Ana Sayfa Blog Sayfa 44

Gözler McDonald’s’ta: Sonuçlar Tüketici Harcamalarına Dair Kritik Sinyaller Verecek

McDonald’s, bugün açıklayacağı ikinci çeyrek finansal sonuçlarıyla yalnızca kendi performansını değil, küresel tüketici harcamalarının seyrini de ortaya koyacak. Yatırımcılar özellikle aynı mağaza satışları ve tüketici talebine ilişkin mesajlara odaklanırken, şirketin sonuçları perakende sektörü açısından da önemli göstergeler sunacak.

Wall Street beklentilerine göre McDonald’s’ın ikinci çeyrekte 7,13 milyar dolar gelir, hisse başına 3,32 dolar kâr ve %1,3’lük aynı mağaza satış büyümesi açıklaması bekleniyor.

Düşük Gelirli Tüketicilerin Harcamaları Yakından İzleniyor

McDonald’s, geniş müşteri kitlesi nedeniyle küresel ekonomide tüketici güvenini ölçen önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.

Şirket yönetimi ilk çeyrekte ekonomik koşulların özellikle düşük gelir grubundaki tüketiciler üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtmişti. Artan yaşam maliyetleri ve akaryakıt fiyatları da tüketicilerin restoran harcamalarını etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.

Perakende İçin Önemli Bir Gösterge

mcdonalds

McDonald’s’ın finansal sonuçları yalnızca restoran sektörü için değil, genel perakende sektörü açısından da yakından takip ediliyor. Aynı mağaza satışları, tüketicilerin harcama eğilimi hakkında önemli ipuçları verirken; şirketin yapacağı değerlendirmeler yılın ikinci yarısına ilişkin beklentileri de şekillendirebilir.

McDonald’s’ın bugün açıklayacağı sonuçlar, tüketicilerin harcamaya devam edip etmediğini göstermesi açısından perakende sektörünün en önemli finansal göstergelerinden biri olacak.

Candela Concert Çalışma Alanlarını Konser Sahnesine Dönüştürüyor

Mum ışığıyla çevrili atmosferinde binlerce sanatseveri zengin bir konser deneyimiyle buluşturan Candela Concert, Workinton iş birliğiyle klasik ve popüler çağdaş müziği iş yaşamının merkezine taşıyor. Çalışanları iş çıkışında sanat ve müziğin dinlendirici atmosferiyle buluşturmayı hedefleyen “Candela Concert: Afterwork Sessions” serisinin ilk konseri, 21 Ağustos’ta saat 20.00’de Workinton Maçka terasında açık havada gerçekleştirilecek.

ce804a1e 6c8d 4ba4 9294 0df39d976660

Klasik konser ruhunu binlerce mumun büyüleyici ışığıyla yeniden tanımlayan Candela Concert, bu kez Workinton iş birliğiyle çalışma alanlarını kültür ve sanatla buluşturuyor. “Afterwork Sessions” adıyla hayata geçirilen proje kapsamında Workinton’un farklı lokasyonları belirli dönemlerde konser sahnesine dönüşecek.

Klasik ve popüler çağdaş müziğin zamansız eserlerini özgün sahne kurgusuyla buluşturacak konser serisi, katılımcılara iş çıkışında kültür ve sanatla iç içe farklı bir deneyim sunacak. Candela Concert’in zengin sahne yaklaşımıyla hayat bulacak etkinliklerde müzik, ışık ve görsel estetik bir araya gelerek iş yaşamının temposuna kısa bir mola verecek.

Serinin ilk buluşması, 21 Ağustos’ta saat 20.00’de Workinton Maçka Teras’ta gerçekleşecek. İstanbul manzarası ve Boğaz’ın etkileyici görüntüsü eşliğinde düzenlenecek konser, klasik müziğin seçkin eserlerini iş çıkışında sanatseverlerle buluşturacak. Proje kapsamında önümüzdeki dönemde Workinton’un farklı lokasyonlarında da konserler düzenlenmesi planlanıyor.

