Bu hafta sektör değerlendirmelerinde, global birçok firmanın yeni konsept mağazalarından, 2021 yılı ciro ve karlılık oranlarından, hafifleyen pandemi etkisi ile düzenlenen yeni kurallarından bahsettik.
Her hafta olduğu gibi, bu hafta da haftanın en çok okunan yazılarını hafta yoğunluğu içerisinde kaçırmış olan okuyucularımız için tekrar derledik.
İyi pazarlar, iyi okumalar.
Pazar günü yayınlanan bildiri, zirveye hakim olan teklifler ile Çin’in yükselişine karşı koyabilecek bazı önerileri ortaya koydu.https://t.co/ywESwPxgpF
H&M, pandemi sonrası etkilerinden kurtulmuş gibi görünüyor. Haziran ayının ilk yarısında satışlar, 2019’un aynı dönemine göre %2 daha yüksek.https://t.co/0ZYiLOQpsk
Analistlere göre, “Oyuncak endüstrisi, en azından 20 yıllık sürecinde, görünen en güçlü büyüme yıllarından birini sergiledi.” Peki ya şimdi?https://t.co/9mbzum7GNm
DisneylDisneyland ve Universal Studios Hollywood dahil olmak üzere California Tema Parkları Salı günü tam kapasiteye döndü. Tabii bazı değişen kurallar ile.https://t.co/kglxJaFrDC
Cristiano Ronaldo’nun Pazartesi günü Euro 2020 basın toplantısında yaptığı tepki Coca-Cola’nın piyasa değerinden 4 milyar dolar kaybettirdi.https://t.co/xdOHq6gkFX
Mağaza bir çeşit Apple Store gibi tasarlanmış. Google daha önce, farklı yerlerde “pop-up” mağazalar oluşturmuştu, ancak bu mağaza, şirketin New York merkezinde kalıcı olacak şekilde tasarlandı.https://t.co/iPiThSgFkf
Ikea, Fransa’da kendi personeli hakkında özel bilgi toplamak için bir casusluk sistemi kullandığı gerekçesi ile para cezasına çarptırıldı.https://t.co/7P9egwUAvp
COVID-19 pandemisinin başlangıcından bu yana, küresel hisse senedi piyasaları güçlü bir toparlanma gördü. Dünyanın en büyük 100 şirketi, 31 Mart 2021 itibariyle, bir önceki yıla göre %48 artışla rekor kıran 31,7 trilyon dolar değerindeydi.
PWC‘nin yaptığı araştırmaya göre, bu yazımızda piyasa değerlerine göre 2021 yılında dünyanın en büyük şirketlerini konuşacağız.
PwC, halka açık en büyük şirketleri ABD doları cinsinden piyasa değerlerine göre sıraladı.
İşte 2021’de dünyanın en büyük şirketlerinin en büyüğünden en küçüğüne doğru sıralandığı ilk 100 sıralaması.
31 Mart 2021 Verileridir. Listenin tamamı için resmin üzerine tıklayınız.
Toplamda 59 şirketin merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde ve bu 59 şirket ilk 100 şirketin piyasa değerinin %65’ini oluşturuyor.
Geçen yılki sıralamaya kıyasla dünyanın en büyük şirketlerinde göze çarpan değişiklikler bulunuyor.
Tesla’nın piyasa değeri yüzde 565 oranında artarak Elon Musk’ı geçici olarak dünyanın en zengin insanı yaptı. Gıda dağıtım platformu Meituan ve PayPal , sırasıyla %221 ve %151 oranında artan piyasa değerleriyle artan e-ticaret popülaritesinden yararlandı.
Ölçeğin diğer ucunda, İsviçreli şirketler Nestlé, Novartis ve Roche Holding , piyasa değeri büyümesine göre son 10 şirket arasında yer aldı.
Dünyanın en büyük 100 şirketinin sektöre göre dağılımları ise aşağıdaki gibi:
2021'de dünyanın en büyük şirketleri 4
Şaşırtıcı olmayan şekilde teknoloji en yüksek piyasa değerine sahip sektör. Listede sadece beş şirket olmasına rağmen, enerji sektörü, çoğunlukla Saudi Aramco’nun muazzam değerlemesinden dolayı, ilk 100’ün piyasa değerinin neredeyse %10’unu oluşturdu.
