Ana Sayfa Blog Sayfa 390

Metaverse Perakendeciler için Neden Bu Senenin En Büyük Fırsatı?

Son zamanlarda hepimizin duymaktan sıkıldığı kavram: Metaverse! Peki bu yaklaşan yeni dünyaya ne kadar dikkatinizi ayırmalısınız? Metaverse perakendeciler için gerçek mi? Bunlar her perakendeci, marka sorumlusu veya satış elemanı için önemli sorular. Cevaplar ise neye gerçek dediğinize ve yaklaşan bir fırsatı ne kadar değerlendirmek istediğinize göre değişebilir.

Her ne kadar metaverse gelişim sürecinin oldukça başında olsa da marka ve pazarlama tarafında bu alana halihazırda giriş yapmış birden fazla temsilci bulunmakta. Amaçları ise gelişmekte olan bu dijital dünyayı müşterileriyle interaksiyon yaratmak, farkındalığı ve satışlarını artırabilmek için kullanabilmek.

Hızla artan popülerliği sebebiyle metaverse’e dahil olabilmek ve imkanlarından faydalanmak için 2022’den daha uygun bir vakit olmayabilir.

Metaverse perakendeciler için kendi markalarının sanal dünyalarını oluşturma fırsatı

Metaverse perakendeciler için, sektördeki aktörlere sadece markalarını sanal bir gerçekliğe dahil etmeyi değil, markalarına ait ve onların etrafında şekillenen bir sanal gerçeklik yaratma imkânı sunuyor. Louis Vuitton dahil olmak üzere sürekli artan miktarda pazarlamacı bu yola girme eğiliminde.

Louis Vuitton, markanın doğuşunun 200. yıl kutlamaları için ‘Louis The Game’ isimli bir video oyunu müşterileriyle tanıttı. Amacı tüketicilerle interaksiyona girme potansiyelini artırmak olan oyunda, oyuncular markanın doğum günü kutlamalarına ulaşabilmek için fantastik dünyada yol alıyorlar. Yol üstünde ise çeşitli oyun içi eşyalar toplanabiliyor.

Markanın sergilediği yaklaşımın en temel amacı yeni bir hitap kitlesine, yani Z jenerasyonuna ulaşmak. İnteraktif tanıtımlara çok daha fazla dikkat eden bu kitle için geleneksel yollar yerine metaverse gibi dijital alternatifler çözüm yaratma potansiyeline sahipler.

Ürünleri Birinci Elden Tanıtmak Bile Dijital Dünyada Mümkün

Öyle görülüyor ki bu dünyaya giriş hamlesini erken gerçekleştiren markalar metaverse hücumunun erken kazananları olacaklar.

Bu tahminin en somut örneği lüks giyim sektörünün öncü markalarından olan Gucci. Ürünlerini çevrimiçi oyun yaratma sistemi Roblox üzerinden satın alınabilir hale getiren marka yayınladığı oyuna “Gucci Bahçe Tecrübesi (Gucci Garden Experience)” deniyor. Marka, bu denemeyle Z jenerasyonunun dikkatini amaçlıyordu ve öyle de oldu. Dijital dünyaya özel bir Gucci çantası 350 bin Robux’a yani yaklaşık 4.115 dolara satın alındı.

Sadece iki haftalık bir deneme süreci yapmış olmasına rağmen Gucci’nin bu eforu kanıtlıyor ki metaverse dünyasına erkenden dalış yapmanın son derece pozitif etkileri gözle görülebilir durumda. Markadan 2022 ve sonrası için dijital dünyaya daha derin girişler de beklenmekte.

metaverse perakendeciler için ne anlama geliyor?
gucci ve metaverse atağı

Markaların Gözü Gelecekte

Şirketler değişirler. Gelişebilmek ve sektöre adapte olmak durumundalar. Şu anda erişimine sahip olduğumuz ürünler ve hizmetler geçmişte ulaşılabilir değillerdi. Benzer şekilde, geleceğin ürün ve hizmetleri de şu an erişimimiz dahilinde değiller.

Markaların metaverse sayesinde müşterileriyle sağlayabilecekleri interaksiyonun veya satışlarını artırma potansiyellerinin limiti yok. Daha önce hiç sağlanmadığı kadar kişiselleştirilmiş ve özelleştirilmiş tecrübelerin kapasiteleri şu andan itibaren oldukça yüksek.