Crocs 1 Milyar Dolar Barajını Aştı: Bir Zamanların Tartışmalı Markası Küresel Güce Dönüştü

Crocs, tarihinde ilk kez bir çeyrekte 1 milyar doların üzerinde marka geliri elde ederek önemli bir eşiği geride bıraktı. Şirketin ikinci çeyrek toplam gelirleri 1,18 milyar dolara ulaşırken, Crocs markasının satışları yıllık bazda %4,3 artışla 1 milyar doları aştı. Güçlü performansın ardından şirket, 2026 yılı büyüme beklentisini de yukarı yönlü revize etti.

Bu sonuçlar, Crocs’un tek ürünlü bir trend markasından küresel bir yaşam tarzı markasına dönüşümünü hızlandırdığını gösteriyor.

Doğrudan Tüketiciye Satış Büyümeyi Taşıyor

crocs

Şirketin en güçlü büyümesi doğrudan tüketiciye satış (DTC) kanalında gerçekleşti. E-ticaret ve kendi mağazalarını kapsayan bu kanalın gelirleri %12 artarken, toptan satışlar geriledi. Crocs ayrıca Kuzey Amerika pazarında yeniden büyüme ivmesi yakalayarak yatırımcıların yakından takip ettiği en önemli göstergelerden birinde de olumlu sinyal verdi.

Buna karşın grup bünyesindeki HeyDude markası zayıf performans göstermeyi sürdürdü. Şirket, bu markada yeniden yapılanma çalışmalarına devam ederken, büyümenin ana itici gücü Crocs markası olmaya devam ediyor.

Perakendede İkonik Ürün Yetmiyor, Marka Ekosistemi Kazandırıyor

Crocs’un performansı, perakendede uzun vadeli başarının yalnızca viral bir ürün yaratmakla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Şirket son yıllarda sandalet, terlik ve yeni ürün kategorilerine yaptığı yatırımların yanı sıra iş birlikleri, kişiselleştirme seçenekleri ve doğrudan tüketiciye satış stratejisiyle büyümesini destekliyor.

Crocs’un 1 milyar dolarlık çeyrek performansı, perakendede en güçlü büyümenin trend yaratmaktan değil, o trendi sürdürülebilir bir marka ekosistemine dönüştürebilmekten geçtiğini gösteriyor. Markalar için kalıcı başarı artık tek bir ürünle değil; güçlü müşteri bağı, ürün çeşitliliği ve doğrudan tüketici ilişkisiyle şekilleniyor.

Perakende Suçları Dijitale Taşındı: Mağaza Hırsızlığı Azalırken Online Dolandırıcılık Yükseliyor

ABD Ulusal Perakendeciler Federasyonu’nun (NRF) yayımladığı yeni rapora göre, perakendede güvenlik risklerinin odağı değişiyor. Mağaza hırsızlığı son yılların ardından ilk kez dengelenme eğilimi gösterirken, e-ticaret dolandırıcılığı, telefon dolandırıcılıkları, hediye kartı sahtekârlıkları ve tedarik zinciri kaynaklı suçlar perakendecilerin en büyük güvenlik gündemi haline geldi.

Araştırma, 143 markayı temsil eden 66 büyük perakendecinin kayıp önleme yöneticilerinin değerlendirmelerine dayanıyor.

Teknoloji Yatırımları Mağazaları Güçlendirdi, Risk Online’a Kaydı

NRF’ye göre mağaza hırsızlığındaki yavaşlamanın arkasında; yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri, gelişmiş kamera teknolojileri, çalışan eğitimleri ve mağaza içi güvenlik yatırımları bulunuyor. Perakendeciler son yıllarda hem caydırıcılığı artıran hem de olaylara daha hızlı müdahale edilmesini sağlayan çözümlere yatırım yaptı.

