Ana Sayfa Blog Sayfa 45

Burger King’de Yeni Sistem: Yapay Zekâ Çalışanların Ne Kadar Nazik Olduğunu Ölçüyor

Burger King, çalışanların müşteriyle kurduğu iletişimi analiz eden yapay zekâ destekli kulaklıkları ABD’de pilot olarak devreye aldı. BBC ile paylaşılan tanıtım videosuna göre “BK Assistant” adlı sistem, restoran çalışanlarının konuşmalarına dayanarak “dostluk puanları” oluşturuyor.

Şirket sözcüsü, uygulamanın şu anda ABD’de 500 restoranda test edildiğini ve 2026 yılının sonuna kadar ülkedeki tüm Burger King şubelerinin BK Assistant platformuna erişim sağlayacağını açıkladı.

Yapay Zekâlı Kulaklık Sistemi Nasıl Çalışıyor?

Kulaklıklara entegre edilen “Patty” adlı yapay zekâ destekli sohbet robotu; çalışanların menü ürünleriyle ilgili sorularını yanıtlıyor, bir ürünün stoğu azaldığında uyarı veriyor ve operasyonel süreçleri destekliyor. Sistem ayrıca araçtan sipariş (drive-thru) etkileşimlerinden gelen sesleri analiz ediyor.

Burger King’in dijital işlerden sorumlu başkanı, The Verge’e verdiği demeçte, OpenAI destekli sistemin personelin ne kadar cana yakın olduğunu değerlendirmek amacıyla “lütfen” ve “teşekkür ederim” gibi ifadeleri tanıyacak şekilde eğitildiğini belirtti.

Şirket, teknolojinin konuşmaları kaydetmek ya da bireysel çalışanları değerlendirmek için tasarlanmadığını vurguluyor. Amaçlarının restoran operasyonlarını kolaylaştırmak ve yöneticilerin müşteri hizmetine daha fazla odaklanmasını sağlamak olduğu ifade ediliyor. Burger King, genel hizmet seviyesini anlamak ve “mükemmel misafirperverlik sunan ekipleri takdir etmek” için bir araya getirilmiş anahtar kelimelerin kullanıldığını belirtiyor.

Gözetim Tartışması ve Sektördeki Yapay Zekâ Yarışı

Tanıtım videosunda sohbet robotunun bir çalışana “Ekibin bu sabahki dostluk puanları bu haftanın en yüksek seviyesiydi” dediği görülüyor. Ancak çalışan davranışlarını analiz eden bu özellik, sosyal medyada bazı kullanıcılar tarafından “distopik” olarak nitelendirildi. Bazı yorumlar ise yapay zekâ araçlarının hata payına dikkat çekerek sistemin doğruluğunu sorguladı.

Burger King, “Konukseverliğin özünde insani olduğuna inanıyoruz. Bu teknolojinin rolü, ekiplerimizin konuklarla sürekli iletişim halinde kalabilmeleri için onlara destek olmaktır” açıklamasını yaptı.

Fast-food sektöründe yapay zekâ kullanımı ise hız kazanıyor. Yum Brands çatısı altındaki Taco Bell ve Pizza Hut da restoran operasyonlarında yapay zekâ çözümlerini genişletiyor. Şirket, geçen yıl bu alanda Nvidia ile iş birliği yaptığını duyurmuştu.

Yapay zekâ, hızlı servis restoranlarında yalnızca sipariş süreçlerini değil; çalışan deneyimini, operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyetini de yeniden şekillendiriyor. Ancak bu dönüşüm, verimlilik ile çalışan gözetimi arasındaki dengeyi de tartışmaya açıyor.

TAB Gıda’da Çifte Büyüme: Ciro 62,5 Milyar TL’ye Ulaştı, Restoran Sayısı 2.000’i Aştı

Türkiye’nin lider hızlı servis restoran zinciri işletmecisi TAB Gıda, 2025 yılını hem finansal hem de operasyonel açıdan güçlü sonuçlarla tamamladı. Şirket, sistem genelinde satışlarını yüzde 52 artırarak 62,5 milyar TL’ye çıkarırken, 226 yeni restoran açarak toplam restoran sayısını 2.030’a yükseltti.