Hem markalar hem de katılımcılar arasında popülerliği günden güne artan metaverse’ten 2022 boyunca sürekli olarak gelişmeler ve haberler duyacağımız kesin. Çok uzak olmayan gelecekte bu gelişim sürecine dönüp baktığımızda hem kısa sürede yaşadığı farklılaşmaya hem de ortaya çıkan fırsatlara şaşırıyor olacağız. Gucci ve Louis Vuitton’un girişimleri şimdilik sadece başlangıç.

Metaverse Ne Kadar Büyüyebilir?

Bu soru şirketlerin cevaplayabilmek için birbiriyle yarıştığı, milyar belki de trilyon dolar değerinde bir yanıta sahip.

Metaverse’e erkenden dahil olan şirketlerin umudu, internetin ilk yıllarındaki kadar sansasyonel bir dijital devrim yaşanacağı yönünde. Müşterilerin oldukça sevdiği eğlence faktörlerini içermesine bağlı olarak şirketlerin günün sonunda istedikleri sağlayabilecekleri geniş boyuttaki kar artışı.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’e soracak olursanız istediği tam da bu. Sosyal internet ağlarının ismini Meta olarak değiştiren ve sektöre oldukça geniş bir yatırım yapan Zuckerberg henüz yalnız da değil. Google yıllardır metaverse’le alakalı teknoloji çalışmalarının içinde ve Apple da kendi açısından belli ileriye yönelik hedeflere sahip.

Her ne kadar belli eleştirilere maruz kalsa da metaverse herhangi bir büyük projeden farklı hissettiriyor. VR ve AR teknolojileri ve aldığı erken yatırımlar sayesinde sektöre hali hazırda önde bir giriş yaptı ve görünürde son derece hızlı bir gelişim süreci için herhangi bir engel bulunmuyor.

Apple Kripto Para Uygulamalarının 1 Numaralı Ev Sahibi Olabilir

Apple 2.5 trilyon dolarlık devasa bir şirket. Bu kârlılığı önemli ölçüde artırmak için şirketin takip edebileceği çok fazla fırsat var. Patent sıralamalarında sürücüsüz arabalardan tutun karma gerçeklik gözlüklerine kadar bir sürü yenilik sırasını bekliyor.

apple kripto para uygulamalarinin 1 numarali ev sahibi
app store milyonlarca uygulamaya ev sahipliği yapıyor

Ancak iPhone üreticisinin üzerinde oldukça kafa yorduğu bir başka büyük fırsat daha var: kripto.

iPhone, milyonlarca insanı ekosisteme dahil eden bir araç olabilir.

Ric Burton – Open Source Designer

Burton, “Şirketin kripto üzerindeki konumu tarafsız ve çekimser arasında gidip geliyor” diyor.

Apple Kripto Ekonomileriyle Nasıl Etkileşim Kurabilir?

Burton, iPod’un kullanıcıların MP3 standardıyla etkileşime girmesine yardımcı olduğunu, iPhone’un ise internet standartları için aynı şeyi yaptığını belirtiyor.

Bu durumda kripto teknolojileri aslında bir dizi MP3 müzikler gibi insanların bazı araçlar yardımıyla elde edebilecekleri ürünler haline geliyorlar. Yani teknoloji devi bu noktada bizlere kripto para satan bir kaynak değil bu cüzdanların hizmetini almamızı sağlayan bir kaynak olduğunu biliyoruz.

apple kripto para uygulamalarinin 1 numarali ev sahibi
kripto piyasası rekabet konusunda fazla hızlanıyor

Ancak şirket bu hizmeti sunarken bir dizi sorun ve önyargıyla baş başa kalıyor. Öncelikle bu cüzdanları profesyonelce kullanan insanların çoğu kendi sunucularını kullanmak istemiyor. Burton, 1 milyardan fazla insanın günlük kullanım için cebinde taşıdığı iPhone’un bu sorunu iki şekilde hafifletebileceğine inanıyor:

  • Safari tarayıcı uzantısı: Şimdiye kadar kripto cüzdanların en büyük araçlarından biri, 21 milyon kullanıcıya ulaşan bir Chrome uzantılı kripto cüzdanı olan Metamask. iPhone üreticisinin Kasım ayındaki iOS 15 güncellemesi, daha fazla tarayıcı uzantısı desteği sağlıyor. Ve Amerika’daki mobil trafiğin %54’ü Safari’den geldiğinden, daha fazla kripto iPhone aracı için bir fırsat var.
  • Donanım cüzdanlar: iPhone, güvenli yerleşim adı verilen bir donanım özelliğine sahiptir. FaceID ve Apple Pay gibi hassas uygulamalar için bilgileri (parolalar, biyometrik veriler) depolayan iPhone A15 yongasındaki bir alt sistemdir. En önemlisi, iOS verilere doğrudan erişemez. Apple, Eliptik Eğri Dijital İmza Algoritması (ECDSA) olarak bilinen bir şifreleme imzası eklerse, iPhone, özel anahtarları tutmak ve dijital kimlik doğrulama için güvenli bir kripto donanım cüzdanı haline gelebilir.