Ancak suç yöntemleri de değişiyor. Telefon yoluyla mağaza çalışanlarını hedef alan dolandırıcılıklar, hediye kartı sahtekârlıkları, e-ticaret işlemlerindeki dijital dolandırıcılıklar ve kargo hırsızlıkları artık kayıp önleme ekiplerinin öncelikli mücadele alanları arasında yer alıyor.

Perakendede Güvenlik Artık Sadece Mağazayı Korumak Değil

perakende medya zorluk

Perakendenin dijitalleşmesiyle birlikte güvenlik anlayışı da yeniden şekilleniyor. Bugün bir markanın karşı karşıya olduğu risk yalnızca mağaza rafındaki ürünün çalınması değil; online sipariş süreçleri, ödeme sistemleri, lojistik operasyonları ve müşteri verileri de güvenlik stratejisinin ayrılmaz parçaları haline geliyor.

Bu nedenle perakendeciler, fiziksel mağaza güvenliği kadar siber güvenlik, dijital dolandırıcılık önleme sistemleri ve tedarik zinciri güvenliğine de yatırım yapıyor.

NRF’nin raporu, perakendede suçun ortadan kalkmadığını, sadece kanal değiştirdiğini gösteriyor. Gelecekte rekabet avantajı yalnızca iyi bir alışveriş deneyimi sunmakla değil; hem fiziksel hem dijital kanallarda güvenli bir perakende ekosistemi oluşturabilmekle sağlanacak.

Amazon’un Perakende Devi Yeniden Hızlandı: Çift Haneli Büyüme Geri Döndü

Amazon, 2026’nın ikinci çeyreğinde yalnızca bulut bilişim tarafında değil, perakende operasyonlarında da güçlü bir performans sergiledi. Şirketin perakende gelirleri yeniden çift haneli büyüme kaydederken, özellikle başarılı geçen Prime Day kampanyası ve yapay zekâ destekli alışveriş deneyimleri büyümeyi hızlandırdı.

Sonuçlar, Amazon’un büyümesinin artık yalnızca AWS’den değil, perakende tarafındaki dönüşümden de beslendiğini gösteriyor.

Prime Day ve Yapay Zekâ Satışları Hızlandırdı

amazon, web sitesi kesintileri sonrası yapay zeka süreçlerini gözden geçiriyor

Amazon‘un ikinci çeyrek performansında en önemli etkenlerden biri, bu yıl dört güne yayılan Prime Day kampanyası oldu. Daha uzun kampanya süresi ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi, tüketici trafiğini ve sipariş hacmini önemli ölçüde artırdı.

Şirket aynı zamanda yapay zekâ tabanlı alışveriş araçlarını da hızla yaygınlaştırıyor. Amazon, AI destekli ürün önerileri ve alışveriş asistanları sayesinde müşterilerin ürün keşfetmesini kolaylaştırırken, bu teknolojilerin satış dönüşümüne doğrudan katkı sağladığını vurguluyor.

Perakendenin Yeni Rekabeti Artık Yapay Zekâ ile Desteklenen Alışveriş Deneyimi

Amazon’un sonuçları, e-ticarette rekabetin artık yalnızca fiyat ve teslimat hızıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli ürün önerileri, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve üyelik programları; müşteri sadakatini artıran temel unsurlar haline geliyor.

Prime Day gibi büyük kampanyalar da artık sadece indirim dönemleri değil; yapay zekâ, lojistik ve dijital müşteri deneyiminin birlikte çalıştığı stratejik büyüme araçlarına dönüşüyor.

Amazon’un yeniden yakaladığı çift haneli büyüme, perakendenin geleceğinde kazananın en fazla ürünü satan değil; tüketiciye en akıllı alışveriş deneyimini sunan marka olacağını gösteriyor. Yapay zekâ ve üyelik ekosistemi, Amazon’un büyümesindeki en güçlü rekabet avantajlarından biri olmaya devam ediyor.