TAB Gıda; Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s, Usta Dönerci, Usta Pideci ve Subway markalarıyla faaliyet gösteriyor. Hem kendi işlettiği hem de franchise restoranları kapsayan sistem genelinde büyüme, şirketin pazar liderliğini pekiştirdi.

Kârlı Büyüme ve Güçlü Marj

Şirket, 2025’te reel bazda hasılatını yüzde 14 artırırken, FAVÖK’ünü reel olarak yüzde 7 büyüterek 9,7 milyar TL’ye ulaştırdı. Yüzde 20,4 FAVÖK marjı, operasyonel verimlilik ve mali disiplinin güçlü bir göstergesi oldu.

Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Özgür Çetinkaya, 2025’in hedeflerin ötesine geçilen bir yıl olduğunu vurgulayarak; güçlü franchise yapısı, etkin maliyet yönetimi ve yatırım disiplininin kârlılığı desteklediğini belirtti. Franchise restoranların toplam portföy içindeki payı yüzde 44’e ulaşırken, 893 franchise ve 1.137 şirket işletmesiyle dengeli bir büyüme modeli sürdürüldü.

Dijital Satışlar Yüzde 50’yi Aştı

Operasyon, İnsan Kaynakları ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Gökhan Asok ise büyümede dijital dönüşümün belirleyici rol oynadığını ifade etti. 2025 yılı sonu itibarıyla restoranlarda 2.600’ün üzerinde self-servis sipariş ekranı kuruldu. Dijital satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 50’nin üzerine çıkarken, paket servis siparişleri yüzde 22 artışla 57 milyon fişe ulaştı.

Şirket; otomasyon destekli mutfak uygulamaları, veri tabanlı talep planlama sistemleri ve online sipariş kanallarıyla hem misafir deneyimini güçlendirdi hem de operasyonel yükünü azalttı.

2026’da Odak: Dijitalleşme ve Verimlilik

Pazarlama ve Strateji’den Sorumlu Genel Müdür Sinan Ünal ise geniş marka portföyünün rekabet avantajı sağladığını belirterek, 2026 yılında dijitalleşme, otomasyon, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı büyümenin stratejik öncelikler olmaya devam edeceğini vurguladı.

TAB Gıda, 2025’i güçlü bir büyüme grafiğiyle kapatırken; 2026’da dijital dönüşümü derinleştirmeyi ve operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor.

TikTok Shop: 2030’da Dünyanın En Büyük Üçüncü Perakendecisi Olma Yolunda

Sosyal ticaretin yükselen yıldızı TikTok Shop, 2030 yılı itibarıyla dünyanın en büyük üçüncü perakendecisi olma yolunda ilerliyor. Flywheel’ın araştırmasına göre platform, küresel perakende pazarında %14,6 paya ulaşarak yaklaşık 1 trilyon dolarlık satış hacmi yakalayabilir. Listeye göre Amazon 1,1 trilyon dolar ile zirvede yer alırken, ikinci sırada Çin merkezli Pinduoduo bulunuyor. Walmart ise beşinci sıraya gerileyerek, ilk beşte satışlarının büyük çoğunluğunu fiziksel mağazalardan yapan tek şirket olarak öne çıkıyor.

Sosyal Ticaret Hızla Büyüyor

2023 Eylül’ünde faaliyete geçen TikTok Shop, kısa sürede geleneksel perakendecileri yakalayacak bir ölçeğe ulaştı. Platform, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, İspanya ve Güneydoğu Asya’nın büyük bölümünü kapsayan 17 ülkede faaliyet gösteriyor. TikTok’un Çin versiyonu Douyin’in e-ticaret operasyonu ise 2024’te 500 milyar doları aşan brüt ticaret hacmiyle dikkat çekiyor.

ABD pazarında TikTok Shop’un etkisi giderek artıyor. 2025’te 15 milyar doları aşan satışla ülkenin en büyük sosyal ticaret platformu konumuna yükselen TikTok Shop’ta, güzellik kategorisi liderliğini koruyor. Bunun yanında sağlık ve wellness, ev ürünleri ve kadın giyim gibi segmentler de hızla büyüyor.