Şirketin uygulama mağazası App Store’a birçok cüzdanı da eklediğini aklımıza getirirsek artık yapması gereken tek şey kullanıcı güvenini kazanarak kendisini kripto dünyasının merkezine doğru sürüklemek olacaktır.

Peki Apple aslında kripto hakkında ne düşünüyor?

apple kripto para uygulamalarinin 1 numarali ev sahibi 2
akıllı telefon üreticileri pazarın lideri olmak i̇çin sırada bekliyorlar

Ukrayna, Savaşı Finanse Edebilmek için NFT Koleksiyonu Çıkarıyor

Ukrayna, savaş çabaları için fon toplamak amacıyla, küresel bir ilk olarak, karşılıksız token (NFT) koleksiyonunu piyasaya sürmeyi planlıyor.

ukrayna savas icin nft koleksiyonu satacak
ukrayna, savaşı finanse edebilmek için nft koleksiyonu çıkarıyor 8

Ülkenin Başbakan Yardımcısı Mykhailo Fedorov, Kiev’in yakında daha fazla ayrıntı açıklayacağını söyleyerek tokenleri Perşembe günü bir tweet ile çıkarma planını duyurdu.

Orduyu finanse etmek için 270 milyon doların üzerinde “savaş tahvili” topladığı açıklamasını kripto para ve token açıklamaları takip etti.

ukrayna savas icin nft koleksiyonu satacagini acikladi
ukrayna, savaşı finanse edebilmek için nft koleksiyonu çıkarıyor 9

Resmi Twitter hesabı kripto para bağışları için çağrıda bulundu ve halkı bitcoin, ethereum, solana ve polkadot transfer etmeye çağırdı.

Veri şirketi Elliptic’e göre, ülkenin aldığı 270 milyon doların 50 milyon doları kripto para birimi aracılığıyla bağışlandı.

NFT Pazarı Büyümeye Devam Ediyor

Karşılıksız Tokenların pazarının geçen yıl 40 milyar dolar değerinde olduğu açıklanmıştı. Satılacak tokenların nelerden oluşacağına veya nasıl aktarılacağına ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı.

Blockchain Derneği başkanı Michael Chobanian’a göre, savaş sırasında halihazırda devam eden çatışmaya yatırım yapmak için 14 milyon dolarlık kripto bağışı alınmıştı.

ukrayna savas icin nft koleksiyonu satacagini
ukrayna, savaşı finanse edebilmek için nft koleksiyonu çıkarıyor 10

Volvo ve Starbucks, Mağazalara Kurulacak Şarj İstasyonları Konusunda Anlaştı

Volvo ve Starbucks, kahve devinin mağazalarında elektrikli araç şarj cihazlarının kullanımını ve potansiyel ölçeklenebilirliğini araştırmak için bir pilot program üzerinde ortaklık kurduklarını duyurdular. Pilot uygulamanın bir parçası olarak Volvo , Denver bölgesinden kahve şirketinin Seattle merkezine kadar olan 1.350 millik yol boyunca 15 Starbucks lokasyonuna 60 kadar Volvo markalı şarj istasyonu kuracak.

Şirketlerden bir temsilciye göre Volvo ve Starbucks, istasyonları yakından izleyecek ve programın potansiyel genişlemesini belirlemek için elektrikli araç sahiplerinin kullanımını değerlendirecek.

Şarj altyapısı, EV’nin(Electric Vehicle) benimsenmesi için büyük bir engel olarak görülüyor ve otomotiv ve şarj şirketlerini ABD genelinde kullanım durumlarını incelemek ve şarj cihazları kurmak için ortaklıklar başlatmaya teşvik ediyor.

Volvo ve Starbucks, çoğu elektrikli aracın pil menzili içinde, yaklaşık her 100 mil’de bir şarj yeri kurmayı planlıyor. Şirketler, şarj cihazlarının kurulumunun bu yaz planlandığını ve bu yılın sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini söyledi.