BACK&BOND Genel Müdürü Mehmet Geçioğlu: “Hedefimiz, Türkiye’den Doğan Global Bir Erkek Casual Giyim Markası Olmak”

Erkek casual giyim ve perakende sektöründe değişen tüketici beklentileri, markaları yalnızca ürün odaklı değil; deneyim, erişilebilirlik ve çok kanallı büyüme stratejileriyle rekabet etmeye yönlendiriyor. Günümüz tüketicisi kalite, konfor ve tasarımı bir arada sunan markaları tercih ederken, fiziksel mağazalar ile dijital kanalların birbirini tamamladığı bütünleşik perakende modeli de sektörün yeni büyüme dinamiklerinden biri haline geliyor.

whatsapp image 2026 08 03 at 13.23.22

Bu dönüşüm, erkek casual giyim kategorisinde faaliyet gösteren markaların hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda daha çevik ve sürdürülebilir büyüme stratejileri geliştirmesini zorunlu kılıyor. Doğru lokasyon seçimi, müşteri deneyimi, güçlü tedarik altyapısı ve yaşam tarzı odaklı marka konumlandırması, rekabet avantajı sağlayan temel unsurlar arasında öne çıkıyor.

Erkek giyim ve perakende sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan BACK&BOND Genel Müdürü Mehmet Geçioğlu, Coşkun Grup bünyesinde 2023 yılında hayata geçirilen markanın kısa sürede ulaştığı büyüme ivmesini, çok kanallı perakende yaklaşımını ve global marka olma hedeflerini değerlendirdi. Sadelikten gelen şıklık ve konfor anlayışıyla modern erkeğin günlük yaşamına eşlik etmeyi amaçlayan BACK&BOND’un gelecek vizyonunu Geçioğlu’ndan dinledik.

BACK&BOND, CSKN Group bünyesinde 2023 yılında kuruldu. Markanın kuruluş sürecinin arkasında nasıl bir vizyon bulunuyor? Erkek casual giyim pazarında hangi ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yola çıktınız?

BACK&BOND’u, değişen erkek tüketicisinin beklentilerini doğru okuyarak modern, dinamik ve uluslararası ölçekte büyüme potansiyeli taşıyan bir erkek casual giyim markası oluşturma vizyonuyla hayata geçirdik. Günümüz erkeği artık yalnızca şık görünmek değil; aynı zamanda rahat, işlevsel ve kendi tarzını yansıtan ürünler tercih etmek istiyor.

Biz de koleksiyonlarımızda kaliteyi, konforu, güncel tasarımı ve kolay kombinlenebilirliği bir araya getiriyoruz. Amacımız, modern erkeğin günlük yaşamının farklı anlarına eşlik eden ve kendisini özgürce ifade etmesini destekleyen güçlü bir marka dünyası oluşturmak.

BACK&BOND, henüz 3 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da büyüyen bir mağaza ağı oluşturdu. Bugün bu büyümeye baktığınızda, sizi en çok hızlandıran unsur ne oldu? Önümüzdeki dönemde mağazalaşma stratejinizde hangi şehirler ve hangi pazarlar öncelikli olacak?

Bugün 5 ülkede 34 mağazamız ve 200’e yakın satış kanalımız aracılığıyla müşterilerimizle buluşuyoruz. Bu büyümenin temelinde, sektör deneyimimizi güçlü bir marka vizyonu ve çevik organizasyon yapısıyla bir araya getirmemiz bulunuyor. Coşkun Grup’un üretim gücü ile ekibimizin erkek giyim, mağazacılık, satış ve saha yönetimindeki uzun yıllara dayanan deneyimi; doğru lokasyonları hızlı ve sağlıklı biçimde değerlendirmemize, farklı pazarların dinamiklerine etkin şekilde uyum sağlamamıza imkân tanıdı. Mağazalaşma stratejimizi ise yalnızca hızlı büyüme hedefiyle değil; doğru lokasyonlar, güçlü iş ortaklıkları ve sürdürülebilir bir yapı oluşturma anlayışıyla şekillendiriyoruz.