Fiziksel Mağazalar Dijital Rekabette Zorlanıyor

tiktok shop nedir nasil calisir ahmet ekinci akademi

Walmart gibi fiziksel mağazalara dayanan geleneksel perakendeciler, TikTok Shop’un yükselişiyle küresel pazarda daha zor bir rekabet ortamıyla karşı karşıya kalıyor. Dijital platformların hızla yükseldiği bu dönemde, sosyal ticaret, perakendeciliğin yeni dinamiğini belirliyor.

TikTok Shop’un yükselişi, yalnızca satış rakamlarıyla değil, iş modelinin çevikliği ve tüketici etkileşimini hızla büyütmesiyle de sektörde dikkat çekiyor. 2030 hedefleri, geleneksel perakendecilerin dijital dönüşümü ne kadar hızlı benimseyebileceği sorusunu gündeme taşıyor.

Suwen 2025 Yılını Büyüme ve Sürdürülebilir Kârlılıkla Tamamladı

Kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap (KİEP) sektöründe ölçeğini istikrarlı biçimde büyüten SUWEN, 2025 yılı finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Perakende sektöründe talep dinamiklerinin normalleştiği, fiyat rekabetinin ve promosyon baskısının arttığı bir dönemde, SUWEN operasyonel disiplini, fiyatlama dengesi ve çok kanallı satış stratejisi sayesinde sürdürülebilir kârlılık yapısını korumayı başardı. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) sonrası verilere göre şirket, 2025’i bir önceki yıla göre %4,4 hasılat artışı ile 5,9 milyar TL seviyesinde tamamladı.

Satış Hacmini E-Ticaret ve Verimlilik Destekledi

e ticaret 31610

Tüketici talebinin görece zayıf seyrettiği bir ortamda SUWEN, toplam satış adetlerini %5,9 artışla 10,9 milyon adede çıkardı. Yurt içi mağazacılık kanalı %5,0 büyüme kaydederken, e-ticaret kanalı %11,7’lik adet artışıyla büyümeye en güçlü katkıyı sağladı. Dijital kanallarda yakalanan %11,9’luk hasılat büyümesi, şirketin veri odaklı pazarlama stratejilerinin ve dijital yatırımlarının etkinliğini bir kez daha gösterdi. Satın alma gücündeki zayıflama ve artan indirim baskısına rağmen brüt kâr marjını %50’nin üzerinde tutan SUWEN, kârlılık yapısının zorlu koşullara karşı dayanıklılığını ortaya koydu.

2025: Yatırım ve Dönüşüm Yılı

Yıl boyunca 16 yeni mağaza açılışı gerçekleştiren SUWEN, 16 mağazada ise konsept yenilemesi yaptı. Böylece şirketin 2025 sonu itibarıyla Türkiye’deki toplam mağaza ve bayi sayısı 193’e ulaştı. Mağaza portföyünün tamamının EBITDA seviyesinde kârlı olması, iş modelinin dayanıklılığını ortaya koyuyor ve müşteri deneyimini güçlendirmeye yönelik yatırımların önemini vurguluyor.

2026 Hedefleri: Verimlilik ve Kârlılık

2025 yılı sonuçlarını değerlendiren Ali Bolluk, şunları söyledi:

98a30eef d155 4599 9b76 c55053acc6ce c8148d6c 5a5b 45d3 8ef9 3c40d423d183

Perakende sektöründe piyasa dinamiklerinin yeniden şekillendiği ve satın alma gücündeki zayıflamanın hissedildiği zorlu bir yılı geride bıraktık. Bu dönemde sergilediğimiz operasyonel disiplinle, hem hasılatımızı 5,9 milyar TL seviyesine çıkardık hem de brüt kâr marjımızı %50’nin üzerinde koruyarak sürdürülebilir bir kârlılık yapısı sergiledik. 2025 yılını bir yatırım ve dönüşüm dönemi olarak kaydediyoruz.

2026 yılında odak noktamız, ulaştığımız bu ölçeği daha verimli ve kârlı bir yapıya dönüştürmek olacak. Mağaza portföyümüzün tamamının EBITDA seviyesinde kâr üretmesi, iş modelimizin sağlam temellere oturduğunun en net kanıtı. Önümüzdeki dönemde; veri analitiği, müşteri segmentasyonu ve mobil uygulama odaklı çalışmalarla metrekare verimliliği ve stok devir hızı gibi kritik performans göstergelerinde artış sağlarken, çoklu kanal yapımızın sinerjisini daha da derinleştireceğiz.