Volvo markalı şarj cihazları, EV (Electric Vehicle) sahiplerine açık olacak. Bir basın açıklamasına göre, Volvo sahipleri istasyonlara ücretsiz veya ayrıcalıklı fiyatlarla erişebilecekler.

Uygulamanın pilot bölgeler haricinde önümüzdeki yıllarda genişletilmesi bekleniyor. Bu proje aynı zamanda Starbucks’ın sürdürülebilirliğe destek olma çalışmalarından da birini oluşturuyor.

NRF: Perakende Satışlar 2022’de %6 ile %8 Arasında Büyüyecek

Perakende satışların 2022’de geçen yıla göre çok daha yavaş bir hızda büyümesi bekleniyor.

Ulusal Perakende Federasyonu’nun yıllık tahminine göre, perakende satışlar  2022’de %6 ila %8 arasında büyüyerek 4,86 ​​trilyon ila 4,95 Dolar arasında olacak. Bazı kazanımların enflasyon nedeniyle yüksek fiyatlardan oluşması bekleniyor. Bu rakamlara otomobil satışları, benzin istasyonları ve restoran endüstrisi dahil değildir.

NRF’nin yıllık Perakende ve Tüketici sanal etkinliğinde sunduğu 2022 için görünümü, 2021’deki %14 rakamından çok daha düşük. Ki bu rakam 20 yıllık geçmişte yapılan en yüksek tahmindi. Ancak yine de pandemi öncesi yapılan %3.7 tahmininden de yüksek.

Çevrimiçi satışların bu yıl %11 ila %13 arasında büyüyerek 1,17 trilyon ila 1,19 trilyon Dolar arasında olması bekleniyor.

NRF baş ekonomisti Jack Kleinhenz, “Çoğu hane halkı küresel seviyede böyle bir enflasyonla hiç karşılaşmadı ve 2023’e kadar yükselmeye devam etmesi bekleniyor” dedi. “Enflasyonun yanı sıra ekonomiyi etkileyen güçler arasında COVID-19 etkileri, uluslararası gerilimler ve politika değişkenliği yer alıyor.”

Perakendeciler ayrıca satışların devlet teşvik kontrolleriyle artırıldığı geçen yılki zorlu karşılaştırmalarla da karşı karşıya.

NRF, ekonominin önümüzdeki aylarda daha da açılmasıyla perakende satışların güçlü kalmasının beklendiğini söylüyor. (Mastercard SpendingPulse’a göre, Şubat ayında genel perakende satışlar yıllık %8,7 arttı.) Ancak grubun bu yıl yakından izlemeye devam edeceğini söylediği önemli bir belirsizlik var.

Aptos perakende pazarı içgörüleri direktörü Dave Bruno, “Perakende gelir tahminleri güçlü kalırken, uyanık kalmalıyız. Önümüzde hala çok fazla belirsizlik ve risk var. Tüketicilerin şu anda mücadele etmesi gereken çok şey var – savaş, enflasyon, yakıt fiyatları, COVID faydalarının sona ermesi- bunlardan sadece birkaçı. Bu etkenler tüketici güveni üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor” dedi.

Yine de perakendeciler, kontrol edebilecekleri tek şeye, müşteri deneyimine odaklanarak önümüzdeki belirsiz aylara hazırlanmalılar. Alışveriş yapanları her yolculukta kolaylık, esneklik, şeffaflık ve zamanında iletişim ile güçlendiren perakendeciler, müşterilerinin güvenini kazanacak ve böylece daha sık ve daha fazla satın almayı teşvik edebilecekler.

Mağaza Personelleri Uzaktan Çalışabilir mi?

Oldukça uzun zamandır ve nispeten sarsılmaz bir şekilde mağaza personellerinin sorumluluklarına sattıklarını ürünü müşteriye birinci elden tanıtmaları, satın almaya meyilli hale getirmeleri ve satışı garanti etmeleri gibi beklentiler dahil ediliyor. Peki bu beklentiler ne kadar yerinde? Uzaktan ve hibrit çalışmanın bu denli bulaşıcı olduğu bir dönemde benzer bir değişim mağaza personelleri için de geçerli olabilir mi?