Perakendede artık mağaza sayısından çok, doğru lokasyonda doğru deneyimi sunmak konuşuluyor. Siz yeni bir mağaza yatırımı planlarken hangi kriterleri önceliklendiriyorsunuz? Bir lokasyonun BACK&BOND için doğru yatırım olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?

Yeni bir mağaza yatırımını değerlendirirken yalnızca ziyaretçi trafiğine değil; lokasyonun hedef müşteri profiline, ticari potansiyeline, erişilebilirliğine, görünürlüğüne ve rekabet yapısına birlikte bakıyoruz. Alışveriş merkezlerinde marka karması ve mağazanın merkez içindeki konumu; cadde mağazalarında ise yaya trafiği, bölgenin ticari hareketliliği ve gelişim potansiyeli belirleyici oluyor.

Bizim için doğru lokasyon, yalnızca satış potansiyeli yüksek bir nokta değil; BACK&BOND’un marka kimliğini doğru yansıtabileceğimiz ve müşterimize güçlü bir deneyim sunabileceğimiz bir temas alanıdır. Bu nedenle yatırım kararlarımızı ticari verimlilik, sürdürülebilir büyüme ve müşteri deneyimi kriterlerini birlikte değerlendirerek veriyoruz.

Hazır giyimde tüketiciler artık tek bir kanaldan alışveriş yapmıyor; ürünü dijitalde keşfedip mağazada deneyimliyor ya da tam tersini tercih ediyor. Çok kanallı perakende yaklaşımı BACK&BOND’un büyüme stratejisinde nasıl bir rol oynuyor? Fiziksel mağazalar bu yapının neresinde konumlanıyor?

Çok kanallı perakende yaklaşımı, BACK&BOND’un büyüme stratejisinin temel yapı taşlarından biri. Bugün müşterilerimizle zincir mağazalarımız, toptan satış ağımız, online mağazamız ve farklı satış kanallarımız aracılığıyla buluşuyoruz. Bu yapı, markamızın farklı müşteri gruplarına ve pazarlara daha geniş bir erişim sağlamasına imkân tanırken, her kanalın birbirini desteklediği güçlü bir ticari ekosistem oluşturuyor.

Fiziksel mağazalarımız ise müşterilerimizin ürünleri deneyimlediği, kombin önerileri aldığı ve BACK&BOND’un marka dünyasıyla doğrudan bağ kurduğu en önemli temas noktalarımız arasında yer alıyor. Online kanalımız erişilebilirlik ve hız sağlarken, toptan satış ağımız markamızın farklı bölgelerdeki görünürlüğünü güçlendiriyor. Hedefimiz, tüm kanallarda tutarlı bir marka deneyimi sunarak sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme yapısı oluşturmak.

2026, hazır giyim sektörü açısından hem maliyet baskılarının hem de değişen tüketici beklentilerinin yoğun hissedildiği bir yıl oldu. Siz yılı nasıl değerlendiriyorsunuz? Erkek casual giyim kategorisi bu süreçte diğer segmentlerden nasıl ayrıştı?

2026, hazır giyim sektörü açısından maliyet yönetiminin, operasyonel verimliliğin ve doğru fiyat-değer dengesinin daha da önem kazandığı bir yıl oldu. Tüketiciler artık yalnızca fiyat odaklı hareket etmiyor; ürünün kalitesini, kullanım süresini, işlevselliğini ve farklı kombinlere uyumunu birlikte değerlendiriyor.