31 Mart 2020’deki piyasanın en düşük seviyelerindeyken, tüm sektörlerin piyasa değerinde artışlar görüldü. Bununla birlikte, bazı sektörlerdeki ilk 100 şirket kendi sektör endekslerinden daha iyi performans gösterirken, diğerleri gösteremedi.
2021'de dünyanın en büyük şirketleri 5
Teknoloji şirketleri, ilk 100’e göre tüm hissedar dağıtımlarının 255 milyar dolarını veya %31’ini, diğer tüm sektörlerden çok daha fazla oluşturdu. Yalnızca Apple , 2020 takvim yılında hisse geri alımlarına 73 milyar dolar ve temettülere 14 milyar dolar harcadı.
Öte yandan, ilk 100’de en kötü performans gösteren sektörler sağlık, kamu hizmetleri ve enerji oldu. Sağlık hizmetleri ve kamu hizmetleri için endeks performansı da nispeten zayıf olsa da, daha geniş enerji sektörü oldukça iyi performans gösterdi.
Mart 2020’deki düşük seviyelerinden bu yana tüm sektörlerin mali teşvik ve merkez bankası politikalarıyla desteklenen pozitif getiriler görmesi şaşırtıcı değil . Ülkeler yeniden açılmaya başladıkça, dünyanın en büyük şirketlerinin değerlerini tekrar gözlemleyeceğiz
Ikea, Fransa’da kendi personeli hakkında özel bilgi toplamak için bir casusluk sistemi kullandığı gerekçesi ile Bir Milyon Euro para cezasına çarptırıldı.
Şirket, eski yöneticiler ve bazı polis memurlarıyla birlikte, 2002’den bu yana yüzlerce çalışanı yasadışı bir şekilde gözetlemekle suçlandı. Dava, Fransız haftalık gazetelerinden birinin yöneticiler ve özel dedektifler arasındaki suçlayıcı e-posta trafiğini yayınlamasıyla ortaya çıktı.
Görülen davanın duruşması sırasında Ikea Fransa’nın, özel dedektiflere yılda 600.000 Euro harcadığı ortaya çıktı. Örneğin, bir çalışanın aniden pahalı bir arabayı nasıl alabildiğini öğrenmesi gibi konularda özel araştırmalar yapıldığı ortaya çıktı. Ayrıca çalışanlar ve iş başvurusunda bulunanların kişisel verilerinin toplandığı iddia edildi.
Şirkete verilen para cezasının yanında, 1996-2009 yılları arasında Ikea Fransa’nın başkanlığını yapan Jean-Louis Baillot, iki yıl ertelenmiş hapis ve 50.000 Euro para cezasına çarptırıldı.
Perakende sektörü, normalde yıllara yayılacak bir dönüşümü pandemi nedeniyle tek bir sene içerisinde yaşadı. Şirketler bu süreçte tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmaya ve maliyet optimizasyonuna odaklanırken, tasarruf odaklı olan ve dijital kanallara yoğunlaşan bir tüketici modeli ön plana çıktı.
Kısıtlamalarla birlikte zorlu bir yılı geride bırakan perakende sektörü, 2021 yılının geri kalanı için toparlanma sinyalleri veriyor. Hafta sonu kısıtlamalarının kalkması sektör için önemli olan hafta sonu satışlarının dengelenmesi açısından önem taşıyor. 2021 yılının başında kira görüşmelerine odaklanan şirketler bir yandan da mağazalaşmaya devam ediyor. Mağaza satışlarında yaşanan düşüşe rağmen cadde mağazalarına olan talebin artması ve kiralarda yaşanan fırsatlar nedeniyle perakende sektöründe mağaza sayıları artıyor. Gelirlerin korunması için bir diğer önemli konu ihracatın artırılması. Kur artışlarını fırsata çevirmeye çalışan şirketler, yurtdışı satışlarına yoğunlaşmış durumda. Özellikle yerli üretimde güçlü olan perakendeciler için ihracat rekabet avantajı sağlayabilir.
Raporda öne çıkan başlıkları aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:
Covid-19 tüketicilerin günlük yaşamları üzerinde etkisini sürdürüyor. Tüketicilerin üçte biri Covid-19’un etkilerinin bir yıldan fazla süreceğini düşünüyor.