Kârlılık tarafında ise ürün karması optimizasyonu, indirim yönetimi disiplini ve tedarik zinciri verimliliği önceliklerimiz arasında yer alıyor. İşletme sermayesi yönetimi ve finansman maliyetlerinin daha etkin kontrolü ile operasyonel kârlılığımızı net kârlılığa daha güçlü yansıtarak küresel marka olma yolundaki kararlı yürüyüşümüzü sürdürmeyi hedefliyoruz.”

Own Brands Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nurçin Koçoğlu Oldu

Beymen Group, yeni organizasyonel yapılanması kapsamında üst düzey bir atamaya imza attı. Strateji, pazarlama, marka yönetimi ve dijital dönüşüm alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahip Nurçin Koçoğlu, 16 Şubat 2026 itibarıyla Own Brands Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Own Brands Tek Çatı Altında

Şirket, yeni organizasyon yapısıyla Beymen Club, Divarese, George Hogg ve Network markalarını “Own Brands” adı altında tek bir stratejik çatı altında konumlandırdı.

Bu yapılanma ile ürün ve tasarım gücünün, operasyonel disiplinin ve müşteri odaklı yaklaşımın ortak bir stratejik çerçevede buluşturulması hedefleniyor.

Büyüme, Pazarlama ve Veri Entegrasyonu

Nurçin Koçoğlu, yeni görevinde Own Brands portföyünün büyüme stratejileri, pazarlama ve kampanya yönetimi, iş birlikleri, CRM ve veri analitiği fonksiyonlarının entegre şekilde yönetiminden sorumlu olacak.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Koçoğlu, yüksek lisans eğitimini Fransa’daki Grenoble École de Management’ta Digital Business Strategy alanında tamamladı.

Kariyerine Mercedes-Benz Türk’te başlayan Koçoğlu; Turkcell, Hepsiburada, MediaMarkt ve Türk Telekom gibi şirketlerde üst düzey sorumluluklar üstlendi. Son olarak Boyner Büyük Mağazacılık’ta Pazarlama ve Marka Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.

Bu atama, Beymen Group’un Own Brands yapılanmasında daha entegre, veri odaklı ve büyüme merkezli bir döneme geçtiğinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Ortadoğu’daki Karışıklıklar, Hürmüz Krizi ve Perakendenin Kırılgan Dengesi

Ortadoğu’daki tırmanan çatışma, petrol piyasalarını altüst etti; stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanabileceği endişeleriyle Brent petrol fiyatları erken işlemlerde yüzde 13’e varan oranda yükseldi.

Dünya petrol ve deniz yoluyla taşınan doğalgaz arzının yaklaşık yüzde 20’si İran ve Umman arasındaki dar su yolundan geçtiğinden, herhangi bir uzun süreli aksama, perakende sektörünün maliyet baskılarının hafiflemeye başladığı bir dönemde yeni bir enflasyon dalgasını tetikleme riski taşıyor.

Boğazın önemi

Hürmüz Boğazı, küresel ticaretin en önemli arterlerinden biridir. En dar noktasında sadece 34 kilometre genişliğinde olup, her iki yönde de gemi geçiş yolları yalnızca 3,2 kilometre genişliğindedir.

Bu boğaz, petrol üreten Körfez ülkelerini küresel pazarlara bağlıyor. Ortalama olarak, günde 20 milyon varilden fazla petrol ve Avrupa’ya giden kargolar da dahil olmak üzere büyük miktarlarda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) boğazdan geçiyor.

Hafta sonu elde edilen deniz takip verileri, bölgedeki gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından tankerlerin boğazın her iki tarafında demirlediğini gösterdi. Nakliye devi Maersk, güvenlik gerekçeleriyle hem Hürmüz Boğazı hem de Süveyş Kanalı’ndan geçişlerini durdurduğunu doğruladı.

İran henüz resmi olarak bir kapatma ilan etmemiş olsa da, analistler boğazın tamamen kapatılması veya risk ve sigorta kısıtlamaları nedeniyle erişilemez hale getirilmesinin küresel akışlar üzerindeki etkisinin büyük ölçüde aynı olacağı konusunda uyarıyor.