Şu sıralar tartışılan iddialardan biri pandeminin bu tarz bir değişimi mecbur kılıp kılmadığı. Uzaktan çalışma ilaç sektöründen sigortaya ve emlağa kadar birçok farklı sektör ve insan için normalleşmiş ve standartlaşmış durumda. Örneğin emlakçılar sundukları evleri uzaktan gösterimlerle alıcılara ulaştırabiliyorlar fakat fiziksel olarak da alıcıya evi tanıtmak ev ve arsa satışlarının gerçekleşmesinde yardımcı olmakla sorumlular.

Perakende mağazalarının personellerini evden çalıştırabilme potansiyeli üzerinde ise bir tartışma söz konusu. Bire bir interaksiyonlara son derece bağımlı olduğu için perakende sektörü bu geçişte diğer sektörlerden daha büyük engellere sahip.

mağaza personelleri
mağaza personelleri uzaktan çalışabilir mi? 12

Uzaktan Çalışmak Mağaza Personelleri için Neden Düşük Bir İhtimal?

Bu durumun en temel sebeplerinden biri mağazaların yüksek bir oranda başarılı satış elemanlarının mağazalarına kattıkları imaja ve doğru zamanda doğru müşteriye bu imajı satmalarına ihtiyaç duymaları. Satış tecrübesi ve kişisel ilişkiler alışveriş sahnesinde başarılı ticaretler yapılmasında ciddi öneme sahip etmenler.

Bazı perakendeciler canlı yayınlarla uzaktan satış yapma denemelerine başlamış durumdalar. Sattıkları kıyafetlerin dokularını ve boyutlarını tanımlamak için hazırlanmış videolarla ürünlerini tanıtabiliyorlar.

Bazı perakendeciler ise aynı zamanda sosyal medya fenomenleriyle kampanyalar da düzenliyorlar. Özellikle stil danışmanlığı yapan fenomenlerin çoğu tanıştıkları ve beğendikleri ürünlerin tanıtımını da yapmaya meyilli oluyorlar. Yine de müşterilere ulaşmak ve satışı gerçekleştirmek hala satış elemanlarına kalan bir iş.

Elbette geleneksel fiziki mağazaların satış maliyetlerini azaltmanın farklı yolları var. Yiyecek mağazalarında başlayan akıllı kasa sistemleri çoğu giyim mağazasına yayılacak gibi görülüyor. Müşterilerinin telefon numaralarına sahip olan satış elemanları da haftada bir gün evde kalarak ürün gösterimleri için randevular ayarlayabilirler. Ya da belki de şirketler mağazalarda müşteri aramaları yapmak için belirli alanlar yaratma imkanını değerlendirebilir.

MediaMarkt E-kargo Bisikletleriyle Ürün Teslimini Deniyor

MediaMarkt ve Saturn, iki mağazada ürün teslimi için e-kargo bisikletlerini test ediyor. Berlin ve Köln’deki mağazalarda müşteriler, satın aldıkları ürünleri evlerine taşımak için bu araçları da ödünç alabiliyorlar. Pilot projenin başlangıçta üç ay sürmesi planlanıyor.

Pilot projeye Berlin ve Köln’deki MediaMarkt ve Satürn mağazalarından bazıları dahil olacak. Şirket her şeyden önce teslimat için hangi bisikletlerin en uygun olduğunu ve teslimat süreçlerinin ne kadar iyi ilerlediğini test edecek.

mediamarkt teslim

Bunun için üç farklı üreticiden dört farklı bisiklet modeli test edilmiş. Kullanılacak olan araçlarda büyük eşyaları taşımak için konteyner eklentisi ve rampa sürüşlerini kolaylaştırmak için bir düzenek de yer alacak.

Bisikletler şuanda 4 saatlik bir süre için müşterilere doğrudan ödünç olarak sunuluyor. 4 saat sonra geri getirmeleri bekleniyor. Bisikletleri kullanabilmek için bisiklet bagajında taşınabilecek bir ürünü satın almanız ve teslimat bölgeleri içerisinde kullanmanız gerekiyor. Ayrıca çevrimiçi siparişlerin aynı gün teslimi için de yine bu araçlar kullanılıyor.