Beş tüketiciden biri ise bu nedenle sürekli evde kalma eğiliminde.
Önümüzdeki 6-12 ay içinde zorunlu olmayan harcamaların Covid-19 öncesine göre üçte bir oranında daha az olması bekleniyor.
Kişisel güvenlik ve artan birikim eğilimi yeni tüketici davranışı olarak öne çıkıyor.
‘Acil ihtiyaç’ in, marka out
Tüketiciler için ‘acil ihtiyaç’ kategorisi önemini koruyacak.
2021’de tüketici davranış ve alışkanlıklarında geriye dönüş beklenmiyor. Hayatın ağırlık evde devam etmesi nedeniyle ev-yaşam harcamalarında önemli bir değişiklik öngörülmüyor.
Outdoor aktiviteleri önem kazanıyor, bu alana yönelik giyim ve ekipman harcamalarının artarak sürmesi bekleniyor.
Tüketicinin marka bağımlılığı azalıyor, satın almada ‘fiyat’ odaklı karar verme eğilimi devam ediyor.
Fiyat nedeniyle private label (özel marka) ürünlere talep artacak.
Lojistik ve kargo şirketleri hareketlenecek
E-ticaret ve dijital kanallarda yaşanan müşteri deneyiminin iyileştirilmesi için lojistik ve kargo süreçlerinde yapılanma sürüyor.
Kargo ve lojistik tedarikçilerinin stratejik ortaklıklar kurması bekleniyor.
‘Aynı gün teslim’ yaklaşımı yaygınlaşacak.
Sektöre hizmet veren kargo şirketlerinin sayısı ve şirketlerin yatırımları artacak.
Google, ilk perakende mağazasını New York’un Chelsea semtinde açıyor.
Mağazada Google’a ait telefonlar, Chromebook’lar ve Fitbit giyilebilir cihazlar gibi ürünlerin satışı gerçekleştirilecek.
google’ın i̇lk perakende mağazasına göz atın 13
Mağaza bir çeşit Apple Store gibi tasarlanmış. Google daha önce, farklı yerlerde “pop-up” mağazalar oluşturmuştu, ancak bu mağaza, şirketin New York merkezinde kalıcı olacak şekilde tasarlandı.
Google için benzersiz bir karar çünkü Apple’ın aksine şirket kazancının çoğunu donanım ürünlerinden yapmıyor. Şirketin gelirinin %80’inden fazlası (geçen yıl 147 milyon dolar) dijital reklamlardan geliyor.
google’ın i̇lk perakende mağazasına göz atın 14
Ancak mağaza, Google’ın müşterilerin donanımdan ne istediği hakkında daha fazla bilgi edinmesine yardımcı olabilir.
google’ın i̇lk perakende mağazasına göz atın 15
Bu haftanın başlarındaki bir brifingde Google, tüketicilerin farklı yerlerde birlikte nasıl çalışacaklarını gösterecek şekilde tüm cihazlarını ve hizmetlerini deneyebilecekleri bir alan yaratmak istediğini söylemişti.
google’ın i̇lk perakende mağazasına göz atın 16
Şirket, tüketicilerin ne istediğini görerek ve ardından bunu ürünlerine ekleyerek mağazadan öğrenmeyi umuyor.
Cristiano Ronaldo’nun Pazartesi günü Euro 2020 basın toplantısında yaptığı tepkiCoca-Cola’nın piyasa değerinden 4 milyar dolar kaybettirdi.
Ronaldo, takımının Macaristan maçı öncesinde Portekiz menajeri Fernando Santos’un yanına oturdu, sinirli bir şekilde iki şişe kolayı masadan kaldırdı, ardından bir şişe su aldı ve “su için” dedi.
Yaklaşık 56,17 dolardan başlayan Coca-Cola’nın hisseleri, basın toplantısının sonunda yüzde 1,6 düşerek 55,22 dolara geriledi. Piyasa değeri 4 milyar dolar azalarak 242 milyar dolardan 238 milyar dolara düştü. Alkolsüz içecek üreticisinin hisseleri Salı günü %0,3 düşüşle eksi ivmede devam etti.
coca-cola, cristiano ronaldo'nun su i̇çmeyi önermesinin ardından piyasa değerinde 4 milyar dolar kaybetti 19
Markanın en büyük şişeleyicilerinden biri olan Coca-Cola Bottling’in hisseleri ise Pazartesi günü %4 düştü.