En kötü senaryoda, günde 15 milyon varile kadar ham petrol sevkiyatında gecikmeler veya aksamalar yaşanabilir.

Petrol fiyatları 14 ayın en yüksek seviyesine çıktı

Brent petrolü, Asya piyasalarının açılışında varil başına 61,29 sterline (14 ayın en yüksek seviyesi) yükseldikten sonra 57,55 sterline doğru geriledi. Bu seviyelerde bile petrol, geçen haftaya göre varil başına yaklaşık 4 sterlin daha yüksek.

Enerji danışmanlık şirketleri, uzun süreli bir aksaklığın fiyatları varil başına 74 sterlinin üzerine çıkarabileceği konusunda uyardı; özellikle de OPEC+ yedek kapasitesinin kapalı bir boğazın ardında atıl kalması durumunda bu durum daha da geçerli olabilir.

İran, yaklaşık 170 milyar varil ile dünyanın dördüncü büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahip ve küresel üretimin yaklaşık %4 ila %5’ini karşılıyor. Doğrudan ihracatı küresel arzın nispeten küçük bir bölümünü temsil etse de, coğrafi konumu ona enerji piyasası üzerinde büyük bir etki gücü sağlıyor.

Bu durum İngiltere perakende sektörü için ne anlama geliyor?

Birleşik Krallık perakendecileri için zamanlama bundan daha kötü olamazdı. Sektör, bahar aylarına girerken, enerji maliyetlerindeki düşüşün enflasyonu kontrol altına alacağı beklentisiyle temkinli bir iyimserlik içindeydi. Bunun yerine, petrol fiyatlarındaki sürekli artış, birçok cephede maliyet baskılarını yeniden alevlendirme riski taşıyor:

  1. Daha yüksek ulaşım ve lojistik maliyetleri

Yakıt, konteyner taşımacılığından son kilometre teslimatına kadar perakende tedarik zincirlerinin temel girdilerinden biridir. Kısa vadeli dalgalanmalar bile navlun oranlarını ve sigorta primlerini artırır.

Gemilerin Süveyş Kanalı yerine Afrika’yı dolaşarak rota değiştirmek zorunda kalmaları durumunda, transit süreleri iki haftaya kadar uzayabilir, bu da işletme sermayesini bağlayabilir ve stok bulunabilirliğini aksatabilir.

Tam zamanında stok yönetimi modelini kullanan perakendeciler, pandemi sonrası yakın zamanda istikrara kavuşmuş olan tedarik zincirlerinde yeniden dalgalanmalarla karşı karşıya kalabilirler.

  1. Pompadaki basınç

Toptan satış fiyatları yüksek kalmaya devam ederse, İngiltere’deki sürücüler birkaç hafta içinde benzin istasyonlarında daha yüksek fiyatlarla karşılaşabilirler.

Daha önceki IMF araştırmaları, küresel petrol fiyatlarındaki %10’luk bir artışın yerel enflasyona yaklaşık %0,4 oranında katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Hane halkı bütçeleri hâlâ kırılgan olduğundan, harcanabilir gelire yönelik herhangi bir yeni daralma, isteğe bağlı harcamaları azaltma riski taşıyor.

Moda, ev eşyaları ve pahalı elektronik ürünler gibi tüketici güvenindeki değişimlere en çok maruz kalan perakende kategorileri, bu durumun etkisini ilk hissedenler olabilir.

  1. Enerji faturaları ve işletme maliyetleri

Doğal gaz fiyatlandırma dinamikleri farklılık gösterse de, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan LNG sevkiyatları da önemli bir yere sahip. Gaz akışında daralma olursa, İngiltere’deki toptan enerji fiyatları tekrar yükselebilir.

Özellikle süpermarketler, bakkallar ve enerji yoğun tesislere sahip büyük ölçekli işletmeler gibi geleneksel perakendeciler için bu durum, kâr marjlarının toparlanmaya başladığı bir dönemde daha yüksek işletme maliyetleri anlamına gelecektir.

  1. Finansal piyasa oynaklığı

Borsalar erken işlemlerde sert düşüş yaşadı; havayolu şirketleri, seyahat grupları ve otelcilik işletmeleri en çok etkilenenler arasında yer aldı. Enerji üreticileri ve değerli metal madencileri ise petrol ve altın fiyatlarındaki artıştan faydalandı.