Şirket yetkilisi yaptığı açıklamada: ” E-kargo bisikletleri ile müşterilerimize – aynı gün içinde bile siparişe bağlı olarak – iklim açısından nötr bir teslimat hizmeti sunabiliyor ve böylece hız ve sürdürülebilirlik taleplerini mümkün olan en iyi şekilde karşılayabiliyoruz.” diyor.

mediamarkt bisiklet1
mediamarkt e-kargo bisikletleriyle ürün teslimini deniyor 15

Inditex – Zara Grubu Güçlü Bir Şekilde Büyüyor

Zara’nın ana şirketi Inditex, geçen yıl 3,24 milyar Euro kar elde etti, bu kar 2020’dekinin neredeyse üç katı. Satışlar üçte birden fazla arttı. Ancak pandemi öncesine kıyasla rakamlar büyük bir hayal kırıklığıydı…

inditex zara grubu
inditex - zara grubu güçlü bir şekilde büyüyor 18

Inditex – Zara Hedefi

2021, Pull & Bear ve daha fazla markanın arkasındaki grup olan moda devi için güçlü bir büyüme yılıydı. Dünyanın en büyük moda grubu şirketi 27,7 milyar euro satış kaydetti, bu rakam 2020’deki 20,4 milyardan yaklaşık %36 daha yüksek. Giyim devi, çevrimiçi satışların %14 arttığını ve böylece toplam satışların dörtte birinden daha azını oluşturduğunu söylüyor.

inditex group fashion brands logos split croatia february logotypes mall split february world famous retailer 89078446
grup şirketleri

Ama yine de rakamlar analistleri ikna etmiyor. 2020, korona pandemisi nedeniyle karşılaştırma için çok zayıf ve anlamsız bir yıldı. Rakamlara yeniden bakacak olursak, satışlar pandemi öncesi 2019’dan yalnızca %3 daha yüksek. Çünkü bu sene 28 milyar euro satış ve 3,7 milyarlık kar bekleniyordu.

Ünlü moda grubu, omicron varyantının yeni kilitlenmelere neden olduğu dördüncü çeyreği suçluyor. Barclays, satışlardaki ani düşüşün şirkete 400 milyon euroya mal olduğunu ve daha fazla indirime yol açtığını belirtti.

Savaşın Büyük Etkisi

Yeni yıl, en azından Ukrayna’da savaş patlak verene kadar olumlu bir yükselişle başlamıştı. Hatta Rus pazarı, ünlü moda devinin en önemli pazarlarından biriydi ve geçen yıl satış büyümesinin yüzde 5’ini oluşturmuştu, ancak şimdi bu oran fazlasıyla düşüyor. 502 mağazanın tamamı ve internet mağazalarının da kapalı olduğunu düşünürsek… Moda devi, bu kararın satışlar üzerinde ne gibi bir etkisi olacağını belirtmiyor, ancak Le Soir gazetesinin haberine göre, kapanan merkezlerin tüm satışların yaklaşık %10’u ve işletme karının %8,5’ini oluşturuyor.

2022 yılına kadar şirket, giysilerini Avrupa’ya dağıtan Zaragoza merkezli dağıtım merkezinin kapasitesini %20 artırmak için 80 milyon euro yatırım yapacak. Ayrıca, moda devi bu yıl istikrarlı bir brüt kar marjı bekliyor.

İndirim Neden Perakendeciler için Artan Yaşam Maliyetlerine Bir Çözüm Değil?

Artan gaz, enerji ve barınma ücretleri tüketicilerin büyük bir çoğunluğu için dünya genelinde bir yaşam maliyeti sorununa yol açıyor. İndirim yapmak ise yetersiz bir çözüm olmaya başlamış durumda. İngiltere’de geçen sene içerisinde genel tüketim maliyetleri %5.4’lük bir yükseliş gördü ve son aylarda da bu keskin artış devam ediyor. Avusturalya’da da yakıt maliyetleri üçte bir gibi bir oranda artmış durumda ve burada da fiyat yükselişi 2022 itibariyle devam ediyor. Ülkemizde de bildiğiniz üzere durum çok iç açıcı değil.

Yakın jenerasyonlar için enflasyondaki bu yükselme hiç görülmemiş ve zorlu bir tecrübe. Markalar ve perakendeciler içinse teknolojinin bu kadar öncülüğünde ilerleyen bir sektör yapısında daha önce yaşanmamış bir süreç.

Sürecin eşsiz ve yeni oluşu ise beraberinde aşılması gereken engellerin de alışılmamışlığını getiriyor. Amerika temelli pazarlama ajansı BAV’ın araştırma başkanı David Roth’un “Sıra dışı Zamanlarda Değeri Yeniden Değerlendirmek” isimli makalesini yayınlamasının arkasında da bu alışılmamışlık var.