Analistler olayı, “Coca-Cola’nın hisselerindeki tesadüfi düşüş, Cristiano Ronaldo’nun yaptığı yorumla tesadüfi bir korelasyon olabilir. Ünlüler, tüketicilerin zihninde markaların konumlandırılmasında bir rol oynuyor, ancak bunun kapsamı Coca-Cola gibi ikonik bir marka için çok daha sınırlı.” şeklinde yorumladı.
UEFA Euro 2020 turnuvasının resmi sponsoru olan Coca-Cola yaptığı açıklamada, “herkesin içecek tercihlerine hakkı olduğunu” ve farklı “zevk ve ihtiyaçları” olduğunu belirtti.
Online alışverişte her 5 kullanıcıdan 2’si aradığını bulamıyor!
Güncel araştırmalara göre online alışveriş yapan kullanıcıların yalnızca %15’i deneyimledikleri süreçten memnun. %42’lik geniş bir kesim ise aradığını bulamamaktan yakınıyor. Yerli teknoloji şirketi AssistBox’ın Kurucu Ortağı Bora Gül, “Bunun sebebi, ziyaretçilerin mağazada alışveriş yaparken sahip olduğu imkanları e-ticaret sitelerinde bulamaması” diyor.
Pandeminin başından bu yana yükselişiyle dikkat çeken online alışveriş, artık salgının getirdiği bir trend olmaktan çıkarak dünya çapında fiziksel mağazaların tahtını zorluyor. Ancak Contentsquare tarafından yapılan bir araştırmaya göre, tüketicilerin yalnızca %15’i yaşadığı çevrimiçi alışveriş deneyiminden memnun olduğunu söylüyor. Memnuniyetsizliğin gerekçeleri arasında ise %42 ile müşterinin aradığını bulamaması öne çıkıyor. Diğer bir deyişle her 5 kişiden 2’si, “e-ticaret sitesinde” aradığını bulamamaktan şikayetçi. Bu tablo, satış temsilcileri eşliğinde “fiziksel mağazada” yaşanan deneyimin dijital ortama nasıl taşınabileceğini gündeme getirirken, gözler de akıllı çözümlere çevriliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan yerli teknoloji şirketi AssistBox’ın Kurucu Ortağı Bora Gül, “E-ticaret sitelerinde ziyaretçiler hem aradıkları ürünü bulmakta hem de satın alma kararını vermekte zorlanıyor. Bunun sebebi, ziyaretçilerin fiziksel mağazada alışkın olduğu destek alma ve ürünü canlı görme imkanını e-ticaret sitelerinde bulamaması. Bu sorunları ortadan kaldıran gerçek zamanlı video görüşme, canlı sohbet gibi özellikleri web sitelerine çok basit bir entegrasyonla ekleyebiliyoruz. Bu sayede tıpkı fiziksel mağazada olduğu gibi müşterilerin her türlü ihtiyacına anında yanıt veren canlı bir mağaza deneyimi sanal ortamda da mümkün hale geliyor. Böylece fiziksel mağazalara gitme ihtiyacı giderek azalıyor” dedi.
Müşteri memnuniyetini %90, satışları ise %35 artırıyor
AssistBox olarak ev konforunda mağaza deneyimi oluşturmaya yönelik çözüm sunduklarına değinen Bora Gül, “Sunduğumuz sistemde müşteriler ürünü gerçekten ‘görme’ şansına sahip. Yani ürünü daha yakından inceleyebilmek için mağazaya gitmeleri gerekmiyor. Ürün ve fırsatların tıpkı fiziksel mağazadaki gibi sunulmasına imkan veren gerçek zamanlı video görüşme, çevrimiçi satış süreçlerinde destek olmayı kolaylaştıran ekran paylaşımı ve gerçek zamanlı işaretleme özellikleri, tüm beklentileri dijital ortamda karşılıyor.
Müşteri danışmanı ile sanal ortamda buluşan müşteriler, satın almak istedikleri ürünü doğrudan mağaza ortamında görebiliyor; ürünle ilgili sorularını müşteri danışmanına sorabiliyor. Böylece müşteri memnuniyetinde %90, satışlarda ise %35’e varan artış kaydediliyor” diye konuştu.