Süregelen jeopolitik bir şok, faiz oranı beklentilerini karmaşıklaştırabilir. Piyasalar, önümüzdeki haftalarda İngiltere Merkez Bankası’ndan olası faiz indirimlerini fiyatlandırıyordu. Yeniden yükselen bir enflasyonist ivme, bu gidişatı değiştirebilir ve tüketici kredisi ve ipotek maliyetleri üzerinde zincirleme etkiler yaratabilir.

Bu, İngiltere perakende sektörü için sadece bir petrol hikayesi değil

Bu aksaklık aynı zamanda bir denizcilik hikayesi de. Denizcilik sektörü kaynaklarına göre, bölgedeki yaklaşık 170 konteyner gemisi gecikme bildirdi. Savaş zamanı sigorta primlerinin keskin bir şekilde artması ve bunun da küresel navlun oranlarına yansıması bekleniyor.

Kısmi müdahale bile, aşırı büyük ekonomik etkilere yol açabilir. İngiltere perakende sektörü için bu, jeopolitik riskin faaliyet ortamının yapısal bir özelliği olmaya devam ettiğinin bir hatırlatıcısıdır.

Liderler için öncelikli konular arasında yakıt ve navlun fiyatlarındaki dalgalanmalara yönelik senaryo planlaması, fiyatlandırma stratejilerinin stres testinden geçirilmesi ve tüketici duyarlılığının yakından izlenmesi yer alıyor.

Hürmüz Boğazı, İngiliz ana caddelerinden binlerce kilometre uzakta olabilir, ancak istikrarı, İngiltere perakende sektörünün maliyet tabanı, kâr marjları ve güveniyle sıkı bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır.

Inditex, Bölgesel Gerilimlerin Tırmandığı Bir Dönemde Irak Pazarına Giriyor

Kader, İspanyol moda devi Inditex için önemli bir stratejik hedefin gerçekleşmesinin, Orta Doğu’daki en istikrarsız dönemlerden biriyle aynı zamana denk gelmesini sağladı. İran ile ABD ve İsrail koalisyonu arasında askeri çatışmanın patlak vermesine rağmen, Inditex resmi olarak Irak pazarına girdi; bu, şirketin 98. fiziksel ve 215. çevrimiçi pazarı oldu.

Bu hamle ilk olarak yaklaşık bir yıl önce CEO Óscar García Maceiras tarafından 2024 yıllık sonuçları sunumunda duyurulmuştu. Maceiras, grubun Irak’taki ilk faaliyetini 2025 mali yılı (1 Şubat 2025 – 31 Ocak 2026) olarak belirlemişti. Başlangıçta Ekim 2024 için planlanan lansman, Bağdat’taki Iraq Mall’un açılışına bağlıydı ve alışveriş merkezi nihayet 19 Şubat 2026 Perşembe günü kapılarını açtı.

Maceiras geçen Mart ayında yaptığı açıklamada, “2025’e iyimserlikle bakıyoruz” diyerek şirketin “verimli, kârlı ve sorumlu büyüme yolunda ilerleme hedefini koruduğunu” belirtti. Grubun formülünün “müşterilerimizin ihtiyaçlarına sürekli olarak uyum sağlamak ve bir dizi son derece yenilikçi projeyi hayata geçirmek” olduğunu vurguladı. 15 Temmuz’daki Yıllık Genel Kurul Toplantısı’nda Maceiras, “tüm markalarımızın Irak’ta ilk mağazalarını açacağını” doğrulayarak grubun bu genişlemeden duyduğu “heyecanı” dile getirdi.

img 3014
inditex, bölgesel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde irak pazarına giriyor

Irak Alışveriş Merkezi’nde tarihi bir lansman

Bağdat’ın El-Dora bölgesinde bulunan ve iş adamı Hasan El-Lami’ye ait olan Irak Alışveriş Merkezi, bölgesel perakende sektörünün devlerinden biridir. 550.000 metrekareden fazla alana yayılan kompleks, 1.000’den fazla mağaza ve 23 katlı karma kullanımlı bir kuleye ev sahipliği yapıyor. Irak Haberleri’ne göre, alışveriş merkezinde şu anda 4.000 kişi çalışıyor ve tam kapasiteye ulaştığında bu sayının 50.000’e çıkması bekleniyor.