Roth’a göre içinde bulunduğumuz dönemde tüketiciler ürün değerleri üzerine farklı bir bakış açısı geliştirmeye başladılar. Buna bağlı olarak markalar ve perakendecilerin ürün veya hizmetleriyle müşterilere sunduğu değerleri yeniden değerlendirmeleri gerekiyor.

Eski dönemlerde ürün-fiyat denkleminin oldukça basit olduğunu ifade ediyor Forth. “Değer eskiden tamamen ve sadece ücretle alakalıydı, değer=fiyat diyebilirdik. 2022’de ise bu hesap oldukça karmaşıklaşmış durumda. Artık değerin karşısında zaman, kalite, faydalar ve fonksiyon gibi birden çok element var”

Büyük oranda da bu sebepten ötürü şirketler geldiğimiz noktadaki krizin içinden indirimlerle çıkamıyorlar, belki birkaç on yıl önce hesap bu kadar basit olabilirdi ancak bu şu an geçerli değil. Şimdi fiyatın öneminin bile artmış olmasıyla birlikte, müşteriler farklı birçok kriterin de değerlendirmesini yaparak ‘satın al’ butonuna tıklıyor veya tıklamıyorlar.

Roth’un ifadesine göre bu karmaşıklık çeşitli farklı faktörler sayesinde ortaya çıktı. İnternet sayesinde gelen fiyat şeffaflığı, sosyal medyadaki reklam yapan fenomenlerin artışı, abonelikle çalışan hizmetlerin yaşadığı finansal zorluklar ve markalardan artık sadece kalite ve fayda değil bir amaç da bekleniyor olması bunlardan birkaçı. “Tüketicilerin kişisel ve sosyal değerleri alım süreçlerinde verdikleri kararlarda hiç olmadığı kadar etkili.” diyor Roth.

i̇ndirim neden perakendeciler için artan yaşam maliyetlerine bir çözüm değil? 20

Bugünün indirimleri nasıl olmalı?

Bir başka etmen ise hem marka hem perakendeciler için ürünlerinin değerlerinde oynamalar yapmanın artık paslanmış bir alışkanlık olması. “Son on sene içerisinde ürün değeri ikincil veya üçüncül değerlendirme noktaları oluyorlardı. Bu değişmeli ve ürün değeri üzerine bir ışık tutulmalı.”

Dolayısıyla şu an ürün değeri üzerindeki kampanya ve çalışmaların tam zamanı olduğu iddia edilebilir. İçinde bulunduğumuz dönemin özgünlüğü, bu kadar sert bir enflasyon değişimini gören ilk e-ticaret dönemi oluşu bunu gerektiriyor.

Unutulmamalı ki krizler fırsat yaratırlar. Sıra dışı zamanlar, sıra dışı çözümler gerektirirler. Marka ve perakendeciler için farklı strateji ve taktiklere şans vermek için yaşadığımız süreç oldukça biçilmiş kaftan.

Teknosa, Stratejik Yol Haritası ve Dönüşüm Yolculuğundaki Hedeflerini Paylaştı

Türkiye’de sektörünün ilk teknoloji odaklı pazaryerini hayata geçiren Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, teknoloji ekosistemindeki zengin ürün çeşitliliğini, bütünsel bir deneyim ve Teknosa güvencesiyle müşterilerine sunmaya başladı. “Yatırımda güçlü, dönüşümde öncü” mottosuyla bu yıl, geçen yılın yaklaşık 2,5 katı olan 169 milyon TL’lik yatırım planlayan Teknosa, pazaryeri ile daha fazla değer yaratmayı ve 3 yıl içinde e-ticaret hacmini 5 katına çıkarmayı hedefliyor.

Bugün gerçekleştirilen basın toplantısında, Teknosa’nın stratejik hedefleri paylaşıldı

Teknosa’nın stratejik yol haritası ve dönüşüm yolculuğundaki hedeflerinin paylaşıldığı basın toplantısında konuşan Teknosa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Timur, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirliği Teknosa’nın güçlü büyümesi için ana stratejik odaklar olarak gördüklerini belirterek, şunları söyledi:

“Öncü girişimlerle, güçlü bir büyüme hikayesi oluşturacağız”