Disneyland ve Universal Studios Hollywood dahil olmak üzere California tema parkları Salı günü tam kapasiteye döndü.
Daha önce %15 ve %35 kapasite sınırları ile çalışan Tema Parklar artık tam kapasiteye dönüyor.
Tema Parklarda ayrıca fiziksel mesafe gereksinimlerinin koruması da gerekmeyecek.
California Sağlık Departmanı, “mega etkinlikler” olarak sınıflandırılabilecek tema parkları, konserler ve spor sahaları gibi mekanlar için özel düzenlemeler ekledi. Buna göre 5.000’den fazla kişiyle iç mekan etkinlikleri ve 10.000’den fazla kişiyle dış mekan etkinlikleri düzenlenebilecek.
Mekanların tüm müşteriler için maske sağlaması zorunlu, ancak tamamen aşılanmış olan katılımcıların maske takmaları gerekmeyecek.
Kapalı mekanlara katılmayı planlayan müşteriler, mekana girmeden 72 saat önce aşılarının tam olduğunu doğrulayabilmeli veya negatif sonuç veren bir COVID-19 testi yaptırabilmeliler. Etkinliğe gelmeden önce test sonuçlarını getirmeleri veya göndermeleri gerekiyor.
Açık hava etkinliğindeki bir kişi aşı olduğunu doğrulayamazsa, kişiden maske takmasını istenecek fakat zorunluluk bulunmayacak.
California Sağlık Departmanı, yeni kuralların 1 Ekim’e kadar süreceğini, ancak 1 Eylül’de yeniden değerlendirileceğini söyledi.
Disneyland, pandeminin başladığı 30 Nisan’dan bu yana ilk kez %25 kapasiteyle yeniden açılmıştı. O zamandan beri, hayranlar tema parkına akın etmişti.
Parkın tamamen yeniden açılması, Disney’in pandeminin en büyük gelir akışlarından biri üzerindeki etkisini telafi etmeye başlamasına izin verecek. Geçen yıl, eğlence devi parkların kapanması nedeniyle yaklaşık 5 milyar dolar kaybetmişti.
Zor zamanlarda ebeveynler çocuklarını mutlu etmek için oyuncaklara yönelirler. Bu, en büyük kutu oyunları üreticisi Hasbro da dahil olmak üzere en büyük oyuncak üreticilerinden bazılarında satışların artmasına yardımcı oldu.
Hasbro, Monopoly, Play-Doh, Jenga ve Transformers dahil olmak üzere 1.500′den fazla markaya sahiptir. Marvel ve Star Wars gibi film dünyasının en büyük isimlerinden bazıları için oyuncaklar tasarlar.
Hasbro, Nisan ayında ilk çeyrek net gelirinin bir önceki yıla göre %1 artarak 1,1 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Oyuncak üreticisinin tüketici ürünleri segmenti bu dönemde %14 arttı.
Analistlere göre, “Oyuncak endüstrisi, en azından 20 yıllık kariyerinde, görünen en güçlü büyüme yıllarından birini sergiledi.”
Ve Hasbro oyunlarını satın alanlar sadece çocuklar değil.
Ancak salgın etkilerinin azalması ile birlikte bu satış gücü devam edebilecek mi ve Hasbro, Lego ve Mattel için sektörün pazar payı nasıl değişecek önümüzdeki dönemlerde gözlemliyor olacağız.
H&M, pandemi sonrası etkilerinden kurtulmuş gibi görünüyor. Haziran ayının ilk yarısında satışlar, 2019’un aynı dönemine göre %2 daha yüksek gerçekleşti.
Markanın 1 Mart ile 31 Mayıs arasında gelirleri %75 artarak 4,6 milyar Euro’ya ulaşmıştı.
Dönemin başında yaklaşık 1.300 mağaza geçici olarak kapatılırken diğer birçok şube açılış saatleri, müşteri sayıları ve perakende alanı konusunda kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştı. Şu anda 180 mağaza hala geçici olarak kapalı.
Markaya göre; aşı programı ilerledikçe daha fazla mağaza kapılarını tekrar açabildi. Yine de çevrimiçi satışlar sağlam bir şekilde gelişmeye devam etti.
H&M, üç aylık sonuçlarının tamamını 1 Temmuz’da yayınlayacak.