde etti.

Tüketiciler, bildikleri ve güvendikleri markaların sürdürülebilirlik çalışmalarına ve ürünlerine diğer markalara kıyasla daha fazla inanıyor.

Güvendiği markanın sürdürülebilir ürününü 4 tüketiciden 3’ü, daha önce duymadığı bir markanın sürdürülebilir ürününü 4 tüketiciden sadece biri inandırıcı buluyor.

Sosyal çevrenin sürdürülebilir ürünlere yönelmeyi artırdığını ortaya koyan araştırmaya göre, sürdürülebilirlik, sosyal kabuller arasında doğru olanı yapmakla özdeşleşiyor.

Tüketicinin içinde bulunduğu sosyal grup çoğunlukla sürdürülebilir ürünler kullanan kişilerden oluşuyorsa geride kalma korkusu tetikleniyor ve kişi, toplumun bir parçası olmaya devam edebilmek için sürdürülebilir ürünleri tercih etmeye meyilli oluyor.

İnsanlar, yaşadıkları şehirlerdeki doğadan, yaşadıkları doğal afetlerden daha fazla etkileniyor

Araştırmaya göre, sürdürülebilirlik, genel olarak tüketicinin algısında saygılı, hassas, dürüst, sorumlu gibi sosyal kabullere uygun ancak sıkıcı olarak algılanıyor. Bu nedenle tüketici nezdinde alışveriş için tetikleyici olan heyecan veren, havalı gibi kavramlarla özdeşleşmiyor. Araştırma sonuçları, sürdürülebilir ürün kullanmanın markalar tarafından daha ilgi çekici bir hale getirilmesi halinde tüketici algısının olumlu yönde değişebileceğini gösteriyor.

Araştırmada, sürdürülebilirlik kavramına dair akla gelen imgeler sorulduğunda tüketiciler penguenler, kutup ayıları, eriyen buzullar ve genişleyen çöplüklerden bahsediyor.

Nöro araştırma sonuçları, penguenler ve kutup ayıları gibi farklı coğrafyalardaki canlılar, tüketicinin günlük hayatında yer almadığı için bu canlıların soylarının tükenmesinin kendi yaşamlarını etkileyemeyeceğini düşündüğünü ortaya koyuyor. Bu nedenle insanların günlük yaşantısında yer almayan canlılar ve doğa olayları, onları davranış değişikliği yapmaya yönlendirmezken, yaşadıkları şehirlerdeki doğadan, çevrelerindeki canlılardan veya bizzat yaşadıkları doğal afetlerden daha fazla etkileniyorlar.

Sürdürülebilirliğin gelecekten ziyade bugün için önemine dikkat çekilmesi, tüketicilerin günlük hayatlarına dokunan alanlardaki faydasına yönelik zihninde canlandırabileceği kısa ve net mesajlar daha fazla kişiye ulaşıyor.

Apple’ın, Bir Tiyatro Salonunun Restoresi ile Açılan İlk İkonik Mağazasına Göz Atın

Apple Perşembe günü Los Angeles şehir merkezinde yeni bir perakende mağazası açıyor. Fakat bu mağaza diğerlerinden biraz farklı.

Proje ilk olarak yaklaşık iki yıl önce duyuruldu ve yenileme, boya tabakalarının manuel olarak yenilenmesi ve neredeyse bir asırlık mimari özelliklerin hassas bir şekilde geri kazanılmasını içeriyordu.

Apple’ın Perakende Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Deirdre O’Brien, “Los Angeles her köşesinde sanat, müzik ve eğlence alanında yaratıcılıkla dolup taşıyor ve bu özel şehirle ilişkimizi geliştirmekten heyecan duyuyoruz” dedi.

İlk olarak 1927’de açılan Tower Theatre, sesli sinema ve klimatik salon gibi modern özellikleri sunan ilk salon oldu.

1 1
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 21

Ünlü sinema mimarı S. Charles Lee, çeşitli sinematik ve klasik esintilerle mekanı tasarladı.

60d236dadb3f80001848d520
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 22

Tiyatro 1988’de kapandı ve Coyote Ugly ve The Gangster Squad gibi filmler için bir set olarak hizmet etmenin dışında büyük ölçüde kullanılmadı.

60d23708c097fe00185a2529
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 23

Tiyatronun orijinal koltukları yıllar önce bir prodüksiyon için kaldırıldı ve şimdi ana kat, Apple’ın en yeni ürünlerine ev sahipliği yapıyor.

60d23710db3f80001848d52a
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 24

Tasarım ekibi, binanın her santimini restore etmek için lazer modelleme ve adli boya analizi gibi teknikleri kullandı.

60d236f7c097fe00185a2521
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 25

Avizelein her kristali, yeniden monte edilmeden önce ayrı ayrı çıkarıldı ve temizlendi.

60d23706c097fe00185a2527
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 26

Etkinlik alanında yer alan bir sunum ekranı, tiyatronun orijinal işlevini anımsatıyor…

60d23707c097fe00185a2528
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 27

…ve üst balkon artık kişiselleştirilmiş yardım için bir Genius Bar olarak hizmet veriyor.

60d236f6db3f80001848d524 1
apple'ın, bir tiyatro salonunun restoresi ile açılan i̇lk i̇konik mağazasına göz atın 28

Apple, projenin toplam maliyetini paylaşmayı reddetti, ancak 30 milyon doları aştığı tahmin ediliyor.

Mağaza, 24 Haziran Perşembe günü saat 10.00’da müşterilere açılıyor.

İngiltere Market Satışları %1,6 Düştü. Rakam Pandemi Öncesi Seviyelerin 3,3 Milyar Euro Üzerinde

Market satışları 13 Haziran’a kadar 12 hafta boyunca 2020’ye kıyasla %1.6 düştü, ancak satışlar 2019’dan 3,3 Milyar Euro daha yüksek.

Online market büyümesi durakladı ve e-ticaretin pazar payı %13,4’te sabit kaldı.

Aldi son 12 hafta içinde en hızlı büyüyen perakendeci olurken, Tesco’nun pazar payı art arda beşinci ay büyüdü.

Yeni verilere göre, İngiltere’de pandemi dönemi panik satın alımları ile bugünkü bir yıl önce görülen sevilere tamamen indi.

Kantar’ın araştırmasına göre, süpermarket satışları 12 hafta boyunca 13 Haziran’a kadar 2020’ye kıyasla %1,6 düştü, ancak iki yıl önce pandemi öncesi aynı döneme göre 3,3 Milyar Sterlin daha yüksek.

Süpermarketlere giden alışveriş yapanların sayısı da 13 Haziran’a kadar olan dört haftada, önceki dört haftaya kıyasla beş milyon kişi azaldı.