Erkek casual giyim kategorisi ise bu dönemde çok yönlü kullanım avantajıyla öne çıktı. Değişen çalışma düzeni ve daha esnek giyim kodları, rahatlık ile şıklığı bir arada sunan ürünlere olan talebi artırdı. BACK&BOND olarak biz de bu değişimi; kaliteli, konforlu, güncel ve farklı kullanım alanlarına uyum sağlayan koleksiyonlarla karşılamaya odaklanıyoruz. Bu dönemde temel önceliğimiz, marka değerimizi korurken müşterimize güçlü ve sürdürülebilir bir fiyat-performans dengesi sunmak oldu.

Bugün erkek moda markaları yalnızca koleksiyonlarıyla değil, yaşam tarzı sunma iddialarıyla da rekabet ediyor. Sizce önümüzdeki birkaç yıl içinde erkek casual giyim sektörünü şekillendirecek en önemli değişimler neler olacak? BACK&BOND bu gelecekte kendisini nasıl konumlandırmayı hedefliyor?

Önümüzdeki dönemde erkek casual giyim sektörünü; konfor ve şıklığın daha güçlü biçimde birleşmesi, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi başlıkların şekillendireceğini düşünüyoruz. Tüketici artık yalnızca ürün değil; kendi yaşam tarzıyla örtüşen, kendisini ifade edebildiği ve farklı kanallarda tutarlı bir deneyim yaşadığı markaları tercih ediyor.

BACK&BOND olarak bu gelecekte, sadelikten gelen şıklık ve yalın bir konfor anlayışıyla modern erkeğin günlük yaşamına eşlik eden güçlü bir yaşam tarzı markası olmayı hedefliyoruz. Genç, dinamik ve yenilikçi kimliğimizi korurken koleksiyonlarımızı, mağaza deneyimimizi, dijital kanallarımızı ve uluslararası büyüme stratejimizi bütüncül bir yapıda geliştirmeye devam edeceğiz. Uzun vadeli hedefimiz, Türkiye’den doğan ve global pazarlarda güçlü biçimde temsil edilen bir erkek casual giyim markası olmak.

TikTok Shop, Güzellik Perakendesinin Yeni Merkezi mi Oluyor?

TikTok Shop, güzellik kategorisinde yalnızca bir satış kanalı olmaktan çıkarak ürün keşfi, içerik üretimi ve satın alma kararlarının aynı platformda buluştuğu güçlü bir perakende ekosistemine dönüşüyor. Yeni verilere göre güzellik, platformun en yüksek dönüşüm oranına sahip kategorisi olurken, kullanıcılar içerikten alışverişe diğer kategorilere göre çok daha hızlı geçiyor.

Bu dönüşüm, güzellik markalarının dijital stratejilerini yeniden şekillendiriyor.

Ürün Keşfi ve Satın Alma Aynı Ekranda Buluşuyor

Araştırmaya göre TikTok Shop’ta güzellik kategorisinin satışa dönüşüm oranı %53,4 seviyesine ulaşıyor. Platform; kısa videolar, canlı yayınlar ve içerik üreticileri sayesinde tüketicilerin bir ürünü keşfetmesini, hakkında bilgi edinmesini ve satın almasını tek bir deneyim içinde birleştiriyor.

Özellikle cilt bakımı ve makyaj ürünleri, görsel olarak kolay anlatılabilmeleri sayesinde sosyal ticaret modelinden en fazla faydalanan kategoriler arasında yer alıyor. Markalar da klasik reklam kampanyaları yerine içerik üreticileriyle iş birliklerine ve canlı satış yayınlarına daha fazla yatırım yapıyor.

Perakendede Rafların Yerini Algoritmalar Alıyor

Güzellik sektöründe rekabet artık yalnızca mağaza raflarında veya e-ticaret sitelerinde yaşanmıyor. TikTok Shop gibi platformlar, ürün keşfi ile satın alma arasındaki mesafeyi birkaç saniyeye indirerek tüketici yolculuğunu tamamen değiştiriyor.