Inditex’in ana markaları olan Zara, Zara Home, Oysho, Massimo Dutti, Lefties ve Bershka, 27 Şubat Cuma günü faaliyetlerine başladı. Fiziksel mağaza açılışları, ilgili e-ticaret sitelerinin lansmanıyla eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Bu önemli gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a karşı eş zamanlı saldırılar başlatmasından sadece birkaç saat önce yaşandı.

Bu genişleme, Inditex’in stratejik bölgesel ortağı olan Lübnan merkezli Azadea Grubu aracılığıyla yönetiliyor. Azadea, 2022’deki çıkışının ardından Inditex’in Rusya’daki işletmesini satın alan Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Daher Grubu ile bağlantılı.

img 3015
inditex, bölgesel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde irak pazarına giriyor

Inditex, alışveriş merkezinde yer alan ve Lacoste, Skechers, Boggi Milano’nun yanı sıra İspanyol perakendeciler Mango ve Punt Roma’yı da içeren uluslararası markalar listesine katılıyor.

Ortak şirket 27 Şubat’ta yaptığı açıklamada, “Azadea Grubu için heyecan verici yeni bir dönemi başlatan Irak Mall’daki mağazalarımızın büyük açılışını duyurmaktan gurur duyuyoruz” dedi. “Bu dönüm noktası, büyüme, inovasyon ve olağanüstü alışveriş deneyimleri sunma konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor… Sizin özveriniz, tutkunuz ve ekip çalışmanız bu vizyonu gerçeğe dönüştürdü.”

Inditex, 11 Mart’taki yıllık sonuç sunumundan önce stratejik hedefine ulaşmış olsa da, bu başarı, bölge genelinde jeopolitik çatışmaların aniden tırmanmasıyla gölgelenmiştir.

Carrefour ve Coca-Cola, Belçika’da Yeniden Doldurulabilir Cam Şişelere Odaklanıyor

Coca-Cola, Carrefour Belçika’nın yeni sürdürülebilirlik planına katılan ilk tedarikçi oldu: ortaklar birlikte yeniden doldurulabilir cam şişelerin kullanımını teşvik edecek. Üretici ayrıca alüminyum kutularda daha fazla geri dönüştürülmüş malzeme kullanacak.

carrefour
Carrefour ve Coca-Cola, Yeniden Doldurulabilir Cam Şişelere Odaklanıyor

Karbon ayak izini azaltmak

Coca-Cola Europacific Partners, bu yıl Belçika’da kademeli olarak yeni, daha hafif bir litrelik yeniden doldurulabilir cam şişeyi piyasaya sürüyor. Daha düşük ağırlığı sayesinde, üretim ve nakliye sırasındaki karbon ayak izi azalıyor. Üretici ayrıca Carrefour ile birlikte çeşitli mağazalarda altı küçük yeniden doldurulabilir cam şişe içeren yeni bir karton ambalaj formatını da test ediyor. Buna ek olarak, şişe üreticisi karbon ayak izini azaltmak için alüminyum kutularındaki geri dönüştürülmüş malzeme oranını kademeli olarak artırmayı planlıyor. 2027’den itibaren, yeniden doldurulabilir cam şişeler için iade kasalarındaki geri dönüştürülmüş malzeme oranı da artırılacak.

Bu eylem planları, her iki şirketin CEO’ları tarafından geçen Cuma günü Kraainem’deki Carrefour Hipermarketinde imzalanan Sürdürülebilir Bağlantılı İş Planı’nın bir parçasıdır. Perakendeci, ürünlerinin dolaylı emisyonlarını 2019’a kıyasla 2030 yılına kadar %29 oranında azaltmak için, küresel ısınmayla mücadeleyi tedarikçileriyle olan ticari ilişkisine entegre ediyor.

Değerli Metallerdeki Yükseliş Otomotiv Piyasasını Nasıl Etkiliyor?