“Dijital dönüşümümüzle online yetkinliklerimizi artırmayı, mağazalarımızla birlikte fijital deneyim sunmayı ve böylelikle hem benzersiz müşteri deneyimini hem de tüm operasyonlarımızı akıllı, verimli hale getirmeyi odağımıza alıyoruz. Müşteri deneyiminde bizi farklılaştıran, Türkiye’nin elektronik ürünlerdeki en büyük servis ekosistemini oluşturmak için gereken tüm adımları kararlılıkla atıyoruz. Bu yıl sektörümüzde bir ilki gerçekleştirerek, dönüşüm yolculuğumuzun önemli kilometre taşlarından biri olan pazaryeri iş modelimizi müşterilerimizle buluşturduk. Teknosa pazaryeri modelini, uzmanlığımıza paralel olarak tüketicilerimizin tüm teknolojik ihtiyaçlarına en kapsamlı şekilde cevap verecek biçimde tasarladık. Pazaryerimiz sürekli gelişecek, teknoloji ekosisteminde sunduğumuz ürün ve hizmetler de hızlı şekilde çeşitlenmeye devam edecek. Yeni iş modelimiz ve müşteri odaklı atılımlarımız, şirketimizin değişen müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı ve en iyi şekilde yanıt vermesini sağlarken, çoklu kanal stratejimizde büyüme katalizörü olacak. Pazaryeri ile e-ticaret hacmimizi 3 yıl içinde 5 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yıl öncü girişimlerle güçlü bir büyüme hikayesi oluşturmak amacıyla 169 milyon TL’lik yatırım planımız var. Yatırımlarımızda sürdürülebilirlik kriterlerini merkeze koymaya, ülkemiz ve paydaşlarımız için daha fazla değer yaratmaya devam edeceğiz.”

“Mağazaları olan pazaryeri iş modelimizle fark yaratacağız”


Teknosa Genel Müdürü Sitare Sezgin de müşterilerin teknolojiye dair ihtiyacı olan tüm ürün ve hizmetleri bütünsel bir deneyimle sunacak yapılanmayı oluşturduklarını belirterek, şöyle konuştu:

“2300’ü aşkın çalışanımız, 69 ilde 200’e yakın mağazamız, teknosa.com ve mobil platformlarımızla, müşterilerimize benzersiz bir alışveriş deneyimi yaşatmak istiyoruz. Bu çerçevede müşteri odaklı dijital dönüşüm hamlelerimizi hızlandırıyoruz. Şirketimizin dijital dönüşümünde önemli yeri olan, The Boston Consulting Group (BCG) ile birlikte çalışarak tasarladığımız ve hayata geçirdiğimiz pazaryeri modeli ile teknoloji ekosistemindeki tüm ürün ve hizmetleri bütünsel bir deneyim ve Teknosa güvencesiyle müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz. Ürün çeşitliliğimizi şimdiden 10 kat artırdık. Hobi-Eğlence Ürünleri, Anne – Bebek Ürünleri, Spor & Outdoor Ürünleri, Eğitim Teknolojileri ve Mobilya gibi farklı ürün gruplarında yepyeni ürünleri de müşterilerimize sunmaya başladık. Bu senenin sonuna kadar teknosa.com’daki ürün sayımızı 20 katına çıkarmış olacağız. 3 yıl sonunda teknosa.com’da müşterilerimize sunduğumuz ürün çeşitliliğini en az 400 bine ulaştırmayı planlıyoruz.

Bizim diğer pazaryerlerine göre önemli farklarımızdan biri yaygın mağaza ağına sahip olmamız. Mağazaları olan pazaryeri iş modelimizle fark yaratacağız. Önümüzdeki süreçte pazaryeri operasyonları ile mağaza operasyonlarımızı evlendirerek pazaryerini de kapsayan kesintisiz çoklu kanal deneyimi sunacağız. Sadece dijital kanallarımızın trafiğini 3 yılda en az 2 kat artırmayı ve 1 milyon yeni müşteri kazanmayı planlıyoruz. Müşteri deneyiminde çıtayı yükseltmek için sunduğumuz servis kapsamıyla da sektörden ayrışıyoruz. Şu anda Teknosa’dan alınsın ya da alınmasın, teknoloji ürünlerine hem garanti içi hem garanti dışı bakım-onarım hizmeti sunarak sektörden farklılaşıyoruz. Kısa vadede Tekno Hizmet çatısı altında çeşitlendireceğimiz servislerimizi dijital kanallarımıza taşıyıp, tek tıkla servis dönemini başlatacağız. 18 milyondan fazla müşterimizin davranışlarına, beklentilerine göre kanallarımızı, servislerimizi ve süreçlerimizi sürekli geliştirmeyi sürdüreceğiz.”