Bu nedenle markalar için görünür olmak artık yalnızca mağazada iyi bir konuma sahip olmak anlamına gelmiyor. Algoritmada öne çıkabilmek, doğru içerik üreticileriyle çalışmak ve sosyal ticaret stratejisini güçlendirmek de en az ürün kalitesi kadar önemli hale geliyor.

TikTok Shop’un yükselişi, güzellik perakendesinde yeni rekabet alanının sosyal içerik olduğunu gösteriyor. Gelecekte tüketiciler ürünü önce rafta değil, ekranlarında keşfedecek; satın alma kararı da büyük ölçüde bu ilk etkileşim sırasında şekillenecek.

Puma Toparlanıyor Ama Satışlardaki Düşüş Derinleşiyor

Puma, 2026’nın ikinci çeyreğinde zararını önemli ölçüde azaltmasına rağmen satışlarındaki düşüşü durduramadı. Şirketin satışları kur etkisinden arındırılmış bazda %9,4 gerileyerek 1,69 milyar euroya inerken, faaliyet zararı geçen yılki 109 milyon eurodan 53,1 milyon euroya düştü. Sonuçlar, Puma’nın operasyonel verimlilikte ilerleme kaydettiğini ancak tüketici talebindeki zayıflığın büyümeyi baskılamaya devam ettiğini gösteriyor.

Şirket, 2026’yı bir “geçiş yılı” olarak tanımlamayı sürdürürken, yeniden büyüme hedefini 2027’ye odaklıyor.

Maliyetler Kontrol Altında, Talep Hâlâ Baskı Altında

Puma’nın brüt kâr marjı %48’e yükselirken, envanter seviyesi de %15’in üzerinde azaltıldı. Güçlü nakit akışı ve maliyet optimizasyonu, şirketin finansal yapısını destekleyen başlıca unsurlar oldu.

Buna karşın satış performansı bölgeler arasında farklılaştı. Asya-Pasifik %8,6 büyürken, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) ile Amerika kıtasında çift haneli daralma yaşandı. Puma ayrıca düşük kârlı toptan satış işlerini azaltmaya devam ederken, doğrudan tüketiciye satış (DTC) kanalının toplam satışlar içindeki payını artırdı.

Perakendede Büyüme Artık Her Kanalda Olmak Değil, Doğru Kanalda Güçlenmek

Puma’nın sonuçları, spor perakendesinde büyümenin artık yalnızca satış hacmiyle ölçülmediğini ortaya koyuyor. Şirket, düşük verimli satış kanallarından çıkarken, e-ticaret ve doğrudan tüketiciye satış modeline ağırlık vererek daha sağlıklı bir iş yapısı kurmayı hedefliyor.

Kısa vadede bu strateji satışları baskılasa da, marka kontrolünü artırıyor, fiyat disiplinini güçlendiriyor ve uzun vadeli kârlılık için daha sağlam bir temel oluşturuyor.

Puma’nın ikinci çeyrek performansı, perakendede bazen daha az satış yapmanın daha güçlü bir iş modeli kurmanın parçası olabileceğini gösteriyor. Markalar artık her noktada bulunmaktan çok, doğru kanalda sürdürülebilir büyüme yaratmaya odaklanıyor.

CarrefourSA’da Devir Süreci Tamamlandı: Yeni Dönem Resmen Başladı

CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devrine ilişkin süreç resmen tamamlandı. Rekabet Kurumu başta olmak üzere gerekli tüm yasal onayların alınmasının ardından devir işlemi sonuçlanırken, CarrefourSA yeni ortaklık yapısıyla faaliyetlerine devam edecek.

hatice evren

Şirketten yapılan açıklamaya göre CarrefourSA ve A101, Aydın Grup çatısı altında yer almalarına rağmen farklı yönetim yapılarıyla, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde faaliyetlerini sürdürecek. CarrefourSA CEO’luğu görevini ise Hatice Evren yürütmeye devam edecek.