Son dönemde altın, gümüş ve platin gibi değerli metallerdeki hızlı fiyat artışı, otomotiv sektörünü hem üretim maliyetleri hem de tüketici davranışları açısından etkiliyor. Özellikle platin ve paladyum gibi emisyon sistemlerinde kullanılan metaller ile elektrikli araç üretiminde kritik rol oynayan bakır ve gümüşteki artış, üretim maliyetlerini doğrudan yukarı çekiyor. Avrupa’da sıkılaşan emisyon kuralları ve elektrikli araç dönüşümü de üreticileri daha maliyetli teknolojilere yönlendiriyor.

su onder oguzhan

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan arabam.com CEO’su Önder Oğuzhan, değerli metallerdeki artışın sektöre yansımalarını şöyle aktarıyor: “Üretimde kullanılan metallerdeki fiyat artışı, maliyet tarafında ciddi bir baskı oluşturuyor. Özellikle ithalata bağımlı pazarlarda bu etki daha hızlı hissediliyor. Küresel ölçekte yaşanabilecek arz sorunları da tabloyu daha hassas hale getirebilir. Bu nedenle otomotiv sektörü açısından sürdürülebilir bir tedarik yapısı oldukça önemli.”

Ancak etki yalnızca üretimle sınırlı değil. Oğuzhan’a göre, değerli metallerdeki yükseliş yatırım tercihlerini de değiştiriyor: “Son dönemde nakdin daha çok altın ve gümüşe yöneldiğini görüyoruz. Özellikle acil ihtiyaçtan ziyade yatırım amacıyla araç almayı düşünen kesim, fiyat artışı beklentisiyle değerli metalleri tercih edebiliyor. Bu da ikinci el piyasasında genel hareketliliği sınırlayabiliyor. Yüksek kredi faizleri ve artan maliyetler de piyasadaki temkinli havayı güçlendiriyor. Finansman kullanımının azaldığı, alım-satımların daha çok nakit üzerinden gerçekleştiği bir dönemden geçiyoruz. Mevcut koşullarda hareketliliğin daha çok ulaşılabilir araçlara olduğunu görüyoruz, lüks segment araçlara ilgi görece daha sınırlı. Yeni yatırım yapmak isteyenlerin nakitlerini alternatif varlıklara kaydırması, ikinci el pazarındaki genel canlılığı baskılayabiliyor ve fiyat artışlarını sınırlayabiliyor.”

otomobiller bulten gorseli

2026’ya ilişkin beklentileri de paylaşan Oğuzhan, ikinci el pazarının tamamen durgunlaşmadığını ancak daha seçici bir talep yapısının oluştuğunu vurgulayarak “2026’nın ilk yarısı 2025’e benzer seyredecektir. Yılın devamında küresel gelişmeler ve ekonomik göstergeler daha belirleyici olacak. Fiyat hassasiyetinin arttığı dönemlerde kullanıcılar daha temkinli hareket ediyor ve ihtiyaç odaklı alımlara yöneliyor. Bu noktada özellikle ekonomik segment ve kompakt SUV modellerin hem sıfır hem de ikinci elde talep görmeye devam edeceğini öngörüyoruz. Piyasanın tekrar güçlü bir ivme kazanabilmesi için ise kredi faizlerinde dengelenme ve yatırım ortamında daha istikrarlı bir görünüm önemli olacaktır.” açıklamalarında bulundu.

Pfizer Türkiye’ye Yeni Ticari Mükemmeliyet ve İnovasyon Lideri

Pfizer Türkiye, Ticari Mükemmeliyet ve İnovasyon Liderliği görevine Utku Dilaver’i atadı.

utku dilaver pfizer

2019 yılında Pfizer’e Yönetici Adayı olarak katılan Dilaver, Onkoloji, Dahili Uzmanlıklar ve Aşı kategorilerinde farklı pazarlama rollerinde deneyim kazandı.

Eylül 2024’te Aşı Kategorisi Kıdemli Pazarlama Müdürü olarak göreve başlayan Dilaver, Şubat 2025’ten itibaren Dahili Uzmanlıklar Kıdemli Pazarlama Müdürü sorumluluğunu da üstlendi.

Yeni görevinde Pfizer Türkiye’nin pazarlama ve lansman süreçlerini yönetecek olan Dilaver, sürdürülebilir çözümler ve geniş erişimi destekleyen stratejik çalışmalara liderlik edecek.