Yeni Dönemde Büyüme ve Yatırım Vurgusu

Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni döneme ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bugün yeni bir sayfa açıyoruz. CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından güven veren, değer yaratan ve birlikte büyümeyi destekleyen bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise gelişim alanı sunan ve parçası olmaktan gurur duyulan bir çalışma ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirten Bostan, “Bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacağız. Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak, erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmek. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini daha da ileri taşıyacağız.” dedi.

77 İlde 1.237 Mağaza ile Faaliyet Gösteriyor

Paylaşılan bilgilere göre CarrefourSA bugün 77 ilde, 1.237 mağaza ve 9 bin 599 çalışanla faaliyet gösteriyor. Toplam 528 bin 261 metrekare satış alanına sahip şirketin mağaza ağı; 19 hipermarket, 259 süpermarket, 57 gurme market, 268 mini market, 2 profesyonel market ve 632 bayiden oluşuyor.

Şirket, 2025 yılında online ve fiziksel kanallarıyla toplam 300 milyon müşteriye ulaşırken, dijital kanallarında aylık ortalama 10,5 milyon ziyaretçi ağırladı.

Bu devirle birlikte CarrefourSA’nın yeni ortaklık yapısı resmen hayata geçmiş olurken, şirketin yeni dönemde mağaza yatırımları, müşteri deneyimi ve büyüme odaklı stratejilerine devam etmesi hedefleniyor.

Prada Group’tan Güçlü İlk Yarı: Büyüme Hızlandı, Gözler Şimdi Versace’de

Prada Group, 2026’nın ilk yarısında net gelirini %16 artırarak 3,05 milyar euroya yükseltti. Organik büyüme %5 olurken, ikinci çeyrekte büyüme hızlanarak %7’ye ulaştı. Güçlü performansta Prada markasının istikrarlı büyümesi ve Amerika kıtasındaki talep artışı öne çıkarken, grup bünyesine katılan Versace’nin entegrasyonu da planlandığı şekilde ilerliyor.

Sonuçlar, lüks tüketimde dalgalı küresel koşullara rağmen güçlü markaların büyümesini sürdürebildiğini gösteriyor.

Amerika Büyüdü, Prada Güçlendi, Versace Yeni Döneme Hazırlanıyor

Grubun perakende satışları 2,63 milyar euroya ulaşırken, özellikle Amerika kıtasındaki %17’lik büyüme performansı dikkat çekti. Prada markası ikinci çeyrekte ivmesini artırırken, Miu Miu daha dengeli bir büyüme dönemine girdi. 2025’te satın alınan Versace ise beklentiler doğrultusunda ilerlerken, markanın yeniden konumlandırılması için çalışmalar sürüyor.

Buna karşın Versace’nin satın alınmasına bağlı entegrasyon maliyetleri nedeniyle grubun operasyonel kârlılığı geçen yılın altında kaldı.

Lüks Perakendede Rekabet Artık Marka Portföyüyle Kazanılıyor

prada versace

Prada’nın sonuçları, lüks moda sektöründe büyümenin artık tek bir güçlü markaya dayanmadığını gösteriyor. Şirket, Prada ve Miu Miu’nun istikrarlı performansını korurken, Versace’yi yeniden büyüme rotasına taşıyarak çok markalı bir lüks moda grubuna dönüşmeyi hedefliyor.

Bu strateji, LVMH ve Kering gibi küresel devlerle rekabette ölçek avantajı yaratmanın yanı sıra, farklı müşteri segmentlerine ulaşmayı da mümkün kılıyor.

Prada Group’un ilk yarı performansı, lüks perakendede yeni rekabetin mağaza sayısından çok güçlü marka portföyü ve doğru entegrasyon stratejisiyle şekillendiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde Versace’nin dönüşümü, grubun büyüme hikâyesinin en kritik başlıklarından biri olacak.